Konusunu Oylayın.: Namazları Geciktirmek

5 üzerinden 5.00 | Toplam: 8 kişi oyladı.

Namazları Geciktirmek
  1. 15.Şubat.2007, 13:58
    1
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,106
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye






    Mumsema

    NAMAZLARI GECİKTİRMEK

    Anneannesinin sözleri yankılandı kulaklarında: ''Oğlum namaz hiç bu vakte bırakılırmı?'' Anneannesinin yaşı yetmişe dayanmış, ama ezan okunduğu vakit yerinden sıçrar, yaşından beklenmeyecek bir hızla abdestini alır ve namazını kılardı.

    Kendisi ise,nefsini bir türlü yenemiyordu. Ne oluyorsa, hep... namaz son
    dakikalara kalıyor, bu sebeple namazını alelacele eda ediyordu. Bunu düşünerek kalktı yerinden, gözü saate kaydı. Yatsı ezanının okunmasına on beş dakika kalmıştı. Başını her iki yöne pişmanlıkla sallayarak, "Yine geciktirdim namazı." dedi kendi kendine.

    Kıvrak hareketlerle abdestini aldı ve daha elini yüzünü tam kurulamadan kendisini odasına attı. Mecburen, hızlı hareketlerle namazı eda etti. Tesbihatını yaparken anneannesini düşünmeden edemedi. "Bu halimi görse, tatlı-sert kızardı yine bana." dedi. Çok seviyordu onu ...Hele öyle bir namaz kılışı vardı ki, onu hep bir gökkuşağı hayranlığıyla seyrederdi. Namazda öyle bir mahviyeti vardı ki... hicabından renkten renge girerdi.

    O gün akşama kadar derse girmişti. Müthiş bir ağırlık vardı üzerinde. Duasını yaparken, başını ellerinin arasına alıp secdeye durdu. Namazdan sonra bir süre bu şekil tefekkür etmeyi severdi. Gözleri kapanır gibi oldu. "Ne kadar da yorulmuşum." dedi. Daldı gitti öylece....

    Kıyamet kopmuştu. Mahşeri bir kalabalık vardı. Her yön insanlarla doluydu. Kimi dona kalmış, hareketsiz bir şekilde etrafı izliyor; Kimi sağa sola koşturuyor, kimisi de diz çökmüş, başı ellerinin arasında bekliyordu. Yüreği yerinden fırlayacak gibi atıyor, adeta kafesinden kurtulmaya çalışıyor,soğuk soğuk terler döküyordu.
    Hayattayken kıyamet, sorgu sual ve mizan hakkında çok şey duymuş ve ahiret hayatı adına bu kavramlar kendisi için köşe taşı olmuşlardı. Ama mahşer meydanında ki ürperti, korku ve bekleyişin bu denli dehşet vereceğini
    düşünmemişti.

    Hesap ve sorgu devam ediyordu. Bu arada onun ismini de okudular. Hayretle bir sağa, bir sola baktı. "Benim ismimi mi okudunuz?" dedi dudakları titreyerek.....

    Kalabalık birden yarılmış, bir yol olmuştu önünde. İki kişi kollarına girdi. Mahşer meydanının vazifelileri oldukları belliydi. Kalabalık arasından şaşkın bakışlarla yürüdü. Merkezi bir yere gelmişlerdi. Melekler her iki yanından uzaklaştılar. Başı önündeydi. Bütün hayatı, bir film şeridi gibi geçiyordu gözlerinin önünden...."
    Şükürler olsun " dedi, kendi kendine ve devam etti; " Gözlerimi dünyaya
    açtım,Hep hizmet eden insanları gördüm. Babam sohbetlerden sohbetlere
    koşuyor, malını islam yolunda harcıyordu. Annem eve gelen misafirleri ağırlıyor, yemek sofralarının biri kalkıp, bir yenisi kuruluyordu. Ben ise, hep bu yolda oldum.
    İnsanlara hizmete çalıştım. Onlara Allah'ı anlattım. Namazımı kıldım. Orucumu tuttum. Farz olan ne varsa yerine getirdim. Haramlardan kaçındım. "Kirpiklerinden aşağı gözyaşları dökülürken, "Rabbimi seviyorum, en azından sevdiğimi zannediyorum." Diyordu.
    Ama bir yandan da "O'nun için ne yapsam az, Cennet'i kazanmama yetmez." Diye düşünüyordu.Tek sığınağı Allah'ın rahmetiydi.

    Hesap sürdükçe sürdü. Boncuk boncuk terliyordu. Sırılsıklam olmuş, zangır zangır titriyordu. Gözleri terazinin ibresindeki neticeyi bekliyordu. Sonunda hüküm verilecekti. Vazifeli melekler ellerinde bir kağıt, mahşer meydanında ki kalabalığa döndüler. Önce ismi okundu. Artık ayakları tutmaz olmuştu. Neredeyse yığılıp kalacaktı. Heyecandan gözlerini kapamış, okunacak hükme kulak kesilmişti.

    Mahşeri kalabalıktan bir uğultu yükseldi. Kulakları yanlış mı duyuyordu? İsmi
    cehennemlikler listesindeydi. Dizlerinin üstüne yığıldı. Hayretten dona kalmıştı." Olamaaaazzzz " diye bağırdı. Sağa sola koşturdu. "Ben nasıl Cehennemlik olurum?
    Hayatım boyunca hizmet eden insanlarla birlikte oldum. Onlarla beraber
    koşturdum. Hep rabbimi anlattım." Diyordu.

    Gözleri sağanak olmuş, titrek vücudunu ıslatıyordu. Vazifeli iki melek kollarından tuttu. Ayaklarını sürüyerek ve kalabalığı yararak
    alevleri göklere yükselen Cehennem'e doğru yürümeye başladılar. Çırpınıyordu. Medet yok muydu? Bir yardım eden çıkmayacak mıydı?

    Dudaklarından kelimeler kırık dökük, yalvarmayla karışık döküldü.. "Hizmetlerim... Oruçlarım.... Okuduğum Kur'anlar Namazım.... Hiçbiri beni kurtarmayacakmı?" diyordu. Bağıra bağıra yalvarıyordu. Cehennem melekleri onu hiç sürüklemeye devam ettiler. Alevlere çok yaklaşmışlardı. Başını geriye çevirdi. Son çırpınışlarıydı.

    Resülullah, "Evinin önünde akan bir ırmak içinde günde beş defa yıkanan bir insanı o ırmak nasıl temizler, günde beş vakit namazda insanı günahlardan öyle temizler." Buyuruyordu. "Oysa ki benim namazlarım da mı beni kurtarmayacak?" diye düşünüyordu.

    " Namazlarım.....Namazlarım....Namazlarım." diye diye hıçkırdı. Vazifeli melekler hiç durmadılar. Yürümeye devam ettiler; Cehennem çukurunun başına geldiler.
    Alevlerin harareti yüzünü yakıyordu. Son bir defa dönüp geriye baktı. Artık
    gözleri de kurumuştu. Ümitleri sönmüştü. Başını öne eğdi. İki büklüm oldu.

    Kollarını sıkan parmaklar çözüldü. Cehennem meleklerinden birisi onu itiverdi.
    Vücudunu birden bire havada buldu. Alevlere doğru düşüyordu. Tam bir iki metre düşmüştü ki, bir el kolundan tuttu.

    Başını kaldırdı. Yukarıya baktı. Uzun beyaz sakallı bir ihtiyar onu düşmekten
    kurtarmıştı. kendisini yukarıya çekti. Üstündeki başındaki tozu silkerek ihtiyarın yüzüne baktı.

    "Siz de kimsiniz ?" dedi.
    İhtiyar gülümsedi: " Ben senin namazlarınım."

    "Neden bu kadar geç kaldınız? Son anda yetiştiniz. Neredeyse
    düşüyordum."dedi....

    İhtiyar yüzünü gererek, tekrar güldü; Başını salladı;

    " Sen beni hep son anda yetiştirirdin, ...hatırladın mı?

    Secdeye kapandığı yerden başını kaldırdı. Kan-ter içinde kalmıştı. Dışarıdan gelen sese kulak kabarttı. Yatsı ezanı okunuyordu. Bir ok gibi yerinden fırladı. Abdest almaya gidiyordu.

    A. Demir sızıntı




  2. 15.Şubat.2007, 13:58
    1
    Administrator





    NAMAZLARI GECİKTİRMEK

    Anneannesinin sözleri yankılandı kulaklarında: ''Oğlum namaz hiç bu vakte bırakılırmı?'' Anneannesinin yaşı yetmişe dayanmış, ama ezan okunduğu vakit yerinden sıçrar, yaşından beklenmeyecek bir hızla abdestini alır ve namazını kılardı.

    Kendisi ise,nefsini bir türlü yenemiyordu. Ne oluyorsa, hep... namaz son
    dakikalara kalıyor, bu sebeple namazını alelacele eda ediyordu. Bunu düşünerek kalktı yerinden, gözü saate kaydı. Yatsı ezanının okunmasına on beş dakika kalmıştı. Başını her iki yöne pişmanlıkla sallayarak, "Yine geciktirdim namazı." dedi kendi kendine.

    Kıvrak hareketlerle abdestini aldı ve daha elini yüzünü tam kurulamadan kendisini odasına attı. Mecburen, hızlı hareketlerle namazı eda etti. Tesbihatını yaparken anneannesini düşünmeden edemedi. "Bu halimi görse, tatlı-sert kızardı yine bana." dedi. Çok seviyordu onu ...Hele öyle bir namaz kılışı vardı ki, onu hep bir gökkuşağı hayranlığıyla seyrederdi. Namazda öyle bir mahviyeti vardı ki... hicabından renkten renge girerdi.

    O gün akşama kadar derse girmişti. Müthiş bir ağırlık vardı üzerinde. Duasını yaparken, başını ellerinin arasına alıp secdeye durdu. Namazdan sonra bir süre bu şekil tefekkür etmeyi severdi. Gözleri kapanır gibi oldu. "Ne kadar da yorulmuşum." dedi. Daldı gitti öylece....

    Kıyamet kopmuştu. Mahşeri bir kalabalık vardı. Her yön insanlarla doluydu. Kimi dona kalmış, hareketsiz bir şekilde etrafı izliyor; Kimi sağa sola koşturuyor, kimisi de diz çökmüş, başı ellerinin arasında bekliyordu. Yüreği yerinden fırlayacak gibi atıyor, adeta kafesinden kurtulmaya çalışıyor,soğuk soğuk terler döküyordu.
    Hayattayken kıyamet, sorgu sual ve mizan hakkında çok şey duymuş ve ahiret hayatı adına bu kavramlar kendisi için köşe taşı olmuşlardı. Ama mahşer meydanında ki ürperti, korku ve bekleyişin bu denli dehşet vereceğini
    düşünmemişti.

    Hesap ve sorgu devam ediyordu. Bu arada onun ismini de okudular. Hayretle bir sağa, bir sola baktı. "Benim ismimi mi okudunuz?" dedi dudakları titreyerek.....

    Kalabalık birden yarılmış, bir yol olmuştu önünde. İki kişi kollarına girdi. Mahşer meydanının vazifelileri oldukları belliydi. Kalabalık arasından şaşkın bakışlarla yürüdü. Merkezi bir yere gelmişlerdi. Melekler her iki yanından uzaklaştılar. Başı önündeydi. Bütün hayatı, bir film şeridi gibi geçiyordu gözlerinin önünden...."
    Şükürler olsun " dedi, kendi kendine ve devam etti; " Gözlerimi dünyaya
    açtım,Hep hizmet eden insanları gördüm. Babam sohbetlerden sohbetlere
    koşuyor, malını islam yolunda harcıyordu. Annem eve gelen misafirleri ağırlıyor, yemek sofralarının biri kalkıp, bir yenisi kuruluyordu. Ben ise, hep bu yolda oldum.
    İnsanlara hizmete çalıştım. Onlara Allah'ı anlattım. Namazımı kıldım. Orucumu tuttum. Farz olan ne varsa yerine getirdim. Haramlardan kaçındım. "Kirpiklerinden aşağı gözyaşları dökülürken, "Rabbimi seviyorum, en azından sevdiğimi zannediyorum." Diyordu.
    Ama bir yandan da "O'nun için ne yapsam az, Cennet'i kazanmama yetmez." Diye düşünüyordu.Tek sığınağı Allah'ın rahmetiydi.

    Hesap sürdükçe sürdü. Boncuk boncuk terliyordu. Sırılsıklam olmuş, zangır zangır titriyordu. Gözleri terazinin ibresindeki neticeyi bekliyordu. Sonunda hüküm verilecekti. Vazifeli melekler ellerinde bir kağıt, mahşer meydanında ki kalabalığa döndüler. Önce ismi okundu. Artık ayakları tutmaz olmuştu. Neredeyse yığılıp kalacaktı. Heyecandan gözlerini kapamış, okunacak hükme kulak kesilmişti.

    Mahşeri kalabalıktan bir uğultu yükseldi. Kulakları yanlış mı duyuyordu? İsmi
    cehennemlikler listesindeydi. Dizlerinin üstüne yığıldı. Hayretten dona kalmıştı." Olamaaaazzzz " diye bağırdı. Sağa sola koşturdu. "Ben nasıl Cehennemlik olurum?
    Hayatım boyunca hizmet eden insanlarla birlikte oldum. Onlarla beraber
    koşturdum. Hep rabbimi anlattım." Diyordu.

    Gözleri sağanak olmuş, titrek vücudunu ıslatıyordu. Vazifeli iki melek kollarından tuttu. Ayaklarını sürüyerek ve kalabalığı yararak
    alevleri göklere yükselen Cehennem'e doğru yürümeye başladılar. Çırpınıyordu. Medet yok muydu? Bir yardım eden çıkmayacak mıydı?

    Dudaklarından kelimeler kırık dökük, yalvarmayla karışık döküldü.. "Hizmetlerim... Oruçlarım.... Okuduğum Kur'anlar Namazım.... Hiçbiri beni kurtarmayacakmı?" diyordu. Bağıra bağıra yalvarıyordu. Cehennem melekleri onu hiç sürüklemeye devam ettiler. Alevlere çok yaklaşmışlardı. Başını geriye çevirdi. Son çırpınışlarıydı.

    Resülullah, "Evinin önünde akan bir ırmak içinde günde beş defa yıkanan bir insanı o ırmak nasıl temizler, günde beş vakit namazda insanı günahlardan öyle temizler." Buyuruyordu. "Oysa ki benim namazlarım da mı beni kurtarmayacak?" diye düşünüyordu.

    " Namazlarım.....Namazlarım....Namazlarım." diye diye hıçkırdı. Vazifeli melekler hiç durmadılar. Yürümeye devam ettiler; Cehennem çukurunun başına geldiler.
    Alevlerin harareti yüzünü yakıyordu. Son bir defa dönüp geriye baktı. Artık
    gözleri de kurumuştu. Ümitleri sönmüştü. Başını öne eğdi. İki büklüm oldu.

    Kollarını sıkan parmaklar çözüldü. Cehennem meleklerinden birisi onu itiverdi.
    Vücudunu birden bire havada buldu. Alevlere doğru düşüyordu. Tam bir iki metre düşmüştü ki, bir el kolundan tuttu.

    Başını kaldırdı. Yukarıya baktı. Uzun beyaz sakallı bir ihtiyar onu düşmekten
    kurtarmıştı. kendisini yukarıya çekti. Üstündeki başındaki tozu silkerek ihtiyarın yüzüne baktı.

    "Siz de kimsiniz ?" dedi.
    İhtiyar gülümsedi: " Ben senin namazlarınım."

    "Neden bu kadar geç kaldınız? Son anda yetiştiniz. Neredeyse
    düşüyordum."dedi....

    İhtiyar yüzünü gererek, tekrar güldü; Başını salladı;

    " Sen beni hep son anda yetiştirirdin, ...hatırladın mı?

    Secdeye kapandığı yerden başını kaldırdı. Kan-ter içinde kalmıştı. Dışarıdan gelen sese kulak kabarttı. Yatsı ezanı okunuyordu. Bir ok gibi yerinden fırladı. Abdest almaya gidiyordu.

    A. Demir sızıntı




    Benzer Konular

    - Bir iş sebebiyle iftarı ne kadar geciktirmek caiz? İftarı geciktirmek günah mı?

    - Öğle ve ikindi namazları kazaya kalıyor. İş yerinde kılamıyorum. Kazaya kalan bu namazları, yatsıdan

    - Namazda vacibi geciktirmek

    - Sahur Yemek ve Onu Geciktirmek

    - Kaza namazları olan bir insan namazları nasıl kılmalı?

  3. 19.Mart.2007, 18:00
    2
    seyit
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Mart.2007
    Üye No: 114
    Mesaj Sayısı: 689
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 9
    Yaş: 48

    --->: Namazlari Gecİktİrmek




    Maalesef hepimizin kanayan yarası
    Hep iş hep iş
    Allah hepimizi muhafaza etsin Cehennem ve Kabir azabından



  4. 19.Mart.2007, 18:00
    2
    Devamlı Üye



    Maalesef hepimizin kanayan yarası
    Hep iş hep iş
    Allah hepimizi muhafaza etsin Cehennem ve Kabir azabından



  5. 14.Temmuz.2007, 16:49
    3
    ibo_61
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Haziran.2007
    Üye No: 973
    Mesaj Sayısı: 50
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 32
    Bulunduğu yer: TRABZON

    --->: Namazı geç kılanlara ibretli bir hikaye


    Allah(cc) razı olsun.Gerçekten ibret verici bir anekdot.Rabbim namazın ehemmiyetini kavramayı ve bu şuurda bir hayat idame ettirmeyi cümlemize nasip eylesin inşallah.

    Peygamberimiz(s.av) "Namaz dinin direğidir." buyuruyor.Bir bina düşünün direksiz ayakta durabilir mi ? Binanın kenarında köşesinde problem olursa yıkıp yeniden yapma imkanına sahip olabiliriz ama problem binanın direklerinde olursa böyle bir seçeneğimiz yok. Yıkıp düzeltmeye kalkarsanız direksiz bina ayakta duramayacağı için binanın tamamı gider. Beklemeye kalkarsanız zaten sonunda kendisi çöker. Onarma ihtimali yok yani.


  6. 14.Temmuz.2007, 16:49
    3
    Üye

    Allah(cc) razı olsun.Gerçekten ibret verici bir anekdot.Rabbim namazın ehemmiyetini kavramayı ve bu şuurda bir hayat idame ettirmeyi cümlemize nasip eylesin inşallah.

    Peygamberimiz(s.av) "Namaz dinin direğidir." buyuruyor.Bir bina düşünün direksiz ayakta durabilir mi ? Binanın kenarında köşesinde problem olursa yıkıp yeniden yapma imkanına sahip olabiliriz ama problem binanın direklerinde olursa böyle bir seçeneğimiz yok. Yıkıp düzeltmeye kalkarsanız direksiz bina ayakta duramayacağı için binanın tamamı gider. Beklemeye kalkarsanız zaten sonunda kendisi çöker. Onarma ihtimali yok yani.


  7. 17.Eylül.2007, 22:08
    4
    helen
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Şubat.2007
    Üye No: 31
    Mesaj Sayısı: 408
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6

    --->: Namazlari Gecİktİrmek

    seyit Nickli Üyeden Alıntı
    Maalesef hepimizin kanayan yarası
    seyit Nickli Üyeden Alıntı
    Hep iş hep iş
    Allah hepimizi muhafaza etsin Cehennem ve Kabir azabından






    allah bizi zamanında namaz kılanlardan eylesin inşallah...


  8. 17.Eylül.2007, 22:08
    4
    Devamlı Üye
    seyit Nickli Üyeden Alıntı
    Maalesef hepimizin kanayan yarası
    seyit Nickli Üyeden Alıntı
    Hep iş hep iş
    Allah hepimizi muhafaza etsin Cehennem ve Kabir azabından






    allah bizi zamanında namaz kılanlardan eylesin inşallah...


  9. 17.Eylül.2007, 22:17
    5
    elen_90
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ağustos.2007
    Üye No: 2018
    Mesaj Sayısı: 25
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Bulunduğu yer: konya

    --->: Namazlari Gecİktİrmek

    amin inaşşallah helen kardeşim rabbim narına atıpda yakmasın biziçok güzel bi yazı olmuş ellerine saglık allah razı olsunnnnnnn


  10. 17.Eylül.2007, 22:17
    5
    Devamlı Üye
    amin inaşşallah helen kardeşim rabbim narına atıpda yakmasın biziçok güzel bi yazı olmuş ellerine saglık allah razı olsunnnnnnn


  11. 17.Eylül.2007, 22:31
    6
    nursena
    gül kokulu EFENDİM

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 08.Temmuz.2007
    Üye No: 1294
    Mesaj Sayısı: 359
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    --->: Namazlari Gecİktİrmek

    helen Nickli Üyeden Alıntı





    allah bizi zamanında namaz kılanlardan eylesin inşallah...
    Amin amin kardeşim inşallah.


  12. 17.Eylül.2007, 22:31
    6
    gül kokulu EFENDİM
    helen Nickli Üyeden Alıntı





    allah bizi zamanında namaz kılanlardan eylesin inşallah...
    Amin amin kardeşim inşallah.


  13. 26.Şubat.2008, 13:58
    7
    Nursedaa
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 09.Eylül.2007
    Üye No: 2601
    Mesaj Sayısı: 286
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    --->: Namaz

    Allah cc razı olsun çok güzel ve ibretlik bir kıssa...


  14. 26.Şubat.2008, 13:58
    7
    Devamlı Üye
    Allah cc razı olsun çok güzel ve ibretlik bir kıssa...


  15. 26.Şubat.2008, 15:03
    8
    malik eşter
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Temmuz.2007
    Üye No: 1249
    Mesaj Sayısı: 389
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6

    --->: Namaz

    BismillahirrahmanirrahimAllah cc razı olsun çok güzel ve ibretlik bir kıssa,

    selam ve dua ile...


  16. 26.Şubat.2008, 15:03
    8
    Devamlı Üye
    BismillahirrahmanirrahimAllah cc razı olsun çok güzel ve ibretlik bir kıssa,

    selam ve dua ile...


  17. 28.Şubat.2008, 11:10
    9
    neva
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 09.Kasım.2007
    Üye No: 4151
    Mesaj Sayısı: 356
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 32

    --->: Namaz

    Kıvrak hareketlerle abdestini aldı ve daha elini yüzünü tam kurulamadan kendisini odasına attı. Mecburen, hızlı hareketlerle namazı eda
    etti. Tesbihatını yaparken anneannesini düşünmeden edemedi. "Bu halimi görse, tatlı-sert kızardı yine bana." dedi. Çok seviyordu onu ...Hele öyle bir namaz kılışı vardı ki, onu hep bir gökkuşağı hayranlığıyla seyrederdi. Namazda öyle bir mahviyeti vardı ki... hicabından renkten renge girerdi.



  18. 28.Şubat.2008, 11:10
    9
    Devamlı Üye
    Kıvrak hareketlerle abdestini aldı ve daha elini yüzünü tam kurulamadan kendisini odasına attı. Mecburen, hızlı hareketlerle namazı eda
    etti. Tesbihatını yaparken anneannesini düşünmeden edemedi. "Bu halimi görse, tatlı-sert kızardı yine bana." dedi. Çok seviyordu onu ...Hele öyle bir namaz kılışı vardı ki, onu hep bir gökkuşağı hayranlığıyla seyrederdi. Namazda öyle bir mahviyeti vardı ki... hicabından renkten renge girerdi.



  19. 12.Mayıs.2009, 00:37
    10
    LeyL!
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Nisan.2009
    Üye No: 48106
    Mesaj Sayısı: 737
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 8
    Bulunduğu yer: İnna Fetahna!!

    --->: Namazları Geciktirmek

    Cezâkellâhu hayran (Allah hayırlı mükâfaat versin)


  20. 12.Mayıs.2009, 00:37
    10
    Devamlı Üye
    Cezâkellâhu hayran (Allah hayırlı mükâfaat versin)


  21. 09.Ağustos.2009, 01:15
    11
    harungülay
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Nisan.2009
    Üye No: 47836
    Mesaj Sayısı: 25
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 25

    --->: Namazları Geciktirmek

    Allah razı olsun gerçekten çoğumuzun kanayan yarası.namazları geciktirmemeye dikkat edelim . . .


  22. 09.Ağustos.2009, 01:15
    11
    Allah razı olsun gerçekten çoğumuzun kanayan yarası.namazları geciktirmemeye dikkat edelim . . .


  23. 02.Aralık.2009, 18:51
    12
    Abdullatif
    seyyah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Eylül.2009
    Üye No: 56182
    Mesaj Sayısı: 960
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 27
    Bulunduğu yer: sınırdan..

    --->: Namazları Geciktirmek

    Allah ebeden razı olsun, çok duymuştum ama bu bir başkaydı, okutmadı adeta yaşattı.Rabbim o günün dehşetinde gölgesiyle gölgelenenlerden eylesin.Amin.


  24. 02.Aralık.2009, 18:51
    12
    seyyah
    Allah ebeden razı olsun, çok duymuştum ama bu bir başkaydı, okutmadı adeta yaşattı.Rabbim o günün dehşetinde gölgesiyle gölgelenenlerden eylesin.Amin.





+ Yorum Gönder
Git 12 Son