Konusunu Oylayın.: Namaz ile bilgiler (kısaca)

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Namaz ile bilgiler (kısaca)
  1. 30.Temmuz.2012, 22:18
    1
    Misafir

    Namaz ile bilgiler (kısaca)






    Namaz ile bilgiler (kısaca) Mumsema Namaz ile bilgiler (kısaca) ihtiyacım var şimdiden Emeklerinize sağlık arkadaşlar.Allah hepinizden razı olsun.


  2. 30.Temmuz.2012, 22:18
    1
    Devamlı Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Misafir



  3. 24.Ekim.2013, 14:24
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,654
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Namaz ile bilgiler (kısaca)




    Namaz hakkında kısaca öz bilgiler

    Yüce dinimiz İslam’a göre Müslümanların; anlık, günlük, aylık, yıllık ve ömürlük yapması gereken ibadetler vardır. İslam’ın şartları olarak bildiğimiz bu ibadetlerden her an söyleyebileceğimiz kelime-i şehadet; her gün kıldığımız beş vakit namaz; bir ay boyunca tuttuğumuz ramazan orucu; yılda bir defa verdiğimiz zekât ve ömrümüzde bir defa gittiğimiz hacdır. Kelime-i şehadetten sonra en büyük ibadet namazdır. Namaz; Allah’ın, Hz. Âdemden son peygamber Hz. Muhammed’e(sav) kadar bütün peygamberlerin ümmetlerine emrettiği ortak ibadettir. Namazda zikir, tesbih, dua, kıyam, rükû ve secde gibi önemli altı ibadet toplanmıştır . Namaz dinin direğidir . İbadetlerin en faziletlisidir. Birçok ayette namaz emredilmiş ve huşu ile kılanların kurtuluşa ereceği, kötülüklerden korunacağı bildirilmiştir. Peygamberimiz Hz. Muhammed(sav) hayatının son anlarında bile bizlere namazı hatırlatmıştır . Kıyamet günü hesaba çekileceğimiz ilk konunun namaz olacağını bildirmiştir . Günde beş vakit namazı kılanları, günde beş defa yıkanıp tertemiz olan insanlara benzetmiştir . Her namazın, bir önceki vakitten o ana kadar işlenen küçük günahlara kefaret olduğunu müjdelemiştir.

    Kardeşlerim!
    Büyük meblağlar harcanarak yapılan camiler, genelde ibadet yapmak, özelde namaz kılmak içindir. Peygamberlerden Hz. İbrahim ve Hz. İsmail Kabeyi, Hz. Süleyman Mescid-i Aksa’yı ve Peygamberimiz Hz. Muhammed(sav) de hicret esnasında Kuba Mescidini ve Medine’deki Mescidi-i Nebevi’yi namaz kılmak için inşa etmişlerdir. Müslümanlar, İslam coğrafyasında ve bulundukları –hemen- her yerde bu kadar camiyi namaz kılmak için yapmışlardır. İnşallah kıyamete kadar da yapmaya devam edeceklerdir. Namaz; hiçbir peygambere nasip olmayan ve sadece peygamberimize nasip olan miraç gecesinde, o yüksek makamda farz kılınmıştır. Miraç; zaman ve mekândan münezzeh olan Yüce Allah’ın, peygamberimizi huzuruna aracısız kabul ettiği gecedir. Müslüman’ın miracı da namazdır. Müslüman, namazda hiçbir aracı olmadan Allah ile buluşur. Müslüman, her güne, sabah namazıyla başlar ve o günü yatsı namazıyla noktalar. Bu iki namaz arasında da öğle, ikindi ve akşam namazları vardır. Zira namaz; Müslümanlara belirli vakitler için farz kılınmıştır . Birçok ibadetin alternatifi varken, namazın alternatifi yoktur. Bazı ibadetler başkasına yaptırılabilir, ama namazı hiçbir kimse, kendi hesabına başkasına asla kıldıramaz. Müslüman ya zamanında eda edecek, ya da bir mazeret sebebiyle kılamazsa kaza edecektir. Namaz için kolaylık çoktur, ama ihmalkârlık yoktur. Haftalık bayramımız Cuma gününde Cuma namazı; Yıllık bayramlarımız olan Ramazan ve Kurban Bayramlarımızda Bayram namazları vardır. Ramazanda teravih namazı… Hac ve Umrede tavaf ve peşinden namaz… Gençlere, yaşlılara; kadınlara, erkelere; yolcu olanlara, olmayanlara; sağlıklı olanlara, hasta olanlara… Kısaca her Müslüman’a namaz farzdır. Abdest, namaz için alınır. Ezanlar, namaz için okunur. Camiler, namaz için açılır. Camiler bir beldenin Müslüman beldesi olduğunun; namaz da insanların Müslüman olduğunun en büyük alametidir.

    Son olarak
    Namazımızı kılmaya gayret eldim. Geçmiş de kılamadıklarımız varsa en kısa zamanda kaza edelim. Ailemize de kıldırmaya çalışalım. Sadece Cuma günlerinde, ramazanda ve bayramlarda değil; ömrümüz boyunca kılalım. Rabbimizin şu ayetine iyi kulak verelim: (Peygamberlerden sonra), namazı zayi eden, şehvet ve dünyevi tutkuların peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarpıtılacaklardır. Ancak tövbe edip inanan ve salih amel işleyenler başka. Onlar cennette, Rahman’ın kullarına gıyaben vaad ettiği ‘Adn’ cennetlerine girecekler ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır. Şüphesiz O’nun va’di kesinlikle gerçekleşir.
    Yazan: Ahmet DURAN



  4. 24.Ekim.2013, 14:24
    2
    Moderatör



    Namaz hakkında kısaca öz bilgiler

    Yüce dinimiz İslam’a göre Müslümanların; anlık, günlük, aylık, yıllık ve ömürlük yapması gereken ibadetler vardır. İslam’ın şartları olarak bildiğimiz bu ibadetlerden her an söyleyebileceğimiz kelime-i şehadet; her gün kıldığımız beş vakit namaz; bir ay boyunca tuttuğumuz ramazan orucu; yılda bir defa verdiğimiz zekât ve ömrümüzde bir defa gittiğimiz hacdır. Kelime-i şehadetten sonra en büyük ibadet namazdır. Namaz; Allah’ın, Hz. Âdemden son peygamber Hz. Muhammed’e(sav) kadar bütün peygamberlerin ümmetlerine emrettiği ortak ibadettir. Namazda zikir, tesbih, dua, kıyam, rükû ve secde gibi önemli altı ibadet toplanmıştır . Namaz dinin direğidir . İbadetlerin en faziletlisidir. Birçok ayette namaz emredilmiş ve huşu ile kılanların kurtuluşa ereceği, kötülüklerden korunacağı bildirilmiştir. Peygamberimiz Hz. Muhammed(sav) hayatının son anlarında bile bizlere namazı hatırlatmıştır . Kıyamet günü hesaba çekileceğimiz ilk konunun namaz olacağını bildirmiştir . Günde beş vakit namazı kılanları, günde beş defa yıkanıp tertemiz olan insanlara benzetmiştir . Her namazın, bir önceki vakitten o ana kadar işlenen küçük günahlara kefaret olduğunu müjdelemiştir.

    Kardeşlerim!
    Büyük meblağlar harcanarak yapılan camiler, genelde ibadet yapmak, özelde namaz kılmak içindir. Peygamberlerden Hz. İbrahim ve Hz. İsmail Kabeyi, Hz. Süleyman Mescid-i Aksa’yı ve Peygamberimiz Hz. Muhammed(sav) de hicret esnasında Kuba Mescidini ve Medine’deki Mescidi-i Nebevi’yi namaz kılmak için inşa etmişlerdir. Müslümanlar, İslam coğrafyasında ve bulundukları –hemen- her yerde bu kadar camiyi namaz kılmak için yapmışlardır. İnşallah kıyamete kadar da yapmaya devam edeceklerdir. Namaz; hiçbir peygambere nasip olmayan ve sadece peygamberimize nasip olan miraç gecesinde, o yüksek makamda farz kılınmıştır. Miraç; zaman ve mekândan münezzeh olan Yüce Allah’ın, peygamberimizi huzuruna aracısız kabul ettiği gecedir. Müslüman’ın miracı da namazdır. Müslüman, namazda hiçbir aracı olmadan Allah ile buluşur. Müslüman, her güne, sabah namazıyla başlar ve o günü yatsı namazıyla noktalar. Bu iki namaz arasında da öğle, ikindi ve akşam namazları vardır. Zira namaz; Müslümanlara belirli vakitler için farz kılınmıştır . Birçok ibadetin alternatifi varken, namazın alternatifi yoktur. Bazı ibadetler başkasına yaptırılabilir, ama namazı hiçbir kimse, kendi hesabına başkasına asla kıldıramaz. Müslüman ya zamanında eda edecek, ya da bir mazeret sebebiyle kılamazsa kaza edecektir. Namaz için kolaylık çoktur, ama ihmalkârlık yoktur. Haftalık bayramımız Cuma gününde Cuma namazı; Yıllık bayramlarımız olan Ramazan ve Kurban Bayramlarımızda Bayram namazları vardır. Ramazanda teravih namazı… Hac ve Umrede tavaf ve peşinden namaz… Gençlere, yaşlılara; kadınlara, erkelere; yolcu olanlara, olmayanlara; sağlıklı olanlara, hasta olanlara… Kısaca her Müslüman’a namaz farzdır. Abdest, namaz için alınır. Ezanlar, namaz için okunur. Camiler, namaz için açılır. Camiler bir beldenin Müslüman beldesi olduğunun; namaz da insanların Müslüman olduğunun en büyük alametidir.

    Son olarak
    Namazımızı kılmaya gayret eldim. Geçmiş de kılamadıklarımız varsa en kısa zamanda kaza edelim. Ailemize de kıldırmaya çalışalım. Sadece Cuma günlerinde, ramazanda ve bayramlarda değil; ömrümüz boyunca kılalım. Rabbimizin şu ayetine iyi kulak verelim: (Peygamberlerden sonra), namazı zayi eden, şehvet ve dünyevi tutkuların peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarpıtılacaklardır. Ancak tövbe edip inanan ve salih amel işleyenler başka. Onlar cennette, Rahman’ın kullarına gıyaben vaad ettiği ‘Adn’ cennetlerine girecekler ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır. Şüphesiz O’nun va’di kesinlikle gerçekleşir.
    Yazan: Ahmet DURAN






+ Yorum Gönder