Konusunu Oylayın.: Namazda 1. tahiyyat unutulursa ne yapmak gerekir

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
Namazda 1. tahiyyat unutulursa ne yapmak gerekir
  1. 28.Haziran.2014, 21:47
    1
    Misafir

    Namazda 1. tahiyyat unutulursa ne yapmak gerekir






    Namazda 1. tahiyyat unutulursa ne yapmak gerekir Mumsema Aksam namazinin farzinda hata yaptim.2rekatte etteyihatu duasini okumadan direk 3.rekate gectim ama namaz bittikten sonra aklima geldi bende tekrar niyetlenip tekrar aksam namazini kildim kabul olurmu?


  2. 28.Haziran.2014, 21:47
    1
    amedeus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    amedeus
    Misafir



    Aksam namazinin farzinda hata yaptim.2rekatte etteyihatu duasini okumadan direk 3.rekate gectim ama namaz bittikten sonra aklima geldi bende tekrar niyetlenip tekrar aksam namazini kildim kabul olurmu?


    Benzer Konular

    - Sünnet namazlarında salavatlar unutulursa ne yapmak gerekir

    - Namazda hıçkırık tutarsa ne yapmak gerekir?

    - Namazda abdest bozulursa ne yapmak gerekir?

    - Namazda ihlas suresi gibi kısa bir zammı sure okunurken bir ayet unutulursa sehiv secdesi gerekir mi

    - Teşrik tekbiri unutulursa kaza edilirmi edilmez mi? Unutulursa ne yapılmalıdır.?

  3. 06.Ağustos.2014, 14:03
    2
    jerusselam
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2013
    Üye No: 100353
    Mesaj Sayısı: 4,172
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 42

    Cevap: Namazda 1. tahiyyat unutulursa ne yapmak gerekir




    Namazda 1. tahiyyat unutulursa ne yapmak gerekir



    1034. ...Abdullah b. Bühayne[528] (r.a.)'den; demiştir ki: Resûlullah (s.a.) bize (dört rekatlı bir namazda) iki rekat kıldırıp oturmadan kalktı. Onunla beraber cemaat da kalktı. Resûlullah namazı bitirince biz selâm vermesini beklerken selâm vermeden oturduğu yerde tekbir alıp iki defa secde yaptı. Sonra da selâm verdi.[529]

    Açıklama

    Bu hadis-i şerifde bahsi geçen namazın hangi namaz olduğu belirtilmemiştir.Ancak ha'disin Buhârîve Müslim'deki riva*yetlerinden bu namazın öğle namazı olduğu anlaşılmaktadır. Bu rivayetin diğer muteber kitablardaki rivayetlerden cüz'î farklarla ayrıldığı görül*mektedir.

    Hadis-i şerif hüküm yönünden oldukça zengin bir görünüm arzetmektedir. Şöyle ki:

    1. Buradan sehv secdesinin selâmdan önce oduğu anlaşılıyor. Ayrıca ha*dis, "sehv bir noksanlık ise, secdesi selamdan önce yapılır", diyenlerin gö*rüşüne delil olabilir.

    2. Dört rek'atli farzlardaki ilk oturuş ve tehiyyâtı okumak farz değil*dir. Çünkü farz olsaydı, sehv secdesi ile telâfisi mümkün olmazdı. Hanefi, Şafiî ve Mâlikîler bu görüştedirler.

    Hanbelî ve Zahirîlere göre ise, bu oturuş farzdır, ancak sehv secdesi ile telâfisi caizdir.

    3. Hadis-i şerifin Buharı ve Tirmizî'deki rivayetlerinde râvinin, "unut*tuğunun yerine onunla birlikte cemaat de o secdeleri yaptı" sözlerini ziyâde ettiği görülmektedir.

    Bu ziyâdeden muktedi hata etmese bile imamın hatasından dolayı onun da secde etmesinin gerekli olduğu anlaşılmaktadır. İbn Hazm bu konuda icmâ' olduğunu söyler.

    Hanefî, Şafiî ve Mâlikîlere göre muktedi, imama uymuş bir halde iken, kendi yaptığı bir hatadan dolayı da sehv secdesi yapmaz. Bunlar, Dârekut-nî'nin rivayet ettiği şu hadise dayanırlar:

    "İmamın arkasında olan kimseye sehv yoktur. İmam yanılırsa hem o, hem de arkasındaki secde eder. Eğer imamın arkasındaki (muktedi) yanılır*sa, ona secde lâzım değildir. İmam ona kâfidir."[530]

    Buraya kadar naklettiğimiz hususlar, imamın arkasındaki şahsın (muk*tedi) namaza imamla birlikte başladığı durumla ilgilidir. Muktedi mesbuk ise, yani imama sonradan uymuşsa Şâfiîlere göre, imam isterse o uyduktan sonra yanılsın isterse uymadan yanılmış olsun, muktedi hem imamla birlik*te secde yapar hem de kendi namazının sonunda secde yapar. Haneliler de bu durumda imamla birlikte secde etmesi konusunda Şâfiîlerle hemfikirdir*ler. Ancak kendisinin yetişemediğini kaza ederken herhangi bir sehve düş*medikçe namazının sonunda secde etmesini meşru görmezler.

    Hanbelîlere göre imam ister selâmdan önce secde-yapsın, ister sonra muk*tedi imamla birlikte sehv secdesi yapar, fakat sonunda yapmaz.

    Mâlikîlere göre imam selâmdan evvel secde yaparsa, muktedi de onun*la birlikte secde yapar. Selâmdan sonra yaparsa, onunla birlikte yapmaz. Na*mazın sonunu bekler.[531]

    Lâhik (imamla birlikte namaza başlayıp da namazda abdesti bozulan ve abdestini alıp namazın kalanını kıldığı üzerine bina eden) imamla birlikte secde etmez, kendisi namazını bitirdiği zaman, secde eder. Bunda bütün mez-hebler müttefiktir.[532]

    Bazı Hükümler

    Dört rekatli farzlarda ilk iki rekattan sonra oturmak (Kade-i Ula) farz değildir. Hanefilere göre vacıbtır.

    Terkinden dolayı sehv secdesi gerekir.[533]


    1035. ...Şuayb, ez-Zührî'den; onun hadisini aynı senetle ve aynı mana ile rivayet etmiş: "Bizden kıyamda tehiyyât okuyanlar vardı" sözünü de ilâve etmiştir.

    Ebû Dâvûd dedi ki: İki rekatten sonra (oturmadan) kalktığı za*man, tbnu 'z-Zübeyr de sehv secdelerini aynı şekilde selâm vermeden önce yaptı. Bu (aynı zamanda) Zührî'nin de görüşüdür.[534]

    Açıklama

    Bu rivayette, öncekine ilâveten Hz. Peygamber ilk ka'deye oturmadan ayağa kalkınca bazı müslümanların ayakta teşehhüd okudukları da bildirilmektedir.[535]

    [528] Abdullah b. Buhayne; babası Mâlik b. Kışb'dir. Buhayne esah olan kavle göre, anası*nın adıdır. Bazıları babasının anası olduğunu söyler. İbn Sa'd bu zatın müslümanlığının hayli eski olduğunu devamlı oruç tuttuğunu, sık sık hacca giden-fazıl biri olduğunu söyler. Mervân devrinde Medine'de vefat etmiştir. (Bilgi için bk. İbn Sa'd, Tabakal, II, 372, IV, 342; V, 283; İbnu'1-Esir, Üsdûl'1-ğabe, III, 183; İbn Hacer, el-İsâbe, II, 280, 364.)

    [529] Buhârî, ezan 146, sehv 1, eymân 15; Müslim, mesâcid 85, 89, 90, 91; Tirmizî, salât 49; Nesâî, sehv 21; Dârimî, salât 176; Muvatta, nida 65.

    Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınları: 4/97-98.

    [530] Dârekutnî, Sünen, I, 377.

    [531] imamın ne zaman selâmdan önce ne zaman selamdan sonra secde yapacağı 1008 nolu hadisin açıklamasında geçmiştir.

    [532] Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınları: 4/98-99.

    [533] Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınları: 4/99.

    [534] Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınları: 4/99.

    [535] Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınları: 4/100.



  4. 06.Ağustos.2014, 14:03
    2
    Devamlı Üye



    Namazda 1. tahiyyat unutulursa ne yapmak gerekir



    1034. ...Abdullah b. Bühayne[528] (r.a.)'den; demiştir ki: Resûlullah (s.a.) bize (dört rekatlı bir namazda) iki rekat kıldırıp oturmadan kalktı. Onunla beraber cemaat da kalktı. Resûlullah namazı bitirince biz selâm vermesini beklerken selâm vermeden oturduğu yerde tekbir alıp iki defa secde yaptı. Sonra da selâm verdi.[529]

    Açıklama

    Bu hadis-i şerifde bahsi geçen namazın hangi namaz olduğu belirtilmemiştir.Ancak ha'disin Buhârîve Müslim'deki riva*yetlerinden bu namazın öğle namazı olduğu anlaşılmaktadır. Bu rivayetin diğer muteber kitablardaki rivayetlerden cüz'î farklarla ayrıldığı görül*mektedir.

    Hadis-i şerif hüküm yönünden oldukça zengin bir görünüm arzetmektedir. Şöyle ki:

    1. Buradan sehv secdesinin selâmdan önce oduğu anlaşılıyor. Ayrıca ha*dis, "sehv bir noksanlık ise, secdesi selamdan önce yapılır", diyenlerin gö*rüşüne delil olabilir.

    2. Dört rek'atli farzlardaki ilk oturuş ve tehiyyâtı okumak farz değil*dir. Çünkü farz olsaydı, sehv secdesi ile telâfisi mümkün olmazdı. Hanefi, Şafiî ve Mâlikîler bu görüştedirler.

    Hanbelî ve Zahirîlere göre ise, bu oturuş farzdır, ancak sehv secdesi ile telâfisi caizdir.

    3. Hadis-i şerifin Buharı ve Tirmizî'deki rivayetlerinde râvinin, "unut*tuğunun yerine onunla birlikte cemaat de o secdeleri yaptı" sözlerini ziyâde ettiği görülmektedir.

    Bu ziyâdeden muktedi hata etmese bile imamın hatasından dolayı onun da secde etmesinin gerekli olduğu anlaşılmaktadır. İbn Hazm bu konuda icmâ' olduğunu söyler.

    Hanefî, Şafiî ve Mâlikîlere göre muktedi, imama uymuş bir halde iken, kendi yaptığı bir hatadan dolayı da sehv secdesi yapmaz. Bunlar, Dârekut-nî'nin rivayet ettiği şu hadise dayanırlar:

    "İmamın arkasında olan kimseye sehv yoktur. İmam yanılırsa hem o, hem de arkasındaki secde eder. Eğer imamın arkasındaki (muktedi) yanılır*sa, ona secde lâzım değildir. İmam ona kâfidir."[530]

    Buraya kadar naklettiğimiz hususlar, imamın arkasındaki şahsın (muk*tedi) namaza imamla birlikte başladığı durumla ilgilidir. Muktedi mesbuk ise, yani imama sonradan uymuşsa Şâfiîlere göre, imam isterse o uyduktan sonra yanılsın isterse uymadan yanılmış olsun, muktedi hem imamla birlik*te secde yapar hem de kendi namazının sonunda secde yapar. Haneliler de bu durumda imamla birlikte secde etmesi konusunda Şâfiîlerle hemfikirdir*ler. Ancak kendisinin yetişemediğini kaza ederken herhangi bir sehve düş*medikçe namazının sonunda secde etmesini meşru görmezler.

    Hanbelîlere göre imam ister selâmdan önce secde-yapsın, ister sonra muk*tedi imamla birlikte sehv secdesi yapar, fakat sonunda yapmaz.

    Mâlikîlere göre imam selâmdan evvel secde yaparsa, muktedi de onun*la birlikte secde yapar. Selâmdan sonra yaparsa, onunla birlikte yapmaz. Na*mazın sonunu bekler.[531]

    Lâhik (imamla birlikte namaza başlayıp da namazda abdesti bozulan ve abdestini alıp namazın kalanını kıldığı üzerine bina eden) imamla birlikte secde etmez, kendisi namazını bitirdiği zaman, secde eder. Bunda bütün mez-hebler müttefiktir.[532]

    Bazı Hükümler

    Dört rekatli farzlarda ilk iki rekattan sonra oturmak (Kade-i Ula) farz değildir. Hanefilere göre vacıbtır.

    Terkinden dolayı sehv secdesi gerekir.[533]


    1035. ...Şuayb, ez-Zührî'den; onun hadisini aynı senetle ve aynı mana ile rivayet etmiş: "Bizden kıyamda tehiyyât okuyanlar vardı" sözünü de ilâve etmiştir.

    Ebû Dâvûd dedi ki: İki rekatten sonra (oturmadan) kalktığı za*man, tbnu 'z-Zübeyr de sehv secdelerini aynı şekilde selâm vermeden önce yaptı. Bu (aynı zamanda) Zührî'nin de görüşüdür.[534]

    Açıklama

    Bu rivayette, öncekine ilâveten Hz. Peygamber ilk ka'deye oturmadan ayağa kalkınca bazı müslümanların ayakta teşehhüd okudukları da bildirilmektedir.[535]

    [528] Abdullah b. Buhayne; babası Mâlik b. Kışb'dir. Buhayne esah olan kavle göre, anası*nın adıdır. Bazıları babasının anası olduğunu söyler. İbn Sa'd bu zatın müslümanlığının hayli eski olduğunu devamlı oruç tuttuğunu, sık sık hacca giden-fazıl biri olduğunu söyler. Mervân devrinde Medine'de vefat etmiştir. (Bilgi için bk. İbn Sa'd, Tabakal, II, 372, IV, 342; V, 283; İbnu'1-Esir, Üsdûl'1-ğabe, III, 183; İbn Hacer, el-İsâbe, II, 280, 364.)

    [529] Buhârî, ezan 146, sehv 1, eymân 15; Müslim, mesâcid 85, 89, 90, 91; Tirmizî, salât 49; Nesâî, sehv 21; Dârimî, salât 176; Muvatta, nida 65.

    Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınları: 4/97-98.

    [530] Dârekutnî, Sünen, I, 377.

    [531] imamın ne zaman selâmdan önce ne zaman selamdan sonra secde yapacağı 1008 nolu hadisin açıklamasında geçmiştir.

    [532] Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınları: 4/98-99.

    [533] Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınları: 4/99.

    [534] Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınları: 4/99.

    [535] Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınları: 4/100.






+ Yorum Gönder