Konusunu Oylayın.: Ekşi maya nasıl yapılır

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Ekşi maya nasıl yapılır
  1. 09.Eylül.2013, 15:31
    1
    Misafir

    Ekşi maya nasıl yapılır






    Ekşi maya nasıl yapılır Mumsema Ekşi maya nasıl yapılır

    Arkadaşlar maya yapımı hakkında bilgiler istiyorum bana ekşi maya tarifi hakkında bilgiler paylaşabilir misiniz ?


  2. 09.Eylül.2013, 15:31
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Ekşi maya nasıl yapılır

    Arkadaşlar maya yapımı hakkında bilgiler istiyorum bana ekşi maya tarifi hakkında bilgiler paylaşabilir misiniz ?


    Benzer Konular

    - Yaş Maya kullanmak caiz midir?

    - Ekşi Aşı - Hatay

    - Ekşi yüz deyiminin anlamı

    - Maya takvimi nedir? Maya takvimi gerçek mi?

    - Kıyamet ne zaman? maya takvimine göre

  3. 15.Eylül.2013, 19:20
    2
    find
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Mayıs.2007
    Üye No: 802
    Mesaj Sayısı: 732
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 9

    Cevap: Ekşi maya nasıl yapılır




    evde ekşi maya yapımı

    Ekşi maya ile ilk ne zaman tanıştığımı uzunca süre düşündüm. En sonunda ilkokul hatta daha da erken yıllara dayandığına karar verdim. Bursa’dan yazlığa, anneannemin yanına giderken Susurluğu geçtikten sonra yanında ufak bir su değirmeni olan, ağaçlar altında taştan bir binayı hatırladım. Hemen hemen her yolculukda durup oradan ekmek aldığımızı, o kocaman ekmeği 3-4 gün müddetince üzerine tereyağı sürerek yediğimizi hatırladım. Yolculuğa çıkarken annemin babama ‘ekmek alacağız, durmayı unutma’ diye tembihlediğini, bize de ‘ekmekçiyi görünce haber verin’ diye iş çıkardığını da hatırladım. Ne eğlenceli yolculuklardı.

    Sonra Trabzon’un Vakfıkebir ekmeği girdi hayatımıza… Ekşi mayalı daha da büyük ekmekler. Bir tanesinin 2-3 aile tarafından paylaşıldığı ekmekler.

    Ardından ben ekmek yapmaya merak saldım. Malum önce elle, sonra makinayla devam etti bu merak. Sonra kolayı, zoru, makinayla yoğurulanı, mikserle yoğurulanı bir sürü ekmek yaptım. Bundan neredeyse 6 yıl önce aklıma o ekşi kokulu ekmekler evde yapılır mı sorusu düştüğünde Ankara’da oturuyorduk. İlk denememi de orada yaptım. Bu kadar kaynak olmadığından epey ilginç ekmekler yedik. Buzdolabında saklayabileceğimi henüz öğrenmemiş olduğumdan, Amerikan tipi denilen açık mutfaktan yayılan koku evin her yerini sarınca ilişkimiz kesildi.

    Boudin Ekşi Mayalı ekmeği

    İlk San Francisco ziyaretimde yapılacak işlerin başında dünyanın en meşhur ekşi mayalı ekmeğini yemek de vardı. Evet evet… San Francisco ekşisi diye bilinen bir ekşi maya türü var ve tadına doyum olmuyor. En meşhurlarından birisi Boudin. Camın önünde durup ekmeği nasıl yaptıklarını saatlerce izleyebiliyor, ekmekçileri sorularınızla bunaltabiliyorsunuz. En sonunda yapımını seyrettiğiniz ekmeğin içinde nefis bir yengeç çorbası içip işin keyfini sürüyorsunuz.

    İkinci denememi Sûfî doğmadan bir kaç gün önce yapmaya başladım. Beraber büyüsünler gibi hayallerim vardı. Fakat hem bebeğe hem mayaya aynı anda bakılmıyoruş. Daha ekmek yapamadan öldü…

    İkinci Amerika seyahatimde ise ekşi maya konusunda New York Times tarafından meşhur edilen kitabını da alıp ikinc maya denememde içindekileri hatmettiğim Tartine Bakery’i ziyaret ettim. Şehrin epey dışındaki bu minik dükkana br kaç defa gittiğimi söylemeliyim. Hatta sahibi Chad Robertson ile tanışma fırsatı da yakalamış olmaktan çok mutluyum. Ayaküstü 5-10 dakika sohbet ettik. Tabiki konu ekmeklerdi. Bir de kısacık da olsa Türkiye’den ve blogumdan bahsettik. Ekmekler ve o ekmeklerle yapılan sandviçler muazzam… Bu ikinci seyahatte yanımızda Sûfî de vardı. O da ekmeğe bayıldı. Ama en çok ekşi mayadan yapılan kruvasanı sevdik.

    Aşağıda okuyacağınız macera üçüncü denememe ait. Bu denemeye başlamadan önce kaç youtube videosu seyrettim, kaç kitap okudum, kaç internet makalesinden özetler çıkardım bilmiyorum. Bir de Kantin’in sahibesi Şemsa Denizsel’in maya günlüğünü geceleri Sûfî’ye masal diye okuduğum günler oldu. Okuduklarımın, seyrettiklerimin hepsinden esinlenerek kendi yolumu buldum. Ekşi maya işi böyle. Kendi ihtiyaçlarınıza ve müsait zamanınıza göre şekilleniyor. Mayanın bazı kuralları var, sizin bazı kurallarınız var. Ortada buluşuyorsunuz.

    TARIFE GEÇMEDEN BIR KAÇ IPUCU…

    Ilık içme suyu kullanın
    Mümkünse organik un kullanın.
    Mayanızı hep aynı saatte besleyin.
    Kavanozun kenarında hamur bulaştırmayın. Bu küflenme riskini arttırır.
    1. GÜN

    Sabah 08:30

    1 yemek kaşığı tam buğday unu
    1 yemek kaşığı su
    1kg’lık temiz bir kavanozda un ve su karıştırılır. Üzerine bir tülbent kapatılıp sıcak bir yerde beklemeye bırakılır. Un ve su içlerindeki bakteriler ve mutfağınızdaki uçuşan diğer bakterilerle birlik olmak üzere çalışmaya başlarlar.

    1. gün

    Akşam 20:30

    1 yemek kaşığı tam buğday unu
    1 yemek kaşığı su
    Mayayı havadan tutulan organizmaların miktarını henüz bilemediğimizden su ve un ile varolduğunu düşündüğümüz bu yaratıkları besliyor, gece uykusuna sıcak bir köşede ağzı tülbentle kapalı şekilde yatırıyoruz.

    2. GÜN

    Sabah 08:30

    1 yemek kaşığı tam buğday unu
    1 yemek kaşığı su
    Un ve su karışımında pek bir değişiklik yok. Eğer mutfağınızı çok fazla deterjan, çamaşırsuyu ile siliyorsanız, organizma yakalamayı beklemeyin. Siz onları aşırı temizlikle faydalı zararlı demeden öldürmüşsünüz.

    2. gün

    Akşam 20:30

    1 yemek kaşığı tam buğday unu
    1 yemek kaşığı su
    Biraz kıpırtı başlamış. Organizmalar nefes alıp veriyorlar. Havaya verdikleri karbondioksit hamurun içinde kabarcık olarak görülmeye başlamış… Mayamızı besleyip, sıcak bir yerde ağzı tülbentle kapalı şekilde bırakıyoruz.

    3. GÜN

    Sabah 08:30

    1/2 su bardağı tam buğday unu
    1/2 su bardağı su
    Artık hamurun içindeki bakteri miktarı arttığı için daha fazla un ile beslemeliyiz. Ne kadar besin o kadar hızlı artan organizma. Eğer mayanın kokusu size hoş gelmiyorsa tadına bakın. Acılık hissederseniz, rengi ununuzun renginden farklı ise -pembe, mor- istenmeyen bakterileri de yakalamışsınız anlamına gelir ki bu işe sıfırdan başlayacaksınız demektir.

    3. gün

    Akşam 20:30

    Artık günde sadece bir defa sabahları besliyoruz. Maya hamurunu şöyle bir karıştırıp, ağzı tülbentle kapalı şekilde bırakıyoruz.

    4. GÜN

    Sabah 08:30

    1/2 su bardağı tam buğday unu
    1/2 su bardağı su
    Mayamı hava sıcaklığı çok değiştiği için kalorifere iyice yaklaştırmıştım. Bu nedenle yüzeyinde kuruma ve kabuk oluşmuş. Kabuğu kırmadan üzerinden alıp atıyoruz. Besledikten sonra kavanozu artık kendi kapağı ile kapıyoruz.

    4. gün

    Akşam 20:30

    Kapağı açtığımda yüzeyinin tamamen baloncuklarla kaplı olması çok sevindirici. Maya çalışıyor. İçerideki karbondioksiti özgür bırakıp, temiz hava ile dolduruyoruz. Mayalarımızı biraz karıştırıp, kavanozun kapağı kapalı şekilde uyumaya bırakıyoruz.

    Bu arada seyrettiğim videolardan birisinde mayanın da ailenin bir ferdi olduğu, artık sürekli onu da bir ev hayvanı gibi besleyeceğimi anlatıyordu. Eh evde yaşayan herkesin bir ismi var. Onun da olmalı diyordu video. Haliyle mayama bir isim koydum. Anneannemin ismi ekmek yapmakta kullanacağım bu yol arkadaşı için çok uygun geldi bana: ‘Nimet‘

    5. GÜN

    Sabah 08:30

    1/2 su bardağı tam buğday unu
    1/2 su bardağı su
    Kıymeti karıştırıp besledikten sonra, hamur yüksekliğinin olduğu noktaya bir işaret koydum. İçerideki organizmalar yeterince hızlı çalışıyor mu kontrol edeceğim. Böylece ekmek yapmaya hazır hale gelip gelmediklerini de anlayacağım.

    Sabah 10:30

    Hamurda hiçbir kabarma yok. Eğer sanayi tipi maya kullansaydım iki katına çıkmıştı bile.

    5. Gün

    Akşam 20:30

    Maya göz göz olmuş. Her taraf köpük köpük… Su testi yapıyorum. Bir bardak suya bir çay kaşığı maya atıyorum. Hoop diye çöküyor. Yüzseydi ekmek yapmaya hazır olacaktı. O yüzden karıştırıp, sıcak yerine kapağı kapalı şekilde kaldırıyorum.

    6. GÜN

    Sabah 08:30

    1/2 su bardağı tam buğday unu
    1/2 su bardağı su
    Aaaa… O da ne? İşaret noktasının da altına düşmüş. Anlıyorum ki içeride çok bakteri var ama az yemek var. O yüzden br bardaklık kısmını ayırıyorum. Geriye 1 bardak kalıyor. Kalan mayayı ayırdığım miktarı tutturacak kadar un ve su ile besliyorum.

    6. gün

    Akşam 18:30

    Nimet, köpük köpük olmuş. Çizgiyi 1 parmaktan fazlaca geçmiş. Su testinden kalmasına rağmen ani bir kararla 1 su bardağı mayayı ayırıp ekmeği yoğuruyorum. Tarifi bir sonraki post’ta…

    Akşam 22:30

    Yoğurduğum ekmek kabarmış. Ayırdığım maya da gözgöz yaşamına devam ediyor. Galiba oldu bu iş…

    Ekşi Mayalı Ekmek Tarifi
    Kaynak devalet şah


  4. 15.Eylül.2013, 19:20
    2
    Devamlı Üye



    evde ekşi maya yapımı

    Ekşi maya ile ilk ne zaman tanıştığımı uzunca süre düşündüm. En sonunda ilkokul hatta daha da erken yıllara dayandığına karar verdim. Bursa’dan yazlığa, anneannemin yanına giderken Susurluğu geçtikten sonra yanında ufak bir su değirmeni olan, ağaçlar altında taştan bir binayı hatırladım. Hemen hemen her yolculukda durup oradan ekmek aldığımızı, o kocaman ekmeği 3-4 gün müddetince üzerine tereyağı sürerek yediğimizi hatırladım. Yolculuğa çıkarken annemin babama ‘ekmek alacağız, durmayı unutma’ diye tembihlediğini, bize de ‘ekmekçiyi görünce haber verin’ diye iş çıkardığını da hatırladım. Ne eğlenceli yolculuklardı.

    Sonra Trabzon’un Vakfıkebir ekmeği girdi hayatımıza… Ekşi mayalı daha da büyük ekmekler. Bir tanesinin 2-3 aile tarafından paylaşıldığı ekmekler.

    Ardından ben ekmek yapmaya merak saldım. Malum önce elle, sonra makinayla devam etti bu merak. Sonra kolayı, zoru, makinayla yoğurulanı, mikserle yoğurulanı bir sürü ekmek yaptım. Bundan neredeyse 6 yıl önce aklıma o ekşi kokulu ekmekler evde yapılır mı sorusu düştüğünde Ankara’da oturuyorduk. İlk denememi de orada yaptım. Bu kadar kaynak olmadığından epey ilginç ekmekler yedik. Buzdolabında saklayabileceğimi henüz öğrenmemiş olduğumdan, Amerikan tipi denilen açık mutfaktan yayılan koku evin her yerini sarınca ilişkimiz kesildi.

    Boudin Ekşi Mayalı ekmeği

    İlk San Francisco ziyaretimde yapılacak işlerin başında dünyanın en meşhur ekşi mayalı ekmeğini yemek de vardı. Evet evet… San Francisco ekşisi diye bilinen bir ekşi maya türü var ve tadına doyum olmuyor. En meşhurlarından birisi Boudin. Camın önünde durup ekmeği nasıl yaptıklarını saatlerce izleyebiliyor, ekmekçileri sorularınızla bunaltabiliyorsunuz. En sonunda yapımını seyrettiğiniz ekmeğin içinde nefis bir yengeç çorbası içip işin keyfini sürüyorsunuz.

    İkinci denememi Sûfî doğmadan bir kaç gün önce yapmaya başladım. Beraber büyüsünler gibi hayallerim vardı. Fakat hem bebeğe hem mayaya aynı anda bakılmıyoruş. Daha ekmek yapamadan öldü…

    İkinci Amerika seyahatimde ise ekşi maya konusunda New York Times tarafından meşhur edilen kitabını da alıp ikinc maya denememde içindekileri hatmettiğim Tartine Bakery’i ziyaret ettim. Şehrin epey dışındaki bu minik dükkana br kaç defa gittiğimi söylemeliyim. Hatta sahibi Chad Robertson ile tanışma fırsatı da yakalamış olmaktan çok mutluyum. Ayaküstü 5-10 dakika sohbet ettik. Tabiki konu ekmeklerdi. Bir de kısacık da olsa Türkiye’den ve blogumdan bahsettik. Ekmekler ve o ekmeklerle yapılan sandviçler muazzam… Bu ikinci seyahatte yanımızda Sûfî de vardı. O da ekmeğe bayıldı. Ama en çok ekşi mayadan yapılan kruvasanı sevdik.

    Aşağıda okuyacağınız macera üçüncü denememe ait. Bu denemeye başlamadan önce kaç youtube videosu seyrettim, kaç kitap okudum, kaç internet makalesinden özetler çıkardım bilmiyorum. Bir de Kantin’in sahibesi Şemsa Denizsel’in maya günlüğünü geceleri Sûfî’ye masal diye okuduğum günler oldu. Okuduklarımın, seyrettiklerimin hepsinden esinlenerek kendi yolumu buldum. Ekşi maya işi böyle. Kendi ihtiyaçlarınıza ve müsait zamanınıza göre şekilleniyor. Mayanın bazı kuralları var, sizin bazı kurallarınız var. Ortada buluşuyorsunuz.

    TARIFE GEÇMEDEN BIR KAÇ IPUCU…

    Ilık içme suyu kullanın
    Mümkünse organik un kullanın.
    Mayanızı hep aynı saatte besleyin.
    Kavanozun kenarında hamur bulaştırmayın. Bu küflenme riskini arttırır.
    1. GÜN

    Sabah 08:30

    1 yemek kaşığı tam buğday unu
    1 yemek kaşığı su
    1kg’lık temiz bir kavanozda un ve su karıştırılır. Üzerine bir tülbent kapatılıp sıcak bir yerde beklemeye bırakılır. Un ve su içlerindeki bakteriler ve mutfağınızdaki uçuşan diğer bakterilerle birlik olmak üzere çalışmaya başlarlar.

    1. gün

    Akşam 20:30

    1 yemek kaşığı tam buğday unu
    1 yemek kaşığı su
    Mayayı havadan tutulan organizmaların miktarını henüz bilemediğimizden su ve un ile varolduğunu düşündüğümüz bu yaratıkları besliyor, gece uykusuna sıcak bir köşede ağzı tülbentle kapalı şekilde yatırıyoruz.

    2. GÜN

    Sabah 08:30

    1 yemek kaşığı tam buğday unu
    1 yemek kaşığı su
    Un ve su karışımında pek bir değişiklik yok. Eğer mutfağınızı çok fazla deterjan, çamaşırsuyu ile siliyorsanız, organizma yakalamayı beklemeyin. Siz onları aşırı temizlikle faydalı zararlı demeden öldürmüşsünüz.

    2. gün

    Akşam 20:30

    1 yemek kaşığı tam buğday unu
    1 yemek kaşığı su
    Biraz kıpırtı başlamış. Organizmalar nefes alıp veriyorlar. Havaya verdikleri karbondioksit hamurun içinde kabarcık olarak görülmeye başlamış… Mayamızı besleyip, sıcak bir yerde ağzı tülbentle kapalı şekilde bırakıyoruz.

    3. GÜN

    Sabah 08:30

    1/2 su bardağı tam buğday unu
    1/2 su bardağı su
    Artık hamurun içindeki bakteri miktarı arttığı için daha fazla un ile beslemeliyiz. Ne kadar besin o kadar hızlı artan organizma. Eğer mayanın kokusu size hoş gelmiyorsa tadına bakın. Acılık hissederseniz, rengi ununuzun renginden farklı ise -pembe, mor- istenmeyen bakterileri de yakalamışsınız anlamına gelir ki bu işe sıfırdan başlayacaksınız demektir.

    3. gün

    Akşam 20:30

    Artık günde sadece bir defa sabahları besliyoruz. Maya hamurunu şöyle bir karıştırıp, ağzı tülbentle kapalı şekilde bırakıyoruz.

    4. GÜN

    Sabah 08:30

    1/2 su bardağı tam buğday unu
    1/2 su bardağı su
    Mayamı hava sıcaklığı çok değiştiği için kalorifere iyice yaklaştırmıştım. Bu nedenle yüzeyinde kuruma ve kabuk oluşmuş. Kabuğu kırmadan üzerinden alıp atıyoruz. Besledikten sonra kavanozu artık kendi kapağı ile kapıyoruz.

    4. gün

    Akşam 20:30

    Kapağı açtığımda yüzeyinin tamamen baloncuklarla kaplı olması çok sevindirici. Maya çalışıyor. İçerideki karbondioksiti özgür bırakıp, temiz hava ile dolduruyoruz. Mayalarımızı biraz karıştırıp, kavanozun kapağı kapalı şekilde uyumaya bırakıyoruz.

    Bu arada seyrettiğim videolardan birisinde mayanın da ailenin bir ferdi olduğu, artık sürekli onu da bir ev hayvanı gibi besleyeceğimi anlatıyordu. Eh evde yaşayan herkesin bir ismi var. Onun da olmalı diyordu video. Haliyle mayama bir isim koydum. Anneannemin ismi ekmek yapmakta kullanacağım bu yol arkadaşı için çok uygun geldi bana: ‘Nimet‘

    5. GÜN

    Sabah 08:30

    1/2 su bardağı tam buğday unu
    1/2 su bardağı su
    Kıymeti karıştırıp besledikten sonra, hamur yüksekliğinin olduğu noktaya bir işaret koydum. İçerideki organizmalar yeterince hızlı çalışıyor mu kontrol edeceğim. Böylece ekmek yapmaya hazır hale gelip gelmediklerini de anlayacağım.

    Sabah 10:30

    Hamurda hiçbir kabarma yok. Eğer sanayi tipi maya kullansaydım iki katına çıkmıştı bile.

    5. Gün

    Akşam 20:30

    Maya göz göz olmuş. Her taraf köpük köpük… Su testi yapıyorum. Bir bardak suya bir çay kaşığı maya atıyorum. Hoop diye çöküyor. Yüzseydi ekmek yapmaya hazır olacaktı. O yüzden karıştırıp, sıcak yerine kapağı kapalı şekilde kaldırıyorum.

    6. GÜN

    Sabah 08:30

    1/2 su bardağı tam buğday unu
    1/2 su bardağı su
    Aaaa… O da ne? İşaret noktasının da altına düşmüş. Anlıyorum ki içeride çok bakteri var ama az yemek var. O yüzden br bardaklık kısmını ayırıyorum. Geriye 1 bardak kalıyor. Kalan mayayı ayırdığım miktarı tutturacak kadar un ve su ile besliyorum.

    6. gün

    Akşam 18:30

    Nimet, köpük köpük olmuş. Çizgiyi 1 parmaktan fazlaca geçmiş. Su testinden kalmasına rağmen ani bir kararla 1 su bardağı mayayı ayırıp ekmeği yoğuruyorum. Tarifi bir sonraki post’ta…

    Akşam 22:30

    Yoğurduğum ekmek kabarmış. Ayırdığım maya da gözgöz yaşamına devam ediyor. Galiba oldu bu iş…

    Ekşi Mayalı Ekmek Tarifi
    Kaynak devalet şah





+ Yorum Gönder