Konusunu Oylayın.: Sandalyede namaz ve seferilikte sınır nerede başlar?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Sandalyede namaz ve seferilikte sınır nerede başlar?
  1. 27.Nisan.2013, 09:42
    1
    Misafir

    Sandalyede namaz ve seferilikte sınır nerede başlar?






    Sandalyede namaz ve seferilikte sınır nerede başlar? Mumsema Sandalyede namaz ve seferilikte sınır nerede başlar konu hakkında bilgilendirme yapar mısınız ?


  2. 27.Nisan.2013, 09:42
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 29.Nisan.2013, 00:34
    2
    Efdal
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Mayıs.2007
    Üye No: 441
    Mesaj Sayısı: 1,211
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 17

    Cevap: Sandalyede namaz ve seferilikte sınır nerede başlar?




    Sandalyede namaz ve seferilikte sınır nerede başlar?
    Soru: Son senelerde camilerde sandalye üzerinde namaz kılanlarda çoğalma görülüyor. Bazıları buna caizdir, bazıları da değildir diyorlar. Hasta ve özürlülerin yere oturma yerine sandalyede namaz kılmalarına nasıl bakıyorsunuz?

    Cevap: Hasta ve özürlü olanların namazlarını güçleri yetiyorsa ayakta, yetmiyorsa oturarak, ona da yetmiyorsa yanları üzerine yatarak ima ile kılmaları gerektiği hususu, hem ayet hem de hadislerle bildirilmiş, bugüne gelinceye kadar da bu konu doğru uygulanarak gelmiştir. Ancak sandalyenin yaygın olmadığı devirlerde yerde oturanların günümüzde sandalye üzerinde kılmalarının caiz olup olmamasında bir şüphe meydana gelmiştir. Hayreddin Karaman hocaefendinin bu konuya daha olumlu ve kolaylaştırıcı baktığını cevaplarından anlamaktayız. Yaptığı değerlendirmede diyor ki:

    "1-Allah kuluna zor gelen, eziyet veren, canını acıtan, hasta eden, hastalığını artıran, sağlık veya hayatını tehlikeye sokan bir vazife ile yükümlü kılmamıştır. Bu sebeple, yere oturamayan, oturduğu zaman acı ve ağrı çeken veya tekrar kalkamayan, bu yüzden de kıyam ve rükû vazifelerini yerine getiremeyecek olan kimseleri yere oturmaya mecbur edenler, Allah'ın muradına, dinin temel kurallarına aykırı davranmış olurlar!

    2-Geçmişte mazeretleri sebebiyle hayvandan inemeyenler, inerlerse tekrar binememekten veya inerlerse hastalıklarının artmasından, ağrı ve acı çekmekten korkanlar (böyle ihtimallerin bulunması halinde) hayvan üzerinde oturarak namazlarını kılabildiklerine göre, yere oturdukları takdirde hastalıklarının artması veya ağrı ve acı çekmeleri ihtimali ile karşılaşanların da ya ayakta veya oturmaları gerekiyorsa oturabildikleri bir şeyin (sandalyenin) üzerinde namaz kılmaları caiz olacaktır."

    Biz bu konuyu şöyle özetleyebiliriz: Mazereti olanlar yere oturarak kılmakta zorlanıyorlarsa, yani acıları artıyor, huzurları bozuluyor, namazın rükünlerini tam olarak yapmakta güçlük çekiyorlarsa, sandalye üzerinde kılabilirler. Çünkü sandalyede acıları azalıyor, huzurları çoğalıyor, namazın rükünlerini daha tam olarak idrak edebiliyorlar.

    Böyle bir zorlanmaları yok da sandalye üzerinde oturmak daha rahat oluyor diyerek sandalyeyi tercih ediyorlarsa bunlar mecburiyetleri olmadan sandalyeyi tercih ediyorlar demektir. Burada cevaz sıkıntısı söz konusu olmaktadır. Demek ki mazeret mecburiyeti olanlar tercih ederler sandalyeyi.

    ***

    Soru: Arkadaşlarımızla seyahate çıkıyorduk. Garajda namazlarımızı kılıp da binelim otobüse dedik. Ancak seferi mi kılcağız yoksa tam mı diye şüpheye düştük. Bazımız, 'Otobüse bile binmedik seferilik başlamaz' derken; bazımız da 'Evimizden ayrıldık, namazlarımızı kısaltarak kılmalıyız' dediler. Bize bilgi verebilir misiniz? Seferilik hükümleri nerede başlar? Belli bir sınırı var mıdır?

    Cevap: Doksan kilometreden az olmayan uzaklıkta yola çıkanların seferilikleri kendi beldelerinin belediye sınırlarını çıkınca başlar. Geri dönünce de aynı yerde biter. Bu itibarla yolculukta kendi belde belediyelerinin sınırlarını ölçü almalı, kendi belediyesinin sınırları içinde iseler seferilik başlamıyor demeli, sınırlarını çıkmışlarsa başlıyor deyip ona göre ibadetlerini yapmalılar. Başlama sınırına farklı bakanlar da vardır.

    Bilindiği üzere Hanefi'de seferilerin namazlarını kısaltarak kılmaları (azimettir) yani sevaplıdır. Tam kılmaları ise (ruhsattır) yani caiz olmakla birlikte mekruhluk söz konusudur.
    Zaman


  4. 29.Nisan.2013, 00:34
    2
    Kıdemli Üye



    Sandalyede namaz ve seferilikte sınır nerede başlar?
    Soru: Son senelerde camilerde sandalye üzerinde namaz kılanlarda çoğalma görülüyor. Bazıları buna caizdir, bazıları da değildir diyorlar. Hasta ve özürlülerin yere oturma yerine sandalyede namaz kılmalarına nasıl bakıyorsunuz?

    Cevap: Hasta ve özürlü olanların namazlarını güçleri yetiyorsa ayakta, yetmiyorsa oturarak, ona da yetmiyorsa yanları üzerine yatarak ima ile kılmaları gerektiği hususu, hem ayet hem de hadislerle bildirilmiş, bugüne gelinceye kadar da bu konu doğru uygulanarak gelmiştir. Ancak sandalyenin yaygın olmadığı devirlerde yerde oturanların günümüzde sandalye üzerinde kılmalarının caiz olup olmamasında bir şüphe meydana gelmiştir. Hayreddin Karaman hocaefendinin bu konuya daha olumlu ve kolaylaştırıcı baktığını cevaplarından anlamaktayız. Yaptığı değerlendirmede diyor ki:

    "1-Allah kuluna zor gelen, eziyet veren, canını acıtan, hasta eden, hastalığını artıran, sağlık veya hayatını tehlikeye sokan bir vazife ile yükümlü kılmamıştır. Bu sebeple, yere oturamayan, oturduğu zaman acı ve ağrı çeken veya tekrar kalkamayan, bu yüzden de kıyam ve rükû vazifelerini yerine getiremeyecek olan kimseleri yere oturmaya mecbur edenler, Allah'ın muradına, dinin temel kurallarına aykırı davranmış olurlar!

    2-Geçmişte mazeretleri sebebiyle hayvandan inemeyenler, inerlerse tekrar binememekten veya inerlerse hastalıklarının artmasından, ağrı ve acı çekmekten korkanlar (böyle ihtimallerin bulunması halinde) hayvan üzerinde oturarak namazlarını kılabildiklerine göre, yere oturdukları takdirde hastalıklarının artması veya ağrı ve acı çekmeleri ihtimali ile karşılaşanların da ya ayakta veya oturmaları gerekiyorsa oturabildikleri bir şeyin (sandalyenin) üzerinde namaz kılmaları caiz olacaktır."

    Biz bu konuyu şöyle özetleyebiliriz: Mazereti olanlar yere oturarak kılmakta zorlanıyorlarsa, yani acıları artıyor, huzurları bozuluyor, namazın rükünlerini tam olarak yapmakta güçlük çekiyorlarsa, sandalye üzerinde kılabilirler. Çünkü sandalyede acıları azalıyor, huzurları çoğalıyor, namazın rükünlerini daha tam olarak idrak edebiliyorlar.

    Böyle bir zorlanmaları yok da sandalye üzerinde oturmak daha rahat oluyor diyerek sandalyeyi tercih ediyorlarsa bunlar mecburiyetleri olmadan sandalyeyi tercih ediyorlar demektir. Burada cevaz sıkıntısı söz konusu olmaktadır. Demek ki mazeret mecburiyeti olanlar tercih ederler sandalyeyi.

    ***

    Soru: Arkadaşlarımızla seyahate çıkıyorduk. Garajda namazlarımızı kılıp da binelim otobüse dedik. Ancak seferi mi kılcağız yoksa tam mı diye şüpheye düştük. Bazımız, 'Otobüse bile binmedik seferilik başlamaz' derken; bazımız da 'Evimizden ayrıldık, namazlarımızı kısaltarak kılmalıyız' dediler. Bize bilgi verebilir misiniz? Seferilik hükümleri nerede başlar? Belli bir sınırı var mıdır?

    Cevap: Doksan kilometreden az olmayan uzaklıkta yola çıkanların seferilikleri kendi beldelerinin belediye sınırlarını çıkınca başlar. Geri dönünce de aynı yerde biter. Bu itibarla yolculukta kendi belde belediyelerinin sınırlarını ölçü almalı, kendi belediyesinin sınırları içinde iseler seferilik başlamıyor demeli, sınırlarını çıkmışlarsa başlıyor deyip ona göre ibadetlerini yapmalılar. Başlama sınırına farklı bakanlar da vardır.

    Bilindiği üzere Hanefi'de seferilerin namazlarını kısaltarak kılmaları (azimettir) yani sevaplıdır. Tam kılmaları ise (ruhsattır) yani caiz olmakla birlikte mekruhluk söz konusudur.
    Zaman





+ Yorum Gönder