+ Yorum Gönder
Soru ve Cevaplar ve Namaz Soruları Kategorisinden Muhakkak ki namaz, insanı kötülüklerden alıkoyar ayetin tefsiri Konusununa Bakıyorsunuz..
  1. 1
    Misafir

    Muhakkak ki namaz, insanı kötülüklerden alıkoyar ayetin tefsiri

    Reklam





  2. 2
    Misafir

    Cevap: “Muhakkak ki namaz, insanı kötülüklerden alıkoyar.” ayetin tefsiri


    Reklam



    Cevap: Bu ayet elbette ki doğrudur. Tabi ki de namaz bizi kötülüklerden alı koyar.Amma bir namaz kılan hem namaz kılıyor hem de şirke düşüyorsa yani şeytana uyuyorsa burda namaz ne yapsın?İnsanın kendinde imanında belli ki bir problemi vardır.İmanı güçlü birisi yani şeytana uymayan namaz kılmakla daha imanını kuvvetlendirip şeytandan uzak olur.Yani bu konuda hem namazın hem de insanın kendi iradesi çok önemlidir.

  3. 3
    Hoca
    erimeye devam...
    Göklerin Ve Yerin Yaratılmasının Faydası, Kur'an Okuma Ve Namazın Dosdoğru Kılınması


    44- Allah gökleri ve yeri hak olarak yaratmıştır. Doğrusu bunda inanan*lar için ibret vardır.

    45- (Ey Muhammedi) Kitaptan sana vahyolunanı oku. Namaz kıl. Muhak*kak ki namaz hayasızlıktan ve fenalıktan alıkoyar. Allah'ın zikri en büyük şeydir! Allah yaptıklarınızı gayet iyi bilir.



    Kelime ve İbareler:


    "Allah gökleri ve yeri" gerektiği "gibi hak olarak" batıl olarak, boşuboşuna ve faydasız olarak değil, "yaratmıştır. "Bunu bizzat gökleri ve yeri yaratan Cenab-ı Hak, hayrı bolca vermek ve O'nun zatına ve sıfatına delâlet etmesi için yaratmıştır. Nitekim buna şu ayetle işaret edilmiştir:

    "Doğrusu bunda inananlar için ibret..." yani Allah Tealâ'nm kudretine delil "vardır." Bunda inananlar için ibret vardır. Zira kâfirlerin hilâfına bu delillerden ve ibretlerden iman hususunda yararlananlar müminlerdir.

    Kur'an okumak suretiyle Allah'a yaklaşmak ve manalarını anlamak için "Kitaptan" yani Kur'andan "sana vahyolunanı oku..."

    "Namaz kıl. Muhakkak ki namaz..." ibadetle meşgul olma esnasında masıyetleri terk etmeye sebep olarak "hayasızlıktan ve fenalıktan alıkoyar." Çünkü namaz Allah'ı hatırlatır ve gönle Allah korkusu verir. Yani namazın gayelerinden biri budur. Ayette geçen "münker" şer'an ve aklen çirkin olan şeydir.

    Rivayet edildiğine göre Ensar'dan bir genç namazlarını -daima-Rasulullah (s.a.) ile birlikte kılardı. Ama fuhşiyattan her birini de işliyordu. Gencin durumu Peygamberimiz'e (s.a.) anlatıldı. Peygamberimiz: "Namazı mutlaka O'na engel olacaktır." dedi. Çok geçmeden genç tevbe etti.

    "Allah'ın zikri en büyüktür." Yani namaz diğer ibadetlerden daha büyük*tür. Ancak namazın zikri ihtiva etmesi ve bu zikrin namazın diğer güzel amellerden üstün olması sebebiyle namaz "zikir" kelimesiyle ifade edilmiştir. Mananın şu şekilde olması da doğrudur: Allah'ın sizi rahmetiyle anması sizin O'nu ibadetle zikretmenizden daha büyüktür. "Allah yaptıklarınızı" zikir ve diğer ibadetlerinizi "gayet iyi bilir." Bu sebeple sizi en güzel şekilde mükâfatlandırır. [51]



    Ayetler Arası İlişki


    Allah Tealâ insanlara imanı emrettikten ve kâfirlerin mabudlarma tapınma konusundaki delillerinin zayıflığını açıkladıktan sonra kendisine ibadetin vacip olduğu zata dikkat çekti. Bu yegâne zat kendisini hiçbir şeyin âciz bırakamayacağı, göklerin ve yeryüzünün yaratıcısı, kitabıyla hakkın esaslarına irşad eden, kendisinin razı olacağı ibadet -namaz- şeklini beyan eden Cenab-ı Haktır.

    Ayrıca bu ayetlerde göklerin ve yerin yaratılmasını düşünmek, Hz. Nuh, Hz. İbrahim ve Hz. Lût gibi geçmiş peygamberlerin ilâhî mesajı (risaleti) tebliğ ettiklerine, Allah Tealâ'ya iman etmeye ait delilleri ortaya koyduk*larına ve bu peygamberlerin kavimlerini sapıklıktan ve bilgisizlikten kur*taramadıklarına işaret eden Kur'an'ı okumak suretiyle; kâfirlerin haktan yüz çevirmeleri hususunda Peygamberimiz (s.a.) ve müminlere teselli veril*mekte ve kâfirlerden ümit kesilmesi anlatılmaktadır. [52]



    Açıklaması


    "Allah gökleri ve yeri gerektiği gibi hak olarak yaratmıştır. Doğrusu bun*da inanalar için ibret vardır." Yani Allah Tealâ gökleri ve yeri muazzam kud*retine delâlet etmek, hayırları ihsan etmek için ve pek çok dinî de dünyevi faydalar ve hikmetlerle yarattı.

    Allah yer ve gökleri batılı kastetmeden hak olarak yarattı. Yer ve gök*leri boş yere, eğlence ve oyun olarak yaratmadı. Bu ayet Allah Tealâ'nın yegâne yaratıcı, idare ve ulûhiyette tek olduğuna açık bir delildir.

    Nitekim bir hadis-i kudside şöyle rivayet edilmiştir: "Ben gizli bir hazineydim. Bilinmeyi istedim de mahlûkatı yarattım. Böylece beni tanıdılar. "Ancak bu rivayet hadis olarak sahih değildir. Manası ise doğru olup "Ben insanları ve cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım." (Zariyat, 51/56) ayetinden alınmıştır.

    Bu delâletlerden ancak Allah'ı ve Rasulünü tasdik eden müminler yararlanabilir. Bu sırları ancak bunlar anlayabilir. Çünkü onlar mahlûkatın eserini buna tesir eden gücün varlığına delil kabul ederler.

    Allah Tealâ daha sonra Rasulüne Kur'an tilâvetinin Allah'ın varlığına, birliğine, kudretine ve hikmetine delâlet eden daha fazla bilgi elde etmeleri için insanlara Kur'anı tebliğ etmesini ve Kur'an okumasını emretti ve şöyle buyurdu:

    "Kitaptan sana vahyolunanı oku!" Ya Muhammedi Aynı şekilde ey müs-lüman! Bu Kur'an'ı oku, okumaya ve insanlara tebliğ etmeye devam et. Çünkü O rehber ve nurdur, hidayet ve rahmettir. Hayır ve kurtuluş rehberidir. Zorlu geçen kriz ve mihnetlerin şifasıdır, ümitsizlik ve karamsarlık mer*halelerini aşma vesilesidir.

    Aynı şekilde Cenab-ı Hak müminin göz nuru olan namazı emrederek şöyle buyurdu: "Namazı dosdoğru kıl! Zira namaz hayasızlıktan ve haram*lardan alıkoyar." Yani ey Peygamber! Ey mümin! Namaz farzını ve nafileleri*ni huşu ve Allah'a karşı ürperme içerisinde, bütün merhalelerinde Allah kor*kusunu düşünerek rükünleri ve şartları tam olarak eda et.

    Zira namaza devam etmekle iki şey elde edilir: Bunlar hayasızlığın terk edilmesi ve haramların terk edilmesidir. Namaz dinin direğidir. Kul ile Rab-bi arasında bir irtibattır. İmanın ve yakînin delilidir. Kederli ve üzüntülü şeylere karşı saadet vesilesidir. Kullar için, günahların ve masıyetlerin eser*lerinden temizlenme sebebidir.

    Taberanî ve başkalarının İmran ve İbni Abbas'tan rivayet ettikleri hadis-i şerifte şu ifade yer almaktadır: "Kimi namazı hayasızlıktan ve haramlardan alıkoymazsa bu durum O'nu Allah'tan daha fazla uzaklaş*tırır. "

    Ahmed b. Hanbel, Nesaî, Hakim ve Beyhakî'nin Enes'ten (r.a.) rivayet ettiklerine göre Peygamberimiz (s.a.) şöyle buyurmaktadır: "Bana dünyanız*dan kadınlar ve güzel koku sevdirildi. Namaz gözümün nuru kılındı."

    Bütün bunlar namazın mana ve ruh dolu, Allah'ın azameti ve Allah kor*kusunu göz önüne getirerek gönlün aydınlıkla dolu olması için daha önce zikredildiği gibi huşu, alçakgönüllülük ve ihlâsla eda edilmesi şartına bağ*lıdır. Aksi takdirde beklenen tesiri olmayan sadece bir takım hareketler ve maddi fiillerden ibaret olmuş olur.

    Allah Tealâ daha sonra namazın yüce şanını te'kit ederek şöyle buyur*du: "Allah'ın zikri en büyük şeydir. Allah yaptıklarınızı gayet iyi bilir." Yani namaz diğer taatlerden daha büyüktür. Allah'ın zikri ve ibadet eden insan*ları rahmetiyle yoklaması, onların Allah'a taat ederek zikretmelerinden daha büyüktür. Allah sizin hayır ya da şer olarak yaptıklarınızı gayet iyi bilir. Gönüllerde olanı çok iyi bilir. O sizin sözlerinizi, amellerinizi ve niyet*lerinizi bilir. "O gizli olanı da kapalı olanları da gayet iyi bilir." (Tâ-hâ, 20/7).

    Burada hem vaad hem de vaîd vardır. Bütün durumlarda insanların Al*lah'ın murakabesi altında bulunduklarını düşünmeye teşvik edilmektedir. Dolayısıyla kim Allah'ın kendisini duyduğunu ve gördüğünü bilirse hayaya sarılır, azaptan korkar ve ibadeti güzelce yerine getirir.

    Kim faydalı zikri yani bilerek düşünerek, şuurlu bir kalple ve gönlün Allah'ın dışındaki her şeyden uzak olması haliyle yapılan zikri yerine getirir*se murada nail olur, arzusunu gerçekleştirir.

    Ama sadece dille yapılan, tekrardan ibaret olan, Allah'ın azameti düşünülmeden ve O'na karşı manevî bir ürperme duyulmadan yapılan zikirde ise ne hayır vardır, ne de fayda vardır. [53]



    Ayetlerden Çıkarılan Hüküm Ve Hikmetler


    Bu ayetlerden şu hususlar çıkarılmaktadır:

    1- Allah gökleri ve yeri sağlam, esaslı, adalet ve insaf üzerine, bazı dinî hedefler ve dünyevî gayelerle yaratmıştır. Bu hedeflerden biri şudur: İnsan yer ve göklerde bulunan varlıkların hiçbir cüz'ünden ilmi uzak olmayan, ilmi her şeyi kuşatan, kâmil kudret sahibi olan yaratıcının varlığına yer ve gök*leri delil olarak kabul eder.

    2- Yer ve göklerin yaratılmasından asıl istifade eden insandır. Yer ve göklerin tek yaratıcının varlığına inanmaya delâlet etmeleri hususunda sadece Allah'ı ve Rasulünü tasdik eden kimseler bundan yararlanabilirler.

    3- Müslüman Kur'an ayetlerini okumaya devam etmeli ve bunlardan alman hükümleri tebliğ etmelidir. Zira Kuran hidayet kitabıdır, faziletli bir hayat düsturudur.

    4- Mümin ayrıca namazı dosdoğru kılmaya devam etmelidir. Namazı dosdoğru kılmak, namazı vaktinde, kırâeti, rükû, secdeleri, ka'deleri ve bütün şartlarıyla eda etmek demektir.

    5- İçinde öğütler ihtiva eden Kur'an tilâveti ile birlikte beş vakit namaz müminleri hayasızlıktan ve haramlardan alıkoyar. Hakkıyla ve Allah'ın aza*meti ve azabı düşünülerek eda edildiği zaman namaz bir önceki namazla arasında geçen günahlara kefarettir.

    Tirmizî'nin Ebu Hureyre'den (r.a.) rivayet ettiğine göre Peygamberimiz (s.a.) şöyle buyurmaktadır: "Ne dersiniz? Sizden birinizin kapısında bir nehir olup her gün burada beş defa yıkansa kirinden hiçbir şey kalır mı?" As-hab: "Onun kirliliğinden hiçbir şey kalmaz." dedi. Peygamberimiz (s.a.): "İşte beşvakit namazın misali budur. Allah beş vakit namazla hataları siler."

    Enes b. Malik'ten (r.a.) rivayet ediliyor: Ensardan bir genç namazlarını daima Peygamberimiz (s.a.) ile birlikte kılıyor, ancak fuhuş ve hırsızlık gibi her çeşit günahı da işliyordu. Bu durum Peygamberimiz'e (s.a.) anlatılınca şöyle buyurdu: "Namaz mutlaka onu haramlardan alıkoyacaktır." Çok geç*meden bu genç tevbe etti ve durumu düzeldi. Bunun üzerine Peygamberimiz (s.a.): "Ben size demedim mi?" dedi.

    Bu durumu Taberanî'nin ve başkalarının rivayet ettiği daha önce zikri geçen şu hadis-i şerif te'kit etmektedir: "Kimi namazı hayasızlıktan ve haramlardan alıkoymazsa bu durum O'nu Allah'tan daha fazla uzaklaştırır. Bu sebeple Allah'tan daha çok gazaba lâyık olur."

    Ebu'l-Aliye "Muhakkak ki namaz hayasızlıktan ve fenalıktan alıkoyar." ayeti hakkında şöyle demiştir: Namazda üç haslet vardır ki bu hasletlerden biri bulunmayan hiçbir namaz -gerçek- namaz değildir:

    - İhlâs,

    - Haşyet (Allah korkusu),

    - Allah'ı zikretmek. İhlâs sahibine iyiliği emreder. Allah korkusu sahibi*ni haramlardan alıkoyar. Allah'ın zikri olan Kur'an ise ona hayrı emreder, serden alıkoyar.

    6- "Allah'ı zikretmek en büyük şeydir!" ayeti namazın bütün diğer taat-lerden daha büyük ve daha üstün olduğuna delâlet etmektedir. Ayrıca Al*lah'ın kullarını sevap ve sena ile anması ve kullarına rahmet etmesi, kul*ların kendisini ibadetlerinde ve namazlarında zikretmesinden daha büyük olduğuna delâlet etmektir. Aynı şekilde Kur'an tilâveti ve namaz ta'zim şekillerinin en güzeliyle yerine getirilmelidir.

    İbni Ömer'den (r.a.) rivayet edildiğine göre Peygamberimiz (s.a.), "Al*lah'ın zikri daha büyüktür." (Ankebut, 29/45) ayeti hakkında şöyle buyur*muştur: "Allah'ın sizi anması sizin O'nu anmanızdan daha büyüktür."

    Bir hadis-i kudsîde ise şöyle buyurulmuştur: "Kim beni yalnız başına zikrederse ben O'nu kendi nefsimde zikrederim. Kim de beni bir cemaat için*de zikrederse ben O'nu onlardan daha hayırlı bir cemaat içinde zik*rederim. "[54]

    7- Faydalı zikir: Bilerek, kalbin tam yönelmesi ve Allah'tan başka her şeyden uzak olmasıyla yapılan zikirdir. Dilden ileri geçmeyen zikrin mer*tebesi ayrıdır.

    Allah Tealâ'nın kulunu zikretmesi kuluna hidayet ve nuru ihsan et*mesidir. Bu kulun Rabbini zikretmesinin meyvesidir. Allah Tealâ buyuruyor ki: "Beni zikredin ki ben de sizi zikredeceğim." (Bakara, 2/152).

    8- "Allah yaptıklarınızı bilir." ayeti bir çeşit vaad ve tehdittir. Gizli ve açık her yerde Allah Tealâ'yı murakabe etmeye teşviktir. Yani Allah Tealâ'nın kontrolü altında olduğumuzu düşünmektir. [55]

  4. 4
    yasemin
    Mum Ve Merhem Olabilmek..
    Şeklen kılınan namazlar insana pek bişi katmıyor . Huşudan ve bilinçten habersizse , namaza durduğunda aklında dünyevi şeyler varsa , ne getirisi olabilir ki ?

  5. 5
    Misafir
    Hz.ali r.a.' ın Peygamber Efendimizin(s.a.v) arasında gecen hırka Kıssa sını bilmiyorsun heralde

+ Yorum Gönder

namaz kötülüklerden alıkoyar ayeti

namaz insanı kötülüklerden alıkoyar

namaz kötülüklerden alıkoyar hadisinamaz sizi kötülüklerden alıkoyarnamaz her türlü kötülükten alıkoyar