Konusunu Oylayın.: Namazda Huşu ve Hudu' ile ilgili Ayet ve Hadisler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 8 kişi
Namazda Huşu ve Hudu' ile ilgili Ayet ve Hadisler
  1. 27.Ocak.2010, 00:57
    1
    Hoca
    erimeye devam...

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 28,596
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 325
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Namazda Huşu ve Hudu' ile ilgili Ayet ve Hadisler






    Namazda Huşu ve Hudu' ile ilgili Ayet ve Hadisler Mumsema NAMAZDA HUŞU VE HUZÛ



    Kur’an Ayetleri


    “Bütün namazlara, bilhassa orta namaza (ikindi namazına) dikkat edin. Allah’a saygı ve bağlılık içinde O’nun huzurunda durun.” [530]
    “Sabır ve namazla Allah’tan yardım isteyin. Gerçi bu (namaz) pek ağır gelirse de (Allah’a) saygısı olan kimselere ağır gelmez.” [531]
    İzah: Sabır, insanın kendisini nefsâni arzularından alıkoyması ve Allahu Teâlâ’nın bütün hükümlerini yerine getirmesidir. Sıkıntılara katlanmak da sabırdır. [532]
    Âyet-i Kerime’de dinin emirlerini yaşayabilmek için sabır ve namazla Allah’tan yardım talep edilmesi emredilmiştir. [533]
    “Mü’minler muhakkak felah bulmuşlardır. / Onlar ki, namazlarında huşu sahibidirler.” [534]

    Hadisi Şerifler


    212) Hz. Osman radıyallahu anh diyor ki: Ben Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in şöyle buyurduğunu işittim;
    “Müslüman bir kişi farz namaz vakti girince güzel­ce abdest alır, sonra tam bir huşu içinde namaz kılar, namazın rükûynu da gü­zel bir şekilde yaparsa, büyük günah işlemediği müddetçe bu namaz, onun geç­miş günahlarına keffâret olur. Namazın bu faziletini devamlı elde eder.” [535]
    İzah: Namazda huşu; kalpte Allah’ın azamet ve korkusunun bulunması, aza­larda da sükûnetin hakim olmasıdır Ayaktayken gözlerin secde yerine, rükûda ayak parmaklarına, secdede buruna, tahiyyata oturunca kucağa bakması huşûya girer. [536]
    213) Hz. Zeyd bin Hâlid Cühenî radıyallahu antidan rivayet edilmiştir: Peygam­ber sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur;
    “Kim güzelce abdest alır, sonra iki rek’at namaz kılar ve namazda yanılmazsa (yani tam olarak Allah’a teveccüh edip yönelirse,) onun geçmiş günahları affolunur.” [537]
    214) Hz. Ukbe bin Âmir Cühenî radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir;
    “Herhangi bir müslüman güzel bir şekilde abdest alır, sonra ne okuduğunu bilerek (dikkat ve teveccühle) namaz kılarsa, annesinden doğduğu günkü gibi günahsız olarak namazını bitirir.” [538]
    215) Hz. Osman radıyallahu anh’ın azadlı kölesi Humran rahmetullahi aleyh diyor ki: Hz. Osman bin Affan radıyallahu anh abdest için su istedi ve abdest almaya baş­ladı. Önce ellerini (bileklerine kadar) üç defa yıkadı. Sonra mazmaza yaptı (ağzına su verdi) ve burnunu temizledi. Daha sonra üç defa yüzünü yıkadı. Sonra sağ kolunu dirseğine kadar üç defa yıkadı. Ondan sonra sol kolunu dirseğine kadar üç defa yıkadı ve başını meshetti. Son olarak sağ ayağını topuklarına kadar üç defa yıkadı ve sol ayağını da aynı şekilde topuklarına kadar üç defa yıkadı. Sonra şöyle buyurdu;
    “Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in benim abdest aldığım gibi abdest aldığını gördüm. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem abdest aldıktan sonra buyurdu ki:
    “Kim benim bu abdestim gibi abdest alır, sonra kalbinden hiçbir dünyevî düşünce geçirmeden iki rek’at namaz kılarsa, onun geçmiş bütün günahları affolunur.” İbni Şihâb rahmetullahi aleyh diyor ki:
    Alimlerimiz buyurdular ki;
    “Bu abdest, bir kim­senin namaz için aldığı en mükemmel abdesttir.” [539]
    216) Hz. Ebû Derdâ radıyallahu anh diyor ki: Ben Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in şöyle buyurduğunu işittim;
    “Bir kimse güzelce abdest alır, sonra iki veya dört rek’at namaz kılarsa, (Râvi, “Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem iki rek’at mı, yoksa dört rek’at mı buyurdu” diye şüpheye düşmüştür) namazda da güzel bir şe­kilde rükû yapar, namazı huşu ile kılar ve sonra Allahu Teâlâ’dan bağışlanmasını talep ederse, o kimse bağışlanır.” [540]
    217) Hz. Ukbe bin Âmir Cühenî radıyallahu anadan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu;
    Herhangi bir kimse güzelce abdest alır ve iki rek’at namaz kılar, namaz esnasında da kalbini namaza yöneltir ve azalan da sükûnet içinde durursa, muhakkak Cennet ona vacib olur.” [541]
    218) Hz. Câbir radıyallahu anh diyor ki: Bir adam Rasulullah sallallahu aleyhi’in huzuruna geldi ve
    “Yâ Rasûlallah! Hangi namaz daha üstündür?” dedi.
    Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem,
    “Kiyâmi uzun olan namaz” buyurdu. [542]
    219) Hz. Muğire radıyallahu anh diyor ki: Peygamber sallallahu aleyhi vesellem na­maza durdu. (Namazda kıyamı o kadar uzattı ki,) hatta mübarek ayakları şişti. Kendisine,
    “Allahu Teâlâ sizin gelmiş ve gelecek günahlarınızı atfetmiştir. (O halde neden bu kadar meşakkat çekiyorsunuz?)” denilince,
    “Peki (bunun karşılığında) ben şükreden bir kul olmayayım mı?” buyurdu.
    220) Hz. Ammar bin Yâsir radıyallahu anh diyor ki: Ben Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in şöyle buyurduğunu işittim;
    “Bir kimse namazı bitirince ona namazın se­vabının ancak onda bir hissesi yazılır. Bunun gibi sevabın dokuzda biri, sekizde biri, yedide biri, altıda biri, beşte biri, dörtte biri, üçte biri ve yarım hissesi yazılır.” [543]
    İzah: Hadisi şerifin gayesi şudur: Namazın dış şekli ve içindeki keyfiyeti ne kadar sünnete uyarsa, o kadar ecir ve sevab verilir. [544]
    221) Hz. Fazl bin Abbas radıyallahu anhuma’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki;
    “Namaz, her iki rek’atın sonunda teşehhüd oku­yarak, acizlik, sükûnet ve meskenet göstererek ikişer rek’at kılmaktır. Namazı bi­tirince içleri yüzüne doğru gelecek biçimde ellerini duâ için Rabbinin huzurunda kaldır. Sonra Ya Rabbi, Ya Rabbi, Ya Rabbi diyerek dua et Kim böyle yapmaz­sa onun namazı (ecir ve sevab bakımından) eksik kalır.” [545]
    222) Hz. Ebû Zerr radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu; “Namaz kılmakta olan bir kul, başka bir tarafa iltifat etmediği müddetçe Allahu Teâlâ ona teveccüh eder. Kul namazdan başka bir şeye teveccüh edince Allahu Teâlâ da ondan teveccühünü çevirir.” [546]
    223) Hz. Huzeyfe radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Peygamber sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur;
    “Kişi namaz kılmak için ayağa kalkınca namazını bitirinceye veya (namazda) huşûa ters gelen bir amel işleyinceye kadar Allahu Teâlâ ona tam olarak teveccüh eder.” [547]
    224) Hz. Ebû Zerr radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Peygamber sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur;
    “Sizden biri namaz için ayağa kalktığı zaman, namazda olduğu müddetçe, bir zaruret olmadan çakıl taşlarına elini sürmesin. Çünkü o vakit Allahu Teâlâ’nın hususi rahmeti o kişiye yönelir.” [548]
    İzah: İslam’ın ilk yıllarında mescidlerde safların olduğu yerlere ince çakıl taşları serpilirdi. Bazen bir çakıl taşı dik olarak durur, bu yüzden secde yapmak zor olurdu. Secde vakti, Altahu Teâlâ’nın rahmetinin yönelme vaktidir. Çakıl taşla­rını düzeltme veya buna benzer başka işlere yönelmekten dolayı kişi rahmetten mahrum kalmasın diye Rasulullah sallallahu aleyhi veseltem sık sık çakıl taşlarını dü­zeltmekten menetmiştir.
    225) Hz. Semüre radıyallahu anh diyor ki: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem bize namazdayken secdeden başımızı kaldırdığımızda (iki secde arasında) rahatça yere oturmamızı, ayaklarımızı dikerek oturmamamızı emretmiştir.” [549]
    226) Hz. Ebû Derdâ radıyallahu anh vefat edeceği sırada şöyle buyurdu: Ben Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’dan işittiğim bir hadisi beyan etmek istiyorum. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu; “Allahu Teâlâ’ya sanki onu görü­yormuş gibi ibadet et. Eğer bu keyfiyet nasib olmuyorsa o zaman Allahu Teâlâ’inn seni gördüğünü düşünerek ibadet et. Kendini ölüler arasında say. (Kendini diriler­den sayma. Böyle olunca ne bir şeye sevinmek ne de bir şeye üzülmek gerekmez.) Mazlumun bedduasından sakın. Zira onun duası derhal kabul edilir... Sizden birinin, sürünerek de olsa yatsı ve sabah namazlarına katılmaya gücü yeterse, katılsın.” [550]
    227) Hz. Abdullah bin Ömer radıyallahu anhumadan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki;
    “(Herkesten ayrılıp) vedalaşan kimse gibi namaz kıl. (Yani “Bu benim hayatımın en son namazıdır” diye düşünerek namaz kıl.) Bir de Allah’ı görür gibi namaz kıl. Eğer bu hâli kendinde bulamıyorsan o takdirde en azından mutlaka “Allah seni görüyor” keyfiyeti içinde namaz kıl.” [551]
    228) Hz. Abdullah radıyallahu anh diyor ki: Biz (İslam’ın ilk yıllarında) Rasulullah aleyhi vesellem namazdayken ona selam veriyorduk. O da selamımızı alı­yordu. Biz Necâşi’nin yanından (Habeşistan’dan) dönünce (önceki alışkanlığımıza uyarak) Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’e selam verdik, selamımıza cevab sermedi. Biz,
    “Yâ Rasûlallah! Biz önceleri namaz esnasında size selam verirdik, siz de selamımızı alırdınız. (Ancak bu defa siz selamımıza cevab vermediniz.)” de­yince Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem,
    “Şüphesiz namazdayken yalnız namazla meşgul olmak gerekir” buyurdu. [552]
    229) Hz. Abdullah radıyallahu anh diyor ki: Ben Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’i namaz kılarken gördüm. Ağlamaktan nefesi tutuluyor, bu yüzden mübarek göğ­sünden, el değirmeninden gelen sese benzeyen bir ses geliyordu. [553]
    230) Hz. İbni Abbas mdıyaiianu anhumaöan rivayete göre Peygamber sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur;
    “Farz namaz teraziye benzer. Kim namazı tam olarak edâ ederse, ecrini de tam alır.” [554]
    231) Hz. Osman bin Ebî Dehriş radıyallahu anh’dan rivayete göre Peygamber sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur;
    “Allahu Teâlâ, kulunun ancak bedeni ile birlikte kalbini de Allah’a yönelttiği amelini kabul eder.” [555]
    232) Hz. Ebû Hûreyre radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasûlulîah sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki; “Namaz üç hisseden oluşur (Yani o üç hisseyi doğru olarak yerine getirmekle namaza tam sevab verilir.) Temizlik üçte bir hissedir. Rükû üçte bir hissedir. Secde üçte bir hissedir. Kim namazı hakkıyla (adabına riayet ederek) kılar­sa, onun namazı kabul edilir. Ayrıca diğer amelleri de kabul edilir. Kimin namazı (doğ­ru kılmadığından dolayı) kabul edilmezse, onun diğer amelleri de kabul edilmez.” [556]
    233) Hz. Ebû Hûreyre radıyallahu anh diyor ki: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem bize ikindi namazı kıldırdı. Sonra bir adamın namaz kıldığını görünce ona sesle­nerek,
    “Ey falanca! Allah’tan kork, namazını güzel kıl. Siz, benim sizi görmediğimi mi zannediyorsunuz? Ben arkamda bulunan şeyleri önümdekileri gördüğüm gibi görürüm. Namazlarınızı güzel kılınız. Rükû ve secdelerinizi güzel yapınız.” [557]
    İzah: Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’in arkasındaki şeyleri görmesi onun mûcizelerindendir.
    234) Hz. Vâil bin Hucr radıyallahu anh diyor ki:
    “Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem rükû yapınca ellerinin parmaklarını açık tutar, secde yapınca parmaklarını birleş­tirirdi.” [558]
    235) Hz. Ebû Derdâ radıyallahu anh diyor ki:
    “Kim secde ve rükûlarını tamam­layarak iki rek’at namaz kılarsa, (ondan sonra) Allahu Teâlâ’dan ne isterse ona acil olarak ya da (Allahu Teâlâ’nın bir hikmetinden dolayı) bir müddet sonra mut­laka verilir.” [559]
    236) Hz. Ebû Abdullah Eş’arî radıyallahu anadan rivayet edilmiştir Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu;
    “Tam olarak rükû yapmayan ve (karga misali) başını secdeye vurup kaldıran kimse, bir-iki hurma yiyip de karnı doymayan ada­ma benzer. (Aynı şekilde böyle kılınan namaz da bir işe yaramaz.)” [560]
    237) Hz. Ebû Derdâ radıyallahu anh’dan rivayet olunmuştur: Peygamber sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki; “Bu ümmetten ilk kaldırılacak olan şey huşudur. Hatta sen ümmet içinde bir tane huşu sahibi insan göremeyeceksiniz.” [561]
    238) Hz. Ebû Katâde radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki; “En kötü hırsız, kendi namazından çalandır.” Sahâbe-i Kiram radıyallahu anhum,
    “Yâ Rasûlallah! Namazdan nasıl çalar” dediler. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem,
    “Namazın rükû ve secdesini tam olarak yapmamakla” bu­yurdu. [562]
    239) Hz. Ebû Hûreyre radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki; “Allahu Teâlâ, rükûdan sonra, secdeye gitmeden önce (yani kavmede) belini doğrultmayan kimsenin namazına bakmaz.” [563]
    240) Hz. Aişe radıyallahu anha diyor ki: Ben Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’e,
    “Namazda oraya buraya bakmak nedendir?” diye sordum,
    “Bu, şeytanın, kişinin namazından kapmasıdır” buyurdu. [564]
    241) Hz. Câbir bin Semüre radıyallahu anadan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki;
    “Namazda gözünü göğe doğru çeviren kimseler bu hareKetlerine son versinler, yoksa onların gözleri yukarıda kalacaktır.” [565]
    242) Hz. Ebû Hûreyre radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem mescide girdi. O esnada bir adam mescide geldi ve namaz kıldı. Son­ra (Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in yanına geldi ve) Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’e selam verdi. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem selamına cevab verdikten sonra,
    “Git namaz kıl. Çünkü sen namaz kılmadın” buyurdu. Adam gitti, önceki kıldığı gibi namaz kıldı. Sonra Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’in yanına gelip selam verdi. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem,
    “Git namaz kıl. Çünkü sen namaz kılmadın” buyurdu. Bu durum üç defa meydana geldi. Adam,
    “Seni hak ile gönderen Zât’a yemin olsun ki, ben bundan daha güzel namaz kılamam. Siz bana namaz kılmayı öğretiniz” dedi. Bunun üzerine Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki;
    “Sen namaz kılmak için kalktığın zaman önce tekbir al. Sonra Kur’an-ı Kerim’den oku­yabileceğin kadar oku. Sonra itmînan içinde rükû yap. Daha sonra rükûdan itmînan içinde doğrul ve itmînan içinde secde yap. Sonra secdeden kalkınca itmînan içinde otur. Namazının tamamında bunları yap.” [566]
    _______________________
    [530] Bakara: 2/238.
    [531] Bakara: 2/45.
    [532] Keşf ür Rahman
    [533] Feth'ül Mülhim
    [534] Mü'minûn: 23/1-2.
    [535] Müslim
    [536] Beyan'ül Kur'an, Şerh'i Sünen'i Ebî Davûd lil Aynî
    [537] Büyük günahlar ve kul hakları buna dahil değildir. Şerh-ü süneni Ebî Dâvûd.
    [538] Müstedrek'i Hakim
    [539] Müslim
    [540] Müsned'i Ahmed, Mecma'uz Zevâid
    [541] Ebû Dâvûd
    [542] İbni Hibban
    [543] Ebû Dâvûd
    [544] Bezl'ül Mechûd
    [545] Müsned'i Ahmed
    [546] Neşet
    [547] İbni Mâce
    [548] Tirmizi
    [549] Taberâni, Mecma’uz-Zevâid.
    [550] Taberâni, Mecma'uz Zevâid
    [551] Cami'us sağîr
    [552] Müslim
    [553] Ebû Dâvûd
    [554] Beyhakî, Terğib
    [555] İthaf
    [556] Bezzar, Mecma'uz Zevâid
    [557] İbni Huzeyme
    [558] Taberâni, Mecma'uz Zevâid
    [559] Taberâni, İthaf
    [560] Taberâni, Ebû Yâ'lâ, Mecma'uz Zevâid
    [561] Taberâni, Mecma'uz Zevâid
    [562] Müsned'i Ahmed, Taberâni, Mecma'uz Zevâid
    [563] Müsned'i Ahmed, Feth'ur Rabbani
    [564] Tirmizi
    [565] Müslim
    [566] Buhâri



  2. 27.Ocak.2010, 00:57
    1
    erimeye devam...



    NAMAZDA HUŞU VE HUZÛ



    Kur’an Ayetleri


    “Bütün namazlara, bilhassa orta namaza (ikindi namazına) dikkat edin. Allah’a saygı ve bağlılık içinde O’nun huzurunda durun.” [530]
    “Sabır ve namazla Allah’tan yardım isteyin. Gerçi bu (namaz) pek ağır gelirse de (Allah’a) saygısı olan kimselere ağır gelmez.” [531]
    İzah: Sabır, insanın kendisini nefsâni arzularından alıkoyması ve Allahu Teâlâ’nın bütün hükümlerini yerine getirmesidir. Sıkıntılara katlanmak da sabırdır. [532]
    Âyet-i Kerime’de dinin emirlerini yaşayabilmek için sabır ve namazla Allah’tan yardım talep edilmesi emredilmiştir. [533]
    “Mü’minler muhakkak felah bulmuşlardır. / Onlar ki, namazlarında huşu sahibidirler.” [534]

    Hadisi Şerifler


    212) Hz. Osman radıyallahu anh diyor ki: Ben Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in şöyle buyurduğunu işittim;
    “Müslüman bir kişi farz namaz vakti girince güzel­ce abdest alır, sonra tam bir huşu içinde namaz kılar, namazın rükûynu da gü­zel bir şekilde yaparsa, büyük günah işlemediği müddetçe bu namaz, onun geç­miş günahlarına keffâret olur. Namazın bu faziletini devamlı elde eder.” [535]
    İzah: Namazda huşu; kalpte Allah’ın azamet ve korkusunun bulunması, aza­larda da sükûnetin hakim olmasıdır Ayaktayken gözlerin secde yerine, rükûda ayak parmaklarına, secdede buruna, tahiyyata oturunca kucağa bakması huşûya girer. [536]
    213) Hz. Zeyd bin Hâlid Cühenî radıyallahu antidan rivayet edilmiştir: Peygam­ber sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur;
    “Kim güzelce abdest alır, sonra iki rek’at namaz kılar ve namazda yanılmazsa (yani tam olarak Allah’a teveccüh edip yönelirse,) onun geçmiş günahları affolunur.” [537]
    214) Hz. Ukbe bin Âmir Cühenî radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir;
    “Herhangi bir müslüman güzel bir şekilde abdest alır, sonra ne okuduğunu bilerek (dikkat ve teveccühle) namaz kılarsa, annesinden doğduğu günkü gibi günahsız olarak namazını bitirir.” [538]
    215) Hz. Osman radıyallahu anh’ın azadlı kölesi Humran rahmetullahi aleyh diyor ki: Hz. Osman bin Affan radıyallahu anh abdest için su istedi ve abdest almaya baş­ladı. Önce ellerini (bileklerine kadar) üç defa yıkadı. Sonra mazmaza yaptı (ağzına su verdi) ve burnunu temizledi. Daha sonra üç defa yüzünü yıkadı. Sonra sağ kolunu dirseğine kadar üç defa yıkadı. Ondan sonra sol kolunu dirseğine kadar üç defa yıkadı ve başını meshetti. Son olarak sağ ayağını topuklarına kadar üç defa yıkadı ve sol ayağını da aynı şekilde topuklarına kadar üç defa yıkadı. Sonra şöyle buyurdu;
    “Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in benim abdest aldığım gibi abdest aldığını gördüm. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem abdest aldıktan sonra buyurdu ki:
    “Kim benim bu abdestim gibi abdest alır, sonra kalbinden hiçbir dünyevî düşünce geçirmeden iki rek’at namaz kılarsa, onun geçmiş bütün günahları affolunur.” İbni Şihâb rahmetullahi aleyh diyor ki:
    Alimlerimiz buyurdular ki;
    “Bu abdest, bir kim­senin namaz için aldığı en mükemmel abdesttir.” [539]
    216) Hz. Ebû Derdâ radıyallahu anh diyor ki: Ben Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in şöyle buyurduğunu işittim;
    “Bir kimse güzelce abdest alır, sonra iki veya dört rek’at namaz kılarsa, (Râvi, “Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem iki rek’at mı, yoksa dört rek’at mı buyurdu” diye şüpheye düşmüştür) namazda da güzel bir şe­kilde rükû yapar, namazı huşu ile kılar ve sonra Allahu Teâlâ’dan bağışlanmasını talep ederse, o kimse bağışlanır.” [540]
    217) Hz. Ukbe bin Âmir Cühenî radıyallahu anadan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu;
    Herhangi bir kimse güzelce abdest alır ve iki rek’at namaz kılar, namaz esnasında da kalbini namaza yöneltir ve azalan da sükûnet içinde durursa, muhakkak Cennet ona vacib olur.” [541]
    218) Hz. Câbir radıyallahu anh diyor ki: Bir adam Rasulullah sallallahu aleyhi’in huzuruna geldi ve
    “Yâ Rasûlallah! Hangi namaz daha üstündür?” dedi.
    Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem,
    “Kiyâmi uzun olan namaz” buyurdu. [542]
    219) Hz. Muğire radıyallahu anh diyor ki: Peygamber sallallahu aleyhi vesellem na­maza durdu. (Namazda kıyamı o kadar uzattı ki,) hatta mübarek ayakları şişti. Kendisine,
    “Allahu Teâlâ sizin gelmiş ve gelecek günahlarınızı atfetmiştir. (O halde neden bu kadar meşakkat çekiyorsunuz?)” denilince,
    “Peki (bunun karşılığında) ben şükreden bir kul olmayayım mı?” buyurdu.
    220) Hz. Ammar bin Yâsir radıyallahu anh diyor ki: Ben Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in şöyle buyurduğunu işittim;
    “Bir kimse namazı bitirince ona namazın se­vabının ancak onda bir hissesi yazılır. Bunun gibi sevabın dokuzda biri, sekizde biri, yedide biri, altıda biri, beşte biri, dörtte biri, üçte biri ve yarım hissesi yazılır.” [543]
    İzah: Hadisi şerifin gayesi şudur: Namazın dış şekli ve içindeki keyfiyeti ne kadar sünnete uyarsa, o kadar ecir ve sevab verilir. [544]
    221) Hz. Fazl bin Abbas radıyallahu anhuma’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki;
    “Namaz, her iki rek’atın sonunda teşehhüd oku­yarak, acizlik, sükûnet ve meskenet göstererek ikişer rek’at kılmaktır. Namazı bi­tirince içleri yüzüne doğru gelecek biçimde ellerini duâ için Rabbinin huzurunda kaldır. Sonra Ya Rabbi, Ya Rabbi, Ya Rabbi diyerek dua et Kim böyle yapmaz­sa onun namazı (ecir ve sevab bakımından) eksik kalır.” [545]
    222) Hz. Ebû Zerr radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu; “Namaz kılmakta olan bir kul, başka bir tarafa iltifat etmediği müddetçe Allahu Teâlâ ona teveccüh eder. Kul namazdan başka bir şeye teveccüh edince Allahu Teâlâ da ondan teveccühünü çevirir.” [546]
    223) Hz. Huzeyfe radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Peygamber sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur;
    “Kişi namaz kılmak için ayağa kalkınca namazını bitirinceye veya (namazda) huşûa ters gelen bir amel işleyinceye kadar Allahu Teâlâ ona tam olarak teveccüh eder.” [547]
    224) Hz. Ebû Zerr radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Peygamber sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur;
    “Sizden biri namaz için ayağa kalktığı zaman, namazda olduğu müddetçe, bir zaruret olmadan çakıl taşlarına elini sürmesin. Çünkü o vakit Allahu Teâlâ’nın hususi rahmeti o kişiye yönelir.” [548]
    İzah: İslam’ın ilk yıllarında mescidlerde safların olduğu yerlere ince çakıl taşları serpilirdi. Bazen bir çakıl taşı dik olarak durur, bu yüzden secde yapmak zor olurdu. Secde vakti, Altahu Teâlâ’nın rahmetinin yönelme vaktidir. Çakıl taşla­rını düzeltme veya buna benzer başka işlere yönelmekten dolayı kişi rahmetten mahrum kalmasın diye Rasulullah sallallahu aleyhi veseltem sık sık çakıl taşlarını dü­zeltmekten menetmiştir.
    225) Hz. Semüre radıyallahu anh diyor ki: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem bize namazdayken secdeden başımızı kaldırdığımızda (iki secde arasında) rahatça yere oturmamızı, ayaklarımızı dikerek oturmamamızı emretmiştir.” [549]
    226) Hz. Ebû Derdâ radıyallahu anh vefat edeceği sırada şöyle buyurdu: Ben Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’dan işittiğim bir hadisi beyan etmek istiyorum. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu; “Allahu Teâlâ’ya sanki onu görü­yormuş gibi ibadet et. Eğer bu keyfiyet nasib olmuyorsa o zaman Allahu Teâlâ’inn seni gördüğünü düşünerek ibadet et. Kendini ölüler arasında say. (Kendini diriler­den sayma. Böyle olunca ne bir şeye sevinmek ne de bir şeye üzülmek gerekmez.) Mazlumun bedduasından sakın. Zira onun duası derhal kabul edilir... Sizden birinin, sürünerek de olsa yatsı ve sabah namazlarına katılmaya gücü yeterse, katılsın.” [550]
    227) Hz. Abdullah bin Ömer radıyallahu anhumadan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki;
    “(Herkesten ayrılıp) vedalaşan kimse gibi namaz kıl. (Yani “Bu benim hayatımın en son namazıdır” diye düşünerek namaz kıl.) Bir de Allah’ı görür gibi namaz kıl. Eğer bu hâli kendinde bulamıyorsan o takdirde en azından mutlaka “Allah seni görüyor” keyfiyeti içinde namaz kıl.” [551]
    228) Hz. Abdullah radıyallahu anh diyor ki: Biz (İslam’ın ilk yıllarında) Rasulullah aleyhi vesellem namazdayken ona selam veriyorduk. O da selamımızı alı­yordu. Biz Necâşi’nin yanından (Habeşistan’dan) dönünce (önceki alışkanlığımıza uyarak) Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’e selam verdik, selamımıza cevab sermedi. Biz,
    “Yâ Rasûlallah! Biz önceleri namaz esnasında size selam verirdik, siz de selamımızı alırdınız. (Ancak bu defa siz selamımıza cevab vermediniz.)” de­yince Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem,
    “Şüphesiz namazdayken yalnız namazla meşgul olmak gerekir” buyurdu. [552]
    229) Hz. Abdullah radıyallahu anh diyor ki: Ben Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’i namaz kılarken gördüm. Ağlamaktan nefesi tutuluyor, bu yüzden mübarek göğ­sünden, el değirmeninden gelen sese benzeyen bir ses geliyordu. [553]
    230) Hz. İbni Abbas mdıyaiianu anhumaöan rivayete göre Peygamber sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur;
    “Farz namaz teraziye benzer. Kim namazı tam olarak edâ ederse, ecrini de tam alır.” [554]
    231) Hz. Osman bin Ebî Dehriş radıyallahu anh’dan rivayete göre Peygamber sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur;
    “Allahu Teâlâ, kulunun ancak bedeni ile birlikte kalbini de Allah’a yönelttiği amelini kabul eder.” [555]
    232) Hz. Ebû Hûreyre radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasûlulîah sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki; “Namaz üç hisseden oluşur (Yani o üç hisseyi doğru olarak yerine getirmekle namaza tam sevab verilir.) Temizlik üçte bir hissedir. Rükû üçte bir hissedir. Secde üçte bir hissedir. Kim namazı hakkıyla (adabına riayet ederek) kılar­sa, onun namazı kabul edilir. Ayrıca diğer amelleri de kabul edilir. Kimin namazı (doğ­ru kılmadığından dolayı) kabul edilmezse, onun diğer amelleri de kabul edilmez.” [556]
    233) Hz. Ebû Hûreyre radıyallahu anh diyor ki: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem bize ikindi namazı kıldırdı. Sonra bir adamın namaz kıldığını görünce ona sesle­nerek,
    “Ey falanca! Allah’tan kork, namazını güzel kıl. Siz, benim sizi görmediğimi mi zannediyorsunuz? Ben arkamda bulunan şeyleri önümdekileri gördüğüm gibi görürüm. Namazlarınızı güzel kılınız. Rükû ve secdelerinizi güzel yapınız.” [557]
    İzah: Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’in arkasındaki şeyleri görmesi onun mûcizelerindendir.
    234) Hz. Vâil bin Hucr radıyallahu anh diyor ki:
    “Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem rükû yapınca ellerinin parmaklarını açık tutar, secde yapınca parmaklarını birleş­tirirdi.” [558]
    235) Hz. Ebû Derdâ radıyallahu anh diyor ki:
    “Kim secde ve rükûlarını tamam­layarak iki rek’at namaz kılarsa, (ondan sonra) Allahu Teâlâ’dan ne isterse ona acil olarak ya da (Allahu Teâlâ’nın bir hikmetinden dolayı) bir müddet sonra mut­laka verilir.” [559]
    236) Hz. Ebû Abdullah Eş’arî radıyallahu anadan rivayet edilmiştir Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu;
    “Tam olarak rükû yapmayan ve (karga misali) başını secdeye vurup kaldıran kimse, bir-iki hurma yiyip de karnı doymayan ada­ma benzer. (Aynı şekilde böyle kılınan namaz da bir işe yaramaz.)” [560]
    237) Hz. Ebû Derdâ radıyallahu anh’dan rivayet olunmuştur: Peygamber sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki; “Bu ümmetten ilk kaldırılacak olan şey huşudur. Hatta sen ümmet içinde bir tane huşu sahibi insan göremeyeceksiniz.” [561]
    238) Hz. Ebû Katâde radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki; “En kötü hırsız, kendi namazından çalandır.” Sahâbe-i Kiram radıyallahu anhum,
    “Yâ Rasûlallah! Namazdan nasıl çalar” dediler. Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem,
    “Namazın rükû ve secdesini tam olarak yapmamakla” bu­yurdu. [562]
    239) Hz. Ebû Hûreyre radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki; “Allahu Teâlâ, rükûdan sonra, secdeye gitmeden önce (yani kavmede) belini doğrultmayan kimsenin namazına bakmaz.” [563]
    240) Hz. Aişe radıyallahu anha diyor ki: Ben Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’e,
    “Namazda oraya buraya bakmak nedendir?” diye sordum,
    “Bu, şeytanın, kişinin namazından kapmasıdır” buyurdu. [564]
    241) Hz. Câbir bin Semüre radıyallahu anadan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki;
    “Namazda gözünü göğe doğru çeviren kimseler bu hareKetlerine son versinler, yoksa onların gözleri yukarıda kalacaktır.” [565]
    242) Hz. Ebû Hûreyre radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem mescide girdi. O esnada bir adam mescide geldi ve namaz kıldı. Son­ra (Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in yanına geldi ve) Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’e selam verdi. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem selamına cevab verdikten sonra,
    “Git namaz kıl. Çünkü sen namaz kılmadın” buyurdu. Adam gitti, önceki kıldığı gibi namaz kıldı. Sonra Peygamber sallallahu aleyhi vesellem’in yanına gelip selam verdi. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem,
    “Git namaz kıl. Çünkü sen namaz kılmadın” buyurdu. Bu durum üç defa meydana geldi. Adam,
    “Seni hak ile gönderen Zât’a yemin olsun ki, ben bundan daha güzel namaz kılamam. Siz bana namaz kılmayı öğretiniz” dedi. Bunun üzerine Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki;
    “Sen namaz kılmak için kalktığın zaman önce tekbir al. Sonra Kur’an-ı Kerim’den oku­yabileceğin kadar oku. Sonra itmînan içinde rükû yap. Daha sonra rükûdan itmînan içinde doğrul ve itmînan içinde secde yap. Sonra secdeden kalkınca itmînan içinde otur. Namazının tamamında bunları yap.” [566]
    _______________________
    [530] Bakara: 2/238.
    [531] Bakara: 2/45.
    [532] Keşf ür Rahman
    [533] Feth'ül Mülhim
    [534] Mü'minûn: 23/1-2.
    [535] Müslim
    [536] Beyan'ül Kur'an, Şerh'i Sünen'i Ebî Davûd lil Aynî
    [537] Büyük günahlar ve kul hakları buna dahil değildir. Şerh-ü süneni Ebî Dâvûd.
    [538] Müstedrek'i Hakim
    [539] Müslim
    [540] Müsned'i Ahmed, Mecma'uz Zevâid
    [541] Ebû Dâvûd
    [542] İbni Hibban
    [543] Ebû Dâvûd
    [544] Bezl'ül Mechûd
    [545] Müsned'i Ahmed
    [546] Neşet
    [547] İbni Mâce
    [548] Tirmizi
    [549] Taberâni, Mecma’uz-Zevâid.
    [550] Taberâni, Mecma'uz Zevâid
    [551] Cami'us sağîr
    [552] Müslim
    [553] Ebû Dâvûd
    [554] Beyhakî, Terğib
    [555] İthaf
    [556] Bezzar, Mecma'uz Zevâid
    [557] İbni Huzeyme
    [558] Taberâni, Mecma'uz Zevâid
    [559] Taberâni, İthaf
    [560] Taberâni, Ebû Yâ'lâ, Mecma'uz Zevâid
    [561] Taberâni, Mecma'uz Zevâid
    [562] Müsned'i Ahmed, Taberâni, Mecma'uz Zevâid
    [563] Müsned'i Ahmed, Feth'ur Rabbani
    [564] Tirmizi
    [565] Müslim
    [566] Buhâri



    Benzer Konular

    - Namazı huşu ve hudu olarak kılmak için neler yapmalıyız ki namaz kabul olsun?

    - Namazda Huşu’ ne demektir? Huşu ile namaz kılmak ve gafletten kurtulmak için ne yapma

    - Huşu ile ilgili hadisler

    - Namazda Huşu Huşunun Tarifi ve Huşu ile İlgili Ayetler

    - Namazda huşu ile ilgili bir hatıram...

  3. 30.Mart.2010, 16:48
    2
    meryemgül1
    ~~Medinenin Gülü ~~

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Haziran.2009
    Üye No: 48911
    Mesaj Sayısı: 3,932
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 77
    Bulunduğu yer: Türkiye

    --->: Namazda Huşu ve Hudu' ile ilgili Ayet ve Hadisler




    Alıntı
    212) Hz. Osman radıyallahu anh diyor ki: Ben Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in şöyle buyurduğunu işittim;
    “Müslüman bir kişi farz namaz vakti girince güzel­ce abdest alır, sonra tam bir huşu içinde namaz kılar, namazın rükûynu da gü­zel bir şekilde yaparsa, büyük günah işlemediği müddetçe bu namaz, onun geç­miş günahlarına keffâret olur. Namazın bu faziletini devamlı elde eder.” [535]
    İzah: Namazda huşu; kalpte Allah’ın azamet ve korkusunun bulunması, aza­larda da sükûnetin hakim olmasıdır Ayaktayken gözlerin secde yerine, rükûda ayak parmaklarına, secdede buruna, tahiyyata oturunca kucağa bakması huşûya girer. [536]
    Allah c.c. bizlerede namazlarımızı huşu ile kılmayı nasip etsin
    Allah c.c.razı olsun hocam


  4. 30.Mart.2010, 16:48
    2
    ~~Medinenin Gülü ~~



    Alıntı
    212) Hz. Osman radıyallahu anh diyor ki: Ben Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in şöyle buyurduğunu işittim;
    “Müslüman bir kişi farz namaz vakti girince güzel­ce abdest alır, sonra tam bir huşu içinde namaz kılar, namazın rükûynu da gü­zel bir şekilde yaparsa, büyük günah işlemediği müddetçe bu namaz, onun geç­miş günahlarına keffâret olur. Namazın bu faziletini devamlı elde eder.” [535]
    İzah: Namazda huşu; kalpte Allah’ın azamet ve korkusunun bulunması, aza­larda da sükûnetin hakim olmasıdır Ayaktayken gözlerin secde yerine, rükûda ayak parmaklarına, secdede buruna, tahiyyata oturunca kucağa bakması huşûya girer. [536]
    Allah c.c. bizlerede namazlarımızı huşu ile kılmayı nasip etsin
    Allah c.c.razı olsun hocam


  5. 05.Nisan.2010, 11:05
    3
    Ecrinim
    Hüvel Baki..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Aralık.2009
    Üye No: 69122
    Mesaj Sayısı: 8,425
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 141
    Bulunduğu yer: Akdeniz

    --->: Namazda Huşu ve Hudu' ile ilgili Ayet ve Hadisler

    Namazda huşu; kalpte Allah’ın azamet ve korkusunun bulunması, aza­larda da sükûnetin hakim olmasıdır Ayaktayken gözlerin secde yerine, rükûda ayak parmaklarına, secdede buruna, tahiyyata oturunca kucağa bakması huşûya girer.

    bense bunu bilmediğim için namazda tek bir yere, secdeye bakardım
    çok isabetli oldu bu bilgiler Allah c.c. razı olsun hocam


  6. 05.Nisan.2010, 11:05
    3
    Hüvel Baki..
    Namazda huşu; kalpte Allah’ın azamet ve korkusunun bulunması, aza­larda da sükûnetin hakim olmasıdır Ayaktayken gözlerin secde yerine, rükûda ayak parmaklarına, secdede buruna, tahiyyata oturunca kucağa bakması huşûya girer.

    bense bunu bilmediğim için namazda tek bir yere, secdeye bakardım
    çok isabetli oldu bu bilgiler Allah c.c. razı olsun hocam


  7. 22.Eylül.2011, 00:16
    4
    Ensar
    لا اله ا لا ا لله

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Eylül.2009
    Üye No: 56476
    Mesaj Sayısı: 1,819
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 19
    Bulunduğu yer: Kuzey Yarım Küre

    Cevap: Namazda Huşu ve Hudu' ile ilgili Ayet ve Hadisler

    214) Hz. Ukbe bin Âmir Cühenî radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir;
    “Herhangi bir müslüman güzel bir şekilde abdest alır, sonra ne okuduğunu bilerek (dikkat ve teveccühle) namaz kılarsa, annesinden doğduğu günkü gibi günahsız olarak namazını bitirir.”

    220) Hz. Ammar bin Yâsir radıyallahu anh diyor ki: Ben Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in şöyle buyurduğunu işittim;
    “Bir kimse namazı bitirince ona namazın se-vabının ancak onda bir hissesi yazılır. Bunun gibi sevabın dokuzda biri, sekizde biri, yedide biri, altıda biri, beşte biri, dörtte biri, üçte biri ve yarım hissesi yazılır.” [543]
    İzah: Hadisi şerifin gayesi şudur: Namazın dış şekli ve içindeki keyfiyeti ne kadar sünnete uyarsa, o kadar ecir ve sevab verilir.

    Huşu ile namaz kılmanın tadı da bir başka oluyor. Huşu olmayınca hiç kılmamış gibi hissediyor insan. Allah cc razı olsun konu için.


  8. 22.Eylül.2011, 00:16
    4
    لا اله ا لا ا لله
    214) Hz. Ukbe bin Âmir Cühenî radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir;
    “Herhangi bir müslüman güzel bir şekilde abdest alır, sonra ne okuduğunu bilerek (dikkat ve teveccühle) namaz kılarsa, annesinden doğduğu günkü gibi günahsız olarak namazını bitirir.”

    220) Hz. Ammar bin Yâsir radıyallahu anh diyor ki: Ben Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in şöyle buyurduğunu işittim;
    “Bir kimse namazı bitirince ona namazın se-vabının ancak onda bir hissesi yazılır. Bunun gibi sevabın dokuzda biri, sekizde biri, yedide biri, altıda biri, beşte biri, dörtte biri, üçte biri ve yarım hissesi yazılır.” [543]
    İzah: Hadisi şerifin gayesi şudur: Namazın dış şekli ve içindeki keyfiyeti ne kadar sünnete uyarsa, o kadar ecir ve sevab verilir.

    Huşu ile namaz kılmanın tadı da bir başka oluyor. Huşu olmayınca hiç kılmamış gibi hissediyor insan. Allah cc razı olsun konu için.


  9. 10.Aralık.2011, 11:16
    5
    batu123
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 09.Aralık.2011
    Üye No: 92462
    Mesaj Sayısı: 49
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 17

    Cevap: Namazda Huşu ve Hudu' ile ilgili Ayet ve Hadisler

    Ellerine sağlık çok güzel olmuş!!!


  10. 10.Aralık.2011, 11:16
    5
    Üye
    Ellerine sağlık çok güzel olmuş!!!


  11. 25.Aralık.2012, 01:14
    6
    AmeS
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 10.Kasım.2008
    Üye No: 38188
    Mesaj Sayısı: 188
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 32

    Cevap: Namazda Huşu ve Hudu' ile ilgili Ayet ve Hadisler

    Huşu hakkında hadis

    Hadisi Şerif :
    Resulullah (sav) şu duayı okurlardı: "Allah'ım, huşu duymaz bir kalbten sana sığınırım, dinlenmeyen bir duadan sana sığınırım, doymak bilmeyen bir nefisten, faydası olmayan bir ilimden, bu dört şeyden sana sığınırım."
    Ravi : Hz. Abdullah İbnu Amr İbnu'l-As
    Kaynak :Tirmizi, Da'avat 69, (3478), Nesai, İstiaze 2, (8, 255


  12. 25.Aralık.2012, 01:14
    6
    Devamlı Üye
    Huşu hakkında hadis

    Hadisi Şerif :
    Resulullah (sav) şu duayı okurlardı: "Allah'ım, huşu duymaz bir kalbten sana sığınırım, dinlenmeyen bir duadan sana sığınırım, doymak bilmeyen bir nefisten, faydası olmayan bir ilimden, bu dört şeyden sana sığınırım."
    Ravi : Hz. Abdullah İbnu Amr İbnu'l-As
    Kaynak :Tirmizi, Da'avat 69, (3478), Nesai, İstiaze 2, (8, 255





+ Yorum Gönder