Konusunu Oylayın.: Namazın İnsana Kazandırdıkları

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 12 kişi
Namazın İnsana Kazandırdıkları
  1. 18.Haziran.2008, 23:20
    1
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,065
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Namazın İnsana Kazandırdıkları






    Namazın İnsana Kazandırdıkları Mumsema Namazın Kazandırdıkları

    Şartlarına uygun olarak kılınan namaz, imanın büyüyerek ve olgunlaşarak kalpten çıkmasına ve hayatın gidişatının iyiye yöneltilmesini sağlar. Namazla kişinin içi ve dışı temizlenir, vakitlere bir düzen gelir, kalp ve beden Allah’a teslimiyetle kuvvetlendirilir, ahlâkí davranışlar olgunlaştırılır, çirkin ve günah olan şeylerden kaçma öğrenilir. Namaz kılan mü’minler ile namazı terkeden kimseler arasında ahlâk ve davranış açısında gözle görülür farklar vardır.
    Namazını kılan mü’minin en azından dört kazancı vardır:
    Birincisi, maddi temizlik,
    İkincisi, kalp sağlamlığı,
    Üçüncüsü, zamanların düzenlenmesi,
    Dördüncüsü, toplumsal düzenleme.
    Namaz, nefse boyun eğdirir, kibiri ve gururu azaltır, mü’mini diğer müslümanlarla kardeşliğe hazırlar, duygularını yüceltir, şükretmeyi artırır. Namazını ‘setr-i avret-avret yerlerini örterek’ kılan mü’min, takva elbisesini giyer, örtülecek ayıplarını örtmeyi öğrenir, günahlarının tevbe ile silinmesini ister.
    Namazda bazı şartlara uymak –ki bunlara namazın şartları ve rükünleri denir- namazın şeklen tamamlanması için gerekir. Ama asıl önemli olan, istenildiği gibi ‘ikame’ edilmesidir. Namazın ruhaní boyutunu yakalayabilmek, namazı bütün bir hayata ve bütün davranışlara etki edecek bir şekilde kılabilmektir.


  2. 18.Haziran.2008, 23:20
    1
    Administrator



    Namazın Kazandırdıkları

    Şartlarına uygun olarak kılınan namaz, imanın büyüyerek ve olgunlaşarak kalpten çıkmasına ve hayatın gidişatının iyiye yöneltilmesini sağlar. Namazla kişinin içi ve dışı temizlenir, vakitlere bir düzen gelir, kalp ve beden Allah’a teslimiyetle kuvvetlendirilir, ahlâkí davranışlar olgunlaştırılır, çirkin ve günah olan şeylerden kaçma öğrenilir. Namaz kılan mü’minler ile namazı terkeden kimseler arasında ahlâk ve davranış açısında gözle görülür farklar vardır.
    Namazını kılan mü’minin en azından dört kazancı vardır:
    Birincisi, maddi temizlik,
    İkincisi, kalp sağlamlığı,
    Üçüncüsü, zamanların düzenlenmesi,
    Dördüncüsü, toplumsal düzenleme.
    Namaz, nefse boyun eğdirir, kibiri ve gururu azaltır, mü’mini diğer müslümanlarla kardeşliğe hazırlar, duygularını yüceltir, şükretmeyi artırır. Namazını ‘setr-i avret-avret yerlerini örterek’ kılan mü’min, takva elbisesini giyer, örtülecek ayıplarını örtmeyi öğrenir, günahlarının tevbe ile silinmesini ister.
    Namazda bazı şartlara uymak –ki bunlara namazın şartları ve rükünleri denir- namazın şeklen tamamlanması için gerekir. Ama asıl önemli olan, istenildiği gibi ‘ikame’ edilmesidir. Namazın ruhaní boyutunu yakalayabilmek, namazı bütün bir hayata ve bütün davranışlara etki edecek bir şekilde kılabilmektir.


    Benzer Konular

    - Namazın Insanlara Kazandırdıkları

    - Namazın İnsana ve Topluma Kazandırdıkları ile ilgili kompasizyon

    - Namazın kılana namazın kazandırdıkları nelerdir?

    - Namazın Kazandırdıkları Nelerdir ?

    - Bir Günlük Namazın Kazandırdıkları

  3. 18.Haziran.2008, 23:29
    2
    rana
    Aciz Kul

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2007
    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 5,595
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 68
    Bulunduğu yer: Stuttgart/Istanbul/Ankara

    --->: Namazın Kazandırdıkları




    ne güzel bir nimetdir hamd olsun , Rabbim namazi dosdorgu husu icinde kilanlardan eylesin

    Allah c.c. razi olsun


  4. 18.Haziran.2008, 23:29
    2
    Aciz Kul



    ne güzel bir nimetdir hamd olsun , Rabbim namazi dosdorgu husu icinde kilanlardan eylesin

    Allah c.c. razi olsun


  5. 03.Ekim.2009, 09:36
    3
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,008
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 330
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    --->: Namazın Kazandırdıkları

    Namazın insana kazandırdıkları nelerdir?

    Namaz, Müminin Hayatını Disipline Eder

    Günde beş defa kılınan namaz, müminin hayatını disipline etmede büyük rol oynar. Sürekli belli vakitlerde ifa edilmesi, onu ruhen ve bedenen, maddeten ve manen disipline alıştırır. Cemaatle kılınan namazlarda özellikle imama iktida; müminleri askeri bir disipline kavuşturur. İmam "Allahu Ekber" dediğinde artık, konuşan ve Rabb'e yüksek sesle iltica eden o olur. Müminlere aynı zamanda vekalet etmiş olur. İmamın tekbirleri bir direktif halinde tüm cemaati oturtur-kaldırır. Bu açıdan cemaatte manevî, ruhî, yüksek ve yüce bir disiplin vardır. İdeal bir cemaatin ve inanmış topluluğun ileri derecede disipline olmuş formlarını ancak günde beş defa kılınan namazda bulmak mümkündür. Şüphesiz bu disiplin her şeyden önce ruhî, fikrî ve manevî bir disiplindir. Diğer bazı disiplinlerin soğukluğu da onda yoktur. Her ibadet hareketi sımsıcak bir duygu ve disiplin verir insana. Ve bu hareket, bütün ömür boyu devam eder.

    Namaz İnsanı Fuhşiyattan Alıkoyar

    Peygamberimiz (a.s.m.), “Kim sabah namazını kılarsa, Allah’ın garantisi altındadır” (Kütüb-i Sitte, c.17, s.541) Allah (c.c.), Kur'ân-ı Kerim'de: "... Muhakkak namaz, hayasızlıktan ve kötülükten alıkor." (Ankebût, 29/45) buyuruyor. Fuhşiyat ve münkerat, kendilerine has o menhus yönleriyle mümini miraciyesinden ve Allah'a kurbiyetinden uzaklaştırır. Haddi zatında her bir günah içinde küfre giden bir yol vardır. Günah, işlene işlene insana küfrü kolaylaştırır. Ancak namaz, Allah'a bir kurbiyet olduğu için, insanı her türlü günahtan korur, tıpkı bir paratoner gibi.. Tabiî namaz, gerçek anlamda bir namaz ise. Yukarıdaki ayette de ifade edildiği gibi gerçek manasına ve ruhuna uygun olarak ifa edilen namaz, her türlü kötülükten, hayasızlıktan, azgınlıktan ve taşkınlıktan alıkoyar. Şuursuz ifa edilen bir ibadette ise bu kuvvette bir koruyuculuk söz konusu olmaz.
    Nitekim Maûn sûresinde Allah (c.c.) ".. veyl olsun o namaz kılanlara! Onlar ki kıldıkları namazdan gafildirler." (Maûn, 107/4-5) buyurur. Demek ki namazda, insanı kötülüklerden koruyan bir kuvvet var; var ki, hakkıyla eda edilmediği zaman kul kendini günahlara karşı riske açıyor demektir. Namaz kurbiyeti temsil ettiği için, yüksek düzeyde vefa da istiyor. Bunun anlamı şudur; kulun, namaza karşı gösterdiği vefa, özen ve iştiyak nisbetinde, namaz da ona karşı vefalı olur ve ondaki fuhşiyata açılan duyguları ve kötülük hislerini köreltir. Yani namazda karşılıklı vefa söz konusudur.

    Namazın, Kalbî Huzuru Temin Etmesi

    Müminin, namazlarını şuurlu olarak eda etmesi, onun düzensiz hayatına bir düzen, dağınık kalbine bir denge ve insicam getirecek, perişan hislerini ayağa kaldırıp bulanık yönlerine de bir ışık saçacaktır. Ve o, bu sayede doğru görme, doğru düşünme, doğru konuşma imkânını elde edecektir. Günde beş defa Rabbin huzuruna gelinip şuurla eda edilen namaz, Allah'ın izniyle bütün bunları insana kazandıracak mahiyettedir. Namaz, bu manaları hem taşır hem de tekeffül etmiş durumdadır.
    Evet, müminin hudu ve huşû içinde eda ettiği namaz, gerçek namaz olacaktır. Ama huşuun temini için bir kısım şartlar vardır; evvela huzur-u kalb lazımdır; sonra bir tefehhüm, yani meseleyi kavrama; sonra da bir recâ ve ümitle Rabb'e bel bağlama.. daha sonra da utanma ve sıkılma havası içinde Rabbin huzuruna gelme.
    Evvela, huzur-u kalb nedir? Huzur-u kalb, namazda söylenip ifade edilen bütün bu manaların dışına çıkmamaktır. Zaten " huzur"Arapça manası itibariyle; " hazır olma", " hazır bulunma" demektir. Avamca ifadesi ile, çarşıya pazara çıkarken cüzdanınızı yanınızda taşıdığınız gibi, namazda kalbinizi yanınızda taşımanız demektir. Zira Allah indinde geçer akçe bir şey varsa, o da kalbdir. Siz, kalbinizi O'na verecek, karşılığında da O'nun rahmet ve rızasını alacaksınız.

    Namazın İçtimâî Bir İbadet Olması

    Ferdî ve ruhî bir ibadet olduğu kadar, namazın sosyalleştirici bir yönü de vardır. Özellikle farz namazların cemaatle kılınmasının lüzumu, ondaki içtimaî muhtevanın boyutunu göstermesi bakımından önemlidir. İslâm'da camilerin, tarih boyunca Müslüman ferdlerin sosyalleşmesinde büyük hizmetleri ve rolü olmuştur. Zira camiler yalnızca ferdlerin namaz ibadetlerini ikame etmeleri için inşa edilmiş değildir. Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), Medine'ye hicret ettikten sonra orada mescidi inşa ettiğinde, Müslümanların bugünkü ifade ile plan ve projeleri, ferdî, ailevî, sosyal ve uluslar arası (diğer kabile ve devletlerle arasındaki ilişkileri adına bütün sorunları mabedde görüşülüyor, istişare ediliyor ve karara bağlanıyordu. Belki daha sonraki yüzyıllara damgasını vuracak olan ilmi faaliyetlerin ve halkaların da merkezi konumuna yükselecekti. İlim ve medeniyetin ilk çekirdekleri, denebilir ki buralarda atıldı. İslâm medeniyetine bir mabed medeniyetidir de denebilir. Mabed, ibadet edilen yer demektir; ama topluca, cemaat halinde ifa edilen ibadet mahalleri, aynı zamanda Müslüman bireylerin sosyalleş¬mesinde ve kamusal bir şuur edinmelerinde temel fonksiyonlar icra etmiştir. Bu bakımdan namaz, İslâm'da yalnızca bir ibadet değildir. Bireylerin sosyalleşmesinde ve ilk şehir ve kentlerin oluşmasında merkezi bir rol oynamıştır. Bilindiği gibi İslâm'da ilk şehirler, camiler etrafında örgülenmiştir.

    Namaz insanlar arası eşitliği sağlar

    İslâm-ibadet sisteminin amaçlarından birisi de insanlar arasındaki farklı toplumsal statü gruplarını ve sınıfsal yapıları refüze ederek, mahviyet ve tevazu etrafında eşitleyen bir sosyal model oluşturmasıdır. Fakir-zengin, efendi-köle, bilgin-cahil, aristokrat ya da orta halli, memur-sivil, devlet başkanı ve sıradan bir vatandaşı aynı safta ipe dizercesine eşit bir statüye kavuşturmasıdır. Sınıf çatışmalarıyla ilgili kavgalar, insanlık tarihinde nasıl kanlı olaylara, siyasi, kültürel ve etnik gettoların oluşmasına hizmet etmiştir? Bunu Batı'nın tarihinden bilmekteyiz. İslâm tarihinde bu anlamda bir çatışmadan ve farklılaşmadan söz edilemez. Bunun sebeplerinden birisi ve belki de en önemlisi, cemaat halinde kılınan namazların bireylere kazandırdığı kardeşlik ve eşitlik ruhudur. Çünkü her inanmış, kültürel ve sosyal mevkii ne olursa olsun, birlik, beraberlik, ortak düşünce ve hazzı bu namazlar sayesinde elde eder.


    Namaz kılanın bütün yaptıkları ibâdettir

    Eğer namaz kılarsanız, bütün ömrünüzü ibadetle geçirebilirsiniz. Bundan daha büyük müjde olabilir mi?
    Rabbimizin bize ihsan ettiği nimetler sayılamayacak kadar çok. Buna karşılık kısa bir ömürde yaptığımız sınırlı ibadetlerin, şükür için ne kadar yetersiz olduğu açık. Ayrıca burada ibadetlerimizle ebedî bir Cenneti kazanacağız.
    İşte sayısız nimetlere şükretmek ve sonsuz Cenneti kazanmak için ibadetimizin ne kadar yetersiz olduğunu bilen Rabbimiz, bize muhteşem bir fırsat sunmuştur. Eğer namazınızı dosdoğru kılarsanız, diğer dünyevî mübah amelleriniz güzel bir niyetle ibadet hükmüne geçebilir.
    Evet, bütün hayatınızı ibadetle doldurmaya gücünüz yetmez. Ama Rabbimiz bunun için altın fırsatlar sunuyor. Bunun üç şartı var:
    1- Namazı hiç ihmal etmeden dosdoğru kılmak,
    2- Dinen yasaklanmamış mübah ameller işlemek,
    3- Bu dünyevî amelleri iyi bir niyetle yapmak.
    Diyelim ki, beş vakit namazı kılan birisiniz. Yemek yemeniz, temizlik yapmanız, rızkınız için çalışmanız, meşru konuşmalarınız, tebessümünüz, uyumanız bir çeşit ibadettir. Çünkü, bunların hepsi hayatımız için gereklidir ve yaşantımızı sürdürmemiz için bunları yapmak zorundayız. Yaptığımız her davranışımızı ayet ve hadislere dayandırmamız mümkündür.
    Söz gelişi, aşırıya gitmeden, tam ihtiyacınız kadar uyusanız, uykunun Rabbimizin bir nimeti olduğunu düşünerek, Besmeleyle ve sünnet olan duaları okuyarak yatıp, yine Besmeleyle uyansanız ibadet etmiş olursunuz. Tabiî namaz kılmak şartıyla...
    Bu açıdan baktığımızda namaz eşsiz bir ibadet hazinesidir.

    Namaz en büyük koruyucudur

    Namaz mü’minleri tehlikelerden korur. İşte bununla ilgili yaşanmış bir örnek:
    Bir üniversite öğrencisi, bir yolculukta, vakti geçmekte olan akşam namazını kılmak için çareler düşünür. Tam bu sırada otobüs mazot almak için bir akaryakıt istasyonunda durur. Öğrenci muavinden izin alarak birisine kıbleyi sorup, çimlerin üzerinde namaza durur.
    İçinde tarifsiz bir mutluluk vardır. Artık sıkıntısı kaybolmuş, Âlemlerin Rabbinin huzurunda, görevini yerine getirmenin doyumsuz lezzetini yaşamaktadır.
    Üçüncü rekâtı kılarken, ömür boyu unutamayacağı bir şey olur. Fâtiha’yı okumuş, tam rükû’a eğilecekken, ileride kulübesinde duran istasyonun köpeği, havlayarak üzerine gelir.
    Öğrenci saniyelik bir tereddüt geçirir. Şimdi ne yapmalıdır? Namazı bırakıp kaçmalı mı, yoksa devam mı etmelidir? Allah’ın huzurundan ayrılmayı bir türlü düşünemez ve “Allahüekber” diyerek rükûya gider.
    İşte tam o anda, ne olduysa olur. Kendisine saldırmak üzere havlayarak gelen köpek, sanki birisi arkasından çekmişçesine, tam yanına gelmişken frenine basılan bir otobüs gibi durur. Havlamasını kesmiş, hafif bir hırıltıyla namaz kılan gence bakakalmış, o secdeye gidince de kulübesinin yolunu tutmuştur. (Yürekten Hikâyeler, s.53, Cengiz Tan, NesilYayınları)
    Evet, her şeyin sahibi, Kendisine secde eden bir genci, açık bir tehlikeden korumuştu.
    Kim namaz kılma yolunda istekli ve gayretli olursa, Allah ona kolaylıklar yaratır ve tehlikelerden korur. Bunun örnekleri binlercedir.

    Selam ve dua ile...Sorularla İslamiyet


  6. 03.Ekim.2009, 09:36
    3
    Moderatör
    Namazın insana kazandırdıkları nelerdir?

    Namaz, Müminin Hayatını Disipline Eder

    Günde beş defa kılınan namaz, müminin hayatını disipline etmede büyük rol oynar. Sürekli belli vakitlerde ifa edilmesi, onu ruhen ve bedenen, maddeten ve manen disipline alıştırır. Cemaatle kılınan namazlarda özellikle imama iktida; müminleri askeri bir disipline kavuşturur. İmam "Allahu Ekber" dediğinde artık, konuşan ve Rabb'e yüksek sesle iltica eden o olur. Müminlere aynı zamanda vekalet etmiş olur. İmamın tekbirleri bir direktif halinde tüm cemaati oturtur-kaldırır. Bu açıdan cemaatte manevî, ruhî, yüksek ve yüce bir disiplin vardır. İdeal bir cemaatin ve inanmış topluluğun ileri derecede disipline olmuş formlarını ancak günde beş defa kılınan namazda bulmak mümkündür. Şüphesiz bu disiplin her şeyden önce ruhî, fikrî ve manevî bir disiplindir. Diğer bazı disiplinlerin soğukluğu da onda yoktur. Her ibadet hareketi sımsıcak bir duygu ve disiplin verir insana. Ve bu hareket, bütün ömür boyu devam eder.

    Namaz İnsanı Fuhşiyattan Alıkoyar

    Peygamberimiz (a.s.m.), “Kim sabah namazını kılarsa, Allah’ın garantisi altındadır” (Kütüb-i Sitte, c.17, s.541) Allah (c.c.), Kur'ân-ı Kerim'de: "... Muhakkak namaz, hayasızlıktan ve kötülükten alıkor." (Ankebût, 29/45) buyuruyor. Fuhşiyat ve münkerat, kendilerine has o menhus yönleriyle mümini miraciyesinden ve Allah'a kurbiyetinden uzaklaştırır. Haddi zatında her bir günah içinde küfre giden bir yol vardır. Günah, işlene işlene insana küfrü kolaylaştırır. Ancak namaz, Allah'a bir kurbiyet olduğu için, insanı her türlü günahtan korur, tıpkı bir paratoner gibi.. Tabiî namaz, gerçek anlamda bir namaz ise. Yukarıdaki ayette de ifade edildiği gibi gerçek manasına ve ruhuna uygun olarak ifa edilen namaz, her türlü kötülükten, hayasızlıktan, azgınlıktan ve taşkınlıktan alıkoyar. Şuursuz ifa edilen bir ibadette ise bu kuvvette bir koruyuculuk söz konusu olmaz.
    Nitekim Maûn sûresinde Allah (c.c.) ".. veyl olsun o namaz kılanlara! Onlar ki kıldıkları namazdan gafildirler." (Maûn, 107/4-5) buyurur. Demek ki namazda, insanı kötülüklerden koruyan bir kuvvet var; var ki, hakkıyla eda edilmediği zaman kul kendini günahlara karşı riske açıyor demektir. Namaz kurbiyeti temsil ettiği için, yüksek düzeyde vefa da istiyor. Bunun anlamı şudur; kulun, namaza karşı gösterdiği vefa, özen ve iştiyak nisbetinde, namaz da ona karşı vefalı olur ve ondaki fuhşiyata açılan duyguları ve kötülük hislerini köreltir. Yani namazda karşılıklı vefa söz konusudur.

    Namazın, Kalbî Huzuru Temin Etmesi

    Müminin, namazlarını şuurlu olarak eda etmesi, onun düzensiz hayatına bir düzen, dağınık kalbine bir denge ve insicam getirecek, perişan hislerini ayağa kaldırıp bulanık yönlerine de bir ışık saçacaktır. Ve o, bu sayede doğru görme, doğru düşünme, doğru konuşma imkânını elde edecektir. Günde beş defa Rabbin huzuruna gelinip şuurla eda edilen namaz, Allah'ın izniyle bütün bunları insana kazandıracak mahiyettedir. Namaz, bu manaları hem taşır hem de tekeffül etmiş durumdadır.
    Evet, müminin hudu ve huşû içinde eda ettiği namaz, gerçek namaz olacaktır. Ama huşuun temini için bir kısım şartlar vardır; evvela huzur-u kalb lazımdır; sonra bir tefehhüm, yani meseleyi kavrama; sonra da bir recâ ve ümitle Rabb'e bel bağlama.. daha sonra da utanma ve sıkılma havası içinde Rabbin huzuruna gelme.
    Evvela, huzur-u kalb nedir? Huzur-u kalb, namazda söylenip ifade edilen bütün bu manaların dışına çıkmamaktır. Zaten " huzur"Arapça manası itibariyle; " hazır olma", " hazır bulunma" demektir. Avamca ifadesi ile, çarşıya pazara çıkarken cüzdanınızı yanınızda taşıdığınız gibi, namazda kalbinizi yanınızda taşımanız demektir. Zira Allah indinde geçer akçe bir şey varsa, o da kalbdir. Siz, kalbinizi O'na verecek, karşılığında da O'nun rahmet ve rızasını alacaksınız.

    Namazın İçtimâî Bir İbadet Olması

    Ferdî ve ruhî bir ibadet olduğu kadar, namazın sosyalleştirici bir yönü de vardır. Özellikle farz namazların cemaatle kılınmasının lüzumu, ondaki içtimaî muhtevanın boyutunu göstermesi bakımından önemlidir. İslâm'da camilerin, tarih boyunca Müslüman ferdlerin sosyalleşmesinde büyük hizmetleri ve rolü olmuştur. Zira camiler yalnızca ferdlerin namaz ibadetlerini ikame etmeleri için inşa edilmiş değildir. Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), Medine'ye hicret ettikten sonra orada mescidi inşa ettiğinde, Müslümanların bugünkü ifade ile plan ve projeleri, ferdî, ailevî, sosyal ve uluslar arası (diğer kabile ve devletlerle arasındaki ilişkileri adına bütün sorunları mabedde görüşülüyor, istişare ediliyor ve karara bağlanıyordu. Belki daha sonraki yüzyıllara damgasını vuracak olan ilmi faaliyetlerin ve halkaların da merkezi konumuna yükselecekti. İlim ve medeniyetin ilk çekirdekleri, denebilir ki buralarda atıldı. İslâm medeniyetine bir mabed medeniyetidir de denebilir. Mabed, ibadet edilen yer demektir; ama topluca, cemaat halinde ifa edilen ibadet mahalleri, aynı zamanda Müslüman bireylerin sosyalleş¬mesinde ve kamusal bir şuur edinmelerinde temel fonksiyonlar icra etmiştir. Bu bakımdan namaz, İslâm'da yalnızca bir ibadet değildir. Bireylerin sosyalleşmesinde ve ilk şehir ve kentlerin oluşmasında merkezi bir rol oynamıştır. Bilindiği gibi İslâm'da ilk şehirler, camiler etrafında örgülenmiştir.

    Namaz insanlar arası eşitliği sağlar

    İslâm-ibadet sisteminin amaçlarından birisi de insanlar arasındaki farklı toplumsal statü gruplarını ve sınıfsal yapıları refüze ederek, mahviyet ve tevazu etrafında eşitleyen bir sosyal model oluşturmasıdır. Fakir-zengin, efendi-köle, bilgin-cahil, aristokrat ya da orta halli, memur-sivil, devlet başkanı ve sıradan bir vatandaşı aynı safta ipe dizercesine eşit bir statüye kavuşturmasıdır. Sınıf çatışmalarıyla ilgili kavgalar, insanlık tarihinde nasıl kanlı olaylara, siyasi, kültürel ve etnik gettoların oluşmasına hizmet etmiştir? Bunu Batı'nın tarihinden bilmekteyiz. İslâm tarihinde bu anlamda bir çatışmadan ve farklılaşmadan söz edilemez. Bunun sebeplerinden birisi ve belki de en önemlisi, cemaat halinde kılınan namazların bireylere kazandırdığı kardeşlik ve eşitlik ruhudur. Çünkü her inanmış, kültürel ve sosyal mevkii ne olursa olsun, birlik, beraberlik, ortak düşünce ve hazzı bu namazlar sayesinde elde eder.


    Namaz kılanın bütün yaptıkları ibâdettir

    Eğer namaz kılarsanız, bütün ömrünüzü ibadetle geçirebilirsiniz. Bundan daha büyük müjde olabilir mi?
    Rabbimizin bize ihsan ettiği nimetler sayılamayacak kadar çok. Buna karşılık kısa bir ömürde yaptığımız sınırlı ibadetlerin, şükür için ne kadar yetersiz olduğu açık. Ayrıca burada ibadetlerimizle ebedî bir Cenneti kazanacağız.
    İşte sayısız nimetlere şükretmek ve sonsuz Cenneti kazanmak için ibadetimizin ne kadar yetersiz olduğunu bilen Rabbimiz, bize muhteşem bir fırsat sunmuştur. Eğer namazınızı dosdoğru kılarsanız, diğer dünyevî mübah amelleriniz güzel bir niyetle ibadet hükmüne geçebilir.
    Evet, bütün hayatınızı ibadetle doldurmaya gücünüz yetmez. Ama Rabbimiz bunun için altın fırsatlar sunuyor. Bunun üç şartı var:
    1- Namazı hiç ihmal etmeden dosdoğru kılmak,
    2- Dinen yasaklanmamış mübah ameller işlemek,
    3- Bu dünyevî amelleri iyi bir niyetle yapmak.
    Diyelim ki, beş vakit namazı kılan birisiniz. Yemek yemeniz, temizlik yapmanız, rızkınız için çalışmanız, meşru konuşmalarınız, tebessümünüz, uyumanız bir çeşit ibadettir. Çünkü, bunların hepsi hayatımız için gereklidir ve yaşantımızı sürdürmemiz için bunları yapmak zorundayız. Yaptığımız her davranışımızı ayet ve hadislere dayandırmamız mümkündür.
    Söz gelişi, aşırıya gitmeden, tam ihtiyacınız kadar uyusanız, uykunun Rabbimizin bir nimeti olduğunu düşünerek, Besmeleyle ve sünnet olan duaları okuyarak yatıp, yine Besmeleyle uyansanız ibadet etmiş olursunuz. Tabiî namaz kılmak şartıyla...
    Bu açıdan baktığımızda namaz eşsiz bir ibadet hazinesidir.

    Namaz en büyük koruyucudur

    Namaz mü’minleri tehlikelerden korur. İşte bununla ilgili yaşanmış bir örnek:
    Bir üniversite öğrencisi, bir yolculukta, vakti geçmekte olan akşam namazını kılmak için çareler düşünür. Tam bu sırada otobüs mazot almak için bir akaryakıt istasyonunda durur. Öğrenci muavinden izin alarak birisine kıbleyi sorup, çimlerin üzerinde namaza durur.
    İçinde tarifsiz bir mutluluk vardır. Artık sıkıntısı kaybolmuş, Âlemlerin Rabbinin huzurunda, görevini yerine getirmenin doyumsuz lezzetini yaşamaktadır.
    Üçüncü rekâtı kılarken, ömür boyu unutamayacağı bir şey olur. Fâtiha’yı okumuş, tam rükû’a eğilecekken, ileride kulübesinde duran istasyonun köpeği, havlayarak üzerine gelir.
    Öğrenci saniyelik bir tereddüt geçirir. Şimdi ne yapmalıdır? Namazı bırakıp kaçmalı mı, yoksa devam mı etmelidir? Allah’ın huzurundan ayrılmayı bir türlü düşünemez ve “Allahüekber” diyerek rükûya gider.
    İşte tam o anda, ne olduysa olur. Kendisine saldırmak üzere havlayarak gelen köpek, sanki birisi arkasından çekmişçesine, tam yanına gelmişken frenine basılan bir otobüs gibi durur. Havlamasını kesmiş, hafif bir hırıltıyla namaz kılan gence bakakalmış, o secdeye gidince de kulübesinin yolunu tutmuştur. (Yürekten Hikâyeler, s.53, Cengiz Tan, NesilYayınları)
    Evet, her şeyin sahibi, Kendisine secde eden bir genci, açık bir tehlikeden korumuştu.
    Kim namaz kılma yolunda istekli ve gayretli olursa, Allah ona kolaylıklar yaratır ve tehlikelerden korur. Bunun örnekleri binlercedir.

    Selam ve dua ile...Sorularla İslamiyet


  7. 03.Ekim.2009, 09:56
    4
    meryemgül1
    ~~Medinenin Gülü ~~

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Haziran.2009
    Üye No: 48911
    Mesaj Sayısı: 3,928
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 77
    Bulunduğu yer: Türkiye

    --->: Namazın İnsana Kazandırdıkları

    Alıntı
    Namaz en büyük koruyucudur

    Namaz mü’minleri tehlikelerden korur. İşte bununla ilgili yaşanmış bir örnek:
    Bir üniversite öğrencisi, bir yolculukta, vakti geçmekte olan akşam namazını kılmak için çareler düşünür. Tam bu sırada otobüs mazot almak için bir akaryakıt istasyonunda durur. Öğrenci muavinden izin alarak birisine kıbleyi sorup, çimlerin üzerinde namaza durur.
    İçinde tarifsiz bir mutluluk vardır. Artık sıkıntısı kaybolmuş, Âlemlerin Rabbinin huzurunda, görevini yerine getirmenin doyumsuz lezzetini yaşamaktadır.
    Üçüncü rekâtı kılarken, ömür boyu unutamayacağı bir şey olur. Fâtiha’yı okumuş, tam rükû’a eğilecekken, ileride kulübesinde duran istasyonun köpeği, havlayarak üzerine gelir.
    Öğrenci saniyelik bir tereddüt geçirir. Şimdi ne yapmalıdır? Namazı bırakıp kaçmalı mı, yoksa devam mı etmelidir? Allah’ın huzurundan ayrılmayı bir türlü düşünemez ve “Allahüekber” diyerek rükûya gider.
    İşte tam o anda, ne olduysa olur. Kendisine saldırmak üzere havlayarak gelen köpek, sanki birisi arkasından çekmişçesine, tam yanına gelmişken frenine basılan bir otobüs gibi durur. Havlamasını kesmiş, hafif bir hırıltıyla namaz kılan gence bakakalmış, o secdeye gidince de kulübesinin yolunu tutmuştur. (Yürekten Hikâyeler, s.53, Cengiz Tan, NesilYayınları)
    Evet, her şeyin sahibi, Kendisine secde eden bir genci, açık bir tehlikeden korumuştu.
    Kim namaz kılma yolunda istekli ve gayretli olursa, Allah ona kolaylıklar yaratır ve tehlikelerden korur. Bunun örnekleri binlercedir.

    Selam ve dua ile...Sorularla İslamiyet

    çok güzel bir paylaşım olmuş Allah razı olsun

    namaz gözümün nurudur


  8. 03.Ekim.2009, 09:56
    4
    ~~Medinenin Gülü ~~
    Alıntı
    Namaz en büyük koruyucudur

    Namaz mü’minleri tehlikelerden korur. İşte bununla ilgili yaşanmış bir örnek:
    Bir üniversite öğrencisi, bir yolculukta, vakti geçmekte olan akşam namazını kılmak için çareler düşünür. Tam bu sırada otobüs mazot almak için bir akaryakıt istasyonunda durur. Öğrenci muavinden izin alarak birisine kıbleyi sorup, çimlerin üzerinde namaza durur.
    İçinde tarifsiz bir mutluluk vardır. Artık sıkıntısı kaybolmuş, Âlemlerin Rabbinin huzurunda, görevini yerine getirmenin doyumsuz lezzetini yaşamaktadır.
    Üçüncü rekâtı kılarken, ömür boyu unutamayacağı bir şey olur. Fâtiha’yı okumuş, tam rükû’a eğilecekken, ileride kulübesinde duran istasyonun köpeği, havlayarak üzerine gelir.
    Öğrenci saniyelik bir tereddüt geçirir. Şimdi ne yapmalıdır? Namazı bırakıp kaçmalı mı, yoksa devam mı etmelidir? Allah’ın huzurundan ayrılmayı bir türlü düşünemez ve “Allahüekber” diyerek rükûya gider.
    İşte tam o anda, ne olduysa olur. Kendisine saldırmak üzere havlayarak gelen köpek, sanki birisi arkasından çekmişçesine, tam yanına gelmişken frenine basılan bir otobüs gibi durur. Havlamasını kesmiş, hafif bir hırıltıyla namaz kılan gence bakakalmış, o secdeye gidince de kulübesinin yolunu tutmuştur. (Yürekten Hikâyeler, s.53, Cengiz Tan, NesilYayınları)
    Evet, her şeyin sahibi, Kendisine secde eden bir genci, açık bir tehlikeden korumuştu.
    Kim namaz kılma yolunda istekli ve gayretli olursa, Allah ona kolaylıklar yaratır ve tehlikelerden korur. Bunun örnekleri binlercedir.

    Selam ve dua ile...Sorularla İslamiyet

    çok güzel bir paylaşım olmuş Allah razı olsun

    namaz gözümün nurudur


  9. 03.Ekim.2009, 10:04
    5
    mızrap
    Kırık Mızrap

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Eylül.2009
    Üye No: 55818
    Mesaj Sayısı: 229
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 33
    Bulunduğu yer: İzmir

    --->: Namazın İnsana Kazandırdıkları

    Allah razı olsun bu güzel paylaşımı bizlerle paylaştığınız için


  10. 03.Ekim.2009, 10:04
    5
    Kırık Mızrap
    Allah razı olsun bu güzel paylaşımı bizlerle paylaştığınız için


  11. 03.Ekim.2009, 10:31
    6
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,692
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    --->: Namazın İnsana Kazandırdıkları

    Allah razı olsun Mumsema ve Mum hocalarım çok güzel bir paylaşımdı ellerinize sağlık


  12. 03.Ekim.2009, 10:31
    6
    Silent and lonely rains
    Allah razı olsun Mumsema ve Mum hocalarım çok güzel bir paylaşımdı ellerinize sağlık


  13. 13.Aralık.2009, 11:53
    7
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,008
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 330
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    --->: Namazın İnsana Kazandırdıkları

    Alıntı
    Allah razı olsun Mumsema ve Mum hocalarım çok güzel bir paylaşımdı ellerinize sağlık
    ve sizdende Allah (cc) razı olsun. dua en güzel hediyedir.


  14. 13.Aralık.2009, 11:53
    7
    Moderatör
    Alıntı
    Allah razı olsun Mumsema ve Mum hocalarım çok güzel bir paylaşımdı ellerinize sağlık
    ve sizdende Allah (cc) razı olsun. dua en güzel hediyedir.


  15. 23.Aralık.2010, 20:57
    8
    MiracBerkay
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Aralık.2010
    Üye No: 82022
    Mesaj Sayısı: 5
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 18

    Yanıt: Namazın İnsana Kazandırdıkları

    Allah Razı Olsun Hocam Ödevimdi


  16. 23.Aralık.2010, 20:57
    8
    Allah Razı Olsun Hocam Ödevimdi


  17. 24.Aralık.2013, 12:49
    9
    Misafir

    Cevap: --->: Namazın İnsana Kazandırdıkları

    doğrudur gerçekten beyendim sağolun


  18. 24.Aralık.2013, 12:49
    9
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    doğrudur gerçekten beyendim sağolun


  19. 25.Aralık.2013, 00:20
    10
    Misafir

    Cevap: Namazın İnsana Kazandırdıkları

    allah razı olsun çok teşekkürler


  20. 25.Aralık.2013, 00:20
    10
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    allah razı olsun çok teşekkürler


  21. 07.Mayıs.2015, 18:22
    11
    Misafir

    Cevap: Namazın İnsana Kazandırdıkları

    Sayenizde proje ödevim bitti tek birsey kaldı o da işallah Allah'ın izniyle 100 alabilmem dua edin ne olur ben bunun için ne kadar emek
    Sarfettim


  22. 07.Mayıs.2015, 18:22
    11
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Sayenizde proje ödevim bitti tek birsey kaldı o da işallah Allah'ın izniyle 100 alabilmem dua edin ne olur ben bunun için ne kadar emek
    Sarfettim


  23. 22.Aralık.2016, 21:27
    12
    Misafir

    Yorum: Namazın İnsana Kazandırdıkları

    Çok karışık bence çorba gibi bildiğin salata daha iyisi olabilir


  24. 22.Aralık.2016, 21:27
    12
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Çok karışık bence çorba gibi bildiğin salata daha iyisi olabilir





+ Yorum Gönder