Konusunu Oylayın.: Neden her namazın rekatları aynı değil?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Neden her namazın rekatları aynı değil?
  1. 27.Temmuz.2013, 23:11
    1
    Misafir

    Neden her namazın rekatları aynı değil?






    Neden her namazın rekatları aynı değil? Mumsema Neden her namazın rekatları aynı değil? Vakit namazlarında rekat sayısı neden farklıdır?


  2. 05.Kasım.2013, 18:36
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Neden her namazın rekatları aynı değil?




    Namazların vakit ve rekat sayısını Kuralı koyan Alla tealadır.
    itirazımız yok sadece hikmeti nedir denebilir:


    Namazların rekat sayısının hikmetleri var mıdır?

    Alıntı
    Namaz veya ibadetlerin sayı ve miktarı tamamıyla Allah'ın iradesine ve isteğine göre belirlenmiştir.

    Şöyle ki, şeriatın iki çeşit hükümleri vardır:

    1. Taabbudi dediğimiz, yani hikmeti bilinmeyen ve tamamıyla Allah'ın emir ve yasağına bakan kurallardır.

    2. Makul-ul mana dediğimiz ilahi emirler veya yasaklarda yatan hikmetlerin araştırılabileceği kısım.

    Sizin sorduğunuz soruya bu taraftan da bakalım. Niye sabah namazı dört rekat da on veya yirmi rekat değil?.. Cevap; Allah emrettiği için. Öğle namazı Allah tarafından on rekat olarak tayin edilmiştir. Bunun hikmetini araştırmak sonuçsuz olacaktır. Çünkü Allah öyle emretmiştir. Ve bunun asıl cevabı budur. Ama bazı şeriat kuralları hikmetle izah edilebilir. Ama hikmetler asıl değildir; asıl olan Allah'ın emri veya yasaklamasıdır.

    Mesela, Allah namazı niye emretmiştir? Buna istediğiniz kadar hatta ciltlerle hikmet ve gaye açısından cevap verilebilir. Niye oruç tutuyoruz, hikmetleri araştırılıp cevap verilebilir. Ama hikmet ve faydalar Allah'ın emri yerine geçemez.

    Şöyle ki, orucun bir hikmeti insanların aç kalıp, yokluk içerisinde yaşayan insanların halinden anlayıp onlara şefkatle yaklaşmalarını sağlamaktır. Şimdi birisi bunu esas tutup "ben daha fazla aç kalıp daha fazla şefkat hissim kabarsın ve fakirlere daha fazla yardımda bulunayım" diyebilir. İmsak vakti saat 4.00 olduğu halde, bu adam gece saat 11.00'den oruca niyet edip, fakat akşam vaktine beş dakika kala orucunu açsa, orucu sahih olur mu? Elbette olmaz. Çünkü orucun açılması için belirli bir zaman var ve bu adam daha fazla aç kaldığı halde, oruç tutmuş olmuyor. Yani oruçtan beklenen hikmet daha fazla yerine gelmiş, fakat Allah'ın izin vermediği bir zamanda açtığı için oruç ibadeti yerine gelmemiştir.

    İşte kardeşim İslamın tüm emir ve yasaklarına bu şekilde bakmamız gerekir. Yani Allah böyle emretmiş veya böyle yasakladığı için bunu yapıyoruz. Bunun hikmetleri elbette vardır. Ve bu hikmetler elbette araştırılır. Bu da bir ilim ve ibadettir. Ama hikmetler ve faydalar kesinlikle asıl değil, ayrıntıdır.

    Meselâ içki, kumar, murdar hayvan eti ve rüşvet haram kılınmıştır. Akıl, bunların meşrû oluş hikmetini kavrar. Eğer hükmün mânası, teyemmüm abdesti ve namazın rekatlarının sayısı veya şekli gibi akıl ile bilinemezse kıyas konusu olamaz. Ebû Hanîfe'ye göre, hüküm âyet ve hadislerinin hepsinin mânâsı akıl ile kavranabilir ve illetleri anlaşılır. Ancak ibâdet (taabbûdî) olduğuna dair delil bulunanlar bundan müstesnadır. Bu, meşrû oluş sebebi akıl ile kavranılamayan ibadet veyâ hükümlerin bir hikmet veya faydası yoktur, anlamına gelmez. Şüphesiz bunların da hikmet ve faydaları vardır; fakat akıl bunlardaki illeti anlayarak benzerlerine uygulama yeteneğine sâhip değildir.(M. Ebû Zehrâ, Usulü'l-Fıkh, Dâru'l-Fikri'l-Arabî, t.s, s. 234)

    Mesela sizin e- mailinizin bir şifresi vardır. O şifreyi yanlış girdiğiniz takdirde e-mail kutunuza giremezsiniz. İşte bazı ilahi sırların açılabilmesi için belirli sayıda tesbihin, salavatın çekilmesi veya belirli rekatta namazların kılınması gerekir. Bu sayıya kasten riayet edilmez ise o ilahi sırra erişilmesi mümkün değildir. Fakat sehven yani unutarak yanlış yapılmış ise, Cenab-ı Hakk'ın rahmeti sizden onu kabul etmektedir. O ayrı meseledir.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  3. 05.Kasım.2013, 18:36
    2
    Moderatör



    Namazların vakit ve rekat sayısını Kuralı koyan Alla tealadır.
    itirazımız yok sadece hikmeti nedir denebilir:


    Namazların rekat sayısının hikmetleri var mıdır?

    Alıntı
    Namaz veya ibadetlerin sayı ve miktarı tamamıyla Allah'ın iradesine ve isteğine göre belirlenmiştir.

    Şöyle ki, şeriatın iki çeşit hükümleri vardır:

    1. Taabbudi dediğimiz, yani hikmeti bilinmeyen ve tamamıyla Allah'ın emir ve yasağına bakan kurallardır.

    2. Makul-ul mana dediğimiz ilahi emirler veya yasaklarda yatan hikmetlerin araştırılabileceği kısım.

    Sizin sorduğunuz soruya bu taraftan da bakalım. Niye sabah namazı dört rekat da on veya yirmi rekat değil?.. Cevap; Allah emrettiği için. Öğle namazı Allah tarafından on rekat olarak tayin edilmiştir. Bunun hikmetini araştırmak sonuçsuz olacaktır. Çünkü Allah öyle emretmiştir. Ve bunun asıl cevabı budur. Ama bazı şeriat kuralları hikmetle izah edilebilir. Ama hikmetler asıl değildir; asıl olan Allah'ın emri veya yasaklamasıdır.

    Mesela, Allah namazı niye emretmiştir? Buna istediğiniz kadar hatta ciltlerle hikmet ve gaye açısından cevap verilebilir. Niye oruç tutuyoruz, hikmetleri araştırılıp cevap verilebilir. Ama hikmet ve faydalar Allah'ın emri yerine geçemez.

    Şöyle ki, orucun bir hikmeti insanların aç kalıp, yokluk içerisinde yaşayan insanların halinden anlayıp onlara şefkatle yaklaşmalarını sağlamaktır. Şimdi birisi bunu esas tutup "ben daha fazla aç kalıp daha fazla şefkat hissim kabarsın ve fakirlere daha fazla yardımda bulunayım" diyebilir. İmsak vakti saat 4.00 olduğu halde, bu adam gece saat 11.00'den oruca niyet edip, fakat akşam vaktine beş dakika kala orucunu açsa, orucu sahih olur mu? Elbette olmaz. Çünkü orucun açılması için belirli bir zaman var ve bu adam daha fazla aç kaldığı halde, oruç tutmuş olmuyor. Yani oruçtan beklenen hikmet daha fazla yerine gelmiş, fakat Allah'ın izin vermediği bir zamanda açtığı için oruç ibadeti yerine gelmemiştir.

    İşte kardeşim İslamın tüm emir ve yasaklarına bu şekilde bakmamız gerekir. Yani Allah böyle emretmiş veya böyle yasakladığı için bunu yapıyoruz. Bunun hikmetleri elbette vardır. Ve bu hikmetler elbette araştırılır. Bu da bir ilim ve ibadettir. Ama hikmetler ve faydalar kesinlikle asıl değil, ayrıntıdır.

    Meselâ içki, kumar, murdar hayvan eti ve rüşvet haram kılınmıştır. Akıl, bunların meşrû oluş hikmetini kavrar. Eğer hükmün mânası, teyemmüm abdesti ve namazın rekatlarının sayısı veya şekli gibi akıl ile bilinemezse kıyas konusu olamaz. Ebû Hanîfe'ye göre, hüküm âyet ve hadislerinin hepsinin mânâsı akıl ile kavranabilir ve illetleri anlaşılır. Ancak ibâdet (taabbûdî) olduğuna dair delil bulunanlar bundan müstesnadır. Bu, meşrû oluş sebebi akıl ile kavranılamayan ibadet veyâ hükümlerin bir hikmet veya faydası yoktur, anlamına gelmez. Şüphesiz bunların da hikmet ve faydaları vardır; fakat akıl bunlardaki illeti anlayarak benzerlerine uygulama yeteneğine sâhip değildir.(M. Ebû Zehrâ, Usulü'l-Fıkh, Dâru'l-Fikri'l-Arabî, t.s, s. 234)

    Mesela sizin e- mailinizin bir şifresi vardır. O şifreyi yanlış girdiğiniz takdirde e-mail kutunuza giremezsiniz. İşte bazı ilahi sırların açılabilmesi için belirli sayıda tesbihin, salavatın çekilmesi veya belirli rekatta namazların kılınması gerekir. Bu sayıya kasten riayet edilmez ise o ilahi sırra erişilmesi mümkün değildir. Fakat sehven yani unutarak yanlış yapılmış ise, Cenab-ı Hakk'ın rahmeti sizden onu kabul etmektedir. O ayrı meseledir.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder