Konusunu Oylayın.: Namazın önemi Âdem aleyhisselâmdan beri, her dinde bir vakit namaz var idi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Namazın önemi Âdem aleyhisselâmdan beri, her dinde bir vakit namaz var idi
  1. 11.Eylül.2007, 23:16
    1
    ahfa
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Nisan.2007
    Üye No: 203
    Mesaj Sayısı: 172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 24
    Bulunduğu yer: Dar-ı Ahfa

    Namazın önemi Âdem aleyhisselâmdan beri, her dinde bir vakit namaz var idi






    Namazın önemi Âdem aleyhisselâmdan beri, her dinde bir vakit namaz var idi Mumsema Bismillahirrahmanırrahim

    Namazın önemi
    Âdem aleyhisselâmdan beri, her dinde bir vakit namaz var idi. Yâni her ümmet mutlaka namaz kılardı. Kimisi sabah, kimisi öğle, kimisi akşam, kimisi yatsı namazı kılardı. Hepsinin kıldığı, bir araya toplanarak bize farz edildi.
    Namaz kılmak, îmânın şartı değil ise de, namazın farz olduğuna inanmak, îmânın şartıdır. Mükellef olan yâni âkıl ve bâlig olan her müslümanın, hergün beş vakit namaz kılması "Farz-ı ayn"dır. Farz olduğu, Kur'ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde, açıkça bildirilmiştir.
    Yedi yaşındaki çocuğa, namaz kılmasını emretmek, on yaşında kılmaz ise, zorla kıldırmak lazımdır. Resûlullah efendimiz, Eshâbına:
    - Birinin evi önünde nehir olsa, hergün beş kere bu nehirde yıkansa, üzerinde kir kalır mı? diye sordu. Eshâbı:
    - Hayır, yâ Resûlallah! dediler.
    Bunun üzerine Peygamber efendimiz:
    - İşte, beş vakit namazı kılanların da, böyle küçük günâhları affolunur, buyurdu.
    Namazla ilgili diğer hadîs-i şerîflerden birkaçı da şöyle:
    (Namaz dinin direği, her hayrın anahtarıdır.)
    (Kıyâmette kulun ilk sorguya çekileceği ibâdet namazdır. Namaz düzgün ise, diğer ameller kabûl edilir. Namaz düzgün değilse, hiçbir amel kabûl edilmez.)
    Ebû Bekr-i Sıddîk hazretleri buyurdu ki:
    "Beş namaz vakitleri gelince, melekler der ki; Ey Âdemoğulları, kalkınız! İnsanları yakmak için hâzırlanmış olan ateşi namaz kılarak söndürünüz."
    Tembellikle namaz kılmayıp fakat, her namaz vaktinde namaz kılmadığı için üzülen, kâfir olmaz, ancak büyük günâh işlemiş olur. Hadîs imâmları, söz birliği ile bildiriyor ki, "Bir namazı vaktinde amden kılmıyan, yâni namaz vakti geçerken, namaz kılmadığı için üzülmeyen, kâfir olur veya ölürken îmânsız gider." Yâ namazı, hâtırına bile getirmiyenler, namazı vazîfe tanımıyanlar ne olur? Büyüklerden biri şeytana dedi ki:
    - Senin gibi mel'ûn olmak istiyen, ne yapmalıdır? İblîs sevinip:
    - Benim gibi olmak istiyen, namaza ehemmiyyet vermez ve doğru, yalan, herşeye yemîn eder, yâni çok yemîn eder! dedi. O kimse de:
    - Şeytan gibi mel'un olmak istemiyen hiçbir namazını bırakmamalı ve herşeye yemîn de etmemelidir, dedi.
    Din büyüklerimiz buyurmuşlar ki:
    Beş şeyi yapmıyan, beş şeyden mahrûm olur:
    1- Malının zekâtını vermeyen, malının hayrını görmez.
    2- Uşrunu vermeyenin, tarlasında, kazancında bereket kalmaz.
    3- Sadaka vermeyenin, vücudunda sıhhat kalmaz.
    4- Duâ etmeyen, arzûsuna kavuşamaz.
    5- Namaz vakti gelince, kılmak istemeyen, son nefeste kelime-i şehâdet getiremez.
    Görülüyor ki, farz namazı kılmamak, îmânsız gitmeğe sebep olmaktadır. Namaza devam, kalbin nûrlanmasına ve saadet-i ebediyyeye yâni sonsuz saadete kavuşmaya vesîledir. Peygamberimiz (Namaz nûrdur.) buyurdu. Yâni, dünyada kalbi parlatır. Âhırette sırâtı aydınlatır.


  2. 11.Eylül.2007, 23:16
    1
    Devamlı Üye



    Bismillahirrahmanırrahim

    Namazın önemi
    Âdem aleyhisselâmdan beri, her dinde bir vakit namaz var idi. Yâni her ümmet mutlaka namaz kılardı. Kimisi sabah, kimisi öğle, kimisi akşam, kimisi yatsı namazı kılardı. Hepsinin kıldığı, bir araya toplanarak bize farz edildi.
    Namaz kılmak, îmânın şartı değil ise de, namazın farz olduğuna inanmak, îmânın şartıdır. Mükellef olan yâni âkıl ve bâlig olan her müslümanın, hergün beş vakit namaz kılması "Farz-ı ayn"dır. Farz olduğu, Kur'ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde, açıkça bildirilmiştir.
    Yedi yaşındaki çocuğa, namaz kılmasını emretmek, on yaşında kılmaz ise, zorla kıldırmak lazımdır. Resûlullah efendimiz, Eshâbına:
    - Birinin evi önünde nehir olsa, hergün beş kere bu nehirde yıkansa, üzerinde kir kalır mı? diye sordu. Eshâbı:
    - Hayır, yâ Resûlallah! dediler.
    Bunun üzerine Peygamber efendimiz:
    - İşte, beş vakit namazı kılanların da, böyle küçük günâhları affolunur, buyurdu.
    Namazla ilgili diğer hadîs-i şerîflerden birkaçı da şöyle:
    (Namaz dinin direği, her hayrın anahtarıdır.)
    (Kıyâmette kulun ilk sorguya çekileceği ibâdet namazdır. Namaz düzgün ise, diğer ameller kabûl edilir. Namaz düzgün değilse, hiçbir amel kabûl edilmez.)
    Ebû Bekr-i Sıddîk hazretleri buyurdu ki:
    "Beş namaz vakitleri gelince, melekler der ki; Ey Âdemoğulları, kalkınız! İnsanları yakmak için hâzırlanmış olan ateşi namaz kılarak söndürünüz."
    Tembellikle namaz kılmayıp fakat, her namaz vaktinde namaz kılmadığı için üzülen, kâfir olmaz, ancak büyük günâh işlemiş olur. Hadîs imâmları, söz birliği ile bildiriyor ki, "Bir namazı vaktinde amden kılmıyan, yâni namaz vakti geçerken, namaz kılmadığı için üzülmeyen, kâfir olur veya ölürken îmânsız gider." Yâ namazı, hâtırına bile getirmiyenler, namazı vazîfe tanımıyanlar ne olur? Büyüklerden biri şeytana dedi ki:
    - Senin gibi mel'ûn olmak istiyen, ne yapmalıdır? İblîs sevinip:
    - Benim gibi olmak istiyen, namaza ehemmiyyet vermez ve doğru, yalan, herşeye yemîn eder, yâni çok yemîn eder! dedi. O kimse de:
    - Şeytan gibi mel'un olmak istemiyen hiçbir namazını bırakmamalı ve herşeye yemîn de etmemelidir, dedi.
    Din büyüklerimiz buyurmuşlar ki:
    Beş şeyi yapmıyan, beş şeyden mahrûm olur:
    1- Malının zekâtını vermeyen, malının hayrını görmez.
    2- Uşrunu vermeyenin, tarlasında, kazancında bereket kalmaz.
    3- Sadaka vermeyenin, vücudunda sıhhat kalmaz.
    4- Duâ etmeyen, arzûsuna kavuşamaz.
    5- Namaz vakti gelince, kılmak istemeyen, son nefeste kelime-i şehâdet getiremez.
    Görülüyor ki, farz namazı kılmamak, îmânsız gitmeğe sebep olmaktadır. Namaza devam, kalbin nûrlanmasına ve saadet-i ebediyyeye yâni sonsuz saadete kavuşmaya vesîledir. Peygamberimiz (Namaz nûrdur.) buyurdu. Yâni, dünyada kalbi parlatır. Âhırette sırâtı aydınlatır.


    Benzer Konular

    - beş vakit namazın her vakti için namaz kılma usulunu ve duaları

    - Beş Vakit Namazın önemi

    - Namaz ve namazın önemi

    - 5 vakit namazın kılınışı hiç namaz kılmamış birine nasıl öğretilir?

    - Namaz İlmihali. Beş vakit Namazın kılınışı ve duaları

  3. 18.Aralık.2015, 19:45
    2
    MECİDİE
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Aralık.2015
    Üye No: 107337
    Mesaj Sayısı: 833
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 9

    Cevap: Namazın önemi Âdem aleyhisselâmdan beri, her dinde bir vakit namaz var idi




    namaz kılmak farz ibadetlerden olduğıundan kılmak çok sevaptır fakat namazı en güzel şekilde eda etmek müslümanı cennete sokacaktır namazsız müslüman olamaz namaz dinin direğidir


  4. 18.Aralık.2015, 19:45
    2
    Kıdemli Üye



    namaz kılmak farz ibadetlerden olduğıundan kılmak çok sevaptır fakat namazı en güzel şekilde eda etmek müslümanı cennete sokacaktır namazsız müslüman olamaz namaz dinin direğidir





+ Yorum Gönder