Konusunu Oylayın.: Mescid-i Nebevî'nin ve Orada Namaz Kılmanın Fazileti

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Mescid-i Nebevî'nin ve Orada Namaz Kılmanın Fazileti
  1. 14.Aralık.2012, 01:40
    1
    Misafir

    Mescid-i Nebevî'nin ve Orada Namaz Kılmanın Fazileti

  2. 14.Aralık.2012, 21:05
    2
    Snowdrop
    Elhamdülillah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 09.Eylül.2012
    Üye No: 97785
    Mesaj Sayısı: 593
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 6
    Bulunduğu yer: Azerbaycan

    Cevap: Mescid-i Nebevî'nin ve Orada Namaz Kılmanın Fazileti




    PDF Yazdır e-Posta
    MESCİD-İ NEBEVİ VE FAZİLETİ
    Mescid-i Nebevî (Arapça: المسجد النبوي):

    Hicret'ten sonra Medine'de Hz.Muhammed bin Abdullah (S.A.V.) ve ashabı tarafından inşa edilen mescid. Nebevî peygambere ait demektir. Dolayısıyla tamlamanın anlamı Peygamber Mescididir. Peygamberin kabrini ihtiva eder. Mekke'de bulunan Mescid-i Haram'dan sonra Müslümanlara göre ikinci en kutsal mescittir.

    Mescid-i Nebevî ya da Mescidi Nebi ilk inşasında basit yapılıydı. Hurma kütüklerinden sütunları, hurma dallarından çatısı, taşlartan duvaları vardı. Hemen bitişiğindeki ev kısmı da (bugün kabirdir) kerpiçtendi. Minberi, mihrabı yoktu. Hz. Peygamber (S.A.V.) Cuma hutbelerini minber olmadığından bir ağaç kütüğünün üstünden okurdu. Bir bölümü Suffe denilen fakirler ve öğrencilere ayrılmıştı.

    654 yılındaki deprem ve yangında bu mescid yanmıştır. Emeviler, Abbasiler, Memlükler ve Osmanlılar dönemlerinde yeniden yapılmıştır. Bugün içinde Hz.Muhammed(S.A.V) kabrinin bulunduğu mesciddir. Ebu bekir (R.A.) ve Ömer (R.A.)'in kabri de buradadır.
    Mescid-i Nebevi’nin Fazileti

    Bütün mescidler Allah’ın mukaddes evleridir. Mümin-lerin Rablerine hususî olarak ibadet mekânları kıldıkları yerler vardır. Bu mescidlerin kudsiyeti birbirlerinden farklı değildir. Kudsiyet; camii ve mescidlerde bulunan süsleme ve tezyin sanatıyla alâkalı da değildir. Ancak yeryüzünde bulunan üç yerin üç mescidin kudsiyeti ve fazileti diğer mescidlerden faklıdır. Mescidü’l-Haram Mescidü’l-Aksa ve Mescidü’n-Nebi (s.a.s.)’dir.

    İmam Nevevi Mescid-i Nebevi’nin faziletiyle ilgili şunu söylemektedir: “Bu efdaliyet; Mescid-i Nebevi’ye mahsus olan bir şeydir. Bu özellik gerek onun zamanında ve gerekse ondan sonra olsun müslüman buna dikkat ederek ihya etmelidir.”

    Hz. Peygamber şöyle buyurmaktadır: “Ancak şu üç mescide yolculuk yapmak için hayvanların semerleri bağlanır: Benim mescidim Mescidü’l-Haram ve Mescidü’l-Aksa.”

    Başka bir hadis-i şerifte Hz. Peygamber şöyle buyurmak-tadır: “Benim bu mescidimdeki bir namaz Mescid-i Haram hariç diğer mescidlerde kılınan bin namazdan üstündür.” Yani Peygamber mescidini sair mescidlerden farklı kılan hususiyetler vardır. Orada kılınan namaz sair mescidlerde kılınan namazlardan çok daha efdaldir. Hiçbir mescid için sefer düzenlenip yola çıkmak caiz değilken Peygamber mescidi ve diğer iki mescid bundan istisna edilmiştir.

    Kur’an’da takva üzerine kurulan mescidle ilgili olarak hakkında âyet nazil olan bu mesciddir. Bir hadis-i şerifte şöyle geçer: “Ebû Said (r.a.)’dan: Dedim ki: “Ey Allah’ın Resûlü! (Kur’an’da adı geçen) takva üzerine kurulan mescid hangi mesciddir?” Hz. Peygamber eline bir avuç taş alıp yere attı ve sonra şöyle buyurdu: “İşte Medine mescidi olan bu mescidinizdir.”

    Hacca giden çoğu hacılarımız Mescid-i Nebevi’de kırk vakit namaz kılmanın haccın rükünlerinden biri olduğu şâyet bunda herhangi bir noksanlık olursa yaptıkları haccın yerine gelmediği inancındadırlar.

    Ancak böyle düşünmek Kur’an ve Sünnet’ten habersiz olunduğu anlamına gelir. Daha önce de zikrettiğimiz gibi Medine ziyareti haccın menâsikleri-görevleri arasında zikre-dilmemiştir. Kesinlikle hac göreviyle bir alâkası yoktur.

    Enes (r.a.) Hz. Peygamberin (s.a.s.) şöyle buyur-duğunu rivâyet eder: “Kim bu mescidimde hiçbir vakit kaçırmadan kırk vakit namaz kılarsa ona ateşten bir beraat azaptan bir beraat nifaktan da bir beraat yazılır.” Bu hadis-i şerif İmam Ahmed ve Taberani tarafından rivâyet edilmiş bazı hadisçiler de bu hadisin zayıf bir isnadla rivâyet edildiğini zikretmişlerdir.

    Bu hadisin zayıf olması Mescid-i Nebevi’nin faziletinden hiçbir şeyi eksiltmez. Orada namaz kılmanın faziletini daha önce bahsedilen ilgili diğer hadisler ortaya koymaktadır. Burada farklı olan kırk vakit olması ile ilgilidir. Ayrıca fıkıh âlimlerimiz faziletli amellerde zayıf hadisle amel edilebileceğini söylemişlerdir.

    Burada yanlış olan bazılarının bunu farz diğer bazılarının ise bid’at olarak görmeleridir. Bu ibadetin kırk vakit şeklinde sınırlandırılması veya burada kırk vakit namaz kılmak farz değil sünnettir.
    VadiAkik


  3. 14.Aralık.2012, 21:05
    2
    Elhamdülillah



    PDF Yazdır e-Posta
    MESCİD-İ NEBEVİ VE FAZİLETİ
    Mescid-i Nebevî (Arapça: المسجد النبوي):

    Hicret'ten sonra Medine'de Hz.Muhammed bin Abdullah (S.A.V.) ve ashabı tarafından inşa edilen mescid. Nebevî peygambere ait demektir. Dolayısıyla tamlamanın anlamı Peygamber Mescididir. Peygamberin kabrini ihtiva eder. Mekke'de bulunan Mescid-i Haram'dan sonra Müslümanlara göre ikinci en kutsal mescittir.

    Mescid-i Nebevî ya da Mescidi Nebi ilk inşasında basit yapılıydı. Hurma kütüklerinden sütunları, hurma dallarından çatısı, taşlartan duvaları vardı. Hemen bitişiğindeki ev kısmı da (bugün kabirdir) kerpiçtendi. Minberi, mihrabı yoktu. Hz. Peygamber (S.A.V.) Cuma hutbelerini minber olmadığından bir ağaç kütüğünün üstünden okurdu. Bir bölümü Suffe denilen fakirler ve öğrencilere ayrılmıştı.

    654 yılındaki deprem ve yangında bu mescid yanmıştır. Emeviler, Abbasiler, Memlükler ve Osmanlılar dönemlerinde yeniden yapılmıştır. Bugün içinde Hz.Muhammed(S.A.V) kabrinin bulunduğu mesciddir. Ebu bekir (R.A.) ve Ömer (R.A.)'in kabri de buradadır.
    Mescid-i Nebevi’nin Fazileti

    Bütün mescidler Allah’ın mukaddes evleridir. Mümin-lerin Rablerine hususî olarak ibadet mekânları kıldıkları yerler vardır. Bu mescidlerin kudsiyeti birbirlerinden farklı değildir. Kudsiyet; camii ve mescidlerde bulunan süsleme ve tezyin sanatıyla alâkalı da değildir. Ancak yeryüzünde bulunan üç yerin üç mescidin kudsiyeti ve fazileti diğer mescidlerden faklıdır. Mescidü’l-Haram Mescidü’l-Aksa ve Mescidü’n-Nebi (s.a.s.)’dir.

    İmam Nevevi Mescid-i Nebevi’nin faziletiyle ilgili şunu söylemektedir: “Bu efdaliyet; Mescid-i Nebevi’ye mahsus olan bir şeydir. Bu özellik gerek onun zamanında ve gerekse ondan sonra olsun müslüman buna dikkat ederek ihya etmelidir.”

    Hz. Peygamber şöyle buyurmaktadır: “Ancak şu üç mescide yolculuk yapmak için hayvanların semerleri bağlanır: Benim mescidim Mescidü’l-Haram ve Mescidü’l-Aksa.”

    Başka bir hadis-i şerifte Hz. Peygamber şöyle buyurmak-tadır: “Benim bu mescidimdeki bir namaz Mescid-i Haram hariç diğer mescidlerde kılınan bin namazdan üstündür.” Yani Peygamber mescidini sair mescidlerden farklı kılan hususiyetler vardır. Orada kılınan namaz sair mescidlerde kılınan namazlardan çok daha efdaldir. Hiçbir mescid için sefer düzenlenip yola çıkmak caiz değilken Peygamber mescidi ve diğer iki mescid bundan istisna edilmiştir.

    Kur’an’da takva üzerine kurulan mescidle ilgili olarak hakkında âyet nazil olan bu mesciddir. Bir hadis-i şerifte şöyle geçer: “Ebû Said (r.a.)’dan: Dedim ki: “Ey Allah’ın Resûlü! (Kur’an’da adı geçen) takva üzerine kurulan mescid hangi mesciddir?” Hz. Peygamber eline bir avuç taş alıp yere attı ve sonra şöyle buyurdu: “İşte Medine mescidi olan bu mescidinizdir.”

    Hacca giden çoğu hacılarımız Mescid-i Nebevi’de kırk vakit namaz kılmanın haccın rükünlerinden biri olduğu şâyet bunda herhangi bir noksanlık olursa yaptıkları haccın yerine gelmediği inancındadırlar.

    Ancak böyle düşünmek Kur’an ve Sünnet’ten habersiz olunduğu anlamına gelir. Daha önce de zikrettiğimiz gibi Medine ziyareti haccın menâsikleri-görevleri arasında zikre-dilmemiştir. Kesinlikle hac göreviyle bir alâkası yoktur.

    Enes (r.a.) Hz. Peygamberin (s.a.s.) şöyle buyur-duğunu rivâyet eder: “Kim bu mescidimde hiçbir vakit kaçırmadan kırk vakit namaz kılarsa ona ateşten bir beraat azaptan bir beraat nifaktan da bir beraat yazılır.” Bu hadis-i şerif İmam Ahmed ve Taberani tarafından rivâyet edilmiş bazı hadisçiler de bu hadisin zayıf bir isnadla rivâyet edildiğini zikretmişlerdir.

    Bu hadisin zayıf olması Mescid-i Nebevi’nin faziletinden hiçbir şeyi eksiltmez. Orada namaz kılmanın faziletini daha önce bahsedilen ilgili diğer hadisler ortaya koymaktadır. Burada farklı olan kırk vakit olması ile ilgilidir. Ayrıca fıkıh âlimlerimiz faziletli amellerde zayıf hadisle amel edilebileceğini söylemişlerdir.

    Burada yanlış olan bazılarının bunu farz diğer bazılarının ise bid’at olarak görmeleridir. Bu ibadetin kırk vakit şeklinde sınırlandırılması veya burada kırk vakit namaz kılmak farz değil sünnettir.
    VadiAkik





+ Yorum Gönder