Konusunu Oylayın.: Şükür namazı hangi durumlarda kılınır?

5 üzerinden 3.00 | Toplam : 2 kişi
Şükür namazı hangi durumlarda kılınır?
  1. 03.Şubat.2013, 03:41
    1
    Misafir

    Şükür namazı hangi durumlarda kılınır?






    Şükür namazı hangi durumlarda kılınır? Mumsema Şükür namazı hangi durumlarda kılınır Şükür namazı kılınabilmesi için neler olması gerekmektedir ?


  2. 03.Şubat.2013, 03:41
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 07.Şubat.2013, 14:00
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: şükür namazı hangi durumlarda kılınır?




    Şükür namazı veya secdesi sünnettir.
    Şükür secdesinin niyeti Allah’ın bana verdiği şu nimete karşı şükür secdesi yapmaya niyet ettim diye niyet getirip Allah-u Ekber der ve secdeye gider. Fatiha okumadan, rüku ve kıyam yapmadan hemen secdeye gidilir. Bir kere secde edilir. Secdeden kalkınca selam verir.
    Şükür namazı ise iki rekatlı namazdır ve aynen normal namaz gibi Fatiha, rüku, kıyam, secde ve tahiyattan oluşur. Allah-u Tealanın verdiği nimetten veya bir musibetten kurtulmasından dolayı abdestli olarak nimetin şükrü için veya musibet ve darlıktan kurtulduğu için niyet getirip 2 rekat şükür namazını kılar.

    Allah’ın üzerimizdeki nimeti hiç şüphesiz sayamayacağımız kadar çoktur. Daha doğrusu, üzerimizde Allah’ın nimeti olmayan hiçbir şey yoktur. Bunu Kur’ân şöyle ifade ediyor: “O dilediğiniz her şeyi size verdi. Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız bitiremezsiniz.”1 Bir diğer âyette Kur’ân, “Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız saymakla bitiremezsiniz. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.”2 buyuruyor.

    Bununla beraber, bazen kaderden bir sürpriz olarak ummadığımız bazı nimetlere kavuşuruz veya bizi üzüp yıpratan bir sıkıntıyı Allah’ın yardımıyla defederiz. Meselâ bir imkân doğar, ağır bir borcu öderiz, ağır bir hastalıktan şifa buluruz, memleketimize kavuşuruz, bir bolluk kazanırız… ve bunlar gibi ummadığımız, ama bizi sevince boğan nimetlere kavuşuruz. Bu anlarda bize yardımını esirgemeyen, her şeyi gönlümüzden geçtiği gibi yürütüveren, işlerimizi rast getiren, önümüzden gelen, elimizden tutan Allah’ın avn ve inayetinin bizimle olduğunu çok daha yakından hissederiz.

    Bu sevinç anlarında yapacağımız tek şey vardır: Şükür secdesine kapanmak ve şükür namazı kılmak. Bu sünnettir.

    Bir nimete kavuşan veya bir sıkıntıdan kurtulan Müslüman, Allah’a şükrünü ifa maksadıyla, “Niyet ettim Allah’ım senin rızan için şükür namazı kılmaya” der, tekbir alır, ellerini bağlar ve iki rekât namaz kılar. Şükür maksadıyla secde de edebileceği gibi, her ikisini birden de yapabilir.

    Şükür maksadıyla yapılan başka ibadetler de vardır: Meselâ fakire sadaka vermek veya bir ihtiyaç merkezine tasadduk etmek, bir miktar para bağışlamak, birisine sıra dışı iyilik yapmak, birisini sevindirmek, nafile oruç tutmak, fakiri doyurmak, adak niyetiyle kurban kesip fakire fukaraya dağıtmak gibi.

    Dipnotlar:
    1- İbrahim Suresi: 14/34
    2- Nahl Suresi: 16/18



  4. 07.Şubat.2013, 14:00
    2
    Silent and lonely rains



    Şükür namazı veya secdesi sünnettir.
    Şükür secdesinin niyeti Allah’ın bana verdiği şu nimete karşı şükür secdesi yapmaya niyet ettim diye niyet getirip Allah-u Ekber der ve secdeye gider. Fatiha okumadan, rüku ve kıyam yapmadan hemen secdeye gidilir. Bir kere secde edilir. Secdeden kalkınca selam verir.
    Şükür namazı ise iki rekatlı namazdır ve aynen normal namaz gibi Fatiha, rüku, kıyam, secde ve tahiyattan oluşur. Allah-u Tealanın verdiği nimetten veya bir musibetten kurtulmasından dolayı abdestli olarak nimetin şükrü için veya musibet ve darlıktan kurtulduğu için niyet getirip 2 rekat şükür namazını kılar.

    Allah’ın üzerimizdeki nimeti hiç şüphesiz sayamayacağımız kadar çoktur. Daha doğrusu, üzerimizde Allah’ın nimeti olmayan hiçbir şey yoktur. Bunu Kur’ân şöyle ifade ediyor: “O dilediğiniz her şeyi size verdi. Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız bitiremezsiniz.”1 Bir diğer âyette Kur’ân, “Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız saymakla bitiremezsiniz. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.”2 buyuruyor.

    Bununla beraber, bazen kaderden bir sürpriz olarak ummadığımız bazı nimetlere kavuşuruz veya bizi üzüp yıpratan bir sıkıntıyı Allah’ın yardımıyla defederiz. Meselâ bir imkân doğar, ağır bir borcu öderiz, ağır bir hastalıktan şifa buluruz, memleketimize kavuşuruz, bir bolluk kazanırız… ve bunlar gibi ummadığımız, ama bizi sevince boğan nimetlere kavuşuruz. Bu anlarda bize yardımını esirgemeyen, her şeyi gönlümüzden geçtiği gibi yürütüveren, işlerimizi rast getiren, önümüzden gelen, elimizden tutan Allah’ın avn ve inayetinin bizimle olduğunu çok daha yakından hissederiz.

    Bu sevinç anlarında yapacağımız tek şey vardır: Şükür secdesine kapanmak ve şükür namazı kılmak. Bu sünnettir.

    Bir nimete kavuşan veya bir sıkıntıdan kurtulan Müslüman, Allah’a şükrünü ifa maksadıyla, “Niyet ettim Allah’ım senin rızan için şükür namazı kılmaya” der, tekbir alır, ellerini bağlar ve iki rekât namaz kılar. Şükür maksadıyla secde de edebileceği gibi, her ikisini birden de yapabilir.

    Şükür maksadıyla yapılan başka ibadetler de vardır: Meselâ fakire sadaka vermek veya bir ihtiyaç merkezine tasadduk etmek, bir miktar para bağışlamak, birisine sıra dışı iyilik yapmak, birisini sevindirmek, nafile oruç tutmak, fakiri doyurmak, adak niyetiyle kurban kesip fakire fukaraya dağıtmak gibi.

    Dipnotlar:
    1- İbrahim Suresi: 14/34
    2- Nahl Suresi: 16/18






+ Yorum Gönder