Konusunu Oylayın.: Duha namazı önemi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Duha namazı önemi
  1. 02.Mayıs.2013, 08:14
    1
    Misafir

    Duha namazı önemi






    Duha namazı önemi Mumsema Duha namazı önemi nedir Duha namazının ne kadar önemli olduğu hakkında bilgiler verir misiniz ?


  2. 02.Mayıs.2013, 08:14
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Duha namazı önemi nedir Duha namazının ne kadar önemli olduğu hakkında bilgiler verir misiniz ?


    Benzer Konular

    - Duha namazı kaç rekat?

    - Duha namazı tarifi

    - Duhâ (Kuşluk) Namazı

    - Duha Namazı

    - Nafile Namazların önemi ve Fazileti: Duhâ (Kuşluk) Namazı

  3. 05.Mayıs.2013, 00:10
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Duha namazı önemi




    Duhâ Namazının Fazileti
    Sabah ile öğle vakti arasında günün geniş bir kısmını içine alan kuşluk vakti, ömür sermayesinin önemli bir kısmını teşkil eder. Bu vakit, insanların günlük işlere daldıkları ve yoğun mesailere koyuldukları zaman diliminde yer alır. Hususiyle fertlerin dünyevîleştiği, yoğun işlere ve meşgalelere yöneldikleri esnada, Yüce Yaratıcı’yı (celle celâlühü) hatırlayarak kuşluk namazı kılmak, gündüzü nafile ibadetle ihyâ yönünden büyük bir kazançtır.

    Farz ya da vacip ibadetler, kulların zorunlu olarak yapmaları gereken amellerdir. Farzların dışında bir de insanların iradesine bırakılan nafile ibadetler vardır ki, bunları edâ etmek, büyük hayırlara vesile olur. Bu nafile ibadetler, Allah’a karşı şükür ve hamd vazifesini yerine getirmek, O’nun rızasını kazanmak ve O’na yakın bir kul olmak için önem arz eder. Bir kudsî hadîste Cenâb-ı Allah şöyle buyurur: “Kulum nafilelerle bana yaklaşır. Sonunda Ben onu severim ve onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum. Kulum benden bir şey dileyecek olursa, mutlaka onu veririm. Bana sığınacak olursa, şüphesiz onu himayeme alırım. (Buharî, Rikâk 38)

    Nafile ibadetlerden olan kuşluk namazının Allah’ın rızasını ve kurbiyetini kazanmada, kalb, vicdan ve ruhu mânen takviye etmede önemi büyüktür. Ebû Zerr (ra) ve Ebudderdâ (ra), Peygamber Efendimiz’den (sallallahü aleyhi ve sellem) rivayet ettikleri bir hadîs-i kudsîde bu hususu şöyle haber verirler: “Yüce Allah buyurdu ki: ‘Ey Âdemoğlu! Günün evvelinde Benim (rızam) için dört rekât namaz kıl, Ben de günün sonuna kadar seni gözeteyim.’” (Tirmizî, Salât 346; Sahîhu İbn Hibban, XI, 36).

    Kuşluk vaktinde kılınan nafile namazın bir hususiyeti de bazı günahların affına vesile olmasıdır. Bu konuda Ebû Hureyre ve Ebû Zer Hazretlerinden nakledilen rivayette Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmaktadır: “Her kim iki rekât duhâ namazı kılmaya devam ederse, Allah o kimsenin günahlarını denizin köpükleri kadar çok da olsa affeder.” (Tirmizî, Salât 346).

    Kuşluk namazını edâ edenler için bir başka müjdeyi Ebû Hureyre (ra), Efendimiz’den (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle rivayet eder: “Cennette bir kapı vardır ki ona duhâ kapısı denir. Kıyamet günü bir münâdi şöyle nida eder: Duhâ namazına devam eden kimseler nerede? İşte bu sizin kapınızdır, haydi Allah’ın rahmetiyle bu kapıdan içeriye girin.” (Taberanî, el-Mu’cemu’l-kebîr, XX, 30).

    Ebudderda (r.a.), bu husustaki bir başka fazileti şöyle nakleder: Resulullah (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Kim kuşluk namazını iki rekât kılarsa, o kimse gafillerden olmaz (yazılmaz). Kim dört rekât kılarsa, âbidlerden (ibadet edenlerden) yazılır. Kim altı rekât kılarsa o gün ona yeter. Kim sekiz rekât kılarsa, Allah onu çok kunut eden (kânitîn) kimselerden yazar. Kim on iki rekât kılarsa, Allah ona Cennet’te bir köşk bina eder.” (Taberani, el-Mu’cemu’l-evsat, I,182)

    Kaydedilen bir başka rivayette de duhâ namazının ayrı bir faziletine dikkat çekilmektedir: Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) bir mevkiye askerî birlik göndermiş, onlar da umulandan çok daha önce ganimetlerle dönmüşlerdi. Gazilerin kısa sürede böylesine bol ganimetle dönmelerini gıptayla karşılayanlar olmuştu. Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) onları teselli etmek için şöyle buyurdu: “Size bunlardan daha yakınınızda olan, ganimet bakımından daha çok ve daha tez eve döndüren bir amelden haber vereyim mi? Sabahleyin duhâ namazını kılmak üzere namazgâha yönelen kimse, hem daha yakın bir gazvede bulunmuş, hem daha çok ganimet almış, hem de daha tez evine dönmüş olur.” (Müsned, II, 175; Sahîhu İbn Hibban, VI, 276)

    Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), insan bedeninde üç yüz altmış eklemin bulunduğunu ve bunlar için günlük sadaka terettüp ettiğini beyan buyurmaktadır. Allah’a hamd ve senâyı çokça yapmayı, başkalarına yardım ve iyilikleri çoğaltmayı; bunları yapamıyorsa hiç olmazsa iki rekât duhâ namazı kılmak suretiyle şükrünü eda etmeyi tavsiye buyurmaktadır (Müslim, Zekât, 54; Ebu Dâvud, Edeb 172; Müsned, 459)

    Bu hususu destekleyen bir hadîs-i şerîf ise şöyledir: “Her gün sizin her ekleminiz için bir sadaka gerekir. Binaenaleyh her tesbih sadakadır, her hamd sadakadır, her tekbir sadakadır, iyiliği emretmek sadakadır, kötülükten sakındırmak sadakadır. Bütün bunlara kişinin kuşluk vakti kılacağı iki rekât duhâ namazı kâfi gelir.” (Buharî, Sulh 11; Müslim, Salâtu’l-musafirîn, 84)


    Dr.Kadir Paksoy


  4. 05.Mayıs.2013, 00:10
    2
    Silent and lonely rains



    Duhâ Namazının Fazileti
    Sabah ile öğle vakti arasında günün geniş bir kısmını içine alan kuşluk vakti, ömür sermayesinin önemli bir kısmını teşkil eder. Bu vakit, insanların günlük işlere daldıkları ve yoğun mesailere koyuldukları zaman diliminde yer alır. Hususiyle fertlerin dünyevîleştiği, yoğun işlere ve meşgalelere yöneldikleri esnada, Yüce Yaratıcı’yı (celle celâlühü) hatırlayarak kuşluk namazı kılmak, gündüzü nafile ibadetle ihyâ yönünden büyük bir kazançtır.

    Farz ya da vacip ibadetler, kulların zorunlu olarak yapmaları gereken amellerdir. Farzların dışında bir de insanların iradesine bırakılan nafile ibadetler vardır ki, bunları edâ etmek, büyük hayırlara vesile olur. Bu nafile ibadetler, Allah’a karşı şükür ve hamd vazifesini yerine getirmek, O’nun rızasını kazanmak ve O’na yakın bir kul olmak için önem arz eder. Bir kudsî hadîste Cenâb-ı Allah şöyle buyurur: “Kulum nafilelerle bana yaklaşır. Sonunda Ben onu severim ve onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum. Kulum benden bir şey dileyecek olursa, mutlaka onu veririm. Bana sığınacak olursa, şüphesiz onu himayeme alırım. (Buharî, Rikâk 38)

    Nafile ibadetlerden olan kuşluk namazının Allah’ın rızasını ve kurbiyetini kazanmada, kalb, vicdan ve ruhu mânen takviye etmede önemi büyüktür. Ebû Zerr (ra) ve Ebudderdâ (ra), Peygamber Efendimiz’den (sallallahü aleyhi ve sellem) rivayet ettikleri bir hadîs-i kudsîde bu hususu şöyle haber verirler: “Yüce Allah buyurdu ki: ‘Ey Âdemoğlu! Günün evvelinde Benim (rızam) için dört rekât namaz kıl, Ben de günün sonuna kadar seni gözeteyim.’” (Tirmizî, Salât 346; Sahîhu İbn Hibban, XI, 36).

    Kuşluk vaktinde kılınan nafile namazın bir hususiyeti de bazı günahların affına vesile olmasıdır. Bu konuda Ebû Hureyre ve Ebû Zer Hazretlerinden nakledilen rivayette Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmaktadır: “Her kim iki rekât duhâ namazı kılmaya devam ederse, Allah o kimsenin günahlarını denizin köpükleri kadar çok da olsa affeder.” (Tirmizî, Salât 346).

    Kuşluk namazını edâ edenler için bir başka müjdeyi Ebû Hureyre (ra), Efendimiz’den (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle rivayet eder: “Cennette bir kapı vardır ki ona duhâ kapısı denir. Kıyamet günü bir münâdi şöyle nida eder: Duhâ namazına devam eden kimseler nerede? İşte bu sizin kapınızdır, haydi Allah’ın rahmetiyle bu kapıdan içeriye girin.” (Taberanî, el-Mu’cemu’l-kebîr, XX, 30).

    Ebudderda (r.a.), bu husustaki bir başka fazileti şöyle nakleder: Resulullah (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “Kim kuşluk namazını iki rekât kılarsa, o kimse gafillerden olmaz (yazılmaz). Kim dört rekât kılarsa, âbidlerden (ibadet edenlerden) yazılır. Kim altı rekât kılarsa o gün ona yeter. Kim sekiz rekât kılarsa, Allah onu çok kunut eden (kânitîn) kimselerden yazar. Kim on iki rekât kılarsa, Allah ona Cennet’te bir köşk bina eder.” (Taberani, el-Mu’cemu’l-evsat, I,182)

    Kaydedilen bir başka rivayette de duhâ namazının ayrı bir faziletine dikkat çekilmektedir: Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) bir mevkiye askerî birlik göndermiş, onlar da umulandan çok daha önce ganimetlerle dönmüşlerdi. Gazilerin kısa sürede böylesine bol ganimetle dönmelerini gıptayla karşılayanlar olmuştu. Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) onları teselli etmek için şöyle buyurdu: “Size bunlardan daha yakınınızda olan, ganimet bakımından daha çok ve daha tez eve döndüren bir amelden haber vereyim mi? Sabahleyin duhâ namazını kılmak üzere namazgâha yönelen kimse, hem daha yakın bir gazvede bulunmuş, hem daha çok ganimet almış, hem de daha tez evine dönmüş olur.” (Müsned, II, 175; Sahîhu İbn Hibban, VI, 276)

    Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), insan bedeninde üç yüz altmış eklemin bulunduğunu ve bunlar için günlük sadaka terettüp ettiğini beyan buyurmaktadır. Allah’a hamd ve senâyı çokça yapmayı, başkalarına yardım ve iyilikleri çoğaltmayı; bunları yapamıyorsa hiç olmazsa iki rekât duhâ namazı kılmak suretiyle şükrünü eda etmeyi tavsiye buyurmaktadır (Müslim, Zekât, 54; Ebu Dâvud, Edeb 172; Müsned, 459)

    Bu hususu destekleyen bir hadîs-i şerîf ise şöyledir: “Her gün sizin her ekleminiz için bir sadaka gerekir. Binaenaleyh her tesbih sadakadır, her hamd sadakadır, her tekbir sadakadır, iyiliği emretmek sadakadır, kötülükten sakındırmak sadakadır. Bütün bunlara kişinin kuşluk vakti kılacağı iki rekât duhâ namazı kâfi gelir.” (Buharî, Sulh 11; Müslim, Salâtu’l-musafirîn, 84)


    Dr.Kadir Paksoy





+ Yorum Gönder