Konusunu Oylayın.: Gül ismi koymak caizmi? islamda gül isminin hükmü nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Gül ismi koymak caizmi? islamda gül isminin hükmü nedir?
  1. 17.Mart.2011, 18:07
    1
    Misafir

    Gül ismi koymak caizmi? islamda gül isminin hükmü nedir?






    Gül ismi koymak caizmi? islamda gül isminin hükmü nedir? Mumsema Gül ismi koymak caizmi? islamda gül isminin hükmü nedir?


  2. 17.Mart.2011, 18:07
    1
    gülderen789 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    gülderen789
    Misafir
  3. 17.Mart.2011, 19:15
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Gül ismi koymak caizmi? islamda gül isminin hükmü nedir?




    1. Çiçek. 2. Bilinen çiçek, gül çiçeği, gülağacı. 3. Tasavvufta Allah'ın birliğinin remzi. 4. Başına ve sonuna ek ve isimler getirilerek yeni isimlerin türetilmesinde kullanılan bir isimdir. - (Ayşegül, Gülay, vb).

    ________________


    TASAVVUFTA GÜL VE LALE

    Tasavvuf terminolojisinde gül, Hz. Muhammedin (S.A.V.), lâle ise Allahın sembolüdür.

    GÜL:
    Tasavvufta gül ise Efendimiz (sav)i temsil eder.O'nun ter kokusu bile gül kokar çünki.
    islam mitolojisi ve tasavvuf anlayışında ise gül, ilahi güzelliği temsil ediyor. Tasavvufi sembolizmde gonca halinde gül "birliği", açılmış gül ise "birliğin çokluk halinde görünüşünü" temsil ediyor. Gül bahçesi "gönül açıklığı, kirinden pasından temizlenerek, ilahi güzelliğin yansımasına hazır hale gelmiş kalbi", gonca, "insanın kendisiyle ve Tanrı'yla başbaşa kalmasını" simgeliyor. Buna göre, açılmış gül, "can sırrını açığa vurmak" anlamına geliyor

    LALE:
    Bütün çiçeklerde tarifsiz bir sanat ve güzellik saklıdır; fakat çiçeklerin içinde biri vardır ki, onun zarafeti apayrıdır. Bizlere ifade ettiği mana çok daha derindir.

    Tektir ve tevhidi temsil eder.
    Tasavvufta lale Allah'ı temsil eder.O'nun gibi (dalında) tektir.

    Lâlenin harfî manası "hilâl"e de ulaşmaktadır Onlar semâdaki hilâlin parıltılarıyla yol alır yıldızlarla semaya dururlar Bir semâzenin en makro hâlidir hilâli çevreleyen yıldızlar..
    Ebced hesabında, elif’in değeri: 1, Lâm’ın değeri: 30, He’nin değeri: 5 dir. Böylece ‘2 Allah, Lâle, Hilâl ‘2 kelimelerinin her birinin değeri aynı olup, üçü de ayrı ayrı 66 ‘ ya tekabül etmektedir. Yani ‘’ Hilâl, Lâle ve Cenab-ı Hakk’ın en muazzam ismi olan ‘ Allah ‘ ebcede aynı sayı değerindedir. ‘’ Elhamdülillah’’ zikrinin değeri de 66 ‘ dır. Arap harfleriyle yazılan lâlenin tersten okunması, hilâl kelimesini ortaya çıkarır.Bayrağımızdaki hilâl işareti de anlamlıdır. Hilâl, Allah demektir. Lâle de aynıdır. Bunun için bazı eski eserlerde Hilâl yerine Lâle konmuştur.Yıldız da anlamlıdır. Yıldız eski harflerle Muhammed aleyhisselam lafzının stilize edilmiş halidir. Biz, bayrağımıza ay- yıldız koymakla Allah ve Muhammed yazmışız.

    Eğlâl kelimesi de "lâle" kökünden gelir Eğlâl ise Yâsin Sûresi'nde "eğlâlen" şeklinde geçmektedir Manası ise; "boyunduruk"tur

    Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz hicret edecekleri vakit kapıdaki müşrikleri etkisiz hâle getirmek için Yâsin Sûresi'nin bu âyetini okuyarak onlara bir avuç toprak atmıştı Müşrikler bunun etkisiyle sanki boyunlarına boyunduruk geçirilmişçesine başlarını aşağıya indirememiş ve
    Efendimiz'i görememişlerdi Onlar Efendimiz'i göremedikleri gibi gözleri kâinatın bütün hakîkatlerine âmâ olmuştur.
    Bunun mukâbili olarak kalblerine Allâh lafzını yerleştiren ve istîdâdınca idrak etmiş olan Hak âşıkları da sanki boyunlarına nurdan bir halka geçirmişcesine başları yukarıda ilâhî cezbeye gark olmuş onun neşvesiyle müstağrak bir hâldedirler Aşağının kötülük ve pisliklerinden uzak mâsivâdan arındırılmış bir gönülle herşeyden mahrûm olanlar için duâ ve ilticâ hâlindedirler

    Lâlenin içi kömür gibidir. Ancak dıştan görünmez. Dışı ise içinin tam tersine pas parlak, canlı ve rûha sekînet verici bir görünüme sahiptir. Onun bu hâli tıpkı bağrı yanık bir dervişin mütebessim nûr hâleli yüzüne benzer.

    Gerçek lâlelerin hepsinde renkli altı yaprak bulunur. Bu ise îmanın altı nûrunun libâsına bürünen dervişin îmân ve ihsan potasında erimesi ve daha sonra bu nurun şualarıyla derinden bir yanışa gark olmasının da bir simgesidir.

    Bununla beraber Kur’ân-ı Kerîm’in (aynı zamanda Fâtiha sûresinin) altıncı âyeti de “Bizi dosdoğru yola (Sırât-ı Müstakîm’e) ilet” âyet-i kerimesidir. Bu âyet aynı zamanda bir duâ vasfı taşımaktadır.

    Lâlenin renkli yapraklarının yukarıya doğru olması da tıpkı bir dervişin duâ edişindeki edâyı andırır. Zira derviş bu hâl ile sırât-ı müstakîm üzere olmayı murâd etmiş ve ifrat-tefrit noktalarını törpüleyerek hakîkate, yani istikâmete ermiştir. Ve tıpkı lâlenin derûnundaki siyahlığı göstermemesi gibi o da içinde yaşadığı yanış halini gizlemiş ve kendine her nazar edene o güzel rengini sunarak ona ferahlık vermiştir. Nitekim lâlenin en revaç bulduğu dönemlerden biri olan Osmanlılar zamanında ona, “ferâhâver (ferahlık veren)” denmiştir. İşte bu vasıflarla vasıflanan derviş de tıpkı lâlenin bu adını alarak etrafına letâfet ve zerâfet saçmış, gönüllere âb-ı hayat sunmuştur.

    Kısacası; lâlenin eğlâl oluşu, Lâlenin hakîkat deryasına dalış hâlidir.

    Leyl; gece demektir. Gece sevda demektir. “Sevda”nın asıl manası “siyah”tır. Gece kıymet bilene “kara sevda”nın yaşandığı ânlardır. Eğer sen geceyi kopkoyu bir boşluk olmaktan çıkarmak istersen, gönüldeki yârları ve ağyârları yok etmelisin! İşte o zaman her yer sana âyân olur. Sanırsın ki gece bitmiş de gündüz oluvermiştir. Böylece fânî muhabbetler silinerek kalb sevdânın deryâsının derinliklerinde yolculuğa çıkmıştır. Burada bahsedilen “Leylâ” temsîlî olup, asıl kasdedilen “Mevlâ”dır.

    Her yerin âyân oluşuyla kalb kâinâtın esrârını okuyucu ve alıcı bir hâle gelir. Ve Cebrâil’in “Oku” emrini müteâkiben örtüsüne bürünen ürkek yürek, artık serpilip açılır ve her yanda Leylâ’yı “Mevlâ” görür hâle gelir.

    Ey Gönül! Cânına üflenen nefhayla yan da kavrul!
    Amma lâle gibi ol ki, hâlinden sadece “yâr” haberdâr olsun.
    Öyle ki, Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem- ümmeti için gönlü dâim hüzne gark olurken dahî, yüzü her lahzâ beşûş (mütebessim) idi…

    Gül ve Lâle'nin temsil ettikleri anlamlar itibariyle ikisini biribirinden ayırmak güç. Biri Kâinatın Yaratıcısını temsil ederken diğeri Yüce Yaratanın Habîbini temsil ediyor.

    ( SUNUMA HAZIRLAYAN: MÜŞERREF ÖZDAŞ )


  4. 17.Mart.2011, 19:15
    2
    Silent and lonely rains



    1. Çiçek. 2. Bilinen çiçek, gül çiçeği, gülağacı. 3. Tasavvufta Allah'ın birliğinin remzi. 4. Başına ve sonuna ek ve isimler getirilerek yeni isimlerin türetilmesinde kullanılan bir isimdir. - (Ayşegül, Gülay, vb).

    ________________


    TASAVVUFTA GÜL VE LALE

    Tasavvuf terminolojisinde gül, Hz. Muhammedin (S.A.V.), lâle ise Allahın sembolüdür.

    GÜL:
    Tasavvufta gül ise Efendimiz (sav)i temsil eder.O'nun ter kokusu bile gül kokar çünki.
    islam mitolojisi ve tasavvuf anlayışında ise gül, ilahi güzelliği temsil ediyor. Tasavvufi sembolizmde gonca halinde gül "birliği", açılmış gül ise "birliğin çokluk halinde görünüşünü" temsil ediyor. Gül bahçesi "gönül açıklığı, kirinden pasından temizlenerek, ilahi güzelliğin yansımasına hazır hale gelmiş kalbi", gonca, "insanın kendisiyle ve Tanrı'yla başbaşa kalmasını" simgeliyor. Buna göre, açılmış gül, "can sırrını açığa vurmak" anlamına geliyor

    LALE:
    Bütün çiçeklerde tarifsiz bir sanat ve güzellik saklıdır; fakat çiçeklerin içinde biri vardır ki, onun zarafeti apayrıdır. Bizlere ifade ettiği mana çok daha derindir.

    Tektir ve tevhidi temsil eder.
    Tasavvufta lale Allah'ı temsil eder.O'nun gibi (dalında) tektir.

    Lâlenin harfî manası "hilâl"e de ulaşmaktadır Onlar semâdaki hilâlin parıltılarıyla yol alır yıldızlarla semaya dururlar Bir semâzenin en makro hâlidir hilâli çevreleyen yıldızlar..
    Ebced hesabında, elif’in değeri: 1, Lâm’ın değeri: 30, He’nin değeri: 5 dir. Böylece ‘2 Allah, Lâle, Hilâl ‘2 kelimelerinin her birinin değeri aynı olup, üçü de ayrı ayrı 66 ‘ ya tekabül etmektedir. Yani ‘’ Hilâl, Lâle ve Cenab-ı Hakk’ın en muazzam ismi olan ‘ Allah ‘ ebcede aynı sayı değerindedir. ‘’ Elhamdülillah’’ zikrinin değeri de 66 ‘ dır. Arap harfleriyle yazılan lâlenin tersten okunması, hilâl kelimesini ortaya çıkarır.Bayrağımızdaki hilâl işareti de anlamlıdır. Hilâl, Allah demektir. Lâle de aynıdır. Bunun için bazı eski eserlerde Hilâl yerine Lâle konmuştur.Yıldız da anlamlıdır. Yıldız eski harflerle Muhammed aleyhisselam lafzının stilize edilmiş halidir. Biz, bayrağımıza ay- yıldız koymakla Allah ve Muhammed yazmışız.

    Eğlâl kelimesi de "lâle" kökünden gelir Eğlâl ise Yâsin Sûresi'nde "eğlâlen" şeklinde geçmektedir Manası ise; "boyunduruk"tur

    Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz hicret edecekleri vakit kapıdaki müşrikleri etkisiz hâle getirmek için Yâsin Sûresi'nin bu âyetini okuyarak onlara bir avuç toprak atmıştı Müşrikler bunun etkisiyle sanki boyunlarına boyunduruk geçirilmişçesine başlarını aşağıya indirememiş ve
    Efendimiz'i görememişlerdi Onlar Efendimiz'i göremedikleri gibi gözleri kâinatın bütün hakîkatlerine âmâ olmuştur.
    Bunun mukâbili olarak kalblerine Allâh lafzını yerleştiren ve istîdâdınca idrak etmiş olan Hak âşıkları da sanki boyunlarına nurdan bir halka geçirmişcesine başları yukarıda ilâhî cezbeye gark olmuş onun neşvesiyle müstağrak bir hâldedirler Aşağının kötülük ve pisliklerinden uzak mâsivâdan arındırılmış bir gönülle herşeyden mahrûm olanlar için duâ ve ilticâ hâlindedirler

    Lâlenin içi kömür gibidir. Ancak dıştan görünmez. Dışı ise içinin tam tersine pas parlak, canlı ve rûha sekînet verici bir görünüme sahiptir. Onun bu hâli tıpkı bağrı yanık bir dervişin mütebessim nûr hâleli yüzüne benzer.

    Gerçek lâlelerin hepsinde renkli altı yaprak bulunur. Bu ise îmanın altı nûrunun libâsına bürünen dervişin îmân ve ihsan potasında erimesi ve daha sonra bu nurun şualarıyla derinden bir yanışa gark olmasının da bir simgesidir.

    Bununla beraber Kur’ân-ı Kerîm’in (aynı zamanda Fâtiha sûresinin) altıncı âyeti de “Bizi dosdoğru yola (Sırât-ı Müstakîm’e) ilet” âyet-i kerimesidir. Bu âyet aynı zamanda bir duâ vasfı taşımaktadır.

    Lâlenin renkli yapraklarının yukarıya doğru olması da tıpkı bir dervişin duâ edişindeki edâyı andırır. Zira derviş bu hâl ile sırât-ı müstakîm üzere olmayı murâd etmiş ve ifrat-tefrit noktalarını törpüleyerek hakîkate, yani istikâmete ermiştir. Ve tıpkı lâlenin derûnundaki siyahlığı göstermemesi gibi o da içinde yaşadığı yanış halini gizlemiş ve kendine her nazar edene o güzel rengini sunarak ona ferahlık vermiştir. Nitekim lâlenin en revaç bulduğu dönemlerden biri olan Osmanlılar zamanında ona, “ferâhâver (ferahlık veren)” denmiştir. İşte bu vasıflarla vasıflanan derviş de tıpkı lâlenin bu adını alarak etrafına letâfet ve zerâfet saçmış, gönüllere âb-ı hayat sunmuştur.

    Kısacası; lâlenin eğlâl oluşu, Lâlenin hakîkat deryasına dalış hâlidir.

    Leyl; gece demektir. Gece sevda demektir. “Sevda”nın asıl manası “siyah”tır. Gece kıymet bilene “kara sevda”nın yaşandığı ânlardır. Eğer sen geceyi kopkoyu bir boşluk olmaktan çıkarmak istersen, gönüldeki yârları ve ağyârları yok etmelisin! İşte o zaman her yer sana âyân olur. Sanırsın ki gece bitmiş de gündüz oluvermiştir. Böylece fânî muhabbetler silinerek kalb sevdânın deryâsının derinliklerinde yolculuğa çıkmıştır. Burada bahsedilen “Leylâ” temsîlî olup, asıl kasdedilen “Mevlâ”dır.

    Her yerin âyân oluşuyla kalb kâinâtın esrârını okuyucu ve alıcı bir hâle gelir. Ve Cebrâil’in “Oku” emrini müteâkiben örtüsüne bürünen ürkek yürek, artık serpilip açılır ve her yanda Leylâ’yı “Mevlâ” görür hâle gelir.

    Ey Gönül! Cânına üflenen nefhayla yan da kavrul!
    Amma lâle gibi ol ki, hâlinden sadece “yâr” haberdâr olsun.
    Öyle ki, Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem- ümmeti için gönlü dâim hüzne gark olurken dahî, yüzü her lahzâ beşûş (mütebessim) idi…

    Gül ve Lâle'nin temsil ettikleri anlamlar itibariyle ikisini biribirinden ayırmak güç. Biri Kâinatın Yaratıcısını temsil ederken diğeri Yüce Yaratanın Habîbini temsil ediyor.

    ( SUNUMA HAZIRLAYAN: MÜŞERREF ÖZDAŞ )





+ Yorum Gönder