Konusunu Oylayın.: Münafığa En Ağır Gelen Namaz

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Münafığa En Ağır Gelen Namaz
  1. 29.Temmuz.2007, 00:39
    1
    elif07
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Mart.2007
    Üye No: 139
    Mesaj Sayısı: 993
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 13
    Yaş: 28
    Bulunduğu yer: Antalya

    Münafığa En Ağır Gelen Namaz






    Münafığa En Ağır Gelen Namaz Mumsema Söz Sultanı, bu lâl ü güher beyanında özellikle sabah namazını zikretmiştir. Hadis-i şerifin bazı farklı rivayetlerinde ve şerhlerinde yatsı namazına da yer verilse bile, umumiyetle üzerinde durulan sabah namazıdır. Doğrusu, insan tabiatına en ağır gelen namaz da sabah namazıdır. O vakitte uykusunu bölüp sıcak yatağını terk eden, abdest alıp cemaate yetişen bir insan, kendi tabiatına ve cismaniyetine başkaldırmış demektir. Mü'minler böyle zahirî bir meşakkati imanları sayesinde aşarlar. Fakat, münafıklara en ağır gelen namaz sabah namazıdır. Nitekim, Rasûlullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bir hadis-i şerifte, "Münafıklara sabah ile yatsı namazlarından daha ağır gelen hiçbir namaz yoktur." demiş; bir başka hadiste de, "Şayet insanlar, cemaate erken yetişmenin ne kadar faziletli olduğunu bilselerdi, birbirleriyle yarışa girerlerdi. Yatsı ile sabah namazlarını cemaatle kılmanın faziletini de bilselerdi, emekleyerek veya sürünerek de olsa bu iki namaza gelirlerdi." buyurmuştur.

    Demek ki, cemaatin arasında sabah namazı için saf tutmak, âdeta bir pistten ya da bir rampadan yükselerek, kalbin ve ruhun derece-i hayatına sıçramak için harekete geçmek gibidir. "Bikadri'l-keddi tüktesebü'l-meâlî - Meşakkat ölçüsünde mükafat elde edilir." hakikatinin de ifade ettiği gibi, maddî manevî her türlü muvaffakiyet ve zafer, bazı mahrumiyetlerin peşinden elde edilir. Bu bir âdet-i ilâhiyedir ki, insan, öteler hesabına ne kadar sıkıntıya katlanıyorsa, Allah da ona o kadar terakkî ihsan eder. Bu açıdan da, hadis-i şerifte, -hususiyle de- nefse çok zor gelen sabah namazını cemaatle kılmak, insan gönlünde hikmet pınarının coşması için önemli bir vesile olarak gösterilmiştir. Bu arada, nefse zor geldiği halde, sabah namazında bile cemaati ihmal etmeyen bir insanın, sair namazlarını da mutlaka cemaatle beraber kılma gayreti içinde bulunacağı da muhakkaktır.
    Fethullah Gülen
    12.12.2005



  2. 29.Temmuz.2007, 00:39
    1
    Kıdemli Üye



    Söz Sultanı, bu lâl ü güher beyanında özellikle sabah namazını zikretmiştir. Hadis-i şerifin bazı farklı rivayetlerinde ve şerhlerinde yatsı namazına da yer verilse bile, umumiyetle üzerinde durulan sabah namazıdır. Doğrusu, insan tabiatına en ağır gelen namaz da sabah namazıdır. O vakitte uykusunu bölüp sıcak yatağını terk eden, abdest alıp cemaate yetişen bir insan, kendi tabiatına ve cismaniyetine başkaldırmış demektir. Mü'minler böyle zahirî bir meşakkati imanları sayesinde aşarlar. Fakat, münafıklara en ağır gelen namaz sabah namazıdır. Nitekim, Rasûlullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bir hadis-i şerifte, "Münafıklara sabah ile yatsı namazlarından daha ağır gelen hiçbir namaz yoktur." demiş; bir başka hadiste de, "Şayet insanlar, cemaate erken yetişmenin ne kadar faziletli olduğunu bilselerdi, birbirleriyle yarışa girerlerdi. Yatsı ile sabah namazlarını cemaatle kılmanın faziletini de bilselerdi, emekleyerek veya sürünerek de olsa bu iki namaza gelirlerdi." buyurmuştur.

    Demek ki, cemaatin arasında sabah namazı için saf tutmak, âdeta bir pistten ya da bir rampadan yükselerek, kalbin ve ruhun derece-i hayatına sıçramak için harekete geçmek gibidir. "Bikadri'l-keddi tüktesebü'l-meâlî - Meşakkat ölçüsünde mükafat elde edilir." hakikatinin de ifade ettiği gibi, maddî manevî her türlü muvaffakiyet ve zafer, bazı mahrumiyetlerin peşinden elde edilir. Bu bir âdet-i ilâhiyedir ki, insan, öteler hesabına ne kadar sıkıntıya katlanıyorsa, Allah da ona o kadar terakkî ihsan eder. Bu açıdan da, hadis-i şerifte, -hususiyle de- nefse çok zor gelen sabah namazını cemaatle kılmak, insan gönlünde hikmet pınarının coşması için önemli bir vesile olarak gösterilmiştir. Bu arada, nefse zor geldiği halde, sabah namazında bile cemaati ihmal etmeyen bir insanın, sair namazlarını da mutlaka cemaatle beraber kılma gayreti içinde bulunacağı da muhakkaktır.
    Fethullah Gülen
    12.12.2005



    Benzer Konular

    - Ahirette tartı nasıl olacak? Amellri ağır gelen cennete mi girecek

    - Müslümanların nefsine ağır gelen ibadetler hangileridir?

    - Güzel ahlak; mizanda en ağır gelen bir şeydir

    - Dilde hafif, terazide ağır gelen söz

    - Uhud dağı'ndan ağır gelen amel..

  3. 29.Temmuz.2007, 00:45
    2
    kardelen
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Nisan.2007
    Üye No: 228
    Mesaj Sayısı: 147
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    --->: Münafığa En Ağır Gelen Namaz




    Allah bizi daim namazlarını kılanlardan eylesin.Namaz Allah'la randevulaşmaktır.emek verilen her şeyin meyvası tatlı olur.Allah razı olsun.


  4. 29.Temmuz.2007, 00:45
    2
    Devamlı Üye



    Allah bizi daim namazlarını kılanlardan eylesin.Namaz Allah'la randevulaşmaktır.emek verilen her şeyin meyvası tatlı olur.Allah razı olsun.


  5. 29.Temmuz.2007, 00:45
    3
    Yusuf
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Mart.2007
    Üye No: 89
    Mesaj Sayısı: 1,563
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 22
    Yaş: 28

    --->: Münafığa En Ağır Gelen Namaz

    sabah namazına camideyim
    bilgiler için teşekkür ettim...


  6. 29.Temmuz.2007, 00:45
    3
    Devamlı Üye
    sabah namazına camideyim
    bilgiler için teşekkür ettim...


  7. 29.Temmuz.2007, 00:48
    4
    elif07
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Mart.2007
    Üye No: 139
    Mesaj Sayısı: 993
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 13
    Yaş: 28
    Bulunduğu yer: Antalya

    --->: Münafığa En Ağır Gelen Namaz

    modokol Nickli Üyeden Alıntı
    sabah namazına camideyim
    bilgiler için teşekkür ettim...
    bu yazıdan sonraysa çok sevindim eğer herzamansa tebrik ederim Allah kabul etsin.


  8. 29.Temmuz.2007, 00:48
    4
    Kıdemli Üye
    modokol Nickli Üyeden Alıntı
    sabah namazına camideyim
    bilgiler için teşekkür ettim...
    bu yazıdan sonraysa çok sevindim eğer herzamansa tebrik ederim Allah kabul etsin.


  9. 29.Temmuz.2007, 00:52
    5
    Yusuf
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Mart.2007
    Üye No: 89
    Mesaj Sayısı: 1,563
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 22
    Yaş: 28

    --->: Münafığa En Ağır Gelen Namaz

    elif07 Nickli Üyeden Alıntı
    bu yazıdan sonraysa çok sevindim eğer herzamansa tebrik ederim Allah kabul etsin.
    amin. Allah razı olsun
    aslında genelde kalkamam sabah namzlarına malesef,ama 1 saat önce arkadaşla anlaştık camiye gitmek için...tabi bu yazıda biraz gaz verdi(kesin gitmem lazım yani)


  10. 29.Temmuz.2007, 00:52
    5
    Devamlı Üye
    elif07 Nickli Üyeden Alıntı
    bu yazıdan sonraysa çok sevindim eğer herzamansa tebrik ederim Allah kabul etsin.
    amin. Allah razı olsun
    aslında genelde kalkamam sabah namzlarına malesef,ama 1 saat önce arkadaşla anlaştık camiye gitmek için...tabi bu yazıda biraz gaz verdi(kesin gitmem lazım yani)


  11. 29.Temmuz.2007, 00:53
    6
    seyit
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Mart.2007
    Üye No: 114
    Mesaj Sayısı: 680
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 9
    Yaş: 49

    --->: Münafığa En Ağır Gelen Namaz

    Allah bizi o münafıklardan eylemesin
    Allah razı olsun kardeşim


  12. 29.Temmuz.2007, 00:53
    6
    Devamlı Üye
    Allah bizi o münafıklardan eylemesin
    Allah razı olsun kardeşim


  13. 29.Temmuz.2007, 00:57
    7
    elif07
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Mart.2007
    Üye No: 139
    Mesaj Sayısı: 993
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 13
    Yaş: 28
    Bulunduğu yer: Antalya

    --->: Münafığa En Ağır Gelen Namaz

    Soru: Bir hadis-i şerifte, "Kim sadece Allah rızası için kırk gün sabah namazına devam ederse, artık kalbinden diline hikmet akmaya başlar." buyuruluyor. Peygamber Efendimiz'in bu sözünü nasıl anlamalıyız? Kalbden dile hikmet akması ne demektir? Böyle bir neticeye ulaşmak herkes için mümkün müdür?

    Abdullah ibn-i Abbas (radıyallahü anh) hazretlerinin naklettiği bu hadis-i şerif, küçük farklılıklarla pek çok kitapta yer almaktadır. Bazı kaynaklarda, Peygamber Efendimiz'in, sabah ve yatsı namazlarını cemaatle kılmaya teşvik etme sadedinde söyledikleri bu sözün ilaveleri de zikredilmektedir. Mesela; bu iki namazı ilk tekbirlere yetişmek suretiyle kırk gün cemaatle kılan insanın hem nifaktan hem de Cehennem azabından kurtuluş beratı almış olacağı belirtilmektedir. Senedindeki bir inkıtadan dolayı bazılarınca zayıf kabul edilen bu hadis hakkında "hasen" hükmünü verenler de olmuştur. Bir kısım farklılıklara rağmen, aynı manayı ifade eden onlarca rivayet birbirini desteklemekte ve mühim bir hakikati nazara vermektedir. Evet, Rasûl-ü Ekrem Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) mealen şöyle buyurmuştur: "Kim sadece Allah rızası için kırk gün sabah namazını (cemaatle) kılarsa kalbinden lisanına hikmet pınarları akmaya başlar." (Bu şekildeki rivayet için bakınız: Müsnedüş- Şihab, 1/285)

    Allah Rasûlü (aleyhi ekmelü't-tehaya) "Men ehlasa lillahi" diyerek söze başlamış; her şeyden önce, yapılan ibadetin sırf Allah'ın rızasını kazanmaya matuf olması gerektiğine, yani ihlâsa işarette bulunmuştur. İhlâs; riyâdan uzak olma, kalbi bulandıracak şeylere karşı kapalı kalma, samimî ve dupduru bir gönülle Allah'a kullukta bulunma demektir. İhlâs; vazife ve sorumlulukları yalnızca O emrettiği için yerine getirme, yerine getirirken de sadece ve sadece O'nun hoşnutluğunu hedefleme ve ibadet ü tâatta, halkın görüp duymasından kaçınma, hatta halk mülâhazasını da bütün bütün unutma manasına gelmektedir.

    Evet, ihlâs, yapılan bir işte sırf Hakk'ın rızâsını talep etmek; dolayısıyla da, riya ve süm'aya, görsünler ve desinler mülahazalarına girmemek ve ibadetlerde dünyevî bir hedef gözetmemektir. İşte, ancak bu esasa dikkat edilerek ortaya konan bir amel Allah indinde makbuldür. Bediüzzaman'ın ifadesiyle, "Bir dirhem ihlaslı amel, batmanlarla hâlis olmayana müreccahtır." Öyleyse, bir insanın, sabah namazını cemaatle kılmaya devam etmesi neticesinde, kalbinden diline uzanan hikmet kanalından adeta "mâ-i zülâl" yudumlaması ve onu başkalarına da tattırması için ilk şart ihlâstır.

    Fethullah Gülen
    12.12.2005



  14. 29.Temmuz.2007, 00:57
    7
    Kıdemli Üye
    Soru: Bir hadis-i şerifte, "Kim sadece Allah rızası için kırk gün sabah namazına devam ederse, artık kalbinden diline hikmet akmaya başlar." buyuruluyor. Peygamber Efendimiz'in bu sözünü nasıl anlamalıyız? Kalbden dile hikmet akması ne demektir? Böyle bir neticeye ulaşmak herkes için mümkün müdür?

    Abdullah ibn-i Abbas (radıyallahü anh) hazretlerinin naklettiği bu hadis-i şerif, küçük farklılıklarla pek çok kitapta yer almaktadır. Bazı kaynaklarda, Peygamber Efendimiz'in, sabah ve yatsı namazlarını cemaatle kılmaya teşvik etme sadedinde söyledikleri bu sözün ilaveleri de zikredilmektedir. Mesela; bu iki namazı ilk tekbirlere yetişmek suretiyle kırk gün cemaatle kılan insanın hem nifaktan hem de Cehennem azabından kurtuluş beratı almış olacağı belirtilmektedir. Senedindeki bir inkıtadan dolayı bazılarınca zayıf kabul edilen bu hadis hakkında "hasen" hükmünü verenler de olmuştur. Bir kısım farklılıklara rağmen, aynı manayı ifade eden onlarca rivayet birbirini desteklemekte ve mühim bir hakikati nazara vermektedir. Evet, Rasûl-ü Ekrem Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) mealen şöyle buyurmuştur: "Kim sadece Allah rızası için kırk gün sabah namazını (cemaatle) kılarsa kalbinden lisanına hikmet pınarları akmaya başlar." (Bu şekildeki rivayet için bakınız: Müsnedüş- Şihab, 1/285)

    Allah Rasûlü (aleyhi ekmelü't-tehaya) "Men ehlasa lillahi" diyerek söze başlamış; her şeyden önce, yapılan ibadetin sırf Allah'ın rızasını kazanmaya matuf olması gerektiğine, yani ihlâsa işarette bulunmuştur. İhlâs; riyâdan uzak olma, kalbi bulandıracak şeylere karşı kapalı kalma, samimî ve dupduru bir gönülle Allah'a kullukta bulunma demektir. İhlâs; vazife ve sorumlulukları yalnızca O emrettiği için yerine getirme, yerine getirirken de sadece ve sadece O'nun hoşnutluğunu hedefleme ve ibadet ü tâatta, halkın görüp duymasından kaçınma, hatta halk mülâhazasını da bütün bütün unutma manasına gelmektedir.

    Evet, ihlâs, yapılan bir işte sırf Hakk'ın rızâsını talep etmek; dolayısıyla da, riya ve süm'aya, görsünler ve desinler mülahazalarına girmemek ve ibadetlerde dünyevî bir hedef gözetmemektir. İşte, ancak bu esasa dikkat edilerek ortaya konan bir amel Allah indinde makbuldür. Bediüzzaman'ın ifadesiyle, "Bir dirhem ihlaslı amel, batmanlarla hâlis olmayana müreccahtır." Öyleyse, bir insanın, sabah namazını cemaatle kılmaya devam etmesi neticesinde, kalbinden diline uzanan hikmet kanalından adeta "mâ-i zülâl" yudumlaması ve onu başkalarına da tattırması için ilk şart ihlâstır.

    Fethullah Gülen
    12.12.2005



  15. 15.Şubat.2009, 10:48
    8
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 30,000
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 340
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    --->: Münafığa En Ağır Gelen Namaz

    Sabır ve namaz ile Allah'tan yardım isteyin. Şüphesiz o (sabır ve namaz), Allah'a saygıdan kalbi ürperenler dışında herkese zor ve ağır gelen bir görevdir. (Bakara 45. ayet)

    Ayette geçen sabırdan maksadın oruç olduğu söylenmiştir. Oruç ve namaz, imanı takviye eder, nefsin kibrini kırar, tembelliği ve uyuşukluğu giderir, zor işler karşısında insanı güçlü kılar. Taberani’nin rivayetine göre, Resulullah (s.a) zor bir işle karşılaşınca hemen namaz kılardı. “Allah’a saygıdan kalbi ürperenler” diyen tercüme edilen “haşiin” zümresine namaz kılmak, oruç tutmak, sabırlı olmak, her yerde ve her zaman gerçekleri söylemekten çekinmemek zor gelmez, zira onlar Allah sevgisi ile kalpleri dolmuş kimselerdir.


  16. 15.Şubat.2009, 10:48
    8
    Moderatör
    Sabır ve namaz ile Allah'tan yardım isteyin. Şüphesiz o (sabır ve namaz), Allah'a saygıdan kalbi ürperenler dışında herkese zor ve ağır gelen bir görevdir. (Bakara 45. ayet)

    Ayette geçen sabırdan maksadın oruç olduğu söylenmiştir. Oruç ve namaz, imanı takviye eder, nefsin kibrini kırar, tembelliği ve uyuşukluğu giderir, zor işler karşısında insanı güçlü kılar. Taberani’nin rivayetine göre, Resulullah (s.a) zor bir işle karşılaşınca hemen namaz kılardı. “Allah’a saygıdan kalbi ürperenler” diyen tercüme edilen “haşiin” zümresine namaz kılmak, oruç tutmak, sabırlı olmak, her yerde ve her zaman gerçekleri söylemekten çekinmemek zor gelmez, zira onlar Allah sevgisi ile kalpleri dolmuş kimselerdir.





+ Yorum Gönder