Konusunu Oylayın.: Namazda Kalp Huzuru İçin: Sütre

5 üzerinden 5.00 | Toplam: 2 kişi oyladı.

  1. 08.Nisan.2007, 22:52
    1
    İnşirah
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Mart.2007
    Üye No: 86
    Mesaj Sayısı: 3,385
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 40

    Reklam

    Namazda Kalp Huzuru İçin: Sütre






    Namazda Kalp Huzuru İçin: Sütre Mumsema Müminler için yönlerin belirleyicisi hükmünde olan Kâbe, kendisine yönelindiğinde kalbi de bir yön üzere sabit kılar. Kâbe'yle aradaki mesafeleri kaldırmak bakımından kullanılan sütre, kalbi Kâbe'nin huzuruna taşır ve belki Kâbe'yi kalbe odaklar.
    Herkes oradaydı. Çocuklar, yaşlılar, erkekler, kadınlar, genç kızlar, herkes... Bir bayram günüydü. En güzel elbiseler giyilmiş, yüzler ak-pak. O mübarek Rasul de geldi nihayet. Herkesin buraya toplanmasını isteyen de oydu zaten. Kalabalık dalgalandı, selamını aldılar, tevazu ve vakarla yürüdü, en öne geçti. Sonra mübarek yüzünü kalabalığa döndü. Bir kargı getirilmesini buyurdu. Getirdiler. İşaret buyurduğu üzere mızrak en öne, kıble tarafına dikildi. Sonra Efendimiz s.a.v. mızrağın hemen önüne namaza durdu. Herkes saf tutarak O'na uydu. (Buharî)
    Allah Rasulü s.a.v. Efendimiz sefere çıktığında da böyle yapıyordu. Namazını arazide kılarken, kıble yönüne ön tarafına bir kargı diktiriyordu. (Buharî, Müslim)
    O'nun böyle yaparak namaz kılması, elbette Sahabe-i Kiram'ın dikkatini çekiyordu. Saflarda bulunanların önünde böyle bir şey yoktu. Demek ki imamın önüne böyle bir nesnenin konulması cemaat için de yeterli oluyordu.
    Bir gün Efendimiz s.a.v.'e namaz kılanın “sütre”si soruldu. Yani öne konulan bu nesne. Buyurdu ki: “Eğerin arkalığı kadar bir şeydir.” (Müslim)
    Bir defasında da: “Biriniz önüne eğerin arkalığı kadar bir nesne koyduğu zaman artık namazını kılsın; onun ilerisinden geçene aldırmasın.” buyurdu. (Müslim)
    Ve: “Biriniz bir sütreye doğru namaz kıldığında ona yakın dursun ki şeytan namazını kesmesin...” Böylece sütreye yakın namaz kılınmasını, sütre koymanın şeytanın vesvesesine engel olduğunu işaret buyurmuş oluyordu. (Ebu Davud, Ahmed b. Hanbel )
    Bu hadis-i şeriflerden anlaşılacağı üzere, sütre eğerin arkalığı kadar bir şey, yaklaşık kırk beş santim… (Ebu Davud)
    Bu amaçla kullanılan nesneye verilen “sütre” kelimesine gelince; Arapça'da örtme anlamina gelen “ setr ” kökünden türemiş bir kelime. Örtme işinin kendisiyle yapıldığı her nesne için isim olarak kullanılır ( Lisanu'l - Arab ). Namaz için kullanılan sütre ise, namaz kılan kimsenin önüne koyduğu veya diktiği nesneye denilir. Bir sütuna veya duvara doğru namaz kılındığında, o sütun veya duvar sütre edinilmiş olur. Hatta ön safta oturan bir kimseyi bile arka safta namaza duran kimse sütre edinebilir. Namaz kılarken bir sütre edinilirse, artık sütrenin ilerisinden insanların geçmesinde herhangi bir sakınca olmaz.
    Namazın önünden geçme konusu önemli. Zira Efendimiz s.a.v.'in şöyle bir uyarısı var:
    “Herhangi biriniz namaz kılmakta olan bir kardeşinizin önünden geçeceğine, yüz yıl orada durması daha hayırlıdır.” (Tirmizî, İbn Hibbân)
    Sahabe-i Kiram, Efendimiz'in sünnetine uyarak namazlarında sütre edinmeye özen gösterirlerdi. Bütün İslâm alimleri namaz kılarken sütre edinmenin sünnet olduğunda ittifak etmişlerdir. Şekli ve miktarı konusunda farklı içtihatlar olmakla birlikte, en az kırk beş santim boyunda bir çubuk veya benzeri herhangi bir cismin yeterli olacağı hususunda ihtilaf yok. Bazı alimlerimiz , önüne koyabilecek bir şey bulamayan kimsenin uzunlamasına veya hilal şeklinde enlemesine bir çizgi çizmesinin bile sütre olarak yeterli olacağını ifade buyuruyorlar.
    Bütün bu kavillere kaynaklık eden hadis-i şeriflerden biri şudur:
    Meşhur sahabilerden Ebu Hureyre r.a. rivayet ediyor: Rasulullah Efendimiz buyurdu ki: “Biriniz namaz kılacağında yüzünün tam karşısına bir şey koysun. Bulamazsa bir sopa diksin. Sopa da yoksa bir çizgi çizsin. Bundan sonra önünden geçenler ona zarar vermez.” (Ebu Davud, Ahmed b. Hanbel)
    Anlaşılıyor ki namaz esnasında ön taraftan geçenler namaz kılana zarar verebiliyor. Bu şöyle olabilir: Şeytanın en büyük gücü vesvese vermesi ve kalp huzurunu bozmasıdır. Namazda ön taraftan geçilmesi de kalp huzurunu bozabilir, vesveseye sebep olabilir. Böylece şeytan devreye girebilir. Bir cismi sütre edindiğimizde, aslında manen bütün bu kapıları kapatmış, şeytanın giriş yollarını engellemiş oluyoruz. Allah'ın huzurunda O'ndan gayrisinin gönlümüzü meşgul etmesinin önüne geçmiş oluyoruz.
    Sütre, “örten şey” demek olduğuna göre, önümüze koyduğumuz bir sopa veya sandalye acaba neyi örtüyor? Elbette görünen bir şeyi örtmüyor ama mutlaka bir şeyleri örtüyor. “Yaptıklarımız niyetlere göre değer kazandığı” için, zahiren ön tarafa bir nesne koyma şeklinde gerçekleşen sütre edinme, manevi olarak Allah'tan gayrısının , mâsivanın üstünü örtüyor.
    Cenab-ı Mevlâ'dan, huzurunda olduğumuzu bize hissettirmesi ve buna engel olabilecek ne varsa hepsine bir sütre ihsan etmesi niyazıyla...
    ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    FIKIHTA SÜTRE
    Yüce Allah'ın huzuruna durmuş olan insan, alemdeki en büyük işi yapıyor. Herkesin saygı duyması, itina göstermesi gereken bir hali yaşıyor. Onun önünden geçmek, huzurunda olunana yani Allah'a hürmetsizlik olabileceği gibi, huzurun kıymetini bilmemek ve huzurda bulunanın gönül dünyasına zarar vermek demektir.
    Bunun için, dört mezhebin alimleri konuyla ilgili hadisleri değerlendirerek namaz kılmakta olan kimse ile sütresi arasından bir başkasının geçmesini haram kabul etmişlerdir. Aynı şekilde, sütre edinmemiş olanın secde ettiği yerle kendisi arasından geçmeyi de haram görmüşlerdir. Bununla birlikte, bu geçiş namaz kılanın namazını bozmaz.
    Arazide ve büyük camilerde sütre edinmeden namaz kılmak mekruh görülmüştür. Böyle geniş yerlerde secde yerinin ilerisinden geçmek caizdir. Ancak ev ve küçük mescitler gibi -tercih edilen görüşe göre- yaklaşık olarak yirmi sekiz metrekareden küçük yerlerde namaza duran kişi sütre edinmemişse, onunla önündeki duvar arasından geçmek Hanefî mezhebine göre haramdır.
    Safın arasındaki bir boşluğu doldurmak için namaz kılanın önünden geçmek ise caiz görülmüştür.
    Bir de namazın önünden geçti diye çocukları azarlamak doğru değildir. Namaza muhabbet ve saygı duymaları bakımından şefkatle, sevgiyle böyle yapmamalarını anlatmak güzeldir.


  2. 08.Nisan.2007, 22:52
    1
    Devamlı Üye



    Müminler için yönlerin belirleyicisi hükmünde olan Kâbe, kendisine yönelindiğinde kalbi de bir yön üzere sabit kılar. Kâbe'yle aradaki mesafeleri kaldırmak bakımından kullanılan sütre, kalbi Kâbe'nin huzuruna taşır ve belki Kâbe'yi kalbe odaklar.
    Herkes oradaydı. Çocuklar, yaşlılar, erkekler, kadınlar, genç kızlar, herkes... Bir bayram günüydü. En güzel elbiseler giyilmiş, yüzler ak-pak. O mübarek Rasul de geldi nihayet. Herkesin buraya toplanmasını isteyen de oydu zaten. Kalabalık dalgalandı, selamını aldılar, tevazu ve vakarla yürüdü, en öne geçti. Sonra mübarek yüzünü kalabalığa döndü. Bir kargı getirilmesini buyurdu. Getirdiler. İşaret buyurduğu üzere mızrak en öne, kıble tarafına dikildi. Sonra Efendimiz s.a.v. mızrağın hemen önüne namaza durdu. Herkes saf tutarak O'na uydu. (Buharî)
    Allah Rasulü s.a.v. Efendimiz sefere çıktığında da böyle yapıyordu. Namazını arazide kılarken, kıble yönüne ön tarafına bir kargı diktiriyordu. (Buharî, Müslim)
    O'nun böyle yaparak namaz kılması, elbette Sahabe-i Kiram'ın dikkatini çekiyordu. Saflarda bulunanların önünde böyle bir şey yoktu. Demek ki imamın önüne böyle bir nesnenin konulması cemaat için de yeterli oluyordu.
    Bir gün Efendimiz s.a.v.'e namaz kılanın “sütre”si soruldu. Yani öne konulan bu nesne. Buyurdu ki: “Eğerin arkalığı kadar bir şeydir.” (Müslim)
    Bir defasında da: “Biriniz önüne eğerin arkalığı kadar bir nesne koyduğu zaman artık namazını kılsın; onun ilerisinden geçene aldırmasın.” buyurdu. (Müslim)
    Ve: “Biriniz bir sütreye doğru namaz kıldığında ona yakın dursun ki şeytan namazını kesmesin...” Böylece sütreye yakın namaz kılınmasını, sütre koymanın şeytanın vesvesesine engel olduğunu işaret buyurmuş oluyordu. (Ebu Davud, Ahmed b. Hanbel )
    Bu hadis-i şeriflerden anlaşılacağı üzere, sütre eğerin arkalığı kadar bir şey, yaklaşık kırk beş santim… (Ebu Davud)
    Bu amaçla kullanılan nesneye verilen “sütre” kelimesine gelince; Arapça'da örtme anlamina gelen “ setr ” kökünden türemiş bir kelime. Örtme işinin kendisiyle yapıldığı her nesne için isim olarak kullanılır ( Lisanu'l - Arab ). Namaz için kullanılan sütre ise, namaz kılan kimsenin önüne koyduğu veya diktiği nesneye denilir. Bir sütuna veya duvara doğru namaz kılındığında, o sütun veya duvar sütre edinilmiş olur. Hatta ön safta oturan bir kimseyi bile arka safta namaza duran kimse sütre edinebilir. Namaz kılarken bir sütre edinilirse, artık sütrenin ilerisinden insanların geçmesinde herhangi bir sakınca olmaz.
    Namazın önünden geçme konusu önemli. Zira Efendimiz s.a.v.'in şöyle bir uyarısı var:
    “Herhangi biriniz namaz kılmakta olan bir kardeşinizin önünden geçeceğine, yüz yıl orada durması daha hayırlıdır.” (Tirmizî, İbn Hibbân)
    Sahabe-i Kiram, Efendimiz'in sünnetine uyarak namazlarında sütre edinmeye özen gösterirlerdi. Bütün İslâm alimleri namaz kılarken sütre edinmenin sünnet olduğunda ittifak etmişlerdir. Şekli ve miktarı konusunda farklı içtihatlar olmakla birlikte, en az kırk beş santim boyunda bir çubuk veya benzeri herhangi bir cismin yeterli olacağı hususunda ihtilaf yok. Bazı alimlerimiz , önüne koyabilecek bir şey bulamayan kimsenin uzunlamasına veya hilal şeklinde enlemesine bir çizgi çizmesinin bile sütre olarak yeterli olacağını ifade buyuruyorlar.
    Bütün bu kavillere kaynaklık eden hadis-i şeriflerden biri şudur:
    Meşhur sahabilerden Ebu Hureyre r.a. rivayet ediyor: Rasulullah Efendimiz buyurdu ki: “Biriniz namaz kılacağında yüzünün tam karşısına bir şey koysun. Bulamazsa bir sopa diksin. Sopa da yoksa bir çizgi çizsin. Bundan sonra önünden geçenler ona zarar vermez.” (Ebu Davud, Ahmed b. Hanbel)
    Anlaşılıyor ki namaz esnasında ön taraftan geçenler namaz kılana zarar verebiliyor. Bu şöyle olabilir: Şeytanın en büyük gücü vesvese vermesi ve kalp huzurunu bozmasıdır. Namazda ön taraftan geçilmesi de kalp huzurunu bozabilir, vesveseye sebep olabilir. Böylece şeytan devreye girebilir. Bir cismi sütre edindiğimizde, aslında manen bütün bu kapıları kapatmış, şeytanın giriş yollarını engellemiş oluyoruz. Allah'ın huzurunda O'ndan gayrisinin gönlümüzü meşgul etmesinin önüne geçmiş oluyoruz.
    Sütre, “örten şey” demek olduğuna göre, önümüze koyduğumuz bir sopa veya sandalye acaba neyi örtüyor? Elbette görünen bir şeyi örtmüyor ama mutlaka bir şeyleri örtüyor. “Yaptıklarımız niyetlere göre değer kazandığı” için, zahiren ön tarafa bir nesne koyma şeklinde gerçekleşen sütre edinme, manevi olarak Allah'tan gayrısının , mâsivanın üstünü örtüyor.
    Cenab-ı Mevlâ'dan, huzurunda olduğumuzu bize hissettirmesi ve buna engel olabilecek ne varsa hepsine bir sütre ihsan etmesi niyazıyla...
    ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    FIKIHTA SÜTRE
    Yüce Allah'ın huzuruna durmuş olan insan, alemdeki en büyük işi yapıyor. Herkesin saygı duyması, itina göstermesi gereken bir hali yaşıyor. Onun önünden geçmek, huzurunda olunana yani Allah'a hürmetsizlik olabileceği gibi, huzurun kıymetini bilmemek ve huzurda bulunanın gönül dünyasına zarar vermek demektir.
    Bunun için, dört mezhebin alimleri konuyla ilgili hadisleri değerlendirerek namaz kılmakta olan kimse ile sütresi arasından bir başkasının geçmesini haram kabul etmişlerdir. Aynı şekilde, sütre edinmemiş olanın secde ettiği yerle kendisi arasından geçmeyi de haram görmüşlerdir. Bununla birlikte, bu geçiş namaz kılanın namazını bozmaz.
    Arazide ve büyük camilerde sütre edinmeden namaz kılmak mekruh görülmüştür. Böyle geniş yerlerde secde yerinin ilerisinden geçmek caizdir. Ancak ev ve küçük mescitler gibi -tercih edilen görüşe göre- yaklaşık olarak yirmi sekiz metrekareden küçük yerlerde namaza duran kişi sütre edinmemişse, onunla önündeki duvar arasından geçmek Hanefî mezhebine göre haramdır.
    Safın arasındaki bir boşluğu doldurmak için namaz kılanın önünden geçmek ise caiz görülmüştür.
    Bir de namazın önünden geçti diye çocukları azarlamak doğru değildir. Namaza muhabbet ve saygı duymaları bakımından şefkatle, sevgiyle böyle yapmamalarını anlatmak güzeldir.


    Benzer Konular
  3. Kalp Huzuru ve Huşu için ne yapmalı
  4. Kalp İlahi Huzuru Arar
  5. Namazda sütre nedir
  6. Kalp Huzuru'nu Temin Edecek Çareler
  7. Kalp Huzuru, Namazın Ruhudur
  8. 20.Temmuz.2008, 13:48
    2
    Medine
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Ağustos.2007
    Üye No: 1812
    Mesaj Sayısı: 861
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 11
    Yaş: 27

    --->: Namazda Kalp Huzuru İçin: Sütre




    Alıntı
    Cenab-ı Mevlâ'dan, huzurunda olduğumuzu bize hissettirmesi ve buna engel olabilecek ne varsa hepsine bir sütre ihsan etmesi niyazıyla...
    amin amin amin
    Allah razı olsun bilgilendirme için...


  9. 20.Temmuz.2008, 13:48
    2
    Devamlı Üye



    Alıntı
    Cenab-ı Mevlâ'dan, huzurunda olduğumuzu bize hissettirmesi ve buna engel olabilecek ne varsa hepsine bir sütre ihsan etmesi niyazıyla...
    amin amin amin
    Allah razı olsun bilgilendirme için...


  10. 09.Mayıs.2009, 00:29
    3
    LeyL!
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Nisan.2009
    Üye No: 48106
    Mesaj Sayısı: 737
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 8
    Bulunduğu yer: İnna Fetahna!!

    --->: Namazda Kalp Huzuru İçin: Sütre

    Cezâkellâhu Hayran (Allah hayırlı mükâfaat versin)


  11. 09.Mayıs.2009, 00:29
    3
    Devamlı Üye
    Cezâkellâhu Hayran (Allah hayırlı mükâfaat versin)


  12. 09.Mayıs.2009, 07:51
    4
    hbayramerova
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 11.Nisan.2009
    Üye No: 47823
    Mesaj Sayısı: 6
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 39

    --->: Namazda Kalp Huzuru İçin: Sütre

    Selamün Aleyküm,

    İnşirah kardeşim Öncelikle paylaşım için Rabbım razı olsun. bende namaz kılma ile ilgili Mehmed ALAGAŞ'ın bi yazısını paylaşmak isterim.

    İnsanları emr-i bil maruf nehyi anil münkerden uzaklaştıran şeytan ve dostları, namaza da müdahale etmişler ve bu müdahaleye maruz kalan insanlar, namazın anlamından uzak bir konuma düşmüşlerdir.

    Nitekim halkında müslüman olan ülkelerde yaşayan birçok insan namaz kılmakta, fakat ne var ki kıldıkları namazdan gafil bulunmaktadırlar.Kuran-ı Kerim ifadesiyle bu kimseler namazlarında yanılgıdadırlar, ne için nereye yöneldiklerinin, ne yaptıklarının bilincinde değildirler.

    [ İşte (şu) namaz kılanların vay haline, ki onlar namazlarında yanılgıdadırlar. Onlar gösteriş yapmaktadırlar. (107-Maun 4...6)]

    Müslümanların en görkemli ve en anlamlı ibadeti olan namaz, günümüzde ne yazık ki önemini ve etkinliğini kaybeden bir eylem durumuna getirilmiştir.namaz kılmayı veya hacca gitmeyi ticari bir bonservis olarak kullananları bir kenara bıraksak bile, samimi müslümanlarda da namaza ilişkin yanılgılarla karşılaşabiliyoruz.

    -ne yapmalı?- sorusuyla yanınıza gelen bir müslümana ; -öncelikle dosdoğru namaz kıl- dediğinizde, bir el havada sallanmakta ve ; -zaten namaz kılıyoruz- şeklinde basit bir cevap verilmektedir !.

    oysa ki bu namaz, mekke dönemi müslümanlarının en büyük eylemlerindendi.bu kutlu müslümanlar dosdoğru kıldıkları namaz ile cahili pisliklerden temizleniyorlar, dosdoğru kıldıkları namaz ile dosdoğru bir Rabbani kimliğe kavuşuyorlardı.

    Cahili toplumlarda yaşayan müslümanlar, bu cahiliyeden kaçınılmaz olarak etkilenmektedirler.bu müslümanlara sosyal yaşantıları esnasında cahiliyeden birçok izler, birtakım pislikler bulaşmaktadır.böyle bir konumda bulunan müslümanların öyle namaz kılmaları gerekir ki, kılacakları bu namaz ile Rabbani iklimi teneffüs etsinler.
    Allah’ın huzuruna durdukları zaman, neleri terk ettiklerini bilsinler.yöneldikleri kıbleye, vücudlarıyla, akıllarıyla, fikirleriyle, kalbleriyle, her şeyleriyle yönelsinler . Rabbim şahiddir, muhtacız böylesi namazlara!.

    Havaya, suya, ekmeğe muhtaç olmamızdan daha fazla, çok daha fazla muhtacız böylesi namazlara.çünkü böyle kılınan namazlarda temizlenebilecek ve böylesi namazlarda dirilebileceğiz ...

    Evlerinizde namaza durmazdan önce düşünün!..
    Resulullah (s.a.v.) o sırada evinizin bir odasına teşrif etmiş olsa, Resulullah (s.a.v.)’in bulunduğu odaya, onun huzuruna nasıl girersiniz?

    Bunu düşünün!.. vücudunuzun heyecanla titremesini, kalbinizin saygıyla çarpışını dinleyin!.sonra seccadenize bakın!.kendi kendinize ; -şimdi Resulullah (s.a.v.)’in huzuruna değil, onun ve hepimizin Rabbi olan Allah (c.c.)’ın huzuruna çıkıyorum!? diyerek kendinizi uyarın, ikaz edin.

    Korkarak, titreyerek, severek, sevinerek girin O’nun huzuruna. -Allahuekber- diyerek O’nu tekbir ettiğiniz zaman, O’nun dışında kalan herşeyin küçüklüğünü, acizliğini bir kez daha idrak edin.

    Namaz boyunca Rabbinizle konuşmanın, Rabbinize sığınmanın haşyetini teneffüs edin.ve açın ellerinizi, isteyin Rabbinizden, O’ndan isteyin, Malik-ül Mülkten isteyin, Rahman ve Rahim olandan isteyin...

    Kendinizi unutup, kardeşleriniz için isteyin, garipler, mustazaflar, muvahhidler için isteyin.. sonra doğrulun seccadenizden ve dosdoğru kimliklerle, dosdoğru eylemlere doğru yürüyün.. insanları kurtarmaya ve gerçek kurtuluşa doğru yürüyün!...Mehmed ALAGAŞ

    Sözlerin sonu Alemlerin Rabbı olan Allah'a Hamddır.


  13. 09.Mayıs.2009, 07:51
    4
    Selamün Aleyküm,

    İnşirah kardeşim Öncelikle paylaşım için Rabbım razı olsun. bende namaz kılma ile ilgili Mehmed ALAGAŞ'ın bi yazısını paylaşmak isterim.

    İnsanları emr-i bil maruf nehyi anil münkerden uzaklaştıran şeytan ve dostları, namaza da müdahale etmişler ve bu müdahaleye maruz kalan insanlar, namazın anlamından uzak bir konuma düşmüşlerdir.

    Nitekim halkında müslüman olan ülkelerde yaşayan birçok insan namaz kılmakta, fakat ne var ki kıldıkları namazdan gafil bulunmaktadırlar.Kuran-ı Kerim ifadesiyle bu kimseler namazlarında yanılgıdadırlar, ne için nereye yöneldiklerinin, ne yaptıklarının bilincinde değildirler.

    [ İşte (şu) namaz kılanların vay haline, ki onlar namazlarında yanılgıdadırlar. Onlar gösteriş yapmaktadırlar. (107-Maun 4...6)]

    Müslümanların en görkemli ve en anlamlı ibadeti olan namaz, günümüzde ne yazık ki önemini ve etkinliğini kaybeden bir eylem durumuna getirilmiştir.namaz kılmayı veya hacca gitmeyi ticari bir bonservis olarak kullananları bir kenara bıraksak bile, samimi müslümanlarda da namaza ilişkin yanılgılarla karşılaşabiliyoruz.

    -ne yapmalı?- sorusuyla yanınıza gelen bir müslümana ; -öncelikle dosdoğru namaz kıl- dediğinizde, bir el havada sallanmakta ve ; -zaten namaz kılıyoruz- şeklinde basit bir cevap verilmektedir !.

    oysa ki bu namaz, mekke dönemi müslümanlarının en büyük eylemlerindendi.bu kutlu müslümanlar dosdoğru kıldıkları namaz ile cahili pisliklerden temizleniyorlar, dosdoğru kıldıkları namaz ile dosdoğru bir Rabbani kimliğe kavuşuyorlardı.

    Cahili toplumlarda yaşayan müslümanlar, bu cahiliyeden kaçınılmaz olarak etkilenmektedirler.bu müslümanlara sosyal yaşantıları esnasında cahiliyeden birçok izler, birtakım pislikler bulaşmaktadır.böyle bir konumda bulunan müslümanların öyle namaz kılmaları gerekir ki, kılacakları bu namaz ile Rabbani iklimi teneffüs etsinler.
    Allah’ın huzuruna durdukları zaman, neleri terk ettiklerini bilsinler.yöneldikleri kıbleye, vücudlarıyla, akıllarıyla, fikirleriyle, kalbleriyle, her şeyleriyle yönelsinler . Rabbim şahiddir, muhtacız böylesi namazlara!.

    Havaya, suya, ekmeğe muhtaç olmamızdan daha fazla, çok daha fazla muhtacız böylesi namazlara.çünkü böyle kılınan namazlarda temizlenebilecek ve böylesi namazlarda dirilebileceğiz ...

    Evlerinizde namaza durmazdan önce düşünün!..
    Resulullah (s.a.v.) o sırada evinizin bir odasına teşrif etmiş olsa, Resulullah (s.a.v.)’in bulunduğu odaya, onun huzuruna nasıl girersiniz?

    Bunu düşünün!.. vücudunuzun heyecanla titremesini, kalbinizin saygıyla çarpışını dinleyin!.sonra seccadenize bakın!.kendi kendinize ; -şimdi Resulullah (s.a.v.)’in huzuruna değil, onun ve hepimizin Rabbi olan Allah (c.c.)’ın huzuruna çıkıyorum!? diyerek kendinizi uyarın, ikaz edin.

    Korkarak, titreyerek, severek, sevinerek girin O’nun huzuruna. -Allahuekber- diyerek O’nu tekbir ettiğiniz zaman, O’nun dışında kalan herşeyin küçüklüğünü, acizliğini bir kez daha idrak edin.

    Namaz boyunca Rabbinizle konuşmanın, Rabbinize sığınmanın haşyetini teneffüs edin.ve açın ellerinizi, isteyin Rabbinizden, O’ndan isteyin, Malik-ül Mülkten isteyin, Rahman ve Rahim olandan isteyin...

    Kendinizi unutup, kardeşleriniz için isteyin, garipler, mustazaflar, muvahhidler için isteyin.. sonra doğrulun seccadenizden ve dosdoğru kimliklerle, dosdoğru eylemlere doğru yürüyün.. insanları kurtarmaya ve gerçek kurtuluşa doğru yürüyün!...Mehmed ALAGAŞ

    Sözlerin sonu Alemlerin Rabbı olan Allah'a Hamddır.


  14. 30.Ekim.2014, 13:06
    5
    Candle
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Mayıs.2007
    Üye No: 866
    Mesaj Sayısı: 881
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Cevap: Namazda Kalp Huzuru İçin: Sütre

    Namaz kavramı olan sütre çok önemlidir.
    Sütre olmazsa önümüzden geçenler bizi meşgul eder ve huşumuz kaybolur.


  15. 30.Ekim.2014, 13:06
    5
    Devamlı Üye
    Namaz kavramı olan sütre çok önemlidir.
    Sütre olmazsa önümüzden geçenler bizi meşgul eder ve huşumuz kaybolur.