Konusunu Oylayın.: Nusayrilik Kavramı (Kaynak Türkiye Diyanet Vakfı Ansiklopedisi)

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Nusayrilik Kavramı (Kaynak Türkiye Diyanet Vakfı Ansiklopedisi)
  1. 24.Ocak.2010, 06:10
    1
    Misafir

    Nusayrilik Kavramı (Kaynak Türkiye Diyanet Vakfı Ansiklopedisi)






    Nusayrilik Kavramı (Kaynak Türkiye Diyanet Vakfı Ansiklopedisi) Mumsema Nusayrilik Kavramı

    Kaynaklı Türkiye Diyanet Vakfı Ansiklopedisi Nusayrilik terimini paylaşır mısınız



  2. 24.Ocak.2010, 06:10
    1
    Kecewhach - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kecewhach
    Misafir



  3. 24.Ocak.2010, 20:39
    2
    Ensar
    لا اله ا لا ا لله

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Eylül.2009
    Üye No: 56476
    Mesaj Sayısı: 1,818
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 19
    Bulunduğu yer: Kuzey Yarım Küre

    --->: Nusayrilik Kavramı (Kaynak Türkiye Diyanet Vakfı Ansiklopedisi)




    NUSAYRÎLİK
    Şiî fırkalardan biri olan "Nusayrîlik"; Muhammed b. Nusayr en-Nemîrî (Ö. 270/883) tarafından kurulmuştur. İbn Nusayr, kendisinin on birinci imam Hasan el-Askerî'nin (Ö. 280/873) "bab"ı, Hasan el-Askerî'nin oğlu Muhammed'in ise "mehdî" olduğunu kabul etmiştir. İbn Nusayr'den sonra mezhebin görüşlerini Hüseyin b. Hamdân el-Hasbî devam ettirmiştir. el-Hasbî'nin "Kitabü'l-Mecmû" adlı eseri vardır.
    Nusayrîlere göre Ali mana, Muhammed isim, Selman Farisî "bap"tır. Bu görüş, "ayn-mîm-sîn" sembolüyle anlatılır. Ayn, Ali-mana, mim, Muhammed-isim, sin, Selman-bap/kapıdır. Babın altında beş "aytâm" vardır.
    Namaz sesli yapılan bir dua olup iki çeşittir: a) Ferdî namaz, bu, kalben Ali'ye dua etmektir. b) Cemaatle kılınan namaz, bu, bayramlarda ve kutsal günlerde yapılan duadır. Oruç ve Zekat Yoktur. Nusayrîlerin bayramları Şiîlerin bayramları ile aynıdır. Dört sınıf din adamı vardır: a) Ali'yi temsil eden büyük şeyh, şeyhler, nüvvâp ve imamlar.
    Nusayrilerde Hz. Ali sevgisi önemlidir, imamlar yer yüzünde Ali'yi temsil ederler. On sekiz yaşını dolduran erkekler bir törenle Nusayriliğe girerler. Mezhebin bir alt bir üst / seçkinler tabakası vardır, alt tabakadan üst tabakaya sınavla geçilir. Üç sınıf din adamı vardır; iman, nakîb ve necîb (İ.K.)


    Diyanet



  4. 24.Ocak.2010, 20:39
    2
    لا اله ا لا ا لله



    NUSAYRÎLİK
    Şiî fırkalardan biri olan "Nusayrîlik"; Muhammed b. Nusayr en-Nemîrî (Ö. 270/883) tarafından kurulmuştur. İbn Nusayr, kendisinin on birinci imam Hasan el-Askerî'nin (Ö. 280/873) "bab"ı, Hasan el-Askerî'nin oğlu Muhammed'in ise "mehdî" olduğunu kabul etmiştir. İbn Nusayr'den sonra mezhebin görüşlerini Hüseyin b. Hamdân el-Hasbî devam ettirmiştir. el-Hasbî'nin "Kitabü'l-Mecmû" adlı eseri vardır.
    Nusayrîlere göre Ali mana, Muhammed isim, Selman Farisî "bap"tır. Bu görüş, "ayn-mîm-sîn" sembolüyle anlatılır. Ayn, Ali-mana, mim, Muhammed-isim, sin, Selman-bap/kapıdır. Babın altında beş "aytâm" vardır.
    Namaz sesli yapılan bir dua olup iki çeşittir: a) Ferdî namaz, bu, kalben Ali'ye dua etmektir. b) Cemaatle kılınan namaz, bu, bayramlarda ve kutsal günlerde yapılan duadır. Oruç ve Zekat Yoktur. Nusayrîlerin bayramları Şiîlerin bayramları ile aynıdır. Dört sınıf din adamı vardır: a) Ali'yi temsil eden büyük şeyh, şeyhler, nüvvâp ve imamlar.
    Nusayrilerde Hz. Ali sevgisi önemlidir, imamlar yer yüzünde Ali'yi temsil ederler. On sekiz yaşını dolduran erkekler bir törenle Nusayriliğe girerler. Mezhebin bir alt bir üst / seçkinler tabakası vardır, alt tabakadan üst tabakaya sınavla geçilir. Üç sınıf din adamı vardır; iman, nakîb ve necîb (İ.K.)


    Diyanet



  5. 15.Nisan.2014, 23:14
    3
    mum
    Administrator

    Profili:
    mum
    Üyelik Tarihi: 20.Ocak.2007
    Üye No: 2
    Mesaj Sayısı: 6,094
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Cevap: Nusayrilik Kavramı (Kaynak Türkiye Diyanet Vakfı Ansiklopedisi)

    DİYANET Nusayrilik Kavramı

    NUSAYRÎLİK

    (النصيريّة)

    Hz. Ali’ye ilâhlık isnat eden bâtınî bir fırka.

    Bâtınî karakteri dolayısıyla ismi, tarihi ve inanç yapısı hakkında önemli bilgi eksiklikleri bulunan ve çelişkili görüşlere konu olan Nusayrîlik, mensuplarınca yayımlanan eserler ve akademik araştırmalar sayesinde bir dereceye kadar aydınlatılabilmiştir. Fırkanın Hz. Ali’nin hizmetçisi Nusayr’a yahut fırka mensuplarının yoğun olarak bulunduğu Lazkiye bölgesindeki Nusayriye dağlarına nisbetle bu ismi aldığı iddiası isabetli görünmemektedir. Zira Hz. Ali’nin bu adla anılan bir hizmetçisi olmadığı gibi söz konusu dağların eski dönemlerde bu şekilde isimlendirildiğine dair bilgi bulunmamaktadır. Nusayrîlik ile Hıristiyanlık arasındaki bazı benzerlikleri öne çıkararak kelimenin “nasrânî”nin küçültmeli ismi olduğunu ileri süren görüş de İslâm coğrafyasındaki bazı grupları yitik hıristiyanlar olarak görme eğilimine sahip oryantalist bakış açısının ürünü niteliğinde değerlendirilmiştir (krş. İA, IX, 365; Hâşim Osman, Heli’l-ǾAleviyyûn ŞîǾa?, s. 10-18). Büyük bir ihtimalle fırka adını kurucusu Ebû Şuayb Muhammed b. Nusayr en-Nemîrî’den (ö. 270/883) almıştır. Nitekim fırkanın kutsal metni Kitâbü’l-MecmûǾun daha ilk bölümünde bu kişinin görüşleri nakledildiği gibi çeşitli bölümlerinde de Nusayrî ve Nemîrî nisbelerine yer verilmiştir (s. 400, 408). Ayrıca ilk dönem Şiî tarihçileri Sa‘d b. Abdullah el-Kummî ve Nevbahtî, İbnü’n-Nusayr’ın görüşlerinden söz ederek taraftarlarının ona nisbetle Nemîriyye diye anıldığını kaydetmektedir (el-Maķālat ve’l-fıraķ, s. 100-101; Fıraķu’ş-ŞîǾa, s. 94). Eş‘arî’nin de Râfıza içinde zikrettiği fırkayı Nemîriyye olarak anmasından (Maķālât, I, 86) ilk dönemlerdeki yaygın isimlendirmenin Nemîriyye olduğu anlaşılmaktadır. Fırkayı bu adla ananların ilki veya ilklerinden biri Dürzî âlimlerinden, er-Risâletü’d-dâmiġa fi’r-red Ǿale’n-Nuśayrî adlı eserin müellifi Hamza b. Ali’dir (ö. 411/1021’den sonra). Aynı asırda Ebü’l-Alâ el-Maarrî, Nusayrîlik’ten bir fırka olarak bahsetmiş (Risâletü’l-ġufrân, s. 459), İbn Hazm da fırkayı bu adla anmıştır (el-Faśl, IV, 188). Tarih boyunca bu isimle anılan fırka I. Dünya Savaşı’nın ardından bölgeyi ele geçiren Fransızlar’ın talebi, mensuplarının da uygun görmesiyle Alevî adıyla anılmaya başlanmıştır. Günümüzde bu adla bilinen fırka bazan diğer Alevî kesimlerinden ayrılması için Nusayrî Alevîliği, Arap Alevîliği, Suriye Alevîliği, Çukurova Alevîliği, Akdeniz Alevîliği, bazan da mahallî olarak Fellah (çiftçi) şeklinde zikredilmektedir.

    Tarihçe. Nusayrîlik III. (IX.) yüzyılda muhtemelen Basra’da doğmuş, İsnâaşeriyye’nin onuncu imamı Ali el-Hâdî en-Nakī ile on birinci imam Hasan el-Askerî zamanında Kûfe ve Sâmerrâ’da yaşamış olan Muhammed b. Nusayr tarafından kurulmuştur. İbnü’n-Nusayr, Ali en-Nakī’nin ilâhlığını, kendisinin de onun peygamberi olduğunu iddia etmiş, tenâsühü benimsemiş, haramları helâl saymak gibi aşırı görüşler ileri sürmüştür (Nevbahtî, s. 94). Şiî kaynaklarında kaydedildiğine göre Hasan el-Askerî zamanında onun “bab”ı, on ikinci imam Muhammed Mehdî el-Muntazar’ın gaybeti sırasında da onun sefiri olduğunu söylemiştir (Ebû Ca‘fer et-Tûsî, s. 398).

    cilt: 33; sayfa: 271
    [NUSAYRÎLİK - İlyas Üzüm]

    (Kaynak Türkiye Diyanet Vakfı Ansiklopedisi)


  6. 15.Nisan.2014, 23:14
    3
    mum
    Administrator
    DİYANET Nusayrilik Kavramı

    NUSAYRÎLİK

    (النصيريّة)

    Hz. Ali’ye ilâhlık isnat eden bâtınî bir fırka.

    Bâtınî karakteri dolayısıyla ismi, tarihi ve inanç yapısı hakkında önemli bilgi eksiklikleri bulunan ve çelişkili görüşlere konu olan Nusayrîlik, mensuplarınca yayımlanan eserler ve akademik araştırmalar sayesinde bir dereceye kadar aydınlatılabilmiştir. Fırkanın Hz. Ali’nin hizmetçisi Nusayr’a yahut fırka mensuplarının yoğun olarak bulunduğu Lazkiye bölgesindeki Nusayriye dağlarına nisbetle bu ismi aldığı iddiası isabetli görünmemektedir. Zira Hz. Ali’nin bu adla anılan bir hizmetçisi olmadığı gibi söz konusu dağların eski dönemlerde bu şekilde isimlendirildiğine dair bilgi bulunmamaktadır. Nusayrîlik ile Hıristiyanlık arasındaki bazı benzerlikleri öne çıkararak kelimenin “nasrânî”nin küçültmeli ismi olduğunu ileri süren görüş de İslâm coğrafyasındaki bazı grupları yitik hıristiyanlar olarak görme eğilimine sahip oryantalist bakış açısının ürünü niteliğinde değerlendirilmiştir (krş. İA, IX, 365; Hâşim Osman, Heli’l-ǾAleviyyûn ŞîǾa?, s. 10-18). Büyük bir ihtimalle fırka adını kurucusu Ebû Şuayb Muhammed b. Nusayr en-Nemîrî’den (ö. 270/883) almıştır. Nitekim fırkanın kutsal metni Kitâbü’l-MecmûǾun daha ilk bölümünde bu kişinin görüşleri nakledildiği gibi çeşitli bölümlerinde de Nusayrî ve Nemîrî nisbelerine yer verilmiştir (s. 400, 408). Ayrıca ilk dönem Şiî tarihçileri Sa‘d b. Abdullah el-Kummî ve Nevbahtî, İbnü’n-Nusayr’ın görüşlerinden söz ederek taraftarlarının ona nisbetle Nemîriyye diye anıldığını kaydetmektedir (el-Maķālat ve’l-fıraķ, s. 100-101; Fıraķu’ş-ŞîǾa, s. 94). Eş‘arî’nin de Râfıza içinde zikrettiği fırkayı Nemîriyye olarak anmasından (Maķālât, I, 86) ilk dönemlerdeki yaygın isimlendirmenin Nemîriyye olduğu anlaşılmaktadır. Fırkayı bu adla ananların ilki veya ilklerinden biri Dürzî âlimlerinden, er-Risâletü’d-dâmiġa fi’r-red Ǿale’n-Nuśayrî adlı eserin müellifi Hamza b. Ali’dir (ö. 411/1021’den sonra). Aynı asırda Ebü’l-Alâ el-Maarrî, Nusayrîlik’ten bir fırka olarak bahsetmiş (Risâletü’l-ġufrân, s. 459), İbn Hazm da fırkayı bu adla anmıştır (el-Faśl, IV, 188). Tarih boyunca bu isimle anılan fırka I. Dünya Savaşı’nın ardından bölgeyi ele geçiren Fransızlar’ın talebi, mensuplarının da uygun görmesiyle Alevî adıyla anılmaya başlanmıştır. Günümüzde bu adla bilinen fırka bazan diğer Alevî kesimlerinden ayrılması için Nusayrî Alevîliği, Arap Alevîliği, Suriye Alevîliği, Çukurova Alevîliği, Akdeniz Alevîliği, bazan da mahallî olarak Fellah (çiftçi) şeklinde zikredilmektedir.

    Tarihçe. Nusayrîlik III. (IX.) yüzyılda muhtemelen Basra’da doğmuş, İsnâaşeriyye’nin onuncu imamı Ali el-Hâdî en-Nakī ile on birinci imam Hasan el-Askerî zamanında Kûfe ve Sâmerrâ’da yaşamış olan Muhammed b. Nusayr tarafından kurulmuştur. İbnü’n-Nusayr, Ali en-Nakī’nin ilâhlığını, kendisinin de onun peygamberi olduğunu iddia etmiş, tenâsühü benimsemiş, haramları helâl saymak gibi aşırı görüşler ileri sürmüştür (Nevbahtî, s. 94). Şiî kaynaklarında kaydedildiğine göre Hasan el-Askerî zamanında onun “bab”ı, on ikinci imam Muhammed Mehdî el-Muntazar’ın gaybeti sırasında da onun sefiri olduğunu söylemiştir (Ebû Ca‘fer et-Tûsî, s. 398).

    cilt: 33; sayfa: 271
    [NUSAYRÎLİK - İlyas Üzüm]

    (Kaynak Türkiye Diyanet Vakfı Ansiklopedisi)





+ Yorum Gönder