Konusunu Oylayın.: Namaz ibadeti ile ilgili hikayeler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Namaz ibadeti ile ilgili hikayeler
  1. 26.Ağustos.2012, 15:54
    1
    Misafir

    Namaz ibadeti ile ilgili hikayeler






    Namaz ibadeti ile ilgili hikayeler Mumsema Namaz ibadeti ile ilgili hikayeye ihtiyacım var bana Namaz ibadeti hakkında hikaye örneği paylaşabilir misiniz ?


  2. 26.Ağustos.2012, 15:54
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Namaz ibadeti ile ilgili hikayeye ihtiyacım var bana Namaz ibadeti hakkında hikaye örneği paylaşabilir misiniz ?


    Benzer Konular

    - Namaz ibadeti nedir?

    - Oruç ibadeti ile ilgili hikayeler

    - Namaz ibadeti ne zaman emredilmiştir

    - Namaz ibadeti hadisleri

    - Namaz ile ilgili hikayeler

  3. 26.Ağustos.2012, 19:37
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Namaz ibadeti ile ilgili hikayeler




    ADAM, bineceği otobüsün kalkmasına bir saatten fazla süre olduğu için, terminalin yarı aydınlık koridorlarını arşınlıyordu. Ellerini yıkamak üzere biraz ilerideki mescide yanaştığında, iş tulumları giymiş bir genç ona doğru gelerek:
    — Herhalde namaz kılacaksınız, dedi. Abdest alma yerimiz de mevcuttur.


    Adam, elindeki sigaranın külünü delikanlının ayakları dibine silkelerken:

    — Sen herhalde görevlisin, diye diklendi. Ne iş yaparsın burda?

    Delikanlı, köşedeki süpürgeye işaret ederek:

    — Temizlikçiyim efendim, diye kekeledi. Lavabo ve tuvaleti temizliyorum.

    Adam, onu alaycı gözlerle süzerken:

    — Ben, namazı senin gibi çulsuzlara bıraktım, diye sırıttı. Bu iş size öyle yakışıyor ki…

    Temizlikçi genç, adamın hakaretine aldırmayacak kadar olgundu. Fakat namaza karşı yapılan saygısızlık, canını çok sıkmıştı. Vereceği cevabı bir süre düşündükten sonra, susmayı tercih ederek işine döndü.

    Adam, mağrur adımlarla oradan uzaklaşırken, başının döndüğünü hissetti. Sırtından çıkartarak koluna aldığı kaşe paltonun ağırlığını da ilk defa farkediyordu. Biraz önce yediği iki porsiyon kebap, herhalde tansiyonunu yükseltmiş ve kendisini hâlsiz bırakmıştı. Birkaç adım daha attığında âniden fenalaşarak dizleri üzerine çöktü. Allah’tan ki kolundaki palto ondan önce yere serilmiş ve yeni aldığı takım elbisenin kirlenmesini engellemişti. Adam, çömelmiş vaziyette olmasına rağmen fırıldak gibi dönen başını yere dayayarak bir müddet dinlendi ve tekrar doğrulduğunda, aynı rahatsızlığı duyarak hareketini tekrarladı. Fakat, başkaları tarafından görülmüş olmaktan endişe ediyordu. Bunun için başını yerden kaldırıp sağa sola bakındığında, terminalin çaycısı olduğu anlaşılan bir gençle burun buruna geldi. Delikanlı, adamı saygılı bir ifadeyle selâmlarken:

    — Allah kabul etsin bey amca, dedi. Ama kıble biraz daha sağa doğruydu




  4. 26.Ağustos.2012, 19:37
    2
    Editör



    ADAM, bineceği otobüsün kalkmasına bir saatten fazla süre olduğu için, terminalin yarı aydınlık koridorlarını arşınlıyordu. Ellerini yıkamak üzere biraz ilerideki mescide yanaştığında, iş tulumları giymiş bir genç ona doğru gelerek:
    — Herhalde namaz kılacaksınız, dedi. Abdest alma yerimiz de mevcuttur.


    Adam, elindeki sigaranın külünü delikanlının ayakları dibine silkelerken:

    — Sen herhalde görevlisin, diye diklendi. Ne iş yaparsın burda?

    Delikanlı, köşedeki süpürgeye işaret ederek:

    — Temizlikçiyim efendim, diye kekeledi. Lavabo ve tuvaleti temizliyorum.

    Adam, onu alaycı gözlerle süzerken:

    — Ben, namazı senin gibi çulsuzlara bıraktım, diye sırıttı. Bu iş size öyle yakışıyor ki…

    Temizlikçi genç, adamın hakaretine aldırmayacak kadar olgundu. Fakat namaza karşı yapılan saygısızlık, canını çok sıkmıştı. Vereceği cevabı bir süre düşündükten sonra, susmayı tercih ederek işine döndü.

    Adam, mağrur adımlarla oradan uzaklaşırken, başının döndüğünü hissetti. Sırtından çıkartarak koluna aldığı kaşe paltonun ağırlığını da ilk defa farkediyordu. Biraz önce yediği iki porsiyon kebap, herhalde tansiyonunu yükseltmiş ve kendisini hâlsiz bırakmıştı. Birkaç adım daha attığında âniden fenalaşarak dizleri üzerine çöktü. Allah’tan ki kolundaki palto ondan önce yere serilmiş ve yeni aldığı takım elbisenin kirlenmesini engellemişti. Adam, çömelmiş vaziyette olmasına rağmen fırıldak gibi dönen başını yere dayayarak bir müddet dinlendi ve tekrar doğrulduğunda, aynı rahatsızlığı duyarak hareketini tekrarladı. Fakat, başkaları tarafından görülmüş olmaktan endişe ediyordu. Bunun için başını yerden kaldırıp sağa sola bakındığında, terminalin çaycısı olduğu anlaşılan bir gençle burun buruna geldi. Delikanlı, adamı saygılı bir ifadeyle selâmlarken:

    — Allah kabul etsin bey amca, dedi. Ama kıble biraz daha sağa doğruydu







+ Yorum Gönder