Konusunu Oylayın.: Seccadenin Feryadı

5 üzerinden 5.00 | Toplam: 11 kişi oyladı.

Seccadenin Feryadı
  1. 11.Mart.2007, 16:36
    1
    mumsema
    Administrator

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ocak.2007
    Üye No: 1
    Mesaj Sayısı: 10,110
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Seccadenin Feryadı






    Seccadenin Feryadı Mumsema Seccadenin Feryadı
    Gün ışımamış sabah yakındır

    Yorgunluğun verdiği ağırlıkla hemen uykuya dalmıştı.Bir iniltiyle uyandı adam.Etraf halen karanlıktı. İniltiyi rüya gördüğüne yordu. Dudakları susuzluktan çatlıyordu, öyle susamıştı. Işıkları yakmadan mutfağa gidip suyunu içti ve yatağına döndü. Tam uyumak üzereyken, aynı inleme sesi tekrar kulaklarını tırmalamaya başladı. Ama rüyamıydı uyanık mıydı farkında değildi. Sesin geldiği yöne doğruldu. O an rüyada olduğuna iyice emin oldu. Çünkü duyduğu sesin sahibi evin tek seccadesiydi. <
    Adam şaşırdı ve korkulu bir sesle <


    -İnleyen sen miydin?
    -Evet dedi seccade
    -Niçin ağlıyorsun?
    Seccade yine içe işleyen bir sesle:
    - Seni uykundan uyandıran susuzluğunu, doyuncaya kadar, su içerek giderdin. Oysa benim susuzluğumu giderecek kimsem yok!
    - Nasıl susarsın, sen canlı bile değilsin dedi adam.
    Seccade:
    - Benim ihtiyacımda bir nevi sudur ama içtiğin değil. Benim susuzluğumu ancak tövbekar kulların gözyaşları giderir.
    - Anlamadım dedi adam meraklı gözlerle seccadeye
    - Ağlarım çünkü Allahın kulları; kabrinin aydınlığa ulaşmasını, karanlıklarda kalmamayı, o kutlu günde aydın olmayı isterler. İsterler de bu vakitte kalkıp iki rekat teheccüt namazı kılmazlar. Hep bakarım sana, bir günde kalkıp şükür için iki rekat namaz kılmazsın.
    -Beni rahat bırak deyip döndü adam.

    Seccade devam etti.
    - Ey Allahın kulu; bak işte sabah namazının vakti geldi. Ezanlar; namaz uykudan hayırlıdır diye sesleniyor. Ah sabah namazı , ah bu sabah namazı ! Namazlar arasında müstesnadır. Hem kalbe hem de ruha hayat veren bir iksirdir o . Yetmiyor mu ? gece gündüz dünya için koşuşturduğun , Aziz ve Kahhar olan Allah'ın çağrısına neden icabet etmezsin!!!
    Adam iyice sıkılarak:
    -Ey seccadem, beni rahat bırak . Gündüz yeterince yoruluyorum, biraz daha uyuyayım deyip yatağın sıcaklığına bıraktı kendini.
    - Seccade yılmadan adamı uyarmaya ve uyutmamaya uğraşıyordu.
    - Demek ki sen dünyaya ahretten daha çok önem veriyorsun.
    Adam iyice öfkelendi:
    -Yeter artık lütfen konuşma diye bağırdı.

    Seccade bu çıkışın karşısında önce sustu. Daha sonra sesini iyice alçaltarak ;
    -Ah o fecir vaktindeki adamlar, ah o fecir vaktindeki adamlar dedi. Sen O nurlu peygamberin bu vakit için neler söylediğini bilmez misin. Her kim ki güneş doğmadan ve batmadan evvel namazlarını eda ederse ateşe girmeyecek Ve yine O güzel insan Kim şu iki namazı (sabah - ikindi veya sabah - yatsı) kılarsa cennete gider. Ve nihayet Münafıklara en ağır gelen namaz sabah ve yatsı namazıdır. Onlar ki o iki namazdaki ecri bilselerdi sürüne sürüne giderlerdi.
    Bunun üzerine adam yatağından doğrulup;
    -Haklısın sabah namazı gerçekten önemli dedi..
    Seccade:
    -Öyleyse kalk ve namaz kıl dedi.-Yarın inşallah , mutlaka kalkacağım ama bugün çok yorgunum dedi adam.

    Seccade son bir ümitle ;
    -Kişi Salih amellerin ne kadar büyük ecri olduğunu idrak edemezse tüm zamanlarda bu ameller zor gelir. Sorun uyumaksa, kabir de uykudan çok ne var! Gel sözümü dinle Ey Allahın Kulu!
    Bu andan sonra adamda tek kelime duyulmadı. Seccade de bir süre sessiz kaldı. Adam uykuya devam etti.

    Ama heyhat! Adam ömründeki en uzun uykuyu dalmıştı bile. Seccadenin son sözlerini duyamadı. O an seccade adamın öldüğünü anlayınca kısık bir sesle şunları söylüyordu.
    -Ey tövbesini yarına erteleyen, bilir misin yarına çıkabileceğini !!!
    Ölüm pusuda hep, biz dünya için günah işlerken. Süresi de kısıtlı. Gün gelip atar, farkında olmadan.


  2. 11.Mart.2007, 16:36
    1
    Administrator



    Seccadenin Feryadı
    Gün ışımamış sabah yakındır

    Yorgunluğun verdiği ağırlıkla hemen uykuya dalmıştı.Bir iniltiyle uyandı adam.Etraf halen karanlıktı. İniltiyi rüya gördüğüne yordu. Dudakları susuzluktan çatlıyordu, öyle susamıştı. Işıkları yakmadan mutfağa gidip suyunu içti ve yatağına döndü. Tam uyumak üzereyken, aynı inleme sesi tekrar kulaklarını tırmalamaya başladı. Ama rüyamıydı uyanık mıydı farkında değildi. Sesin geldiği yöne doğruldu. O an rüyada olduğuna iyice emin oldu. Çünkü duyduğu sesin sahibi evin tek seccadesiydi. <
    Adam şaşırdı ve korkulu bir sesle <


    -İnleyen sen miydin?
    -Evet dedi seccade
    -Niçin ağlıyorsun?
    Seccade yine içe işleyen bir sesle:
    - Seni uykundan uyandıran susuzluğunu, doyuncaya kadar, su içerek giderdin. Oysa benim susuzluğumu giderecek kimsem yok!
    - Nasıl susarsın, sen canlı bile değilsin dedi adam.
    Seccade:
    - Benim ihtiyacımda bir nevi sudur ama içtiğin değil. Benim susuzluğumu ancak tövbekar kulların gözyaşları giderir.
    - Anlamadım dedi adam meraklı gözlerle seccadeye
    - Ağlarım çünkü Allahın kulları; kabrinin aydınlığa ulaşmasını, karanlıklarda kalmamayı, o kutlu günde aydın olmayı isterler. İsterler de bu vakitte kalkıp iki rekat teheccüt namazı kılmazlar. Hep bakarım sana, bir günde kalkıp şükür için iki rekat namaz kılmazsın.
    -Beni rahat bırak deyip döndü adam.

    Seccade devam etti.
    - Ey Allahın kulu; bak işte sabah namazının vakti geldi. Ezanlar; namaz uykudan hayırlıdır diye sesleniyor. Ah sabah namazı , ah bu sabah namazı ! Namazlar arasında müstesnadır. Hem kalbe hem de ruha hayat veren bir iksirdir o . Yetmiyor mu ? gece gündüz dünya için koşuşturduğun , Aziz ve Kahhar olan Allah'ın çağrısına neden icabet etmezsin!!!
    Adam iyice sıkılarak:
    -Ey seccadem, beni rahat bırak . Gündüz yeterince yoruluyorum, biraz daha uyuyayım deyip yatağın sıcaklığına bıraktı kendini.
    - Seccade yılmadan adamı uyarmaya ve uyutmamaya uğraşıyordu.
    - Demek ki sen dünyaya ahretten daha çok önem veriyorsun.
    Adam iyice öfkelendi:
    -Yeter artık lütfen konuşma diye bağırdı.

    Seccade bu çıkışın karşısında önce sustu. Daha sonra sesini iyice alçaltarak ;
    -Ah o fecir vaktindeki adamlar, ah o fecir vaktindeki adamlar dedi. Sen O nurlu peygamberin bu vakit için neler söylediğini bilmez misin. Her kim ki güneş doğmadan ve batmadan evvel namazlarını eda ederse ateşe girmeyecek Ve yine O güzel insan Kim şu iki namazı (sabah - ikindi veya sabah - yatsı) kılarsa cennete gider. Ve nihayet Münafıklara en ağır gelen namaz sabah ve yatsı namazıdır. Onlar ki o iki namazdaki ecri bilselerdi sürüne sürüne giderlerdi.
    Bunun üzerine adam yatağından doğrulup;
    -Haklısın sabah namazı gerçekten önemli dedi..
    Seccade:
    -Öyleyse kalk ve namaz kıl dedi.-Yarın inşallah , mutlaka kalkacağım ama bugün çok yorgunum dedi adam.

    Seccade son bir ümitle ;
    -Kişi Salih amellerin ne kadar büyük ecri olduğunu idrak edemezse tüm zamanlarda bu ameller zor gelir. Sorun uyumaksa, kabir de uykudan çok ne var! Gel sözümü dinle Ey Allahın Kulu!
    Bu andan sonra adamda tek kelime duyulmadı. Seccade de bir süre sessiz kaldı. Adam uykuya devam etti.

    Ama heyhat! Adam ömründeki en uzun uykuyu dalmıştı bile. Seccadenin son sözlerini duyamadı. O an seccade adamın öldüğünü anlayınca kısık bir sesle şunları söylüyordu.
    -Ey tövbesini yarına erteleyen, bilir misin yarına çıkabileceğini !!!
    Ölüm pusuda hep, biz dünya için günah işlerken. Süresi de kısıtlı. Gün gelip atar, farkında olmadan.


    Benzer Konular

    - Seccadenin ön ve arka tarafını karıştırıp namaz kılmak

    - Seccadenin Hikayesi

    - Bırak Ey Bîçare Feryadı, Belâdan Kıl Tevekkül!

    - Gencin feryadı

    - 5 çocuk babası Filistinli Tevfik Şaban'ın feryadı ise olayı kınamakla yetinen dünyaya

  3. 01.Mayıs.2007, 17:30
    2
    elif07
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 24.Mart.2007
    Üye No: 139
    Mesaj Sayısı: 1,017
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 14
    Yaş: 28
    Bulunduğu yer: Antalya

    Seccade'nİn Feryadi!!




    SECCADE'NİN FERYADI '.

    Gün ışımamış sabah yakındır

    Yorgunluğun verdiği ağırlıkla hemen uykuya dalmıştı.Bir iniltiyle uyandı adam.Etraf halen karanlıktı. İniltiyi rüya gördüğüne yordu. Dudakları susuzluktan çatlıyordu, öyle susamıştı. Işıkları yakmadan mutfağa gidip suyunu içti ve yatağına döndü. Tam uyumak üzereyken, aynı inleme sesi tekrar kulaklarını tırmalamaya başladı. Ama rüyamıydı uyanık mıydı farkında değildi. Sesin geldiği yöne doğruldu. O an rüyada olduğuna iyice emin oldu. Çünkü duyduğu sesin sahibi evin tek seccadesiydi. <
    Adam şaşırdı ve korkulu bir sesle <


    -İnleyen sen miydin?
    -Evet dedi seccade
    -Niçin ağlıyorsun?
    Seccade yine içe işleyen bir sesle:
    - Seni uykundan uyandıran susuzluğunu, doyuncaya kadar, su içerek giderdin. Oysa benim susuzluğumu giderecek kimsem yok!
    - Nasıl susarsın, sen canlı bile değilsin dedi adam.
    Seccade:
    - Benim ihtiyacımda bir nevi sudur ama içtiğin değil. Benim susuzluğumu ancak tövbekar kulların gözyaşları giderir.
    - Anlamadım dedi adam meraklı gözlerle seccadeye
    - Ağlarım çünkü Allahın kulları; kabrinin aydınlığa ulaşmasını, karanlıklarda kalmamayı, o kutlu günde aydın olmayı isterler. İsterler de bu vakitte kalkıp iki rekat teheccüt namazı kılmazlar. Hep bakarım sana, bir günde kalkıp şükür için iki rekat namaz kılmazsın.
    -Beni rahat bırak deyip döndü adam.

    Seccade devam etti.
    - Ey Allahın kulu; bak işte sabah namazının vakti geldi. Ezanlar; namaz uykudan hayırlıdır diye sesleniyor. Ah sabah namazı , ah bu sabah namazı ! Namazlar arasında müstesnadır. Hem kalbe hem de ruha hayat veren bir iksirdir o . Yetmiyor mu ? gece gündüz dünya için koşuşturduğun , Aziz ve Kahhar olan Allahrın çağrısına neden icabet etmezsin!!!
    Adam iyice sıkılarak:
    -Ey seccadem, beni rahat bırak . Gündüz yeterince yoruluyorum, biraz daha uyuyayım deyip yatağın sıcaklığına bıraktı kendini.
    - Seccade yılmadan adamı uyarmaya ve uyutmamaya uğraşıyordu.
    - Demek ki sen dünyaya ahretten daha çok önem veriyorsun.
    Adam iyice öfkelendi:
    -Yeter artık lütfen konuşma diye bağırdı.

    Seccade bu çıkışın karşısında önce sustu. Daha sonra sesini iyice alçaltarak ;
    -Ah o fecir vaktindeki adamlar, ah o fecir vaktindeki adamlar dedi. Sen O nurlu peygamberin bu vakit için neler söylediğini bilmez misin. Her kim ki güneş doğmadan ve batmadan evvel namazlarını eda ederse ateşe girmeyecek Ve yine O güzel insan Kim şu iki namazı (sabah - ikindi veya sabah - yatsı) kılarsa cennete gider. Ve nihayet Münafıklara en ağır gelen namaz sabah ve yatsı namazıdır. Onlar ki o iki namazdaki ecri bilselerdi sürüne sürüne giderlerdir
    Bunun üzerine adam yatağından doğrulup;
    -Haklısın sabah namazı gerçekten önemli dedi..
    Seccade:
    -Öyleyse kalk ve namaz kıl dedi.-Yarın inşallah , mutlaka kalkacağım ama bugün çok yorgunum dedi adam.

    Seccade son bir ümitle ;
    -Kişi Salih amellerin ne kadar büyük ecri olduğunu idrak edemezse tüm zamanlarda bu ameller zor gelir. Sorun uyumaksa, kabir de uykudan çok ne var! Gel sözümü dinle Ey Allahın Kulu!
    Bu andan sonra adamda tek kelime duyulmadı. Seccade de bir süre sessiz kaldı. Adam uykuya devam etti.

    Ama heyhat! Adam ömründeki en uzun uykuyu dalmıştı bile. Seccadenin son sözlerini duyamadı. O an seccade adamın öldüğünü anlayınca kısık bir sesle şunları söylüyordu.
    -Ey tövbesini yarına erteleyen, bilir misin yarına çıkabileceğini !!!
    Ölüm pusuda hep, biz dünya için günah işlerken. Süresi de kısıtlı. Gün gelip atar, farkında olmadan.


    ALINTIDIR
    edebnet


  4. 01.Mayıs.2007, 17:30
    2
    Kıdemli Üye



    SECCADE'NİN FERYADI '.

    Gün ışımamış sabah yakındır

    Yorgunluğun verdiği ağırlıkla hemen uykuya dalmıştı.Bir iniltiyle uyandı adam.Etraf halen karanlıktı. İniltiyi rüya gördüğüne yordu. Dudakları susuzluktan çatlıyordu, öyle susamıştı. Işıkları yakmadan mutfağa gidip suyunu içti ve yatağına döndü. Tam uyumak üzereyken, aynı inleme sesi tekrar kulaklarını tırmalamaya başladı. Ama rüyamıydı uyanık mıydı farkında değildi. Sesin geldiği yöne doğruldu. O an rüyada olduğuna iyice emin oldu. Çünkü duyduğu sesin sahibi evin tek seccadesiydi. <
    Adam şaşırdı ve korkulu bir sesle <


    -İnleyen sen miydin?
    -Evet dedi seccade
    -Niçin ağlıyorsun?
    Seccade yine içe işleyen bir sesle:
    - Seni uykundan uyandıran susuzluğunu, doyuncaya kadar, su içerek giderdin. Oysa benim susuzluğumu giderecek kimsem yok!
    - Nasıl susarsın, sen canlı bile değilsin dedi adam.
    Seccade:
    - Benim ihtiyacımda bir nevi sudur ama içtiğin değil. Benim susuzluğumu ancak tövbekar kulların gözyaşları giderir.
    - Anlamadım dedi adam meraklı gözlerle seccadeye
    - Ağlarım çünkü Allahın kulları; kabrinin aydınlığa ulaşmasını, karanlıklarda kalmamayı, o kutlu günde aydın olmayı isterler. İsterler de bu vakitte kalkıp iki rekat teheccüt namazı kılmazlar. Hep bakarım sana, bir günde kalkıp şükür için iki rekat namaz kılmazsın.
    -Beni rahat bırak deyip döndü adam.

    Seccade devam etti.
    - Ey Allahın kulu; bak işte sabah namazının vakti geldi. Ezanlar; namaz uykudan hayırlıdır diye sesleniyor. Ah sabah namazı , ah bu sabah namazı ! Namazlar arasında müstesnadır. Hem kalbe hem de ruha hayat veren bir iksirdir o . Yetmiyor mu ? gece gündüz dünya için koşuşturduğun , Aziz ve Kahhar olan Allahrın çağrısına neden icabet etmezsin!!!
    Adam iyice sıkılarak:
    -Ey seccadem, beni rahat bırak . Gündüz yeterince yoruluyorum, biraz daha uyuyayım deyip yatağın sıcaklığına bıraktı kendini.
    - Seccade yılmadan adamı uyarmaya ve uyutmamaya uğraşıyordu.
    - Demek ki sen dünyaya ahretten daha çok önem veriyorsun.
    Adam iyice öfkelendi:
    -Yeter artık lütfen konuşma diye bağırdı.

    Seccade bu çıkışın karşısında önce sustu. Daha sonra sesini iyice alçaltarak ;
    -Ah o fecir vaktindeki adamlar, ah o fecir vaktindeki adamlar dedi. Sen O nurlu peygamberin bu vakit için neler söylediğini bilmez misin. Her kim ki güneş doğmadan ve batmadan evvel namazlarını eda ederse ateşe girmeyecek Ve yine O güzel insan Kim şu iki namazı (sabah - ikindi veya sabah - yatsı) kılarsa cennete gider. Ve nihayet Münafıklara en ağır gelen namaz sabah ve yatsı namazıdır. Onlar ki o iki namazdaki ecri bilselerdi sürüne sürüne giderlerdir
    Bunun üzerine adam yatağından doğrulup;
    -Haklısın sabah namazı gerçekten önemli dedi..
    Seccade:
    -Öyleyse kalk ve namaz kıl dedi.-Yarın inşallah , mutlaka kalkacağım ama bugün çok yorgunum dedi adam.

    Seccade son bir ümitle ;
    -Kişi Salih amellerin ne kadar büyük ecri olduğunu idrak edemezse tüm zamanlarda bu ameller zor gelir. Sorun uyumaksa, kabir de uykudan çok ne var! Gel sözümü dinle Ey Allahın Kulu!
    Bu andan sonra adamda tek kelime duyulmadı. Seccade de bir süre sessiz kaldı. Adam uykuya devam etti.

    Ama heyhat! Adam ömründeki en uzun uykuyu dalmıştı bile. Seccadenin son sözlerini duyamadı. O an seccade adamın öldüğünü anlayınca kısık bir sesle şunları söylüyordu.
    -Ey tövbesini yarına erteleyen, bilir misin yarına çıkabileceğini !!!
    Ölüm pusuda hep, biz dünya için günah işlerken. Süresi de kısıtlı. Gün gelip atar, farkında olmadan.


    ALINTIDIR
    edebnet


  5. 03.Mayıs.2007, 16:37
    3
    Efdal
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Mayıs.2007
    Üye No: 441
    Mesaj Sayısı: 1,221
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    --->: Seccade'nİn Feryadi!!

    Allah razı olsun.Daha &#246;nceden okumuştum ama o g&#252;zel bir paylamış ki tekrardan tekrardan okudum.Rabbim seccadelerimizi aglatmayı nasip etmesin bizler g&#246;şlarımızla susuzluklarını giderim inşallah.


  6. 03.Mayıs.2007, 16:37
    3
    Kıdemli Üye
    Allah razı olsun.Daha &#246;nceden okumuştum ama o g&#252;zel bir paylamış ki tekrardan tekrardan okudum.Rabbim seccadelerimizi aglatmayı nasip etmesin bizler g&#246;şlarımızla susuzluklarını giderim inşallah.


  7. 01.Haziran.2007, 21:40
    4
    flora
    forumun çiçeği

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Nisan.2007
    Üye No: 269
    Mesaj Sayısı: 320
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 25
    Bulunduğu yer: SaKaRYa

    Seccadenİn Feryadi!

    Seccade'nin Feryadı
    Gün ışımamış sabah yakındır
    Yorgunluğun verdiği ağırlıkla hemen uykuya dalmıştı.Bir iniltiyle uyandı adam.Etraf halen karanlıktı. İniltiyi rüya gördüğüne yordu. Dudakları susuzluktan çatlıyordu, öyle susamıştı. Işıkları yakmadan mutfağa gidip suyunu içti ve yatağına döndü. Tam uyumak üzereyken, aynı inleme sesi tekrar kulaklarını tırmalamaya başladı. Ama rüyamıydı uyanık mıydı farkında değildi. Sesin geldiği yöne doğruldu. O an rüyada olduğuna iyice emin oldu. Çünkü duyduğu sesin sahibi evin tek seccadesiydi.
    Adam şaşırdı ve korkulu bir sesle

    -İnleyen sen miydin?
    -Evet dedi seccade
    -Niçin ağlıyorsun?
    Seccade yine içe işleyen bir sesle:
    - Seni uykundan uyandıran susuzluğunu, doyuncaya kadar, su içerek giderdin. Oysa benim susuzluğumu giderecek kimsem yok!
    - Nasıl susarsın, sen canlı bile değilsin dedi adam.
    Seccade:
    - Benim ihtiyacımda bir nevi sudur ama içtiğin değil. Benim susuzluğumu ancak tövbekar kulların gözyaşları giderir.
    - Anlamadım dedi adam meraklı gözlerle seccadeye
    - Ağlarım çünkü Allahın kulları; kabrinin aydınlığa ulaşmasını, karanlıklarda kalmamayı, o kutlu günde aydın olmayı isterler. İsterler de bu vakitte kalkıp iki rekat teheccüt namazı kılmazlar. Hep bakarım sana, bir günde kalkıp şükür için iki rekat namaz kılmazsın.
    -Beni rahat bırak deyip döndü adam.

    Seccade devam etti.
    - Ey Allahın kulu; bak işte sabah namazının vakti geldi. Ezanlar; namaz uykudan hayırlıdır diye sesleniyor. Ah sabah namazı , ah bu sabah namazı ! Namazlar arasında müstesnadır. Hem kalbe hem de ruha hayat veren bir iksirdir o . Yetmiyor mu ? gece gündüz dünya için koşuşturduğun , Aziz ve Kahhar olan Allahrın çağrısına neden icabet etmezsin!!!
    Adam iyice sıkılarak:
    -Ey seccadem, beni rahat bırak . Gündüz yeterince yoruluyorum, biraz daha uyuyayım deyip yatağın sıcaklığına bıraktı kendini.
    - Seccade yılmadan adamı uyarmaya ve uyutmamaya uğraşıyordu.
    - Demek ki sen dünyaya ahretten daha çok önem veriyorsun.
    Adam iyice öfkelendi:
    -Yeter artık lütfen konuşma diye bağırdı.

    Seccade bu çıkışın karşısında önce sustu. Daha sonra sesini iyice alçaltarak ;
    -Ah o fecir vaktindeki adamlar, ah o fecir vaktindeki adamlar dedi. Sen O nurlu peygamberin bu vakit için neler söylediğini bilmez misin. Her kim ki güneş doğmadan ve batmadan evvel namazlarını eda ederse ateşe girmeyecek Ve yine O güzel insan Kim şu iki namazı (sabah - ikindi veya sabah - yatsı) kılarsa cennete gider. Ve nihayet Münafıklara en ağır gelen namaz sabah ve yatsı namazıdır. Onlar ki o iki namazdaki ecri bilselerdi sürüne sürüne giderlerdir
    Bunun üzerine adam yatağından doğrulup;
    -Haklısın sabah namazı gerçekten önemli dedi..
    Seccade:
    -Öyleyse kalk ve namaz kıl dedi.-Yarın inşallah , mutlaka kalkacağım ama bugün çok yorgunum dedi adam.

    Seccade son bir ümitle ;
    -Kişi Salih amellerin ne kadar büyük ecri olduğunu idrak edemezse tüm zamanlarda bu ameller zor gelir. Sorun uyumaksa, kabir de uykudan çok ne var! Gel sözümü dinle Ey Allahın Kulu!
    Bu andan sonra adamda tek kelime duyulmadı. Seccade de bir süre sessiz kaldı. Adam uykuya devam etti.

    Ama heyhat! Adam ömründeki en uzun uykuyu dalmıştı bile. Seccadenin son sözlerini duyamadı. O an seccade adamın öldüğünü anlayınca kısık bir sesle şunları söylüyordu.
    -Ey tövbesini yarına erteleyen, bilir misin yarına çıkabileceğini !!!
    Ölüm pusuda hep, biz dünya için günah işlerken. Süresi de kısıtlı. Gün gelip atar, farkında olmadan.



  8. 01.Haziran.2007, 21:40
    4
    forumun çiçeği
    Seccade'nin Feryadı
    Gün ışımamış sabah yakındır
    Yorgunluğun verdiği ağırlıkla hemen uykuya dalmıştı.Bir iniltiyle uyandı adam.Etraf halen karanlıktı. İniltiyi rüya gördüğüne yordu. Dudakları susuzluktan çatlıyordu, öyle susamıştı. Işıkları yakmadan mutfağa gidip suyunu içti ve yatağına döndü. Tam uyumak üzereyken, aynı inleme sesi tekrar kulaklarını tırmalamaya başladı. Ama rüyamıydı uyanık mıydı farkında değildi. Sesin geldiği yöne doğruldu. O an rüyada olduğuna iyice emin oldu. Çünkü duyduğu sesin sahibi evin tek seccadesiydi.
    Adam şaşırdı ve korkulu bir sesle

    -İnleyen sen miydin?
    -Evet dedi seccade
    -Niçin ağlıyorsun?
    Seccade yine içe işleyen bir sesle:
    - Seni uykundan uyandıran susuzluğunu, doyuncaya kadar, su içerek giderdin. Oysa benim susuzluğumu giderecek kimsem yok!
    - Nasıl susarsın, sen canlı bile değilsin dedi adam.
    Seccade:
    - Benim ihtiyacımda bir nevi sudur ama içtiğin değil. Benim susuzluğumu ancak tövbekar kulların gözyaşları giderir.
    - Anlamadım dedi adam meraklı gözlerle seccadeye
    - Ağlarım çünkü Allahın kulları; kabrinin aydınlığa ulaşmasını, karanlıklarda kalmamayı, o kutlu günde aydın olmayı isterler. İsterler de bu vakitte kalkıp iki rekat teheccüt namazı kılmazlar. Hep bakarım sana, bir günde kalkıp şükür için iki rekat namaz kılmazsın.
    -Beni rahat bırak deyip döndü adam.

    Seccade devam etti.
    - Ey Allahın kulu; bak işte sabah namazının vakti geldi. Ezanlar; namaz uykudan hayırlıdır diye sesleniyor. Ah sabah namazı , ah bu sabah namazı ! Namazlar arasında müstesnadır. Hem kalbe hem de ruha hayat veren bir iksirdir o . Yetmiyor mu ? gece gündüz dünya için koşuşturduğun , Aziz ve Kahhar olan Allahrın çağrısına neden icabet etmezsin!!!
    Adam iyice sıkılarak:
    -Ey seccadem, beni rahat bırak . Gündüz yeterince yoruluyorum, biraz daha uyuyayım deyip yatağın sıcaklığına bıraktı kendini.
    - Seccade yılmadan adamı uyarmaya ve uyutmamaya uğraşıyordu.
    - Demek ki sen dünyaya ahretten daha çok önem veriyorsun.
    Adam iyice öfkelendi:
    -Yeter artık lütfen konuşma diye bağırdı.

    Seccade bu çıkışın karşısında önce sustu. Daha sonra sesini iyice alçaltarak ;
    -Ah o fecir vaktindeki adamlar, ah o fecir vaktindeki adamlar dedi. Sen O nurlu peygamberin bu vakit için neler söylediğini bilmez misin. Her kim ki güneş doğmadan ve batmadan evvel namazlarını eda ederse ateşe girmeyecek Ve yine O güzel insan Kim şu iki namazı (sabah - ikindi veya sabah - yatsı) kılarsa cennete gider. Ve nihayet Münafıklara en ağır gelen namaz sabah ve yatsı namazıdır. Onlar ki o iki namazdaki ecri bilselerdi sürüne sürüne giderlerdir
    Bunun üzerine adam yatağından doğrulup;
    -Haklısın sabah namazı gerçekten önemli dedi..
    Seccade:
    -Öyleyse kalk ve namaz kıl dedi.-Yarın inşallah , mutlaka kalkacağım ama bugün çok yorgunum dedi adam.

    Seccade son bir ümitle ;
    -Kişi Salih amellerin ne kadar büyük ecri olduğunu idrak edemezse tüm zamanlarda bu ameller zor gelir. Sorun uyumaksa, kabir de uykudan çok ne var! Gel sözümü dinle Ey Allahın Kulu!
    Bu andan sonra adamda tek kelime duyulmadı. Seccade de bir süre sessiz kaldı. Adam uykuya devam etti.

    Ama heyhat! Adam ömründeki en uzun uykuyu dalmıştı bile. Seccadenin son sözlerini duyamadı. O an seccade adamın öldüğünü anlayınca kısık bir sesle şunları söylüyordu.
    -Ey tövbesini yarına erteleyen, bilir misin yarına çıkabileceğini !!!
    Ölüm pusuda hep, biz dünya için günah işlerken. Süresi de kısıtlı. Gün gelip atar, farkında olmadan.



  9. 01.Haziran.2007, 22:45
    5
    Efdal
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Mayıs.2007
    Üye No: 441
    Mesaj Sayısı: 1,221
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    --->: Seccadenİn Feryadi!

    Allah razı olsun &#231;ok g&#252;zel ve anlamlı bir paylaşım daha evvelden okumuştum ama tekrardan okumak iyi geldi.Rabbim namazlarımızı daim kılsın kılmayanlarada nasip etsin inşl.


  10. 01.Haziran.2007, 22:45
    5
    Kıdemli Üye
    Allah razı olsun &#231;ok g&#252;zel ve anlamlı bir paylaşım daha evvelden okumuştum ama tekrardan okumak iyi geldi.Rabbim namazlarımızı daim kılsın kılmayanlarada nasip etsin inşl.


  11. 01.Haziran.2007, 23:20
    6
    İnşirah
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Mart.2007
    Üye No: 86
    Mesaj Sayısı: 3,370
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 40

    --->: Seccadenİn Feryadi!

    Bir gül ekin,
    Ama bu sefer kalbinize ekin bu gülü.
    Bir sevda tutun,
    Ama bu sefer kalbinizde tutun sevdanızı.
    Bir hayal kurun,
    Mutluluk vadisinde, gül bahçesinde, sevgi şehrinde, insanlara huzur saçan, mutluluk yayan, insanların kalbinden hüznü alıp yerine sevdayı, sevgiyi, aşkı, Allah(c.c.) aşkını yerleştiren bir yerin hayalini kurun
    Bunlar hayal ama mutluluk uzakta değil ki

    Aşk, sevda uzakta değil ki
    Kapatın kalbinizi madde âlemine, açın gönlünüzü mana âlemine, çıkın seyahate
    Ama bu seyahat madden uzak, gül bahçesinde, sevda mahallesi, aşk sokağı,
    Namazgâh hanı, seccade döşeğinde gözyaşlarıyla ıslanan seccadenizin üstünde
    Ötelere adım atın, Çırpın kanatlarınızı, uçun göklere, varın semalara, tanışın peygamberlerle, uzanın göklere yaklaşın cennete, girin Sidretül müntehaya, hani me�va cennetinin yanında, için orda gözyaşlarıyla doldurduğunuz mana sütünü, işte bakın sevgiliniz tam karşınızda, sizlerin selamını bekliyor mukabele etmek için. Şahitler de hazır sizlere tanıklık etmek için.
    Daha ne beklersiniz işte geldiniz kab-ı kavseyne hadi, şimdi işte alın seccadenizi, açın kalbinizi, dökün gözyaşlarınızı, varın sevgilinizin yanına, sevgilinize yalvarın, yakarın affınızı ve affımızı isteyin. Sevgililer naziktirler bir şey istendiği zaman geri çevirmezler. Hadi sunun dualarınızı, göz pınarlarınızdan ayrılan mana sütünün, mana âleminde ki yükselişinizin yanında
    Daha ne beklersiniz işte sevgili bizleri bekliyor

    Evet, şimdi işte yalvarıyorum ve yalvaracağım
    Ey benim sevgilim, Rabbim yalnız sana yalvarır ve yalnız senden dilenirim
    Şu mübarek günlerin ve sadece senin sevginden ötürü sana mana kasesini gözyaşlarıyla doldurmaya çalışan âşıklarının yüzsuyu hürmetine bizlere senin sevgini, senin aşkını tatmak ve bu tatla son nefesimize kadar yaşamak ve senin aşkınla senin huzuruna varmak nasip eyle



  12. 01.Haziran.2007, 23:20
    6
    Devamlı Üye
    Bir gül ekin,
    Ama bu sefer kalbinize ekin bu gülü.
    Bir sevda tutun,
    Ama bu sefer kalbinizde tutun sevdanızı.
    Bir hayal kurun,
    Mutluluk vadisinde, gül bahçesinde, sevgi şehrinde, insanlara huzur saçan, mutluluk yayan, insanların kalbinden hüznü alıp yerine sevdayı, sevgiyi, aşkı, Allah(c.c.) aşkını yerleştiren bir yerin hayalini kurun
    Bunlar hayal ama mutluluk uzakta değil ki

    Aşk, sevda uzakta değil ki
    Kapatın kalbinizi madde âlemine, açın gönlünüzü mana âlemine, çıkın seyahate
    Ama bu seyahat madden uzak, gül bahçesinde, sevda mahallesi, aşk sokağı,
    Namazgâh hanı, seccade döşeğinde gözyaşlarıyla ıslanan seccadenizin üstünde
    Ötelere adım atın, Çırpın kanatlarınızı, uçun göklere, varın semalara, tanışın peygamberlerle, uzanın göklere yaklaşın cennete, girin Sidretül müntehaya, hani me�va cennetinin yanında, için orda gözyaşlarıyla doldurduğunuz mana sütünü, işte bakın sevgiliniz tam karşınızda, sizlerin selamını bekliyor mukabele etmek için. Şahitler de hazır sizlere tanıklık etmek için.
    Daha ne beklersiniz işte geldiniz kab-ı kavseyne hadi, şimdi işte alın seccadenizi, açın kalbinizi, dökün gözyaşlarınızı, varın sevgilinizin yanına, sevgilinize yalvarın, yakarın affınızı ve affımızı isteyin. Sevgililer naziktirler bir şey istendiği zaman geri çevirmezler. Hadi sunun dualarınızı, göz pınarlarınızdan ayrılan mana sütünün, mana âleminde ki yükselişinizin yanında
    Daha ne beklersiniz işte sevgili bizleri bekliyor

    Evet, şimdi işte yalvarıyorum ve yalvaracağım
    Ey benim sevgilim, Rabbim yalnız sana yalvarır ve yalnız senden dilenirim
    Şu mübarek günlerin ve sadece senin sevginden ötürü sana mana kasesini gözyaşlarıyla doldurmaya çalışan âşıklarının yüzsuyu hürmetine bizlere senin sevgini, senin aşkını tatmak ve bu tatla son nefesimize kadar yaşamak ve senin aşkınla senin huzuruna varmak nasip eyle



  13. 01.Haziran.2007, 23:46
    7
    flora
    forumun çiçeği

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Nisan.2007
    Üye No: 269
    Mesaj Sayısı: 320
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 25
    Bulunduğu yer: SaKaRYa

    --->: Seccadenİn Feryadi!

    &#231;ok g&#252;zel ya nerden buldun şem'a ?:D mesleğinin sırrı nedir acaba:D


  14. 01.Haziran.2007, 23:46
    7
    forumun çiçeği
    &#231;ok g&#252;zel ya nerden buldun şem'a ?:D mesleğinin sırrı nedir acaba:D


  15. 02.Haziran.2007, 00:08
    8
    İnşirah
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Mart.2007
    Üye No: 86
    Mesaj Sayısı: 3,370
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 40

    --->: Seccadenİn Feryadi!

    flora Nickli Üyeden Alıntı
    çok güzel ya nerden buldun şem'a ?:D mesleğinin sırrı nedir acaba:D

    gizli söylemem adı üstünde meslek sırrı


  16. 02.Haziran.2007, 00:08
    8
    Devamlı Üye
    flora Nickli Üyeden Alıntı
    çok güzel ya nerden buldun şem'a ?:D mesleğinin sırrı nedir acaba:D

    gizli söylemem adı üstünde meslek sırrı


  17. 02.Haziran.2007, 00:13
    9
    flora
    forumun çiçeği

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Nisan.2007
    Üye No: 269
    Mesaj Sayısı: 320
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 25
    Bulunduğu yer: SaKaRYa

    --->: Seccadenİn Feryadi!

    inş. ilerde &#246;ğreniriz yani:D


  18. 02.Haziran.2007, 00:13
    9
    forumun çiçeği
    inş. ilerde &#246;ğreniriz yani:D


  19. 18.Eylül.2007, 11:09
    10
    gözyaşı
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 26.Ağustos.2007
    Üye No: 2223
    Mesaj Sayısı: 459
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Bulunduğu yer: gözyaşı semti

    Seccadenİn Feryadi

    Gün ışımamış sabah yakındır…
    Yorgunluğun verdiği ağırlıkla hemen uykuya dalmıştı.Bir iniltiyle uyandı adam.Etraf halen karanlıktı. İniltiyi rüya gördüğüne yordu. Dudakları susuzluktan çatlıyordu, öyle susamıştı. Işıkları yakmadan mutfağa gidip suyunu içti ve yatağına döndü. Tam uyumak üzereyken, aynı inleme sesi tekrar kulaklarını tırmalamaya başladı. Ama rüyamıydı uyanık mıydı farkında değildi. Sesin geldiği yöne doğruldu. O an rüyada olduğuna iyice emin oldu. Çünkü duyduğu sesin sahibi evin tek seccadesiydi.
    Adam şaşırdı ve korkulu bir sesle


    -İnleyen sen miydin? <
    -Evet dedi seccade <
    -Niçin ağlıyorsun? <
    Seccade yine içe işleyen bir sesle: <
    - Seni uykundan uyandıran susuzluğunu, doyuncaya kadar, su içerek giderdin. Oysa benim susuzluğumu giderecek kimsem yok! <
    - Nasıl susarsın, sen canlı bile değilsin dedi adam. <
    Seccade: <
    - Benim ihtiyacımda bir nevi sudur ama içtiğin değil. Benim susuzluğumu ancak tövbekar kulların gözyaşları giderir. <
    - Anlamadım dedi adam meraklı gözlerle seccadeye <
    - Ağlarım çünkü Allah’ın kulları; kabrinin aydınlığa ulaşmasını, karanlıklarda kalmamayı, o kutlu günde aydın olmayı isterler. İsterler de bu vakitte kalkıp iki rekat teheccüt namazı kılmazlar. Hep bakarım sana, bir günde kalkıp şükür için iki rekat namaz kılmazsın. <
    -Beni rahat bırak deyip döndü adam. <
    <
    Seccade devam etti. <
    - Ey Allah’ın kulu; bak işte sabah namazının vakti geldi. Ezanlar; namaz uykudan hayırlıdır diye sesleniyor. Ah sabah namazı , ah bu sabah namazı ! Namazlar arasında müstesnadır. Hem kalbe hem de ruha hayat veren bir iksirdir o . Yetmiyor mu ? gece gündüz dünya için koşuşturduğun , Aziz ve Kahhar olan Allah’ın çağrısına neden icabet etmezsin!!! <
    Adam iyice sıkılarak: <
    -Ey seccadem, beni rahat bırak . Gündüz yeterince yoruluyorum, biraz daha uyuyayım deyip yatağın sıcaklığına bıraktı kendini. <
    - Seccade yılmadan adamı uyarmaya ve uyutmamaya uğraşıyordu. <
    - Demek ki sen dünyaya ahretten daha çok önem veriyorsun. <
    Adam iyice öfkelendi: <
    -Yeter artık lütfen konuşma diye bağırdı. <
    <
    Seccade bu çıkışın karşısında önce sustu. Daha sonra sesini iyice alçaltarak ; <
    -Ah o fecir vaktindeki adamlar, ah o fecir vaktindeki adamlar dedi. Sen O nurlu peygamberin bu vakit için neler söylediğini bilmez misin. “Her kim ki güneş doğmadan ve batmadan evvel namazlarını eda ederse ateşe girmeyecek”, “ Ve yine O güzel insan “Kim şu iki namazı (sabah - ikindi veya sabah - yatsı) kılarsa cennete gider.” Ve nihayet “Münafıklara en ağır gelen namaz sabah ve yatsı namazıdır. Onlar ki o iki namazdaki ecri bilselerdi sürüne sürüne giderlerdi…” <
    Bunun üzerine adam yatağından doğrulup; <
    -Haklısın sabah namazı gerçekten önemli dedi.. <
    Seccade: <
    -Öyleyse kalk ve namaz kıl dedi.-Yarın inşallah , mutlaka kalkacağım ama bugün çok yorgunum dedi adam. <
    <
    Seccade son bir ümitle ;
    -Kişi Salih amellerin ne kadar büyük ecri olduğunu idrak edemezse tüm zamanlarda bu ameller zor gelir. Sorun uyumaksa, kabir de uykudan çok ne var! Gel sözümü dinle Ey Allah’ın Kulu!
    Bu andan sonra adamda tek kelime duyulmadı. Seccade de bir süre sessiz kaldı. Adam uykuya devam etti.

    Ama heyhat! Adam ömründeki en uzun uykuyu dalmıştı bile. Seccadenin son sözlerini duyamadı. O an seccade adamın öldüğünü anlayınca kısık bir sesle şunları söylüyordu.
    -Ey tövbesini yarına erteleyen, bilir misin yarına çıkabileceğini !!!
    Ölüm pusuda hep, biz dünya için günah işlerken. Süresi de kısıtlı. Gün gelip atar, farkında olmadan

    Alıntı...


  20. 18.Eylül.2007, 11:09
    10
    Özel Üye
    Gün ışımamış sabah yakındır…
    Yorgunluğun verdiği ağırlıkla hemen uykuya dalmıştı.Bir iniltiyle uyandı adam.Etraf halen karanlıktı. İniltiyi rüya gördüğüne yordu. Dudakları susuzluktan çatlıyordu, öyle susamıştı. Işıkları yakmadan mutfağa gidip suyunu içti ve yatağına döndü. Tam uyumak üzereyken, aynı inleme sesi tekrar kulaklarını tırmalamaya başladı. Ama rüyamıydı uyanık mıydı farkında değildi. Sesin geldiği yöne doğruldu. O an rüyada olduğuna iyice emin oldu. Çünkü duyduğu sesin sahibi evin tek seccadesiydi.
    Adam şaşırdı ve korkulu bir sesle


    -İnleyen sen miydin? <
    -Evet dedi seccade <
    -Niçin ağlıyorsun? <
    Seccade yine içe işleyen bir sesle: <
    - Seni uykundan uyandıran susuzluğunu, doyuncaya kadar, su içerek giderdin. Oysa benim susuzluğumu giderecek kimsem yok! <
    - Nasıl susarsın, sen canlı bile değilsin dedi adam. <
    Seccade: <
    - Benim ihtiyacımda bir nevi sudur ama içtiğin değil. Benim susuzluğumu ancak tövbekar kulların gözyaşları giderir. <
    - Anlamadım dedi adam meraklı gözlerle seccadeye <
    - Ağlarım çünkü Allah’ın kulları; kabrinin aydınlığa ulaşmasını, karanlıklarda kalmamayı, o kutlu günde aydın olmayı isterler. İsterler de bu vakitte kalkıp iki rekat teheccüt namazı kılmazlar. Hep bakarım sana, bir günde kalkıp şükür için iki rekat namaz kılmazsın. <
    -Beni rahat bırak deyip döndü adam. <
    <
    Seccade devam etti. <
    - Ey Allah’ın kulu; bak işte sabah namazının vakti geldi. Ezanlar; namaz uykudan hayırlıdır diye sesleniyor. Ah sabah namazı , ah bu sabah namazı ! Namazlar arasında müstesnadır. Hem kalbe hem de ruha hayat veren bir iksirdir o . Yetmiyor mu ? gece gündüz dünya için koşuşturduğun , Aziz ve Kahhar olan Allah’ın çağrısına neden icabet etmezsin!!! <
    Adam iyice sıkılarak: <
    -Ey seccadem, beni rahat bırak . Gündüz yeterince yoruluyorum, biraz daha uyuyayım deyip yatağın sıcaklığına bıraktı kendini. <
    - Seccade yılmadan adamı uyarmaya ve uyutmamaya uğraşıyordu. <
    - Demek ki sen dünyaya ahretten daha çok önem veriyorsun. <
    Adam iyice öfkelendi: <
    -Yeter artık lütfen konuşma diye bağırdı. <
    <
    Seccade bu çıkışın karşısında önce sustu. Daha sonra sesini iyice alçaltarak ; <
    -Ah o fecir vaktindeki adamlar, ah o fecir vaktindeki adamlar dedi. Sen O nurlu peygamberin bu vakit için neler söylediğini bilmez misin. “Her kim ki güneş doğmadan ve batmadan evvel namazlarını eda ederse ateşe girmeyecek”, “ Ve yine O güzel insan “Kim şu iki namazı (sabah - ikindi veya sabah - yatsı) kılarsa cennete gider.” Ve nihayet “Münafıklara en ağır gelen namaz sabah ve yatsı namazıdır. Onlar ki o iki namazdaki ecri bilselerdi sürüne sürüne giderlerdi…” <
    Bunun üzerine adam yatağından doğrulup; <
    -Haklısın sabah namazı gerçekten önemli dedi.. <
    Seccade: <
    -Öyleyse kalk ve namaz kıl dedi.-Yarın inşallah , mutlaka kalkacağım ama bugün çok yorgunum dedi adam. <
    <
    Seccade son bir ümitle ;
    -Kişi Salih amellerin ne kadar büyük ecri olduğunu idrak edemezse tüm zamanlarda bu ameller zor gelir. Sorun uyumaksa, kabir de uykudan çok ne var! Gel sözümü dinle Ey Allah’ın Kulu!
    Bu andan sonra adamda tek kelime duyulmadı. Seccade de bir süre sessiz kaldı. Adam uykuya devam etti.

    Ama heyhat! Adam ömründeki en uzun uykuyu dalmıştı bile. Seccadenin son sözlerini duyamadı. O an seccade adamın öldüğünü anlayınca kısık bir sesle şunları söylüyordu.
    -Ey tövbesini yarına erteleyen, bilir misin yarına çıkabileceğini !!!
    Ölüm pusuda hep, biz dünya için günah işlerken. Süresi de kısıtlı. Gün gelip atar, farkında olmadan

    Alıntı...


  21. 18.Eylül.2007, 11:37
    11
    elen_90
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Ağustos.2007
    Üye No: 2018
    Mesaj Sayısı: 25
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Bulunduğu yer: konya

    --->: Seccadenİn Feryadi

    &#231;ok g&#252;zel ve &#231;ok etkileyici bi yazı allah(cc) razı olsunnnnnnn


  22. 18.Eylül.2007, 11:37
    11
    Devamlı Üye
    &#231;ok g&#252;zel ve &#231;ok etkileyici bi yazı allah(cc) razı olsunnnnnnn


  23. 18.Eylül.2007, 11:51
    12
    Medine
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Ağustos.2007
    Üye No: 1812
    Mesaj Sayısı: 835
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 11
    Yaş: 27

    --->: Seccadenİn Feryadi

    Allah razı olsun kardeşim..

    gönlümüzün pasını attırdın


  24. 18.Eylül.2007, 11:51
    12
    Devamlı Üye
    Allah razı olsun kardeşim..

    gönlümüzün pasını attırdın





+ Yorum Gönder
Git 12 Son