Konusunu Oylayın.: Sabah namazının sünnetini evde kılmanın sevabı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Sabah namazının sünnetini evde kılmanın sevabı
  1. 20.Temmuz.2012, 15:09
    1
    Misafir

    Sabah namazının sünnetini evde kılmanın sevabı






    Sabah namazının sünnetini evde kılmanın sevabı Mumsema sabah namazının sünnetinin evde kılınmasının fazileti nedir


  2. 21.Temmuz.2012, 02:40
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: sabah namazının sünnetini evde kılmanın sevabı




    Namazın sünnetlerini evde kılmak


    İbâdetlere dâir birtakım müstehap olan âdetler zaman içinde çeşitli sebeplerle ya unutulmuş veya terk edilmiştir. Bundan dolayı bu müstehaplardan birisini yapmaya kalkan kimse, diğer Müslümanlar tarafından yanlış olarak telâkki edilmektedir. İşte namazların, bilhassa sabah namazının sünnetinin evde kılınması da buna benzer bir meseledir.

    Nâfilelerin, yâni namazın sünnetlerinin evde kılınmasını teşvik mâhiyetinde hadis-İ şerifler mevcuttur. “Evlerinizi mezara çevirmeyiniz,” buyuran Peygamberimiz bir başka hadislerinde, “Farz namaz müstesna, kişinin en hayırlı namazı evinde kıldığı namazdır”1 buyurarak nâfilelerin evde kılınmasının daha faziletli olduğunu beyan buyurmuşlardır.

    Sünneti evde kıldıktan sonra câmiye gidip farzı cemaatle kılma âdeti bazı bölgelerimizde tatbik edilse de, bu herkes için, her zaman mümkün olamadığından umumiyetle sünnet de, farz da câmide kılınmaktadır. Sünnetler evde kılındığı takdirde Peygamberimizin âdeti olan bir müstehap yerine getirilmiş olur ve sevabı da elde edilir. Fakat, her ikisi de câmide kılındığı zaman bir mahzur teşkil etmez.

    Zaten sünnetlerin evde kılınmasının iki hikmeti vardır. Birincisi, kişinin devamlı sûrette camide namaz kılmakla, evde namaz kılmayı terk etmesi gibi bir durum mevzuu bahistir. Çünkü, Müslümanın evi de onun bir nevi mescidi mesabesindedir. Bundan dolayı, ara sıra nâfile de olsa evde namaz kılmayı bütün bütün terk etmemelidir. Fakat bu zamanda gerek iş dolayısıyla, gerekse camiin eve uzak olması ve gitmek için bazı mânilerin bulunmasından dolayı zaman zaman vakit namazlarını evde de kıldığımızdan, evlerimiz “mezara” dönmemektedir. Birinci hikmet böylece yerine gelmiş olur.

    İkinci hikmet olarak şu husus zikredilebilir:

    Nâfile namazlar veya namazın revatib sünnetlerini evde kılmak ihlâsa daha uygundur. Yâni, böylece kişi riyâya girmemiş olur. Farzlarda ise riyâ olmadığı için camide kılınması daha faziletlidir; hattâ bir kısım ulemâya göre cemaatle kılmak vâciptir. Fakat, artık bugün hiç kimse namazın sünnetlerini kılarken aklına riyâ duygusunu getirmemekte, bunda bir gösteriş yapmamaktadır. Ancakn, namazın farzlarının başında ve sonunda kılınan sünnetlerin dışında kalan evvabîn namazı gibi diğer nâfile namazları evlerde kılmak daha faziletlidir.

    Fakat bununla beraber cemaatın, “Sünneti kılmıyor” diye bir ithamına mâruz kalınma gibi bir durum yoksa, sünnet evde kılınarak câmiye gidilebilir. Ancak böyle bir dedikodu yapılacaksa, en iyisi, sünneti de, farzı da câmide kılmaktır. Bu durumda cemaatin bir kısmının oturması, bir kısmının da sünneti câmide kılması mahzurlu değildir, tatbik edilebilir.

    Ayrıca evlerin uzak olması, sünneti kıldıktan sonra dünya işleriyle meşgul olmadan farza durulması ve sünneti kılacağım derken farzı kaçırmak ya da cemaatle kılamamak gibi gerekçelerden dolayı sünnetleri camide kılmanın hiç bir sakıncası yoktur.

    1. Müslim, Salâtü’l-Müsâfirîn: 212-213.

    Sorularla İslamiyet



  3. 21.Temmuz.2012, 02:40
    2
    Özel Üye



    Namazın sünnetlerini evde kılmak


    İbâdetlere dâir birtakım müstehap olan âdetler zaman içinde çeşitli sebeplerle ya unutulmuş veya terk edilmiştir. Bundan dolayı bu müstehaplardan birisini yapmaya kalkan kimse, diğer Müslümanlar tarafından yanlış olarak telâkki edilmektedir. İşte namazların, bilhassa sabah namazının sünnetinin evde kılınması da buna benzer bir meseledir.

    Nâfilelerin, yâni namazın sünnetlerinin evde kılınmasını teşvik mâhiyetinde hadis-İ şerifler mevcuttur. “Evlerinizi mezara çevirmeyiniz,” buyuran Peygamberimiz bir başka hadislerinde, “Farz namaz müstesna, kişinin en hayırlı namazı evinde kıldığı namazdır”1 buyurarak nâfilelerin evde kılınmasının daha faziletli olduğunu beyan buyurmuşlardır.

    Sünneti evde kıldıktan sonra câmiye gidip farzı cemaatle kılma âdeti bazı bölgelerimizde tatbik edilse de, bu herkes için, her zaman mümkün olamadığından umumiyetle sünnet de, farz da câmide kılınmaktadır. Sünnetler evde kılındığı takdirde Peygamberimizin âdeti olan bir müstehap yerine getirilmiş olur ve sevabı da elde edilir. Fakat, her ikisi de câmide kılındığı zaman bir mahzur teşkil etmez.

    Zaten sünnetlerin evde kılınmasının iki hikmeti vardır. Birincisi, kişinin devamlı sûrette camide namaz kılmakla, evde namaz kılmayı terk etmesi gibi bir durum mevzuu bahistir. Çünkü, Müslümanın evi de onun bir nevi mescidi mesabesindedir. Bundan dolayı, ara sıra nâfile de olsa evde namaz kılmayı bütün bütün terk etmemelidir. Fakat bu zamanda gerek iş dolayısıyla, gerekse camiin eve uzak olması ve gitmek için bazı mânilerin bulunmasından dolayı zaman zaman vakit namazlarını evde de kıldığımızdan, evlerimiz “mezara” dönmemektedir. Birinci hikmet böylece yerine gelmiş olur.

    İkinci hikmet olarak şu husus zikredilebilir:

    Nâfile namazlar veya namazın revatib sünnetlerini evde kılmak ihlâsa daha uygundur. Yâni, böylece kişi riyâya girmemiş olur. Farzlarda ise riyâ olmadığı için camide kılınması daha faziletlidir; hattâ bir kısım ulemâya göre cemaatle kılmak vâciptir. Fakat, artık bugün hiç kimse namazın sünnetlerini kılarken aklına riyâ duygusunu getirmemekte, bunda bir gösteriş yapmamaktadır. Ancakn, namazın farzlarının başında ve sonunda kılınan sünnetlerin dışında kalan evvabîn namazı gibi diğer nâfile namazları evlerde kılmak daha faziletlidir.

    Fakat bununla beraber cemaatın, “Sünneti kılmıyor” diye bir ithamına mâruz kalınma gibi bir durum yoksa, sünnet evde kılınarak câmiye gidilebilir. Ancak böyle bir dedikodu yapılacaksa, en iyisi, sünneti de, farzı da câmide kılmaktır. Bu durumda cemaatin bir kısmının oturması, bir kısmının da sünneti câmide kılması mahzurlu değildir, tatbik edilebilir.

    Ayrıca evlerin uzak olması, sünneti kıldıktan sonra dünya işleriyle meşgul olmadan farza durulması ve sünneti kılacağım derken farzı kaçırmak ya da cemaatle kılamamak gibi gerekçelerden dolayı sünnetleri camide kılmanın hiç bir sakıncası yoktur.

    1. Müslim, Salâtü’l-Müsâfirîn: 212-213.

    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder