Konusunu Oylayın.: Evde cemaatle namaz ve kadın imam

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Evde cemaatle namaz ve kadın imam
  1. 04.Haziran.2012, 06:20
    1
    Misafir

    Evde cemaatle namaz ve kadın imam

  2. 04.Haziran.2012, 06:58
    2
    Yetim
    Hadimul Müslimin

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ocak.2007
    Üye No: 9
    Mesaj Sayısı: 1,994
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 22
    Bulunduğu yer: Hadimul Müslimin

    Cevap: Evde cemaatle namaz ve kadın imam




    Peygamberimiz (s.a.) cemaatle namazı teşvik etmiş, kendisi bütün farz namazları cemaatle mescitte -veya gerektiği zaman açık yerde- kılmış ve kıldırmış, ön ve son sünnetler ile diğer nafileleri kimi zaman mescitte ama çok kere evinde eda etmiştir. Cemaatle namazı teşvik eden, onun yirmi yedi kat daha fazla sevap kazandıracağını söyleyen hadislerde Allah Resulü kadınları istisna etmemiştir, ayrıca mescitte kadınların da namaza ve derslere katıldıklarına dair pek çok hadis vardır. Ancak başka hadislerde kadınların evlerinde, hatta evlerinin özel bölmelerinde kılacakları namazın daha sevaplı (efdal) olduğu ifade edilmiştir. Müctehidler bu farklı açıklamalar ve uygulamalar karşısında, ya hadislerin bir kısmını görmedikleri için veya farklı açıklamayı değişik sebeplere bağladıkları için farklı sonuçlar çıkarmışlardır. Kadınların mescitte değil de evlerinde namaz kılmalarını tavsiye eden hadisler ile fıkıhçı açıklamalarının, ibadetin özüne ve gereğine değil, kadınlarla erkeklerin bir arada bulunmalarının doğurması muhtemel olumsuz sonuçlara (fitneye) dayandığı anlaşılmaktadır.
    Kadının mescitte ve evinde, tek başına ve cemaatle, imam olarak ve cemaat olarak namaz kılması ve kıldırması konusunda ortaya çıkan farklı ictihadlara bakarak şöyle bir özetleme yapılabilir:

    1. Mescitte (camide) kılınan cemaatle namaza kadınların katılmaları -yukarıda işaret edilen çekince de göz ününe alınmak ve tedbirli olmak kaydıyla- en azından mübahtır, serbesttir, bu manada meşrudur. Kadınların mescide gitmek üzere kocalarından izin istemeleri durumunda onlara izin verilmesini de Peygamberimiz tavsiye etmişlerdir.
    Hz. Aişe ile bazı müctehidlerin, kadınların cemaatle namaz kılmak için evlerinden çıkıp camilere gitmelerine olumsuz bakmaları (mesela mekruh demeleri) kendi zamanlarındaki sosyal ve kültürel durumla alakalıdır. Bugün kadınların, özellikle makyaj veya dikkat çekici başka bir şey yapmadan cemaatle namaz kılmak için camilere gitmeleri, kadın erkek ilişkisinde günaha sebep olması bakımından etkili değildir; çünkü sokaklar her çeşitten kadınla dolup taşmaktadır. Ayrıca kadınların camiye gitmelerinde bilgi edinme, dini duyguların tatmini ve geliştirilmesi bakımından faydalar vardır. Zarar ihtimali her kese göre ve kesin olmadığına göre bunun takdiri ve tedbiri de kadınlara ve erkeklere (yükümlü ve sorumlu olanlara) bırakılmalıdır.

    2. Evlerde kılınan namazlarda eğer erkek, bilgi ve okuma becerisi yönünden imamlığa elverişli ise o imam olacaktır. Evin ehalisi içinde bilgisi ve okuma becerisi bakımından uygun bir erkek yoksa kadının, erkeler de dahil olmak üzere evde cemaate imam olmasını caiz görmeyen alimler yanında caiz görenler de vardır; caiz görenler, Hz. Peygamber'in (s.a.) Ummu-Varaka isimli bir hanıma bu durumda izin vermesini hükme dayanak kılmışlardır. Mescide uzakça bir yerde oturan bu hanımın evini Peygamberimiz ziyaret etmiş, hatta kendisine yaşlı bir erkek müezzin de tahsis buyurmuşlardı.

    3. Kadının, evde kılınan cemaatle namazda kadınlara imam olması Mâlikî mezhebine göre caiz değildir, Hanefîlere göre mekruh olmakla beraber namaz geçerli olur. Hanbelî ve Şâfiîlere göre ise evde kılınan cemaatle namazda kadının kadınlara imam olması ve böylece cemaatle namaz kılmaları yalnızca caiz değil, ayrıca tavsiye edilir (müstehab) görülmüştür. Hz. Âişe ve Ummu-Seleme validelerimizin kadınlara imam olup namaz kıldırdıklarına dair sağlam rivayetler vardır.
    Kadın imamın, cemaat olan kadınların önünde değil de ortada ve aynı hizada durması uygun bulunmuş, uygulama da böyle olmuştur.

    4. Yukarıda verilen bilgiler göz önüne alındığında, eğer erkekler farz namazları evde kılacaklarsa ve kendileri imamlık yapacak kadar bilgi ve beceriye sahip iseler imam olmaları ve kadın erkek ev ehalisi ile birlikte namazı cemaatle kılmaları şüphesiz daha sevaplıdır.


  3. 04.Haziran.2012, 06:58
    2
    Hadimul Müslimin



    Peygamberimiz (s.a.) cemaatle namazı teşvik etmiş, kendisi bütün farz namazları cemaatle mescitte -veya gerektiği zaman açık yerde- kılmış ve kıldırmış, ön ve son sünnetler ile diğer nafileleri kimi zaman mescitte ama çok kere evinde eda etmiştir. Cemaatle namazı teşvik eden, onun yirmi yedi kat daha fazla sevap kazandıracağını söyleyen hadislerde Allah Resulü kadınları istisna etmemiştir, ayrıca mescitte kadınların da namaza ve derslere katıldıklarına dair pek çok hadis vardır. Ancak başka hadislerde kadınların evlerinde, hatta evlerinin özel bölmelerinde kılacakları namazın daha sevaplı (efdal) olduğu ifade edilmiştir. Müctehidler bu farklı açıklamalar ve uygulamalar karşısında, ya hadislerin bir kısmını görmedikleri için veya farklı açıklamayı değişik sebeplere bağladıkları için farklı sonuçlar çıkarmışlardır. Kadınların mescitte değil de evlerinde namaz kılmalarını tavsiye eden hadisler ile fıkıhçı açıklamalarının, ibadetin özüne ve gereğine değil, kadınlarla erkeklerin bir arada bulunmalarının doğurması muhtemel olumsuz sonuçlara (fitneye) dayandığı anlaşılmaktadır.
    Kadının mescitte ve evinde, tek başına ve cemaatle, imam olarak ve cemaat olarak namaz kılması ve kıldırması konusunda ortaya çıkan farklı ictihadlara bakarak şöyle bir özetleme yapılabilir:

    1. Mescitte (camide) kılınan cemaatle namaza kadınların katılmaları -yukarıda işaret edilen çekince de göz ününe alınmak ve tedbirli olmak kaydıyla- en azından mübahtır, serbesttir, bu manada meşrudur. Kadınların mescide gitmek üzere kocalarından izin istemeleri durumunda onlara izin verilmesini de Peygamberimiz tavsiye etmişlerdir.
    Hz. Aişe ile bazı müctehidlerin, kadınların cemaatle namaz kılmak için evlerinden çıkıp camilere gitmelerine olumsuz bakmaları (mesela mekruh demeleri) kendi zamanlarındaki sosyal ve kültürel durumla alakalıdır. Bugün kadınların, özellikle makyaj veya dikkat çekici başka bir şey yapmadan cemaatle namaz kılmak için camilere gitmeleri, kadın erkek ilişkisinde günaha sebep olması bakımından etkili değildir; çünkü sokaklar her çeşitten kadınla dolup taşmaktadır. Ayrıca kadınların camiye gitmelerinde bilgi edinme, dini duyguların tatmini ve geliştirilmesi bakımından faydalar vardır. Zarar ihtimali her kese göre ve kesin olmadığına göre bunun takdiri ve tedbiri de kadınlara ve erkeklere (yükümlü ve sorumlu olanlara) bırakılmalıdır.

    2. Evlerde kılınan namazlarda eğer erkek, bilgi ve okuma becerisi yönünden imamlığa elverişli ise o imam olacaktır. Evin ehalisi içinde bilgisi ve okuma becerisi bakımından uygun bir erkek yoksa kadının, erkeler de dahil olmak üzere evde cemaate imam olmasını caiz görmeyen alimler yanında caiz görenler de vardır; caiz görenler, Hz. Peygamber'in (s.a.) Ummu-Varaka isimli bir hanıma bu durumda izin vermesini hükme dayanak kılmışlardır. Mescide uzakça bir yerde oturan bu hanımın evini Peygamberimiz ziyaret etmiş, hatta kendisine yaşlı bir erkek müezzin de tahsis buyurmuşlardı.

    3. Kadının, evde kılınan cemaatle namazda kadınlara imam olması Mâlikî mezhebine göre caiz değildir, Hanefîlere göre mekruh olmakla beraber namaz geçerli olur. Hanbelî ve Şâfiîlere göre ise evde kılınan cemaatle namazda kadının kadınlara imam olması ve böylece cemaatle namaz kılmaları yalnızca caiz değil, ayrıca tavsiye edilir (müstehab) görülmüştür. Hz. Âişe ve Ummu-Seleme validelerimizin kadınlara imam olup namaz kıldırdıklarına dair sağlam rivayetler vardır.
    Kadın imamın, cemaat olan kadınların önünde değil de ortada ve aynı hizada durması uygun bulunmuş, uygulama da böyle olmuştur.

    4. Yukarıda verilen bilgiler göz önüne alındığında, eğer erkekler farz namazları evde kılacaklarsa ve kendileri imamlık yapacak kadar bilgi ve beceriye sahip iseler imam olmaları ve kadın erkek ev ehalisi ile birlikte namazı cemaatle kılmaları şüphesiz daha sevaplıdır.





+ Yorum Gönder