Konusunu Oylayın.: İkindi ezanı okunduktan sonraki ilk yirmi dakika içinde öğlen namazı kılınabilir, diye duymuştum, doğru mu?

5 üzerinden 4.00 | Toplam : 4 kişi
İkindi ezanı okunduktan sonraki ilk yirmi dakika içinde öğlen namazı kılınabilir, diye duymuştum, doğru mu?
  1. 12.Nisan.2012, 15:04
    1
    Misafir

    İkindi ezanı okunduktan sonraki ilk yirmi dakika içinde öğlen namazı kılınabilir, diye duymuştum, doğru mu?






    İkindi ezanı okunduktan sonraki ilk yirmi dakika içinde öğlen namazı kılınabilir, diye duymuştum, doğru mu? Mumsema ödevimİkindi ezanı okunduktan sonraki ilk yirmi dakika içinde öğlen namazı kılınabilir, diye duymuştum, doğru mu?


  2. 12.Nisan.2012, 19:33
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,585
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: İkindi ezanı okunduktan sonraki ilk yirmi dakika içinde öğlen namazı kılınabilir, diye duymuştum, doğru mu?




    ÖĞLE NAMAZININ VAKTİ:

    Kur'an-ı Kerim'de,
    "Namaz müminler üzerine belirli vakitlerde farz kılınmıştır." (Nisâ, 4/103)
    buyurulur. Öğle namazının başlangıcının, güneşin batıya dönmesi (zevâfi) olduğunda görüş birliği vardır:
    "Güneşin batıya kaymasından, gecenin karanlığına kadar geçen zaman içinde, namazları kıl." (İsrâ,17/78).
    Ebû Yusuf, Muhammed, Şâfiî, Mâlik ve Ahmed b. Hanbel'e göre öğle namazı vaktinin sonu, cisimlerin gölgesinin bir misline kadar uzadığı andır. Dayandıkları delil, Cebrâil aleyhisselâm'ın Hz. Peygamber (asm)'e imamlık yaparak namaz vakitlerini göstermesidir. Çünkü Cebrâil (a.s) birinci defasında öğle namazını güneşin zevâlinden hemen sonra kıldırmış; ikinci defasında ise, cisimlerin gölgesi bir misli olunca kıldırmıştır. Bununla öğle namazı vaktinin başlangıç ve son sınırlarını belirlemek istemiştir (Tirmizî, Mevâkît, l; Ahmed b. Hanbel, I, 383, III /330; Ebû Dâvud, Salât, III; Nesâî, Mevâkît, VI, X, XV).

    Ebû Hanîfe'ye göre ise öğle namazı vaktinin sonu, cisimlerin gölgesinin iki katına çıkmasıdır. Delil şu hadistir:
    "Öğle namazını serin zamana geciktiriniz. Şüphesiz sıcaklığın şiddeti, cehennemin kaynamasındandır." (Buhârî, Mevâkît, 9, 10; Bed'ül-Halk, 10; Ebû Dâvud Salât, IV; Tirmizî, Salât, V; Nesâî, Mevâkît, V).
    Hz. Peygamber (asm)'in yaşadığı bölgede sıcağın en şiddetli zamanı, cisimlerin gölgesi bir katına ulaştığı zamandır. Diğer yandan Cebrâil (a.s) ikindi namazını cisimlerin gölgesi iki katına ulaşınca kıldırmıştır. (Tirmizî, Mevâkît,1; Ahmed b. Hanbel III / 330).

    Güneş gök yüzünde en yüksek noktaya ulaşınca, dikili cisimlerin gölgesi artık durur. Kısa bir süre için sabit olan bu gölgeye "fey'-i zeval" denir. Güneş batıya dönünce, bu sabit gölge "hariç", dikili cisimlerin gölgesinin bir katına ulaştığı zamana "asr-ı evvel", iki katına ulaştığı zamana ise "asr-ı sani" denir. Çoğunluk İslam hukukçularına göre öğlenin vakti "asr-ı evvel"e kadardır.,
    Hamdi Döndüren (Prof.Dr.)


  3. 12.Nisan.2012, 19:33
    2
    Moderatör



    ÖĞLE NAMAZININ VAKTİ:

    Kur'an-ı Kerim'de,
    "Namaz müminler üzerine belirli vakitlerde farz kılınmıştır." (Nisâ, 4/103)
    buyurulur. Öğle namazının başlangıcının, güneşin batıya dönmesi (zevâfi) olduğunda görüş birliği vardır:
    "Güneşin batıya kaymasından, gecenin karanlığına kadar geçen zaman içinde, namazları kıl." (İsrâ,17/78).
    Ebû Yusuf, Muhammed, Şâfiî, Mâlik ve Ahmed b. Hanbel'e göre öğle namazı vaktinin sonu, cisimlerin gölgesinin bir misline kadar uzadığı andır. Dayandıkları delil, Cebrâil aleyhisselâm'ın Hz. Peygamber (asm)'e imamlık yaparak namaz vakitlerini göstermesidir. Çünkü Cebrâil (a.s) birinci defasında öğle namazını güneşin zevâlinden hemen sonra kıldırmış; ikinci defasında ise, cisimlerin gölgesi bir misli olunca kıldırmıştır. Bununla öğle namazı vaktinin başlangıç ve son sınırlarını belirlemek istemiştir (Tirmizî, Mevâkît, l; Ahmed b. Hanbel, I, 383, III /330; Ebû Dâvud, Salât, III; Nesâî, Mevâkît, VI, X, XV).

    Ebû Hanîfe'ye göre ise öğle namazı vaktinin sonu, cisimlerin gölgesinin iki katına çıkmasıdır. Delil şu hadistir:
    "Öğle namazını serin zamana geciktiriniz. Şüphesiz sıcaklığın şiddeti, cehennemin kaynamasındandır." (Buhârî, Mevâkît, 9, 10; Bed'ül-Halk, 10; Ebû Dâvud Salât, IV; Tirmizî, Salât, V; Nesâî, Mevâkît, V).
    Hz. Peygamber (asm)'in yaşadığı bölgede sıcağın en şiddetli zamanı, cisimlerin gölgesi bir katına ulaştığı zamandır. Diğer yandan Cebrâil (a.s) ikindi namazını cisimlerin gölgesi iki katına ulaşınca kıldırmıştır. (Tirmizî, Mevâkît,1; Ahmed b. Hanbel III / 330).

    Güneş gök yüzünde en yüksek noktaya ulaşınca, dikili cisimlerin gölgesi artık durur. Kısa bir süre için sabit olan bu gölgeye "fey'-i zeval" denir. Güneş batıya dönünce, bu sabit gölge "hariç", dikili cisimlerin gölgesinin bir katına ulaştığı zamana "asr-ı evvel", iki katına ulaştığı zamana ise "asr-ı sani" denir. Çoğunluk İslam hukukçularına göre öğlenin vakti "asr-ı evvel"e kadardır.,
    Hamdi Döndüren (Prof.Dr.)


  4. 12.Nisan.2012, 19:48
    3
    musab
    Hadis Öğrencisi

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 28.Mayıs.2011
    Üye No: 87643
    Mesaj Sayısı: 5,250
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 53
    Bulunduğu yer: "İslam Düşüncesinde Sünnet" okuyorum

    Cevap: İkindi ezanı okunduktan sonraki ilk yirmi dakika içinde öğlen namazı kılınabilir, diye duymuştum, doğru mu?

    kısa günlerde yaklaşık 45 dk.uzun günlerde 1 saat sonra giriyor ebu hanifeye göre ikindi vakti.


  5. 12.Nisan.2012, 19:48
    3
    Hadis Öğrencisi
    kısa günlerde yaklaşık 45 dk.uzun günlerde 1 saat sonra giriyor ebu hanifeye göre ikindi vakti.





+ Yorum Gönder