Konusunu Oylayın.: Sarıkla kılınan namaz, sarıksız namazdan 70 kat daha hayırlıdır hadisi uydurma mıdır?

5 üzerinden 4.20 | Toplam : 5 kişi
Sarıkla kılınan namaz, sarıksız namazdan 70 kat daha hayırlıdır hadisi uydurma mıdır?
  1. 08.Nisan.2012, 13:23
    1
    Misafir

    Sarıkla kılınan namaz, sarıksız namazdan 70 kat daha hayırlıdır hadisi uydurma mıdır?






    Sarıkla kılınan namaz, sarıksız namazdan 70 kat daha hayırlıdır hadisi uydurma mıdır? Mumsema selamün aleyküm. sarıkla kılınan namaz, sarıksız namazdan 70 kat daha hayırlıdır hadısı uydurmadır dıye bı yazı okudum.başka bı yerde de 70 kat daha hayırlıdır dıye okudum.


  2. 08.Nisan.2012, 13:23
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 08.Nisan.2012, 14:23
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: sarıkla kılınan namaz, sarıksız namazdan 70 kat daha hayırlıdır hadisi uydurma mıdır?




    Allah'ın Resulü (sav) şöyle buyurmaktadır: "Sarıkla kılınan iki rekât namaz, sarıksız olarak kılınan yetmiş rekattan daha hayırlıdır"(1).

    Sarık konusunda da hadis kitaplarında birçok haber gelmiştir. Bunların ekserisinde Hz. Peygamber (sav)'in başına sarık sardığı ve bunun değişik renklerde olduğu belirtilir (2).

    Bazılarında da bu hadisler pek kuvvetli değildir.

    Rükâne (ra) Peygamber (sav) ile görüşmüştür. Rükâne der ki:
    "Resûlullah (sav) in şüphesiz bizimle müşrikler arasındaki fark, takkeler üzerindeki sarıklardı, buyurduğunu işittim" (3).

    Tirmizî bu hadisin hasen ve garip olduğunu, isnadının kuvvetli olmadığını söyler.
    İbn abbas (ra) Resûlullah (sav)'in şöyle buyurduğunu ifade eder:
    "Sarık sarınız, vakarınız artar". Taberanî bu hadisin ravilerinden olan Ubeydullah b. Ahmed'in metruk olduğunu söyler (4).

    İbn Ömer'den Resûlüllah'ın şöyle buyurduğu rivayet edilir:
    "Sarık sarmaya devam ediniz. Çünkü o meleklerin simasıdır. Onları sırtınıza sarkıtınız" (Taberanî). Darekutnî bu hadisin ravilerinden olan İsa b. Yunus'un meçhul olduğunu söylemiştir (5).

    Resûlullah (sav): "Şüphesiz sarık İslâm'ın simasıdır. Müslümanlar ile müşrikler arasındaki engeldir" buyurur. İbn Teymiye bu son hadis için şöyle der: "Şüphesiz müslümanlarla müşrikler arasında itikatte ve amelde, sarık olmadan farkın hasıl olmadığını gösterir." Ebû Bekir b. Arabî de: "Şüphesiz sarık peygamberlerin
    sünnetindendir" demiştir. Eski Mısır müftülerinden Mahlüf. sarık sarmanın sünnet olduğuna fetva vermiştir (6).

    Ahmet el-Farukî, sarığın müslümanlara has bir kıyafet olduğu için şunları söyler: "Zimmi, sarık ve rida gibi ilim ve din ehline mahsus olan kıyafetleri giyemez" (7).

    Bu rivayetlerden de anlaşılacağı üzere Peygamberimizin sarık sardığı ve sarıkla kılınan namazın faziletinin daha fazla olduğu anlaşılmaktadır.

    1- Deylemi, Taç c. 1 s 169
    2- Bkz. İbn Mâce. Libas, 14; Tirmizî. Libas. 11
    3-Tirmizî. Libas, 42; Ebû Davud, Libas. 24
    4- Mecma'uz-Zevâid, 5/19
    5- Mecma'uz-Zevâid, c. 5. s. 20
    6- Muhammed Mahlüf, el-Fetavâ eş-Şer'iyye, c. l, s. 248
    7- Mektûbât, c. 2, s. 381

    Halil GÜNENÇ, Günümüz Meselelerine Fetvalar II.177

    îbni Abbas (ra) Peygamber Efendimizin (a.s.m.) şöyle buyurduklarını rivayet ediyor:

    Sarık sarınız ki, hilminiz [yumuşak huy, sükûn, tahammül] artsın.

    Camiüssağir [1:555, Hadîs No: 1142]


    --------------------------------------


    Sarıkla İslam'ın ilgisi nedir açıklarmısınız?

    Sarığın İslam'ın bir şiari (görüldüğünde Islâm'ı hatırlatan bir işaret) olduğunu Islâm alimleri tescil etmişlerdir. Rasulüllah Efendimiz (sav)'in sarık sardığı ve sarıkla namaz kıldırdığı sabittir. Ama sarık, namazın değil, İslam'ın şiarıdır. Yani sadece namaza has bir kiyafet değildir.
    Namazda saranlar, başka yerlerde saramadıklarından, hiç olmazsa bu şiarı namazda gösterebilme düşüncelerinden ötürü bunu yapıyor olmalıdırlar. Gerçi sarığın, namazın bir sünneti olduğunu söyleyenler de vardır (Ramlî, Fetavâ (Heytemî ile beraber), 28,117). Fakat sarıkla kılınan namazın faziletinden sözeden hadisler, ya mevzudur (uydurma), ya da asılları yoktur. Diğer yönden, bazan hadis olarak, bazan da Hz. Ali'ye nisbeten söylenen, "sarık Arap'ın tacıdır" anlamındaki, sarığı kavmi bir şiar olarak gösteren haber ve benzerleri, mevzuât kitaplannda yer alırve hepsinin zayıf olduğu söylenir (Örnek olarak bk. Aclüni, kesfu'1-hafa, N/94).

    Ebu Dâvud'un ve daha başkalarının rivayet ettikleri: "Müşriklerle bizim aramızdaki fark, kalensüverler üzerindeki sarıklardır", hadisi her ne kadar sahihlik derecesine ulaşmış değilse de birçok rivayetlerle desteklendiği için zayıf da sayılmamıştır. Meselâ Imam Suyutî, "sarık sarın, sizden önceki milletlere muhalefet edin" hadisi ile, "size sarık yaraşır, çünkü o, meleklerin simasıdır" hadisini buna şahid olarak zikreder (Suyuti, el-Leâli'1-masnu'a, N/260).
    Ibn Asâkir Tarih'inde Imam Malik'in "sarığın terki uygun olmaz. Ben daha yüzümde tüy bitmemişken sarık sardım" (Münâvî, Feyz, NV/225) dediğini nakleder.
    Suyûtî, sadece siyah renkle alâkalı bir sadette ve tek bir yerde Rasulüllah (sav)'in ve sahabenin sarık giydiklerine dair elliye yakın rivayet verir (Suyuti el-Havî, I/110-121). Yine Cebrâil'in sarıklı olarak indiği, meleklerin sarıklı olarak yardıma geldikleri hakkındaki rivayetler de sarığın bir şiar olduğunu gösterir. Rasûlüllah (sav)'in kendisini temsilen gönderdiği kimselere, bizzat kendi eliyle sarık sarması şeklinde temsil etmenin istendigine bir delildir.
    Münavi; "sarık peygamberlerin sünneti, nebilerin ve sâdâtın adetidir" der. Ibnü'I Arabî de, sarığın başın sünneti, peygamberlerin ve sadâtın âdeti olduğunu söyler. Sarığın vazgeçilmez bir şiar olduğundandır ki, Yahudiler ve Hiristiyanların da sarık giymeleri halinde, onlara sarığı terk etmekle değil de rengini değişik tutmakla muhalefet edilmesinin söylenmesidir. Allâme M. Bahît bu konuda yazdığı müstakill bir risalede sarık hakkındaki haber ve uygulamaları naklettikten ve Ibn Ömer'in, "sarık sünnet midir?" sorusuna "evet" cevabını verdiği aktardıktan sonra, "bütün bunlardan anlaşılmış oldu ki, sarık giymek bir sünnettir sarık müslümanların şiarıdır, müslüman başkalarından onunla ayrılır" hükmünü verir.
    Ancak sünneti sünnet olarak görmek ve farza ya da vacibe engel olduğu yerde farzı ya da vacibi tercih etmek gerektiğini de
    "nasların tearuzu" çerçevesinde iyi bilmek gerekir.
    alıntı




  4. 08.Nisan.2012, 14:23
    2
    Silent and lonely rains



    Allah'ın Resulü (sav) şöyle buyurmaktadır: "Sarıkla kılınan iki rekât namaz, sarıksız olarak kılınan yetmiş rekattan daha hayırlıdır"(1).

    Sarık konusunda da hadis kitaplarında birçok haber gelmiştir. Bunların ekserisinde Hz. Peygamber (sav)'in başına sarık sardığı ve bunun değişik renklerde olduğu belirtilir (2).

    Bazılarında da bu hadisler pek kuvvetli değildir.

    Rükâne (ra) Peygamber (sav) ile görüşmüştür. Rükâne der ki:
    "Resûlullah (sav) in şüphesiz bizimle müşrikler arasındaki fark, takkeler üzerindeki sarıklardı, buyurduğunu işittim" (3).

    Tirmizî bu hadisin hasen ve garip olduğunu, isnadının kuvvetli olmadığını söyler.
    İbn abbas (ra) Resûlullah (sav)'in şöyle buyurduğunu ifade eder:
    "Sarık sarınız, vakarınız artar". Taberanî bu hadisin ravilerinden olan Ubeydullah b. Ahmed'in metruk olduğunu söyler (4).

    İbn Ömer'den Resûlüllah'ın şöyle buyurduğu rivayet edilir:
    "Sarık sarmaya devam ediniz. Çünkü o meleklerin simasıdır. Onları sırtınıza sarkıtınız" (Taberanî). Darekutnî bu hadisin ravilerinden olan İsa b. Yunus'un meçhul olduğunu söylemiştir (5).

    Resûlullah (sav): "Şüphesiz sarık İslâm'ın simasıdır. Müslümanlar ile müşrikler arasındaki engeldir" buyurur. İbn Teymiye bu son hadis için şöyle der: "Şüphesiz müslümanlarla müşrikler arasında itikatte ve amelde, sarık olmadan farkın hasıl olmadığını gösterir." Ebû Bekir b. Arabî de: "Şüphesiz sarık peygamberlerin
    sünnetindendir" demiştir. Eski Mısır müftülerinden Mahlüf. sarık sarmanın sünnet olduğuna fetva vermiştir (6).

    Ahmet el-Farukî, sarığın müslümanlara has bir kıyafet olduğu için şunları söyler: "Zimmi, sarık ve rida gibi ilim ve din ehline mahsus olan kıyafetleri giyemez" (7).

    Bu rivayetlerden de anlaşılacağı üzere Peygamberimizin sarık sardığı ve sarıkla kılınan namazın faziletinin daha fazla olduğu anlaşılmaktadır.

    1- Deylemi, Taç c. 1 s 169
    2- Bkz. İbn Mâce. Libas, 14; Tirmizî. Libas. 11
    3-Tirmizî. Libas, 42; Ebû Davud, Libas. 24
    4- Mecma'uz-Zevâid, 5/19
    5- Mecma'uz-Zevâid, c. 5. s. 20
    6- Muhammed Mahlüf, el-Fetavâ eş-Şer'iyye, c. l, s. 248
    7- Mektûbât, c. 2, s. 381

    Halil GÜNENÇ, Günümüz Meselelerine Fetvalar II.177

    îbni Abbas (ra) Peygamber Efendimizin (a.s.m.) şöyle buyurduklarını rivayet ediyor:

    Sarık sarınız ki, hilminiz [yumuşak huy, sükûn, tahammül] artsın.

    Camiüssağir [1:555, Hadîs No: 1142]


    --------------------------------------


    Sarıkla İslam'ın ilgisi nedir açıklarmısınız?

    Sarığın İslam'ın bir şiari (görüldüğünde Islâm'ı hatırlatan bir işaret) olduğunu Islâm alimleri tescil etmişlerdir. Rasulüllah Efendimiz (sav)'in sarık sardığı ve sarıkla namaz kıldırdığı sabittir. Ama sarık, namazın değil, İslam'ın şiarıdır. Yani sadece namaza has bir kiyafet değildir.
    Namazda saranlar, başka yerlerde saramadıklarından, hiç olmazsa bu şiarı namazda gösterebilme düşüncelerinden ötürü bunu yapıyor olmalıdırlar. Gerçi sarığın, namazın bir sünneti olduğunu söyleyenler de vardır (Ramlî, Fetavâ (Heytemî ile beraber), 28,117). Fakat sarıkla kılınan namazın faziletinden sözeden hadisler, ya mevzudur (uydurma), ya da asılları yoktur. Diğer yönden, bazan hadis olarak, bazan da Hz. Ali'ye nisbeten söylenen, "sarık Arap'ın tacıdır" anlamındaki, sarığı kavmi bir şiar olarak gösteren haber ve benzerleri, mevzuât kitaplannda yer alırve hepsinin zayıf olduğu söylenir (Örnek olarak bk. Aclüni, kesfu'1-hafa, N/94).

    Ebu Dâvud'un ve daha başkalarının rivayet ettikleri: "Müşriklerle bizim aramızdaki fark, kalensüverler üzerindeki sarıklardır", hadisi her ne kadar sahihlik derecesine ulaşmış değilse de birçok rivayetlerle desteklendiği için zayıf da sayılmamıştır. Meselâ Imam Suyutî, "sarık sarın, sizden önceki milletlere muhalefet edin" hadisi ile, "size sarık yaraşır, çünkü o, meleklerin simasıdır" hadisini buna şahid olarak zikreder (Suyuti, el-Leâli'1-masnu'a, N/260).
    Ibn Asâkir Tarih'inde Imam Malik'in "sarığın terki uygun olmaz. Ben daha yüzümde tüy bitmemişken sarık sardım" (Münâvî, Feyz, NV/225) dediğini nakleder.
    Suyûtî, sadece siyah renkle alâkalı bir sadette ve tek bir yerde Rasulüllah (sav)'in ve sahabenin sarık giydiklerine dair elliye yakın rivayet verir (Suyuti el-Havî, I/110-121). Yine Cebrâil'in sarıklı olarak indiği, meleklerin sarıklı olarak yardıma geldikleri hakkındaki rivayetler de sarığın bir şiar olduğunu gösterir. Rasûlüllah (sav)'in kendisini temsilen gönderdiği kimselere, bizzat kendi eliyle sarık sarması şeklinde temsil etmenin istendigine bir delildir.
    Münavi; "sarık peygamberlerin sünneti, nebilerin ve sâdâtın adetidir" der. Ibnü'I Arabî de, sarığın başın sünneti, peygamberlerin ve sadâtın âdeti olduğunu söyler. Sarığın vazgeçilmez bir şiar olduğundandır ki, Yahudiler ve Hiristiyanların da sarık giymeleri halinde, onlara sarığı terk etmekle değil de rengini değişik tutmakla muhalefet edilmesinin söylenmesidir. Allâme M. Bahît bu konuda yazdığı müstakill bir risalede sarık hakkındaki haber ve uygulamaları naklettikten ve Ibn Ömer'in, "sarık sünnet midir?" sorusuna "evet" cevabını verdiği aktardıktan sonra, "bütün bunlardan anlaşılmış oldu ki, sarık giymek bir sünnettir sarık müslümanların şiarıdır, müslüman başkalarından onunla ayrılır" hükmünü verir.
    Ancak sünneti sünnet olarak görmek ve farza ya da vacibe engel olduğu yerde farzı ya da vacibi tercih etmek gerektiğini de
    "nasların tearuzu" çerçevesinde iyi bilmek gerekir.
    alıntı







+ Yorum Gönder