Konusunu Oylayın.: Ekonomik analiz nasıl yapılır

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Ekonomik analiz nasıl yapılır
  1. 09.Eylül.2013, 15:38
    1
    Misafir

    Ekonomik analiz nasıl yapılır






    Ekonomik analiz nasıl yapılır Mumsema Ekonomik analiz nasıl yapılır

    Arkadaşlar bir kişi bir ekonomi üzerinde ekonomik analiz nasıl yapılacağı hakkında bilgiler paylaşabilir misiniz ?


  2. 09.Eylül.2013, 15:38
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 16.Eylül.2013, 15:41
    2
    Üstad
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Eylül.2007
    Üye No: 2553
    Mesaj Sayısı: 951
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 11

    Cevap: Ekonomik analiz nasıl yapılır




    Ekonomik analiz yapılışı

    Ekonomistlerin asıl işi ne olacağını değil, ne olduğunun nedenlerini açıklamaktır. Elbette geçmiş olayların incelenmesi ve doğru belirlenmesi geleceğin tahmini konusunda kolaylık sağlar. Ama unutmayalım, gelecek bilinemez, ancak tahmin edilebilir. Geleceği sadece Yaradan bilebilir. Tabii bir de geleceği bildiğini iddia eden müneccimler ile falcılar var! Ama bunlara değer vermek elbette yersiz.
    Çevremizde birçok meslektaşımız sık sık gelecekle ilgili görüş belirtiyor. Bilim adamları gelecekle ilgili tahminlerini kesin bir vurguyla ifade ederlerse hata olur. Fakat belli nedenlere dayanarak elbette tahminde bulunulabilir. Yeter ki, bu nedenler gerçekçi olsun.
    Finans piyasasına ilişkin tahminler ise genellikle piyasa ekranına bakılarak yapılıyor. Oysa bu da gayet miyopik bir yaklaşım. Sığ olan ve dolayısıyla oldukça oynak nitelikli bu tür piyasalarda da sık sık yanılmalar ortaya çıkıyor. Üstelik genel doğrultu da gözden kaçıyor.
    Bize göre doğru analiz için önce global bir analizin yapılması gerekiyor. Gerek dünya, gerek içinde bulunulan bölgenin siyasal ve ekonomik konjonktürü irdelenmeden mali piyasalarla ilgili yorum yapmak yanlış. Bakınız, iyi ya da kötü, Irak'taki istikrarsızlık Türkiye'yi etkiliyor. Dünyadaki gelişmeler de öyle. ABD'de FED'in faiz artırma beklentisi, öte yandan petrol fiyatlarındaki spekülatif sıçrama ülkemizdeki mali piyasaları ciddi biçimde sarsıyor.
    Daha sonra iç siyasi gelişmelere bakmak gerekiyor. İngiltere'de bir siyasal kriz çıksa ve Başbakan Tony Blair istifa etmek zorunda kalsa, piyasalar çökmez, ama ülkemizde Erdoğan istifa etse çöker. Bu nedenle istikrarsızlığın adeta kronikleştiği ülkemizin siyasal istikrarsızlıklara hiç tahammülü yok.
    Dış ekonomik ve siyasal gelişmelerden sonra iç siyasal dengeler etkili oluyor. Ama daha sonra da doğru tahminleri geliştirebilmek için iç ekonomik etmenlere bakmak gerekiyor. Bunlara "ekonomik temeller" diyoruz. Orta vadede en doğru bilgi, en olası doğrultu da ancak bu yolla elde ediliyor.
    Kısacası, üç gündür döviz kuru yükselmeye başladı diye, yıl boyu benzer gelişmenin sürmesi beklenemez. Yurtdışında pariteye, dolar üzerindeki faize ve petrol fiyatlarına da bakmak gerekiyor. Sonra dünyadaki ve bölgedeki siyasal gelişmelere bakmak gerekiyor. Irak'ta ve Batı Şeria'da olanlar elbette Türkiye'deki piyasaları (uzaktan bile olsa) etkiliyor.
    Yurtiçindeki bir siyasal etmen de IMF ile yola devam edilip edilmeyeceği. Başbakan, nihayet bu programın IMF'siz sürdürülmesi halinde güven kaybının ortaya çıkacağını anladı ve çark etti. Şimdi IMF ile yola devam edeceğimiz görünüyor. Ancak bu son derece önemli bir gelişme olacak. Çünkü artık IMF'yi borç almak için değil, bizi yönetsin, ya da yurtdışı mali piyasalarda kefil olsun diye istiyoruz. Bu da hem hükümetin popülist eğilimlere girebileceğini gösteriyor, hem de IMF'siz kredibilitesinin düşük kalacağını.
    Kısacası, yurtdışına bakmadan analiz olmuyor. Yurtiçine gelince de, ekrandan kafayı kaldırıp siyasete ve ekonomiye bakmak gerekiyor. Böylece yorumlar da, tahminler de daha sağlıklı oluyor.


  4. 16.Eylül.2013, 15:41
    2
    Üstad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye



    Ekonomik analiz yapılışı

    Ekonomistlerin asıl işi ne olacağını değil, ne olduğunun nedenlerini açıklamaktır. Elbette geçmiş olayların incelenmesi ve doğru belirlenmesi geleceğin tahmini konusunda kolaylık sağlar. Ama unutmayalım, gelecek bilinemez, ancak tahmin edilebilir. Geleceği sadece Yaradan bilebilir. Tabii bir de geleceği bildiğini iddia eden müneccimler ile falcılar var! Ama bunlara değer vermek elbette yersiz.
    Çevremizde birçok meslektaşımız sık sık gelecekle ilgili görüş belirtiyor. Bilim adamları gelecekle ilgili tahminlerini kesin bir vurguyla ifade ederlerse hata olur. Fakat belli nedenlere dayanarak elbette tahminde bulunulabilir. Yeter ki, bu nedenler gerçekçi olsun.
    Finans piyasasına ilişkin tahminler ise genellikle piyasa ekranına bakılarak yapılıyor. Oysa bu da gayet miyopik bir yaklaşım. Sığ olan ve dolayısıyla oldukça oynak nitelikli bu tür piyasalarda da sık sık yanılmalar ortaya çıkıyor. Üstelik genel doğrultu da gözden kaçıyor.
    Bize göre doğru analiz için önce global bir analizin yapılması gerekiyor. Gerek dünya, gerek içinde bulunulan bölgenin siyasal ve ekonomik konjonktürü irdelenmeden mali piyasalarla ilgili yorum yapmak yanlış. Bakınız, iyi ya da kötü, Irak'taki istikrarsızlık Türkiye'yi etkiliyor. Dünyadaki gelişmeler de öyle. ABD'de FED'in faiz artırma beklentisi, öte yandan petrol fiyatlarındaki spekülatif sıçrama ülkemizdeki mali piyasaları ciddi biçimde sarsıyor.
    Daha sonra iç siyasi gelişmelere bakmak gerekiyor. İngiltere'de bir siyasal kriz çıksa ve Başbakan Tony Blair istifa etmek zorunda kalsa, piyasalar çökmez, ama ülkemizde Erdoğan istifa etse çöker. Bu nedenle istikrarsızlığın adeta kronikleştiği ülkemizin siyasal istikrarsızlıklara hiç tahammülü yok.
    Dış ekonomik ve siyasal gelişmelerden sonra iç siyasal dengeler etkili oluyor. Ama daha sonra da doğru tahminleri geliştirebilmek için iç ekonomik etmenlere bakmak gerekiyor. Bunlara "ekonomik temeller" diyoruz. Orta vadede en doğru bilgi, en olası doğrultu da ancak bu yolla elde ediliyor.
    Kısacası, üç gündür döviz kuru yükselmeye başladı diye, yıl boyu benzer gelişmenin sürmesi beklenemez. Yurtdışında pariteye, dolar üzerindeki faize ve petrol fiyatlarına da bakmak gerekiyor. Sonra dünyadaki ve bölgedeki siyasal gelişmelere bakmak gerekiyor. Irak'ta ve Batı Şeria'da olanlar elbette Türkiye'deki piyasaları (uzaktan bile olsa) etkiliyor.
    Yurtiçindeki bir siyasal etmen de IMF ile yola devam edilip edilmeyeceği. Başbakan, nihayet bu programın IMF'siz sürdürülmesi halinde güven kaybının ortaya çıkacağını anladı ve çark etti. Şimdi IMF ile yola devam edeceğimiz görünüyor. Ancak bu son derece önemli bir gelişme olacak. Çünkü artık IMF'yi borç almak için değil, bizi yönetsin, ya da yurtdışı mali piyasalarda kefil olsun diye istiyoruz. Bu da hem hükümetin popülist eğilimlere girebileceğini gösteriyor, hem de IMF'siz kredibilitesinin düşük kalacağını.
    Kısacası, yurtdışına bakmadan analiz olmuyor. Yurtiçine gelince de, ekrandan kafayı kaldırıp siyasete ve ekonomiye bakmak gerekiyor. Böylece yorumlar da, tahminler de daha sağlıklı oluyor.





+ Yorum Gönder