Konusunu Oylayın.: Cuma namazının toplumsal birlik ve kaynaşma açısından önemi nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 5 kişi
Cuma namazının toplumsal birlik ve kaynaşma açısından önemi nedir?
  1. 05.Nisan.2013, 02:12
    1
    Misafir

    Cuma namazının toplumsal birlik ve kaynaşma açısından önemi nedir?






    Cuma namazının toplumsal birlik ve kaynaşma açısından önemi nedir? Mumsema cuma namazının toplumsal birlik ve kaynaşma açısından önemi nedir


  2. 05.Nisan.2013, 02:12
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 05.Nisan.2013, 02:21
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Cuma namazının toplumsal birlik ve kaynaşma açısından önemi nedir?




    İslam’da, Cuma gününün dünyanın başlangıcına, sonuna ve ahirete kadar uzanan önemli bir yeri ve değeri vardır.
    Hz. Peygamber (s.a.s)’e Cuma gününe niçin bu adın verildiği sorulduğu zaman şöyle cevap vermiştir: “Şüphesiz babanız Âdem’in yaratılışı o günde toplandı. Kıyamet o günde kopacak, yeniden dirilme ve hesap için toplanma o günde olacaktır.” “Üzerine güneş doğan en hayırlı gün Cuma günüdür. Âdem o gün yaratıldı, o gün cennete konuldu ve yine o gün cennetten çıkarıldı.”
    Peygamberimiz (s.a.s) Cuma gününü diğer hadisi şeriflerde de şöyle anlatmaktadır: “Cuma gününde bir saat vardır ki, şayet bir Müslüman namaz kılarken o vakte rastlar da Allah’tan bir şey isterse, Allah ona dileğini mutlaka verir.” “Günlerinizin en faziletlisi Cuma günüdür. Bu sebeple o gün bana çokça selât-u selâm getiriniz; zira sizin selât-u selâmlarınız bana sunulur.”



    Allah-u Teâlâ böyle faziletli bir günde ve saatte akil baliğ olmuş hür Müslümanların camilerde Cuma namazı kılmak üzere toplanmalarını emretmiştir. Nitekim Cuma suresinin 9. ve 10. ayetlerinde şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığında, alışverişi bırakıp hemen Allah’ı anmaya koşun. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır. Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan nasibinizi arayın. Allah’ı çokça zikredin ki kurtuluşa eresiniz.”
    Şu dört gurup kimseden Cuma namazı kılma zarureti kaldırılmıştır. Bunlar hadisi şerifte şöyle belirlenmiştir. "Allah'a ve âhiret gününe inananlara Cum'a namazı farzdır. Ancak yolcu, köle, çocuk, kadın ve hastalar bundan müstesnadır" Bu istisnaların dışında kalan her müslüman erkek bu namazla yükümlü demektir.
    Cuma namazı kılmakla mükellef olan herkesin Cuma günü öğle ezanı okununca alışverişi ve bütün işlerini bırakarak hemen camiye gitmeleri doğru olanıdır.
    Hz. Peygamber (s.a.s) ilk Cuma namazını, Mekke-i Mükerreme’den Medine-i Münevvere’ye hicret ederken Ranuna denilen vadide kıldırmıştır.

    Hz. Peygamber (s.a.s) Cuma namazının fazileti ile ilgili olarak hadislerinde şöyle buyurmuştur: “Bir kimse güzelce abdest alarak cuma namazına gelir, hutbeyi ses çıkarmadan dinlerse, iki Cuma arasındaki işlediği günahları bağışlanır.” Bir başka hadislerinde de: “Beş vakit namaz kendi arasında, Cuma namazı diğer Cuma namazına kadar, Ramazan diğer Ramazana kadar Büyük günah işlenmedikçe aralarındaki günahları kefarettirler.”

    Cuma günü bizim için çok önemli olduğu ve adeta bir bayram günü kabul edildiği için maddî ve manevî temizliğe her zamankinden daha fazla önem vermemiz gerekir. Cuma günü boy abdesti almak, tırnak kesmek, dişleri temizlemek, temiz elbiseler giymek, başkalarını rahatsız etmeyecek aksine onların hoşuna gidecek güzel kokular sürmek sünnet olan davranışlardır. Mü’min, böyle değerli ve önemli bir günün manevî havasına girmeli, dua ve tövbesini bu günde saklı olan icabet saatine denk düşürmeye çalışmalı, ayrıca Kur’an okumalı tezekkür ve tefekkür etmelidir. Bolca Resûlullah’a salât-u selam getirmeli ve samimi bir kalp ile Yüce Allah’a dua ve istiğfarda bulunmalıdır.
    Cuma namazı için camiye erken gitmeli, hutbe okunurken konuşmamalıdır. Zira hutbe okunurken konuşulan her gereksiz söz, yapılan her manasız iş bu önemli ibadetin sevabını kaybetmeye yol açacaktır.


  4. 05.Nisan.2013, 02:21
    2
    Moderatör



    İslam’da, Cuma gününün dünyanın başlangıcına, sonuna ve ahirete kadar uzanan önemli bir yeri ve değeri vardır.
    Hz. Peygamber (s.a.s)’e Cuma gününe niçin bu adın verildiği sorulduğu zaman şöyle cevap vermiştir: “Şüphesiz babanız Âdem’in yaratılışı o günde toplandı. Kıyamet o günde kopacak, yeniden dirilme ve hesap için toplanma o günde olacaktır.” “Üzerine güneş doğan en hayırlı gün Cuma günüdür. Âdem o gün yaratıldı, o gün cennete konuldu ve yine o gün cennetten çıkarıldı.”
    Peygamberimiz (s.a.s) Cuma gününü diğer hadisi şeriflerde de şöyle anlatmaktadır: “Cuma gününde bir saat vardır ki, şayet bir Müslüman namaz kılarken o vakte rastlar da Allah’tan bir şey isterse, Allah ona dileğini mutlaka verir.” “Günlerinizin en faziletlisi Cuma günüdür. Bu sebeple o gün bana çokça selât-u selâm getiriniz; zira sizin selât-u selâmlarınız bana sunulur.”



    Allah-u Teâlâ böyle faziletli bir günde ve saatte akil baliğ olmuş hür Müslümanların camilerde Cuma namazı kılmak üzere toplanmalarını emretmiştir. Nitekim Cuma suresinin 9. ve 10. ayetlerinde şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığında, alışverişi bırakıp hemen Allah’ı anmaya koşun. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır. Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan nasibinizi arayın. Allah’ı çokça zikredin ki kurtuluşa eresiniz.”
    Şu dört gurup kimseden Cuma namazı kılma zarureti kaldırılmıştır. Bunlar hadisi şerifte şöyle belirlenmiştir. "Allah'a ve âhiret gününe inananlara Cum'a namazı farzdır. Ancak yolcu, köle, çocuk, kadın ve hastalar bundan müstesnadır" Bu istisnaların dışında kalan her müslüman erkek bu namazla yükümlü demektir.
    Cuma namazı kılmakla mükellef olan herkesin Cuma günü öğle ezanı okununca alışverişi ve bütün işlerini bırakarak hemen camiye gitmeleri doğru olanıdır.
    Hz. Peygamber (s.a.s) ilk Cuma namazını, Mekke-i Mükerreme’den Medine-i Münevvere’ye hicret ederken Ranuna denilen vadide kıldırmıştır.

    Hz. Peygamber (s.a.s) Cuma namazının fazileti ile ilgili olarak hadislerinde şöyle buyurmuştur: “Bir kimse güzelce abdest alarak cuma namazına gelir, hutbeyi ses çıkarmadan dinlerse, iki Cuma arasındaki işlediği günahları bağışlanır.” Bir başka hadislerinde de: “Beş vakit namaz kendi arasında, Cuma namazı diğer Cuma namazına kadar, Ramazan diğer Ramazana kadar Büyük günah işlenmedikçe aralarındaki günahları kefarettirler.”

    Cuma günü bizim için çok önemli olduğu ve adeta bir bayram günü kabul edildiği için maddî ve manevî temizliğe her zamankinden daha fazla önem vermemiz gerekir. Cuma günü boy abdesti almak, tırnak kesmek, dişleri temizlemek, temiz elbiseler giymek, başkalarını rahatsız etmeyecek aksine onların hoşuna gidecek güzel kokular sürmek sünnet olan davranışlardır. Mü’min, böyle değerli ve önemli bir günün manevî havasına girmeli, dua ve tövbesini bu günde saklı olan icabet saatine denk düşürmeye çalışmalı, ayrıca Kur’an okumalı tezekkür ve tefekkür etmelidir. Bolca Resûlullah’a salât-u selam getirmeli ve samimi bir kalp ile Yüce Allah’a dua ve istiğfarda bulunmalıdır.
    Cuma namazı için camiye erken gitmeli, hutbe okunurken konuşmamalıdır. Zira hutbe okunurken konuşulan her gereksiz söz, yapılan her manasız iş bu önemli ibadetin sevabını kaybetmeye yol açacaktır.


  5. 13.Kasım.2015, 08:54
    3
    melle
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 13.Mayıs.2008
    Üye No: 20559
    Mesaj Sayısı: 2,084
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21

    cuma gününün toplumsal dayanışmadaki yeri ve önemi

    cuma namazının toplumsal birlik ve dayanışma açısından önemi

    Cuma namazı, öğle namazı vaktinde topluluk hâlinde cemaatle kılınır.
    Namaz için camiye gidenler beden ve giysilerinin temiz olmasına dikkat ederler. Güzel kokular sürünürler.
    Böylece diğer insanları rahatsız etmemeye özen gösterirler.
    Namaz vaktine kadar, vaaz ve nasihat Hutbe dinlerler.
    Cuma namazından önce hutbe okunur.
    Hutbelerde genellikle dostluk, kardeşlik, sevgi, barış, toplumsal dayanışma gibi konular üzerinde durulur.
    Bir ayet-i kerime'de şöyle buyrulur: " Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman hemen Allah'ı anmaya koşun... Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın..." ( Cum'a suresi, 9-10. ayetler.) Peygamberimiz Buyuruyor ki! " Bir kimse cuma günü boy abdesti alarak elinden geldiğince temizlenir, saçına sakalını yıkayıp tarar, evindeki güzel kokudan süründükten sonra camiye gider. Orada yan yana oturan iki kimsenin arasını açmaz. Allah'ü Teala'nın kendisine taktir ettiği kadar namaz kılar. Daha sonra sesini çıkarmadan imamı dinlerse günahları bağışlanır." ( Buhari, Cuma,6.)



  6. 13.Kasım.2015, 08:54
    3
    Devamlı Üye
    cuma namazının toplumsal birlik ve dayanışma açısından önemi

    Cuma namazı, öğle namazı vaktinde topluluk hâlinde cemaatle kılınır.
    Namaz için camiye gidenler beden ve giysilerinin temiz olmasına dikkat ederler. Güzel kokular sürünürler.
    Böylece diğer insanları rahatsız etmemeye özen gösterirler.
    Namaz vaktine kadar, vaaz ve nasihat Hutbe dinlerler.
    Cuma namazından önce hutbe okunur.
    Hutbelerde genellikle dostluk, kardeşlik, sevgi, barış, toplumsal dayanışma gibi konular üzerinde durulur.
    Bir ayet-i kerime'de şöyle buyrulur: " Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman hemen Allah'ı anmaya koşun... Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın..." ( Cum'a suresi, 9-10. ayetler.) Peygamberimiz Buyuruyor ki! " Bir kimse cuma günü boy abdesti alarak elinden geldiğince temizlenir, saçına sakalını yıkayıp tarar, evindeki güzel kokudan süründükten sonra camiye gider. Orada yan yana oturan iki kimsenin arasını açmaz. Allah'ü Teala'nın kendisine taktir ettiği kadar namaz kılar. Daha sonra sesini çıkarmadan imamı dinlerse günahları bağışlanır." ( Buhari, Cuma,6.)






+ Yorum Gönder