Konusunu Oylayın.: Kadın dışarıda namaz kılabilir mi?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Kadın dışarıda namaz kılabilir mi?
  1. 02.Mayıs.2013, 20:58
    1
    Misafir

    Kadın dışarıda namaz kılabilir mi?






    Kadın dışarıda namaz kılabilir mi? Mumsema Kadın dışarıda namaz kılabilir mi Bir kadın dışarıda namaz kılması uygun mudur ?


  2. 02.Mayıs.2013, 20:58
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Kadın dışarıda namaz kılabilir mi Bir kadın dışarıda namaz kılması uygun mudur ?


    Benzer Konular

    - Hamile kadın namaz kılabilir mi?

    - Kadın çorapsız namaz kılabilir mi?

    - Adetli kadın namaz kılabilir mi?

    - Hayızlı kadın namaz kılabilir mi?

    - Lohusa kadın namaz kılabilir mi?

  3. 03.Mayıs.2013, 15:54
    2
    Ravza Sevdam
    Medine'nin Gülüne Hasret

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Nisan.2012
    Üye No: 95433
    Mesaj Sayısı: 635
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Bulunduğu yer: Medine de olmak isterdim

    Cevap: Kadın dışarıda namaz kılabilir mi?




    Avretlerini hakkıyla örtmek şartıyla câiz olmasına câizdir. Ancak kadınların namazlarını evlerinde kılmaları daha sevaptır. Gaye sevâp almaksa, evlerinde kılmaları daha uygundur. Allah Rasûlü Efendimiz : "Onların evleri kendileri için daha hayırlıdır" buyurmuşlardır. (Bu konudaki hadîsler için bk. Hindî VN/676 vd. XVI/413-18)

    Kadın namaz kılarken kendisini yabancı bir erkeğin görmesi namazını bozmaz, bundan dolayı kadın mes’ul da olmaz. Ancak kadın rükûa eğilirken ve secdeye varırken erkeğin aklına birtakım yanlış düşünceler gelebileceğinden, mümkünse müstakil bir oda, sakin bir köşe veya perde ile bölünmüş bir mekânı tercih etmeli. Zaten kadının ibadet yeri ve mescidi kendi evidir. Bu hususta Efendimizin (a.s.m) tavsiyeleri şöyledir:

    “Kadınları mescitlere gitmekten alıkoymayın. Evleri ise onlar için daha hayırlıdır.”1

    “Kadınların en hayırlı mescitleri, evleridir.”2

    Bununla birlikte namaz vaktinin geçmek üzere olduğu zamanlarda, yolculuk esnasında, kalabalık yerlerde ve mekânın müsaadesizliği durumlarında bir an önce farzın eda edilmesi gerekeceğinden başka türlü zanlara kapılmadan namaz kılınmalıdır.

    Bu arada bir noktayı da hatırlatalım: Peygamberimizin (a.s.m.) zamanında Mescid-i Nebevîde erkekler ön saflarda namaza dururken, kadınlar arka saflarda yerlerini alır ve cemaate katılırlardı. Bugün de başta Kâbe’de, Harem-i Şerifte olmak üzere büyük cami ve mukaddes yerlerde çok kere hanımlar erkeklere yakın bir mekânda namaz kılıyorlar, hattâ Harem-i Şerifte kadınların erkeklerin önünde bile namaza durdukları oluyor.

    Netice olarak denebilir ki: Kadınlar beş vakit namazlarını evlerinde kılarlar, kendi evlerinin dışında başka yerlerde kıldıklarında ise yabancı erkeklerin göremeyeceği bir yeri aramalılar. Camilerimizde ise pek çok yerde ya mahfel bulunuyor, veya ayrı kat ve bölümler tahsis edilmiş olduğundan özellikle Ramazan’larda teravih namazlarını oralarda kılıyorlar.

    Bir erkek namaz kılarken, kendi hanımı veya bir başka kadın yanından geçerse namazı bozulur mu?

    Bu durumda erkeğin namazı bozulmadığı gibi, namaz kılan kadın da olsa, yanından bir erkeğin geçmesiyle namazı bozulmaz. Ancak namazı cemaatle kılarlarken, kadınlarla erkekler aynı hizada bulunurlarsa erkeklerin namazı bozulur. Bu mesele de yalnız Hanefi mezhebine göredir. Diğer mezheplere göre böyle bir durum namazı bozmaz. Camilerin kalabalık olduğu ve yer darlığında ve Harem-i Şerifte bu hükme göre amel ediliyor.

    1 Ebû Dâvud, Salât: 53.
    2 Feyzü’l-Kadîr, 3: 491. Hadis no: 4087.



  4. 03.Mayıs.2013, 15:54
    2
    Medine'nin Gülüne Hasret



    Avretlerini hakkıyla örtmek şartıyla câiz olmasına câizdir. Ancak kadınların namazlarını evlerinde kılmaları daha sevaptır. Gaye sevâp almaksa, evlerinde kılmaları daha uygundur. Allah Rasûlü Efendimiz : "Onların evleri kendileri için daha hayırlıdır" buyurmuşlardır. (Bu konudaki hadîsler için bk. Hindî VN/676 vd. XVI/413-18)

    Kadın namaz kılarken kendisini yabancı bir erkeğin görmesi namazını bozmaz, bundan dolayı kadın mes’ul da olmaz. Ancak kadın rükûa eğilirken ve secdeye varırken erkeğin aklına birtakım yanlış düşünceler gelebileceğinden, mümkünse müstakil bir oda, sakin bir köşe veya perde ile bölünmüş bir mekânı tercih etmeli. Zaten kadının ibadet yeri ve mescidi kendi evidir. Bu hususta Efendimizin (a.s.m) tavsiyeleri şöyledir:

    “Kadınları mescitlere gitmekten alıkoymayın. Evleri ise onlar için daha hayırlıdır.”1

    “Kadınların en hayırlı mescitleri, evleridir.”2

    Bununla birlikte namaz vaktinin geçmek üzere olduğu zamanlarda, yolculuk esnasında, kalabalık yerlerde ve mekânın müsaadesizliği durumlarında bir an önce farzın eda edilmesi gerekeceğinden başka türlü zanlara kapılmadan namaz kılınmalıdır.

    Bu arada bir noktayı da hatırlatalım: Peygamberimizin (a.s.m.) zamanında Mescid-i Nebevîde erkekler ön saflarda namaza dururken, kadınlar arka saflarda yerlerini alır ve cemaate katılırlardı. Bugün de başta Kâbe’de, Harem-i Şerifte olmak üzere büyük cami ve mukaddes yerlerde çok kere hanımlar erkeklere yakın bir mekânda namaz kılıyorlar, hattâ Harem-i Şerifte kadınların erkeklerin önünde bile namaza durdukları oluyor.

    Netice olarak denebilir ki: Kadınlar beş vakit namazlarını evlerinde kılarlar, kendi evlerinin dışında başka yerlerde kıldıklarında ise yabancı erkeklerin göremeyeceği bir yeri aramalılar. Camilerimizde ise pek çok yerde ya mahfel bulunuyor, veya ayrı kat ve bölümler tahsis edilmiş olduğundan özellikle Ramazan’larda teravih namazlarını oralarda kılıyorlar.

    Bir erkek namaz kılarken, kendi hanımı veya bir başka kadın yanından geçerse namazı bozulur mu?

    Bu durumda erkeğin namazı bozulmadığı gibi, namaz kılan kadın da olsa, yanından bir erkeğin geçmesiyle namazı bozulmaz. Ancak namazı cemaatle kılarlarken, kadınlarla erkekler aynı hizada bulunurlarsa erkeklerin namazı bozulur. Bu mesele de yalnız Hanefi mezhebine göredir. Diğer mezheplere göre böyle bir durum namazı bozmaz. Camilerin kalabalık olduğu ve yer darlığında ve Harem-i Şerifte bu hükme göre amel ediliyor.

    1 Ebû Dâvud, Salât: 53.
    2 Feyzü’l-Kadîr, 3: 491. Hadis no: 4087.






+ Yorum Gönder