Konusunu Oylayın.: Namazda imamın kıraatini dinlememekten dolayı namaz bozulur mu?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Namazda imamın kıraatini dinlememekten dolayı namaz bozulur mu?
  1. 13.Mayıs.2012, 17:37
    1
    Misafir

    Namazda imamın kıraatini dinlememekten dolayı namaz bozulur mu?






    Namazda imamın kıraatini dinlememekten dolayı namaz bozulur mu? Mumsema Namazda imamın kıraatini dinlememekten dolayı namaz bozulur mu? Kıyamdayken imamın okuduğu Kur'an'ı dinlemek farzdır. Ama bazen insanın aklı bir anlık başka bir yere kayıyor ve bazı ayetleri kaçırıyor...


  2. 13.Mayıs.2012, 17:37
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Namazda imamın kıraatini dinlememekten dolayı namaz bozulur mu? Kıyamdayken imamın okuduğu Kur'an'ı dinlemek farzdır. Ama bazen insanın aklı bir anlık başka bir yere kayıyor ve bazı ayetleri kaçırıyor...


    Benzer Konular

    - Namazda tenahnuh iki harf çıkmaz ise namaz bozulur mu?

    - Mezhebi olmayan bir imamın arkasında kılınan namaz geçerli midir? Bir imamın mezhebi olup olmadığını

    - Namazda harfleri yerli yerince çıkarmamakla namaz bozulur mu?

    - Namazda ayaklar yerden kesilirse namaz bozulur mu

    - Cemaatle kılınan namazda imamdan önce rükudan kalkalrsak namaz bozulur mu ?

  3. 13.Mayıs.2012, 23:03
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Namazda imamın kıraatini dinlememekten dolayı namaz bozulur mu? Kıyamdayken imamın okuduğu Kur'an'ı dinlemek farzdır. Ama bazen insanın aklı bir anlık başka bir yere ka




    Namazda susup imamı dinlemek vaiptir. Dalgınlıktan dolayı dikkat etmese, kasıt olmadığı için, bundan dolayı namaz bozulmuş olmaz. Yalnızca sevabı azalır.İmama Uyan Cemaatin (Muktedî) Kıraatı:

    Hanefîlere göre, imama uyan için kıraat yoktur. Dayandıkları deliller şunlardır:
    a. Kitap
    Âyette şöyle buyurulur:
    "Kur'ân-ı Kerîm okunduğu zaman onu dinleyiniz ve susunuz ki merhamet olunasınız." (el-A'râf, 7/204).
    Ahmed b. Hanbel, bilginlerin, bu âyetin namaza ait olduğunda görüş birliği içinde bulunduklarını belirtir. Âyet; "dinleme" ve "susma"yı emretmektedir. Birinci sabah, akşam ve yatsı namazları gibi sesli (cehrî) okunan namazlara âittir. Susma ise, açık veya gizli okunsun. Bütün namazları kapsamına alır. Buna göre namaz kılanların sesli namazda dinlemeleri, sessiz kılınanlarda ise susmaları vacip olur. Bu prensibe uymamak tahrimen mekruhtur.
    b. Sünnet
    Hadiste şöyle buyurulur:
    "Kim imanın arkasında namaz kılarsa, imamın kıraati onun da kıraatidir." (İbn Mâce, İkâme, 13).
    Bu hadis, gizli ve açık okunan bütün namazları kapsamına alır. Başka bir hadiste söyle buyurulur:
    "İmam, kendisine uyulmak için öne geçirilmiştir. Bu yüzden, o tekbir alınca siz de alınız. Okuduğu zaman ise susunuz." (Buharî, Salât, 18, Ezân, 51, 74, 82, 128, Taksîru's-Salât, 17; Müslim, Salât, 77 , 82).
    Hz. Peygamber (s.a.s) bir gün ikindi namazını kıldırırken, arkasında cemaatten bir adam "Sebbihi'sme Rabbike la'lâ" suresini okumaya başladı. Rasûlüllah (s.a.s), namazın sonunda cemaate dönerek, okuyanın kim olduğunu sordu. Bir adam kendisinin okuduğunu söyleyince Hz. Peygamber (s.a.s): "Ben, sizden bazılarınızın benimle münâkaça ettiğinizi sandım." (Müslim, Salât, 48) buyurdu. Bu hadis, gizli okunan namazda cemaatın kıraatte bulunmaması gerektiğine delâlet eder. Sessiz kılman namazda böyle olunca, sesli okunan namazlarda öncelikle gerekli olur.
    c. Kıyas.
    Cemaat üzerine kıraat gerekseydi, diğer rükünlerde olduğu gibi, namaza imam rükuda iken yetişen (mesbûk) kıraatten sorumlu tutulurdu. Ama rükûda yetişen kimse o rek'ate yetişmiş sayılır. Böylece, cemaatin kıraati, cemaate sonradan yetişenin (mesbûk) kıraatine kıyas yapılmıştır (el-Kâsânî, Bedâyîu's-Sanâyi', Beyrut, l, 110 vd.; ez-Zühaylî, el-Fıkhu'l-İslâmî ve Edilletuh, Dımaşk, l, 648)
    Hanefilerin dışında kalan çoğunluk İslâm hukukçularına göre, namazda kıraat olarak Fâtiha'nın okunması gerekir.
    "Fâtiha okumayanın namazı yoktur.",

    "Kendisinde Fâtiha okunmayan namaz yeterli olmaz.",

    "Namazı ben nasıl kılıyorsam, siz de öyle kılınız."
    hadisleri bunun delilleridir (bk. İbn Rüşd, Bidâyetü'l-Müctehid, Mısır, ty., I, 119 vd.; İbn Kudâme, el-Muğnî, 3. baskı, Kahire, ty., I, 376-491, 562-568; eş-Şîrâzî, el-Mühezzeb, Matbaatü'l-Bâbî el-Halebî, I, 72).
    Her namazın ilk iki rek'atında Fâtiha'dan sonra bir sûre okunması ise sünnettir. İmama uyan kimse, gizli okunan (sırrı) namazda Fâtiha ve bir sûre okur. Mâlikî ve Hanbelîlere göre sesli okunan (cehrî) namazda hiçbir şey okumaz. Şâfiîlere göre ise, cehrî'de yalnız Fâtiha'yı okur. Ahmed b. Hanbel'in, açıklık kazanan görüşüne göre, cemaat, imamın ilk ara verişinde, Fatihâ'nın yarısını, ikinci arada ise geri kalanını okur. Bu ikisi arasında, imamın okuyuşunu dinler (ez-Zühaylî, a.g.e., I, 649).
    Şafiiler şöyle demişlerdir: Her rekatta imama uyan kişinin Fatiha'yı okuması gerekir. Bunun dayandığı delil şöyledir: Ubade b. Samit (ra)'dan rivayet edilen bir hadisi şerifte şöyle geçmektedir. "Hz. Peygamber (s.a.s) sabah namazını kıldırırken okumakta zorluk çekmiştir. Namazdan ayrılınca şöyle buyurmuştur: İmamınızın arkasında Kur'an okuduğunuzu görüyorum. Ubade demiştir ki; biz ona: Evet, vallahi dedik. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.s) şöyle buyurmuşdu: "Fatiha dışında bunu yapmayın. Çünkü Fatiha'yı okumayanın namazı yoktur." (Bu hadisi Ebu Davud, Tirmizi, Ahmed ve İbni Hibban rivayet etmişlerdir.)


  4. 13.Mayıs.2012, 23:03
    2
    Editör



    Namazda susup imamı dinlemek vaiptir. Dalgınlıktan dolayı dikkat etmese, kasıt olmadığı için, bundan dolayı namaz bozulmuş olmaz. Yalnızca sevabı azalır.İmama Uyan Cemaatin (Muktedî) Kıraatı:

    Hanefîlere göre, imama uyan için kıraat yoktur. Dayandıkları deliller şunlardır:
    a. Kitap
    Âyette şöyle buyurulur:
    "Kur'ân-ı Kerîm okunduğu zaman onu dinleyiniz ve susunuz ki merhamet olunasınız." (el-A'râf, 7/204).
    Ahmed b. Hanbel, bilginlerin, bu âyetin namaza ait olduğunda görüş birliği içinde bulunduklarını belirtir. Âyet; "dinleme" ve "susma"yı emretmektedir. Birinci sabah, akşam ve yatsı namazları gibi sesli (cehrî) okunan namazlara âittir. Susma ise, açık veya gizli okunsun. Bütün namazları kapsamına alır. Buna göre namaz kılanların sesli namazda dinlemeleri, sessiz kılınanlarda ise susmaları vacip olur. Bu prensibe uymamak tahrimen mekruhtur.
    b. Sünnet
    Hadiste şöyle buyurulur:
    "Kim imanın arkasında namaz kılarsa, imamın kıraati onun da kıraatidir." (İbn Mâce, İkâme, 13).
    Bu hadis, gizli ve açık okunan bütün namazları kapsamına alır. Başka bir hadiste söyle buyurulur:
    "İmam, kendisine uyulmak için öne geçirilmiştir. Bu yüzden, o tekbir alınca siz de alınız. Okuduğu zaman ise susunuz." (Buharî, Salât, 18, Ezân, 51, 74, 82, 128, Taksîru's-Salât, 17; Müslim, Salât, 77 , 82).
    Hz. Peygamber (s.a.s) bir gün ikindi namazını kıldırırken, arkasında cemaatten bir adam "Sebbihi'sme Rabbike la'lâ" suresini okumaya başladı. Rasûlüllah (s.a.s), namazın sonunda cemaate dönerek, okuyanın kim olduğunu sordu. Bir adam kendisinin okuduğunu söyleyince Hz. Peygamber (s.a.s): "Ben, sizden bazılarınızın benimle münâkaça ettiğinizi sandım." (Müslim, Salât, 48) buyurdu. Bu hadis, gizli okunan namazda cemaatın kıraatte bulunmaması gerektiğine delâlet eder. Sessiz kılman namazda böyle olunca, sesli okunan namazlarda öncelikle gerekli olur.
    c. Kıyas.
    Cemaat üzerine kıraat gerekseydi, diğer rükünlerde olduğu gibi, namaza imam rükuda iken yetişen (mesbûk) kıraatten sorumlu tutulurdu. Ama rükûda yetişen kimse o rek'ate yetişmiş sayılır. Böylece, cemaatin kıraati, cemaate sonradan yetişenin (mesbûk) kıraatine kıyas yapılmıştır (el-Kâsânî, Bedâyîu's-Sanâyi', Beyrut, l, 110 vd.; ez-Zühaylî, el-Fıkhu'l-İslâmî ve Edilletuh, Dımaşk, l, 648)
    Hanefilerin dışında kalan çoğunluk İslâm hukukçularına göre, namazda kıraat olarak Fâtiha'nın okunması gerekir.
    "Fâtiha okumayanın namazı yoktur.",

    "Kendisinde Fâtiha okunmayan namaz yeterli olmaz.",

    "Namazı ben nasıl kılıyorsam, siz de öyle kılınız."
    hadisleri bunun delilleridir (bk. İbn Rüşd, Bidâyetü'l-Müctehid, Mısır, ty., I, 119 vd.; İbn Kudâme, el-Muğnî, 3. baskı, Kahire, ty., I, 376-491, 562-568; eş-Şîrâzî, el-Mühezzeb, Matbaatü'l-Bâbî el-Halebî, I, 72).
    Her namazın ilk iki rek'atında Fâtiha'dan sonra bir sûre okunması ise sünnettir. İmama uyan kimse, gizli okunan (sırrı) namazda Fâtiha ve bir sûre okur. Mâlikî ve Hanbelîlere göre sesli okunan (cehrî) namazda hiçbir şey okumaz. Şâfiîlere göre ise, cehrî'de yalnız Fâtiha'yı okur. Ahmed b. Hanbel'in, açıklık kazanan görüşüne göre, cemaat, imamın ilk ara verişinde, Fatihâ'nın yarısını, ikinci arada ise geri kalanını okur. Bu ikisi arasında, imamın okuyuşunu dinler (ez-Zühaylî, a.g.e., I, 649).
    Şafiiler şöyle demişlerdir: Her rekatta imama uyan kişinin Fatiha'yı okuması gerekir. Bunun dayandığı delil şöyledir: Ubade b. Samit (ra)'dan rivayet edilen bir hadisi şerifte şöyle geçmektedir. "Hz. Peygamber (s.a.s) sabah namazını kıldırırken okumakta zorluk çekmiştir. Namazdan ayrılınca şöyle buyurmuştur: İmamınızın arkasında Kur'an okuduğunuzu görüyorum. Ubade demiştir ki; biz ona: Evet, vallahi dedik. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.s) şöyle buyurmuşdu: "Fatiha dışında bunu yapmayın. Çünkü Fatiha'yı okumayanın namazı yoktur." (Bu hadisi Ebu Davud, Tirmizi, Ahmed ve İbni Hibban rivayet etmişlerdir.)





+ Yorum Gönder