Konusunu Oylayın.: Namazda bir rekatta bir ayet okumak yeterli mi ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Namazda bir rekatta bir ayet okumak yeterli mi ?
  1. 26.Haziran.2012, 23:06
    1
    Misafir

    Namazda bir rekatta bir ayet okumak yeterli mi ?

  2. 27.Haziran.2012, 02:16
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Namazda bir rekatta bir ayet okumak yeterli mi ?




    Namazda Kur’ân âyetlerinden bir miktar okumak farzdır. Farz olan okumanın sahih olması için âyetin en az iki veya daha çok kelimeden meydana gelmiş olması lâzımdır. Bir harf veya bir kelimeden ibâret olan bir âyetin okunması kâfi gelmez.

    Meselâ, “Sümme nazara” gibi iki kelimelik bir âyet farz olan kıraat için kâfi iken; “Nûn, Kaf, Sâd” gibi tek harfli, “müdhâmmetân” gibi tek kelimelik âyet kâfi gelmemektedir. Bununla beraber ihtiyata en uygun olanı, okuma miktarının üç kısa âyet (İnnâ âteynâ sûresi gib) veya üç âyet miktarından uzun bir âyetin olmasıdır.

    Mutlak olarak Kur’ân’dan bir âyet farz ise de, bu kıraatın Fâtiha’ya tahsis edilmesi ve peşinden başka bir âyet eklenmesi vaciptir. Yâni, esas itibariyle Fatiha’nın ilk âyetiyle farz olan okuma yerini bulmakta, devamı âyetleri ve eklenen sûreyi okumak da vacip olmaktadır.

    Okuyuştaki sahihlik ölçüsü şudur:

    Sağırlık ve gürültü gibi bir engel olmadıkça, kişinin okuduğunu kendi kulağıyla işitecek kadar telâffuz etmesidir. Buna göre, insanın kendisinin veya yakınında bulunan birisinin işitemeyeceği kadar bir okuma şekli sahih olmaz. Hanefî fâkihlerinin çoğunun ortak görüşü budur.1

    Fakat Hanefî ulemâsından İmam Kerhî’nin bu meseledeki görüşü farklıdır. Ona göre, insan, harfleri mahreçlerinden (ağızdaki çıkış yerlerinden) çıkarsa, yâni harfleri belli etse de okuduğunu işitmese okuyuş, câiz olur. Çünkü, okumak dilin işidir; kulağın işi ise işitmektir. Dolayısıyla, harfleri dilin telâffuzu kâfi gelir. Bedâyiu’s-Sanâî’de Kerhî’nin bu görüşünün sahih ve kuvvetli olduğu, hattâ bazı âlimlerin bu görüşü İmam Ebû Yusuf’a nisbet ettikleri belirtilmektedir. Binâenaleyh, bazı harfleri insanın kendisinin dahi işitemeyecek derecede kısık sesle okuduğunda namaz bozulmaz. Bunda “umum belv┠olduğundan namaz sahih olur. (Umum belva, insanların kaçınmasının mümkün olmayacağı şekilde bir “belânın”, bir meselenin yangınlık göstermesidir. Bu mesele İslâm hukukunda bir delil olarak da ele alınır.)2

    Bununla beraber, ihtiyata en uygun olanı, insanın, kıraatı kendisinin işiteceği kadar bir seslilikle yapmasıdır.

    İki rekhatlı farz namazların her rekâtında, vitir namazının ve nâfile namazların bütün rekâtlarında, üç ve dört rekâtlı farz namazların tayin etmeden iki rekâtında kıraat farzdır. Yani, unutarak veya kasden ilk iki rekâtta farz olankıraatı yapamayan kimse, bu kıraati üçüncü ve dördüncü rekâtlarda yapabilir. Ancak farz olan okumayı ilk iki rekâtta yerine getirmek vâciptir. Yanılarak veya unutarak terk edilmesi halinde ise sehiv secdesi gerekir.

    Üç ve dört rekâtlı farz namazların üçüncü ve dördüncü rekâtlarında Fâtiha’yı okumak sünnettir. Hattâ bu rekâtlarda hiçbir âyet okumayıp tesbih okumak veya bir tesbih miktarı birşey okumadan sükût etmek de caizdir. Bu rekâtlarda Fatiha okumanın vacip olduğu görüşüne göre ise, sehven Fâtiha’nın terki halinde seviv secdesi icap eder.
    Üç ve dört rekâtlı farz namazların üçüncü ve dördüncü rekâtlarından birisinde Fâtiha’yı iki sefer okumak veya Fatiha’dan sonra bir âyet veya bir sûre okumak yahut Fatiha okumadan sadece zamm-ı sûre okumak sehiv secdesini icap ettirmez.3 Çünkü bu rekâtlarda Fatiha veya bir âyet okumadan bir müddet bekledikten sonra rükûa varmak veya yalnız tesbih okumakla rükûa gitmek câizdir. Aynı şekilde Fatiha’dan sonra bir âyet veya sûre okumak da mekruh değildir.

    Şâfiî mezhebine göre, farz ve sünnet namazların bütün rekâtlarında kıraat farzdır, okunması gerekir.

    Her Müslümanın Kur’ân’dan namaz câiz olabilecek kadar ezberlemesi farz-ı ayndır. Fatiha’yı ve bunun yanıdda “innâ âteyn┠gibi bir sûre ezberlemesi ise vaciptir. Bununla beraber, meselâ sadece “innâ âteyn┠gibi bir sûre ezberleyebilmiş olan bir kimsenin de her rekâtta birer kere okuması kâfi gelir.
    “âyetülkürsî” gibi uzunca bir âyetin yarısını bir rekâtta, kalan yarısını da diğer rekâtta câizdir.

    Cemaatle namaz kılındığında imama uyan kimse sabah, akşam ve yatsı gibi Kur’ân’ın açıktan okunduğu namazlarda imamın okuyuşunu dinler, öğle ve ikindi gibi gizli okunan namazlarda hiçbir şey okumayarak susar. Çünkü, cemaat için kıraat farz değildir.

    1. Ibni Âbidîn, 1:359.
    2. “Umum belva” meselesinin daha geniş izahı için aynı serinin berinci kitabı olan Helâl Haram’ın 146. sayfasına bakabilirsiniz.
    3. Halebî-i Sağir, s.270.

    Mehmed Paksu
    İbadet Hayatımız
    Sorularla İslamiyet



  3. 27.Haziran.2012, 02:16
    2
    Silent and lonely rains



    Namazda Kur’ân âyetlerinden bir miktar okumak farzdır. Farz olan okumanın sahih olması için âyetin en az iki veya daha çok kelimeden meydana gelmiş olması lâzımdır. Bir harf veya bir kelimeden ibâret olan bir âyetin okunması kâfi gelmez.

    Meselâ, “Sümme nazara” gibi iki kelimelik bir âyet farz olan kıraat için kâfi iken; “Nûn, Kaf, Sâd” gibi tek harfli, “müdhâmmetân” gibi tek kelimelik âyet kâfi gelmemektedir. Bununla beraber ihtiyata en uygun olanı, okuma miktarının üç kısa âyet (İnnâ âteynâ sûresi gib) veya üç âyet miktarından uzun bir âyetin olmasıdır.

    Mutlak olarak Kur’ân’dan bir âyet farz ise de, bu kıraatın Fâtiha’ya tahsis edilmesi ve peşinden başka bir âyet eklenmesi vaciptir. Yâni, esas itibariyle Fatiha’nın ilk âyetiyle farz olan okuma yerini bulmakta, devamı âyetleri ve eklenen sûreyi okumak da vacip olmaktadır.

    Okuyuştaki sahihlik ölçüsü şudur:

    Sağırlık ve gürültü gibi bir engel olmadıkça, kişinin okuduğunu kendi kulağıyla işitecek kadar telâffuz etmesidir. Buna göre, insanın kendisinin veya yakınında bulunan birisinin işitemeyeceği kadar bir okuma şekli sahih olmaz. Hanefî fâkihlerinin çoğunun ortak görüşü budur.1

    Fakat Hanefî ulemâsından İmam Kerhî’nin bu meseledeki görüşü farklıdır. Ona göre, insan, harfleri mahreçlerinden (ağızdaki çıkış yerlerinden) çıkarsa, yâni harfleri belli etse de okuduğunu işitmese okuyuş, câiz olur. Çünkü, okumak dilin işidir; kulağın işi ise işitmektir. Dolayısıyla, harfleri dilin telâffuzu kâfi gelir. Bedâyiu’s-Sanâî’de Kerhî’nin bu görüşünün sahih ve kuvvetli olduğu, hattâ bazı âlimlerin bu görüşü İmam Ebû Yusuf’a nisbet ettikleri belirtilmektedir. Binâenaleyh, bazı harfleri insanın kendisinin dahi işitemeyecek derecede kısık sesle okuduğunda namaz bozulmaz. Bunda “umum belv┠olduğundan namaz sahih olur. (Umum belva, insanların kaçınmasının mümkün olmayacağı şekilde bir “belânın”, bir meselenin yangınlık göstermesidir. Bu mesele İslâm hukukunda bir delil olarak da ele alınır.)2

    Bununla beraber, ihtiyata en uygun olanı, insanın, kıraatı kendisinin işiteceği kadar bir seslilikle yapmasıdır.

    İki rekhatlı farz namazların her rekâtında, vitir namazının ve nâfile namazların bütün rekâtlarında, üç ve dört rekâtlı farz namazların tayin etmeden iki rekâtında kıraat farzdır. Yani, unutarak veya kasden ilk iki rekâtta farz olankıraatı yapamayan kimse, bu kıraati üçüncü ve dördüncü rekâtlarda yapabilir. Ancak farz olan okumayı ilk iki rekâtta yerine getirmek vâciptir. Yanılarak veya unutarak terk edilmesi halinde ise sehiv secdesi gerekir.

    Üç ve dört rekâtlı farz namazların üçüncü ve dördüncü rekâtlarında Fâtiha’yı okumak sünnettir. Hattâ bu rekâtlarda hiçbir âyet okumayıp tesbih okumak veya bir tesbih miktarı birşey okumadan sükût etmek de caizdir. Bu rekâtlarda Fatiha okumanın vacip olduğu görüşüne göre ise, sehven Fâtiha’nın terki halinde seviv secdesi icap eder.
    Üç ve dört rekâtlı farz namazların üçüncü ve dördüncü rekâtlarından birisinde Fâtiha’yı iki sefer okumak veya Fatiha’dan sonra bir âyet veya bir sûre okumak yahut Fatiha okumadan sadece zamm-ı sûre okumak sehiv secdesini icap ettirmez.3 Çünkü bu rekâtlarda Fatiha veya bir âyet okumadan bir müddet bekledikten sonra rükûa varmak veya yalnız tesbih okumakla rükûa gitmek câizdir. Aynı şekilde Fatiha’dan sonra bir âyet veya sûre okumak da mekruh değildir.

    Şâfiî mezhebine göre, farz ve sünnet namazların bütün rekâtlarında kıraat farzdır, okunması gerekir.

    Her Müslümanın Kur’ân’dan namaz câiz olabilecek kadar ezberlemesi farz-ı ayndır. Fatiha’yı ve bunun yanıdda “innâ âteyn┠gibi bir sûre ezberlemesi ise vaciptir. Bununla beraber, meselâ sadece “innâ âteyn┠gibi bir sûre ezberleyebilmiş olan bir kimsenin de her rekâtta birer kere okuması kâfi gelir.
    “âyetülkürsî” gibi uzunca bir âyetin yarısını bir rekâtta, kalan yarısını da diğer rekâtta câizdir.

    Cemaatle namaz kılındığında imama uyan kimse sabah, akşam ve yatsı gibi Kur’ân’ın açıktan okunduğu namazlarda imamın okuyuşunu dinler, öğle ve ikindi gibi gizli okunan namazlarda hiçbir şey okumayarak susar. Çünkü, cemaat için kıraat farz değildir.

    1. Ibni Âbidîn, 1:359.
    2. “Umum belva” meselesinin daha geniş izahı için aynı serinin berinci kitabı olan Helâl Haram’ın 146. sayfasına bakabilirsiniz.
    3. Halebî-i Sağir, s.270.

    Mehmed Paksu
    İbadet Hayatımız
    Sorularla İslamiyet



  4. 27.Haziran.2012, 10:31
    3
    musab
    Hadis Öğrencisi

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Mayıs.2011
    Üye No: 87643
    Mesaj Sayısı: 5,250
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 53
    Bulunduğu yer: "İslam Düşüncesinde Sünnet" okuyorum

    Cevap: Namazda bir rekatta bir ayet okumak yeterli mi ?

    ben kısa 3 ayet okuyacaksam bu ayetlerin tek kelime olması sorun yaratırmı.mesela vedduha gibi.


  5. 27.Haziran.2012, 10:31
    3
    Hadis Öğrencisi
    ben kısa 3 ayet okuyacaksam bu ayetlerin tek kelime olması sorun yaratırmı.mesela vedduha gibi.





+ Yorum Gönder