Konusunu Oylayın.: Telkinin günümüzdeki türkçe anlamı nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Telkinin günümüzdeki türkçe anlamı nedir?
  1. 10.Şubat.2011, 13:33
    1
    Misafir

    Telkinin günümüzdeki türkçe anlamı nedir?






    Telkinin günümüzdeki türkçe anlamı nedir? Mumsema telkinin günümüzde ki türkçe anlamı nedir yardımcı olur musunuz ?


  2. 10.Şubat.2011, 13:33
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 10.Şubat.2011, 18:16
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: telkinin günümüzdeki türkçe anlamı nedir?




    Telkin:

    Kabre konulan ve mükellefiyet çağına da erişmiş olan bir İslâm cenazesi hakkında telkin verilmesi meşrû görülmüştür. Bu telkin verme işi şu şekilde yapılır: Cenazenin kabre defnedilmesini müteâkip salih bir kimse (veya vazifeli şahıs) kalkıp ölünün yüzü karşısında durur ona hitaben, ismiyle üç kere hitap eder. Bu hitaplar, o şahsı anasına nisbet ederek yapılır. Meselâ ölen şahsın ismi Osman, annesinin de Fatma ise, "Ya Osman ibni Fatıma" diye üç kere hitabedilir. Bu hitaptan sonra da, şu şekilde telkin verilir:

    يَافُلاَنَ ابْنَ فُلاَنٍ اُذْكُرِ الْعَهْدَ الَّذى خَرَجْتَ عَلَيْهِ مِنَ الدُّنْيا شَهَادَةَ اَنْ لا اِلَهَ اِلاَّ اللّهُ وَحْدَهُ لاَ شَريكَ لَهُ وَاَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ وَاَنَّ السَّاعَةَ اتِيَةٌ لاَ رَيْبَ فيهَا وَاَنَّ اللّهَ يَبْعَثُ مَنْ فِى الْقُبُورِ قُلْ رَضيتُ بِاللّهِ رَبًّا وَبِاْلاِسْلامِ دينًا وَبِمُحَمَّدٍ صَلَّى اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ نَبِيًّا وَبِالْقُرْانِ اِمَامًا وَبِالْكَعْبَةِ قِبْلَةً وَبِالْمُسْلِمينَ اِخْوَانًا رَبِّىَ اللّهُ لا اِلهَ اِلاَّ هُوَ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظيمِ

    Üzküri`l-ahde`llezî haracte aleyhi mine`d-dünyâ, şehâdete en lâ ilâhe illâllahü vahdehû lâ şerîke leh ve enne Muhammeden abdühû ve resûlühû ve enne`s-sâate âtiyetün lâ raybe fîha ve enne`llahe yeb`asü men fi`l-kubûr... Kul (kulî) radîtü billâhi rabben ve bi`l-islâmi dînen ve bi-Muhammedin sallâllahü aleyhi ve selleme nebiyyen ve bi`l-Kur`âni imâmen ve bi`l-Kâ`beti kıbleten ve bi`l-müslimîne ihvânen... Rabbiyellahü lâ ilâhe illâ hû ve hüve rabbü`l-arşi`l-azîm... (*). "Ey ..... oğlu ..... ! Üzerinde dünyadan ayrıldığın ahdi: Allah`tan başka ilâh olmadığına ve şerîki bulunmadığına ve Muhammed`in O`nun kulu ve Resûlü olduğuna, kıyâmetin geleceğine, bunda şübhe olmadığına, Allah Teâlâ`nın kabirlerde bulunanları muhakkak diriltip mahşer yerinde toplayacağına şâhidlik etmeyi hatırla ve de ki: Allah Teâlâ`nın Rububiyetine, İslâmın din oluşuna, Muhammed`in (asm) nübüvvetine, Kur`an`ın imam, Kâ`be`nin kıble ve mü`minlerin kardeşler oluşuna razı oldum... Rabbim Allah`tır, O`ndan başka ilâh yoktur ve büyük arş`ın sâhibidir." Bu telkinden sonra üç kere şu cümle tekrar edilir: Ya . ibni .. kul (kulî) lâ ilâhe illâllah... Bundan sonra, üç kere de şöyle denilir: "Kul (kulî) rabbiye`llah ve dîniye`l-islâm ve nebiyyî Muhammedün aleyhi`s-salâtü ve`s-selâm... Rabbi lâ tezerhü (tezerhâ) ferden ve ente hayrü`l-vârisîn..."
    "Ey .! De ki: Allah`tan başka ilâh yoktur. De ki: Rabbim Allah, Dînim İslâm, Peygamberim Muhammed`dir (asm). Yâ Rabbi, bu ölüyü yalnız bırakma, sen vârislerin hayırlısısın..." Umulur ki bu telkinler vesilesiyle, Allah Teâlâ o ölüye mağfiret eder. Kabir suâllerine kolayca cevab vermesini sağlar.

    Mehmet Dikmen
    mum hocadan alıntı...


  4. 10.Şubat.2011, 18:16
    2
    Silent and lonely rains



    Telkin:

    Kabre konulan ve mükellefiyet çağına da erişmiş olan bir İslâm cenazesi hakkında telkin verilmesi meşrû görülmüştür. Bu telkin verme işi şu şekilde yapılır: Cenazenin kabre defnedilmesini müteâkip salih bir kimse (veya vazifeli şahıs) kalkıp ölünün yüzü karşısında durur ona hitaben, ismiyle üç kere hitap eder. Bu hitaplar, o şahsı anasına nisbet ederek yapılır. Meselâ ölen şahsın ismi Osman, annesinin de Fatma ise, "Ya Osman ibni Fatıma" diye üç kere hitabedilir. Bu hitaptan sonra da, şu şekilde telkin verilir:

    يَافُلاَنَ ابْنَ فُلاَنٍ اُذْكُرِ الْعَهْدَ الَّذى خَرَجْتَ عَلَيْهِ مِنَ الدُّنْيا شَهَادَةَ اَنْ لا اِلَهَ اِلاَّ اللّهُ وَحْدَهُ لاَ شَريكَ لَهُ وَاَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ وَاَنَّ السَّاعَةَ اتِيَةٌ لاَ رَيْبَ فيهَا وَاَنَّ اللّهَ يَبْعَثُ مَنْ فِى الْقُبُورِ قُلْ رَضيتُ بِاللّهِ رَبًّا وَبِاْلاِسْلامِ دينًا وَبِمُحَمَّدٍ صَلَّى اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ نَبِيًّا وَبِالْقُرْانِ اِمَامًا وَبِالْكَعْبَةِ قِبْلَةً وَبِالْمُسْلِمينَ اِخْوَانًا رَبِّىَ اللّهُ لا اِلهَ اِلاَّ هُوَ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظيمِ

    Üzküri`l-ahde`llezî haracte aleyhi mine`d-dünyâ, şehâdete en lâ ilâhe illâllahü vahdehû lâ şerîke leh ve enne Muhammeden abdühû ve resûlühû ve enne`s-sâate âtiyetün lâ raybe fîha ve enne`llahe yeb`asü men fi`l-kubûr... Kul (kulî) radîtü billâhi rabben ve bi`l-islâmi dînen ve bi-Muhammedin sallâllahü aleyhi ve selleme nebiyyen ve bi`l-Kur`âni imâmen ve bi`l-Kâ`beti kıbleten ve bi`l-müslimîne ihvânen... Rabbiyellahü lâ ilâhe illâ hû ve hüve rabbü`l-arşi`l-azîm... (*). "Ey ..... oğlu ..... ! Üzerinde dünyadan ayrıldığın ahdi: Allah`tan başka ilâh olmadığına ve şerîki bulunmadığına ve Muhammed`in O`nun kulu ve Resûlü olduğuna, kıyâmetin geleceğine, bunda şübhe olmadığına, Allah Teâlâ`nın kabirlerde bulunanları muhakkak diriltip mahşer yerinde toplayacağına şâhidlik etmeyi hatırla ve de ki: Allah Teâlâ`nın Rububiyetine, İslâmın din oluşuna, Muhammed`in (asm) nübüvvetine, Kur`an`ın imam, Kâ`be`nin kıble ve mü`minlerin kardeşler oluşuna razı oldum... Rabbim Allah`tır, O`ndan başka ilâh yoktur ve büyük arş`ın sâhibidir." Bu telkinden sonra üç kere şu cümle tekrar edilir: Ya . ibni .. kul (kulî) lâ ilâhe illâllah... Bundan sonra, üç kere de şöyle denilir: "Kul (kulî) rabbiye`llah ve dîniye`l-islâm ve nebiyyî Muhammedün aleyhi`s-salâtü ve`s-selâm... Rabbi lâ tezerhü (tezerhâ) ferden ve ente hayrü`l-vârisîn..."
    "Ey .! De ki: Allah`tan başka ilâh yoktur. De ki: Rabbim Allah, Dînim İslâm, Peygamberim Muhammed`dir (asm). Yâ Rabbi, bu ölüyü yalnız bırakma, sen vârislerin hayırlısısın..." Umulur ki bu telkinler vesilesiyle, Allah Teâlâ o ölüye mağfiret eder. Kabir suâllerine kolayca cevab vermesini sağlar.

    Mehmet Dikmen
    mum hocadan alıntı...





+ Yorum Gönder