Konusunu Oylayın.: Peygamber Efendimiz Namazda Hangi Sure ve Ayetleri Okurdu?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Peygamber Efendimiz Namazda Hangi Sure ve Ayetleri Okurdu?
  1. 03.Nisan.2012, 15:46
    1
    Misafir

    Peygamber Efendimiz Namazda Hangi Sure ve Ayetleri Okurdu?






    Peygamber Efendimiz Namazda Hangi Sure ve Ayetleri Okurdu? Mumsema Peygaber Efendimiz (sav) Namazda Hangi Sure ve Ayetleri Okurdu?


  2. 03.Nisan.2012, 17:07
    2
    morueqq
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 01.Nisan.2012
    Üye No: 95375
    Mesaj Sayısı: 159
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0
    Yaş: 52

    Cevap: Peygaber Efendimiz (sav) Namazda Hangi Sure ve Ayetleri Okurdu?




    Rasulullah (s-a.v.)'ın Namaz Kılma Şekli:

    Ebu Humeyd es-Sâid'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Kendisi Hz. Pey-gamber (s.a.v.)'in on kadar sahabesi içinde iken şöyle demişti (Bunlardan biri de Ebu Katâdedir):
    "Ben size Rasulullah (s.a.v.)'in namazını öğreteceğim." Orada bulu-nanlar: "Sen Hz. Peygamber (s.a.v.) ile sohbet etme bakımından bizden daha Önde değilsin, onun yanına bizden daha çok gelen biri de değilsin"dediler.
    O da, evet, ce-vabını verdi.
    Bunun üzerine, söyle, dediler: Ebu Katâde şöyle dedi:

    "Rasulullah (s.a.v.) namaza kalktığı zaman ayağa kalkar doğrulurdu, ellerini, omuz hizasına kadar kaldırırdı, sonra tekbir alırdı. Rukû etmek isteyince iki elini kaldırır, omuz hizasına getirir, sonra "Allahu ekber" diyerek rukû ederdi. Sonra doğrulur, başını ne diker, ne de eğerdi. (Yani başı kaldırma ve alçaltmada mübalağa yapmamıştır, demektir.) İki elini iki dizi üzerine koyar, sonra "Semiallahu limen hamiden" der, ve iki elini kaldırıp her kemik normal bir şekilde yerini alıncaya ka-dar doğrulurdu. Sonra secde etmek için yere eğildi. (Yani her aza yerine yerleşinceye kadar. Buhari'nin rivayetinde: "Omurga kemiklerinden herbiri" lafzı yer almaktadır ) Sonra "Allahu ekber" dedi.
    Sonra sol ayağını yatırarak üzerine oturdu. ( Bu oturuşa istirahat oturuşu denilir ) Sonra her kemik yerini buluncaya kadar yerinde doğruldu, sonra ayağa kalktı. Sonra ikinci rekâtta bunun benzerini yaptı. Nihayet iki secdeden kalkınca tekbir getirdi, iki ellerini iki omuz hizasına ge-tirecek şekilde kaldırdı, iftitah tekbirinde yaptığı gibi yaptı. Nihayet namazın son bulacağı rekâta gelince sol ayağını geri çekti ve yanı üzerinde teverruk oturuşu ile oturdu (Teverruk: Sol kalça üzerine oturmaktır.) , sonra selâm verdi.

    Orada bulunanlar: Doğru söyledin, Rasulullah (s.a.v.) da böyle namaz kılardı, dediler.
    ( Bu hadisi Neseî dışında beş hadis imamı rivayet etmiştir. Tirmizi sahih demiştir. Buharı hadisi muhtasar olarak rivayet etmiştir. Neylul-Evtar: II, 184) )

    Hz. Peygamber (s.a.v.) de şöyle buyur-muştur:
    "Benim nasıl namaz kıldığımı görüyorsanız, sizler de öyle namaz kılın."
    ( Buharî Malik b. Huveyris'ten rivayet etmiştir. Subulu's-Selâm, I, 200 )




    Namazın Keyfiyetinin Açıklaması:

    Bu hadisin muhtevasından ve değişik mezheplere göre; namazın şartlan, ru-kunleri, sunnet ve âdabı ile menduplanndan anlaşıldığına göre, namazın kılınış şekli aşağıdaki şekildedir:

    ( Şerhu'l Kitab el-Lubab, 1, 68-77, el Kavaninu'l-Fıkhıyye, 57-66, el-Muhezzeb; 1, 70-80; Keşşâfu'l-Kınâ; I 381-459; Muğni'l-Muhtâc; 1,148-184, Merâkı'l-Felâh, 44 - 47 )


    Namaz kılacak olan kişi, namazın şartlarından olan avret yerinin örtülmesi, be-den, elbise ve kılınacak yerin temizlenmesini gerçekleştirir, sonra namaz için abdest alır, sonra vakit girinci namaz için ezan okur ve kamet getirir, kıbleye dönerek kalbiyle niyet eder ve namaza başlar. İftitah tekbiri alır.
    Cumhura göre (Malikiler dışındakiler) niyeti telaffuz etmek sünnettir. Tekbir uzatılmaksızın, (Allahu ekber) denilerek alınır. Malikîlere göre, tekbir açıktan okunur, tekbirin başlangıcında iki el yenlerden çıkarılarak (uzun ve geniş elbise giyenler için) yukarıya doğru kaldırı-lır. Kadınların durumu böyle değildir.
    Yine Hanbeliler dışındaki Cumhura göre, parmakların arası açık tutulur, kıbleye karşı döndürülür, baş parmaklar Hanefîlere göre iki kulağın yumuşağına götürülür, diğer muctehidere göre ise sadece omuz hi-zasına götürülür. Hanefîlere göre sadece kadınlar ellerini omuz hizasına kadar kal-dırırlar. Nitekim sünnette de böyle gelmiştir. Sonra Malikîler dışındaki cumhura göre, sağ elin avuç kısmı sol el üzerine konur. Hanbeliler ile Hanefîlere göre ise gö-bek altında tutulur. Şâfiîlere göre ise göğüsün altında tutulur. Malikîlere göre ser-best bırakılır.


    Namaz kılan kişi secde edeceği yere bakar, sonra Hanefîler ile Hanbelîlere göre subhaneke duası (1) Şafiilere göre teveccüh duası (2) okunur. Malikîlere göre bu iki dua okunmaz. Sonra ittifakla gizlice eûzu çekilir. Hanefîîer ile Hanbelîlere göre, gizlice besmele çekilir. Şâfiilere göre ise besmele açıktan okunur. Malikîlere göre besmele çekilmez. Sonra Fatiha'yı okur. "veleddâllîn"den sonra namaz kılan kişi "âmin" der. Malikîler ile Hanefîlere göre bunu gizlice söyler, Şâfifler ile Hanbelîle-re göre açıktan söyler. Fatiha'dan sonra sûre veya ayetler okunur. Öğle ile sabah na-mazlarında mufassal sûrelerin uzun olanlarından, ikindi ile yatsı namazlarında ise orta uzunlukta olanlarından okunur. Hanbelîlere göre, öğle namzında da orta uzun-luktaki sûrelerden okunur. Akşam namazında ise mufassal sûrelerin kısa olanla-rından okunur. Malikîlere göre akşam namazında da kısa sûrelerden okunur. Gece okuyuşları açıkça gündüzün okuyuşları ise gizli yapılır.

    Eğilmeye başlayınca rukû için tekbir getirilir, eğilme sona erince de tekbir sona erdirilir. Hanefîler dışındaki cumhura göre rükuya giderken eller kaldırılır. Eller rukuda dizleri yakalayacak şekilde konulur, rukuda itminan hâlinde bulunulur, par-makların arası açık tutulur, sırt düzgün bir vaziyette tutulur, baş ile kuyruk sokumu aynı seviyede bulundurulur, baş ne yükseltilir ne de alçalulır, dizlerini kırmayıp dik tutar, kolların dirsekleri böğürlerden uzaklaştırılır, üçer kere "subhanerabbiyelazîm" denilir. Buna "ve bihamdihi" ibaresi de ilâve edilir. Bu ilâve Hanefîler dışındakilere göredir.

    Sonra kişi başını rukûdan "semiallahu limen hamideh" diyerek kaldırır. İmama uyan kişi Şâfifler dışındaki cumhura göre, sadece "rabbenâ leke'l-hamd" der. Şâfıîlere göre, imam gibi cemaat de iki cümleyi de söyler. Malikîlere göre ise, yalnız ba-şına namaz kılanlar da bu iki cümleyi birleştirirler, yani ikisini de söylerler. Malikî-lere göre, imam tahmid getiimez. Hanefîler dışındaki müetehitlere göre, eller kaldı-nlır, itidal hâlinde ittifakla mutmain olmaya dikkat edilir. Hanefîlere göre ancak iftitah tekbiri esnasında eller kaldırılır.

    Sonra Malikiler dışındaki muçtehidere göre, secde için eğilinir. Önce dizler, sonra eller, sonra alın yere konulur. Malikîlere göre önce eller yere konulur, ayak-lar dikilir, ayak parmaklan kıbleye karşı döndürülür. Hanefi'lere göre, yüz iki avuç arasına konulur, kann uyluklardan uzaklaştırılır, pazılar da böğürlerden açıkta tu-tulur. Kadınlar ise bunu yapmazlar. Çünkü onlann bunu yapmam al an daha iyi ör-tünmelerine sebeptir. Hanefîler dışındaki muctehidere göre, iki avuç iki omuz hiza-sına konulur, eller kıbleye karşı açılmış ve birbirine bitiştirilmiş olarak konulur. Secdede iki elin avuçları üzerine dayanılır ve secdede mutmain olarak üç kere "Subhane rabbiyel-âlâ" denilir. Hanefîler dışındakilere göre "ve bihamdihî" keli-mesi de buna ilâve edilir.

    Sonra tekbir getirilerek baş secdeden kaldırılır, iki secde arasında mutmain ola-cak şekilde oturulur, bu esnada sol ayak yere yatırılıp onun üzerine oturulur, sağ ayak dikilir, iki el iki uyluk üzerine konulur. Hanefîler dışındaki müetehitlere göre "rabbiğfir li' diyerek dua edilir, sonra secde için tekbir getirilir ve ikinci kere sec-deye gidilir.
    Sonra ikinci rekâta kalkmak için tekbir getirilir. Hanelilere göre iki ayağın önü üzerine kalkılır, (Bu da, ayağa kalkarken ayaklar secdedeki durumunda bulunduğu halde kalkmaktır) oturulmaz, iki el ile yere dayanılarak kalkılmaz. Onlara göre an-cak iki diz üzerine dayanılarak kalkılır. Fakat kalkmakta zorluk çekilirse o takdirde yere dayanılarak kalkılabilir. Şâfifler dışındaki muctehidlere göre istirahat için otu-rulmaz. Şâfifler ile Hanbelîlere göre, iki el ile yere dayanılır. Şâfiîlere göre, istirahat oturuşu yapılır ve kalkılırken iki el kaldırılır.

    Ayağa kalkıldığı zaman ittifakla istiftah duası okunmaz. Ancak, Şâfiîler ile Hanbelîlere göre, gizli olarak eûzü çekilir. Hanefîler ile Malikîlere göre eûzü çekil-mez. Malikîlere göre besmele çekilmez, cumhura göre besmele çekilir. Fatiha ve sûre okunur, ikinci rekâtın okuyuşu, birinci rekâttan daha kısa yapılır.

    Sonra birinci rekâtta olduğu gibi, rukû ve secde edilir. Sabah namazında rukû-dan önce kunut duası okunur. Bu hüküm Malikîlere göre olup onlara göre bunu yap-mak daha faziletlidir. Rukûdan sonra da kunut caizdir. Şâfiîlere göre, kunut rukudan sonra yapılır Hanbclîlerc göre, vitir namazında bütünsünnetlerde rukûdan sonra kunut duası okunur. Nitekim bu hususu ileride açıklayacağız.

    İkinci rekâtın secdesi tamamlanınca, Malikîler dışındaki cumhura göre, iftiraş vaziyetinde, Malikîlere göre ise teverruk vaziyetinde teşehhud için oturulur. Nite-kim bu hususlar daha önce açıklanmıştır.
    Parmaklar kıbleye doğru yöneltilir, iki el iki uyluk üzerine konulur, Hanefi'lere göre parmaklar açık tutulur, Malikîlere göre, sol elin parmaklan açılır, işaret parmağı ile baş parmak dışındaki parmaklar yumu-lur, Şâfiîlere göre, sadece işaret parmağı açılır, diğerleri yumulur. Hanbelilere göre, baş parmak orta parmak ile halka yapılır. Hanefflere göre "lâ ilahe" sözü söylenir-ken işaret parmağı ile işaret edilir, "illallah" denilirken hareket ettirilmeksizin işa-ret parmağı ile işaret edilir. Malikîlere göre ise, teşehhudün başlangıcından itibaren hem işaret edilir, hem de hareket ettirilir.

    Sonra daha Önce metinleri geçmiş bulunan üç ayrı teşehhud sîga ve şeklinden biri "abduhû ve rasûluhû'"ya kadar okunur. (1)
    Şâfiîler dışındaki cumhura göre bı teşehhüde birinci oturuşta her hangi bir şey ilâve edilmez. Şâfiîlere göre sadece Hz. Peygamber (s.a.v.)'e salavat ilâve edilir. Son teşehhude gelince, buna İbrahimî salâvat ilâve edilir.

    Hanefiler dışındaki muctehidlere göre son teşehhutte teverruk şeklinde oturu-lur.
    Sonra Hanefîlere göre Kur'an ve Sünnetten varid olmuş dualarla Allah'a dua edilir. Cumhura göre ise dilenilen şekilde dua edilir. Sonra iki rekâtlı namazlarda sağa ve sola selâm verilir. Selâm lafzı şöyledir: "Esselâmu aleykum ve rahmetullah."

    Malikîlere göre buna "ve berekâtuhû" sözü de ilâve edilir. Bu sözler söylenir-ken uzatılmaz, seri olarak söylenir. Çünkü Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuş-tur: "Selâmı kısa kesmek sünnettir."
    ( Bu hadisi Ahmed, Ebu Davud rivayet ettiler. Tirmizî de mevkuf olarak rivayet etmiştir. Neylu'l-Evtar, II, 295)

    İbni Mubarek şöyle demiştir: Bunun manası uzatılmamasıdır
    Eğer namaz üç rekâtlı bir namaz ise bir rekât daha kılınır, sonra teşehhud yapılır ve selâm verilir. Eğer namaz dört rekâtlı namazlardan ise, iki rekât daha kılınır, son-ra teşehhud yapılarak selâm verilir. Farz namazlarda son iki rekâtta, yani üçüncü ve dördüncü rekâtlarda Fatiha'dan başka bir sûre okunmaz. Hanefîlcre göre ise nafile namazlarda son iki rekâtta, vitir namazının bütün rekâtlarında sûre okunur. Şâfiflere göre nafilelerde son iki rekâtta farzlar gibi sûre okunmaz

    ( Prof. Dr. Vehbe Zuhaylî ; İSLÂM FIKHI ANSİKLOPEDİSİ , Namzın Sünnetleri : S: 81 - 85



  3. 03.Nisan.2012, 17:07
    2
    morueqq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    Rasulullah (s-a.v.)'ın Namaz Kılma Şekli:

    Ebu Humeyd es-Sâid'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Kendisi Hz. Pey-gamber (s.a.v.)'in on kadar sahabesi içinde iken şöyle demişti (Bunlardan biri de Ebu Katâdedir):
    "Ben size Rasulullah (s.a.v.)'in namazını öğreteceğim." Orada bulu-nanlar: "Sen Hz. Peygamber (s.a.v.) ile sohbet etme bakımından bizden daha Önde değilsin, onun yanına bizden daha çok gelen biri de değilsin"dediler.
    O da, evet, ce-vabını verdi.
    Bunun üzerine, söyle, dediler: Ebu Katâde şöyle dedi:

    "Rasulullah (s.a.v.) namaza kalktığı zaman ayağa kalkar doğrulurdu, ellerini, omuz hizasına kadar kaldırırdı, sonra tekbir alırdı. Rukû etmek isteyince iki elini kaldırır, omuz hizasına getirir, sonra "Allahu ekber" diyerek rukû ederdi. Sonra doğrulur, başını ne diker, ne de eğerdi. (Yani başı kaldırma ve alçaltmada mübalağa yapmamıştır, demektir.) İki elini iki dizi üzerine koyar, sonra "Semiallahu limen hamiden" der, ve iki elini kaldırıp her kemik normal bir şekilde yerini alıncaya ka-dar doğrulurdu. Sonra secde etmek için yere eğildi. (Yani her aza yerine yerleşinceye kadar. Buhari'nin rivayetinde: "Omurga kemiklerinden herbiri" lafzı yer almaktadır ) Sonra "Allahu ekber" dedi.
    Sonra sol ayağını yatırarak üzerine oturdu. ( Bu oturuşa istirahat oturuşu denilir ) Sonra her kemik yerini buluncaya kadar yerinde doğruldu, sonra ayağa kalktı. Sonra ikinci rekâtta bunun benzerini yaptı. Nihayet iki secdeden kalkınca tekbir getirdi, iki ellerini iki omuz hizasına ge-tirecek şekilde kaldırdı, iftitah tekbirinde yaptığı gibi yaptı. Nihayet namazın son bulacağı rekâta gelince sol ayağını geri çekti ve yanı üzerinde teverruk oturuşu ile oturdu (Teverruk: Sol kalça üzerine oturmaktır.) , sonra selâm verdi.

    Orada bulunanlar: Doğru söyledin, Rasulullah (s.a.v.) da böyle namaz kılardı, dediler.
    ( Bu hadisi Neseî dışında beş hadis imamı rivayet etmiştir. Tirmizi sahih demiştir. Buharı hadisi muhtasar olarak rivayet etmiştir. Neylul-Evtar: II, 184) )

    Hz. Peygamber (s.a.v.) de şöyle buyur-muştur:
    "Benim nasıl namaz kıldığımı görüyorsanız, sizler de öyle namaz kılın."
    ( Buharî Malik b. Huveyris'ten rivayet etmiştir. Subulu's-Selâm, I, 200 )




    Namazın Keyfiyetinin Açıklaması:

    Bu hadisin muhtevasından ve değişik mezheplere göre; namazın şartlan, ru-kunleri, sunnet ve âdabı ile menduplanndan anlaşıldığına göre, namazın kılınış şekli aşağıdaki şekildedir:

    ( Şerhu'l Kitab el-Lubab, 1, 68-77, el Kavaninu'l-Fıkhıyye, 57-66, el-Muhezzeb; 1, 70-80; Keşşâfu'l-Kınâ; I 381-459; Muğni'l-Muhtâc; 1,148-184, Merâkı'l-Felâh, 44 - 47 )


    Namaz kılacak olan kişi, namazın şartlarından olan avret yerinin örtülmesi, be-den, elbise ve kılınacak yerin temizlenmesini gerçekleştirir, sonra namaz için abdest alır, sonra vakit girinci namaz için ezan okur ve kamet getirir, kıbleye dönerek kalbiyle niyet eder ve namaza başlar. İftitah tekbiri alır.
    Cumhura göre (Malikiler dışındakiler) niyeti telaffuz etmek sünnettir. Tekbir uzatılmaksızın, (Allahu ekber) denilerek alınır. Malikîlere göre, tekbir açıktan okunur, tekbirin başlangıcında iki el yenlerden çıkarılarak (uzun ve geniş elbise giyenler için) yukarıya doğru kaldırı-lır. Kadınların durumu böyle değildir.
    Yine Hanbeliler dışındaki Cumhura göre, parmakların arası açık tutulur, kıbleye karşı döndürülür, baş parmaklar Hanefîlere göre iki kulağın yumuşağına götürülür, diğer muctehidere göre ise sadece omuz hi-zasına götürülür. Hanefîlere göre sadece kadınlar ellerini omuz hizasına kadar kal-dırırlar. Nitekim sünnette de böyle gelmiştir. Sonra Malikîler dışındaki cumhura göre, sağ elin avuç kısmı sol el üzerine konur. Hanbeliler ile Hanefîlere göre ise gö-bek altında tutulur. Şâfiîlere göre ise göğüsün altında tutulur. Malikîlere göre ser-best bırakılır.


    Namaz kılan kişi secde edeceği yere bakar, sonra Hanefîler ile Hanbelîlere göre subhaneke duası (1) Şafiilere göre teveccüh duası (2) okunur. Malikîlere göre bu iki dua okunmaz. Sonra ittifakla gizlice eûzu çekilir. Hanefîîer ile Hanbelîlere göre, gizlice besmele çekilir. Şâfiilere göre ise besmele açıktan okunur. Malikîlere göre besmele çekilmez. Sonra Fatiha'yı okur. "veleddâllîn"den sonra namaz kılan kişi "âmin" der. Malikîler ile Hanefîlere göre bunu gizlice söyler, Şâfifler ile Hanbelîle-re göre açıktan söyler. Fatiha'dan sonra sûre veya ayetler okunur. Öğle ile sabah na-mazlarında mufassal sûrelerin uzun olanlarından, ikindi ile yatsı namazlarında ise orta uzunlukta olanlarından okunur. Hanbelîlere göre, öğle namzında da orta uzun-luktaki sûrelerden okunur. Akşam namazında ise mufassal sûrelerin kısa olanla-rından okunur. Malikîlere göre akşam namazında da kısa sûrelerden okunur. Gece okuyuşları açıkça gündüzün okuyuşları ise gizli yapılır.

    Eğilmeye başlayınca rukû için tekbir getirilir, eğilme sona erince de tekbir sona erdirilir. Hanefîler dışındaki cumhura göre rükuya giderken eller kaldırılır. Eller rukuda dizleri yakalayacak şekilde konulur, rukuda itminan hâlinde bulunulur, par-makların arası açık tutulur, sırt düzgün bir vaziyette tutulur, baş ile kuyruk sokumu aynı seviyede bulundurulur, baş ne yükseltilir ne de alçalulır, dizlerini kırmayıp dik tutar, kolların dirsekleri böğürlerden uzaklaştırılır, üçer kere "subhanerabbiyelazîm" denilir. Buna "ve bihamdihi" ibaresi de ilâve edilir. Bu ilâve Hanefîler dışındakilere göredir.

    Sonra kişi başını rukûdan "semiallahu limen hamideh" diyerek kaldırır. İmama uyan kişi Şâfifler dışındaki cumhura göre, sadece "rabbenâ leke'l-hamd" der. Şâfıîlere göre, imam gibi cemaat de iki cümleyi de söyler. Malikîlere göre ise, yalnız ba-şına namaz kılanlar da bu iki cümleyi birleştirirler, yani ikisini de söylerler. Malikî-lere göre, imam tahmid getiimez. Hanefîler dışındaki müetehitlere göre, eller kaldı-nlır, itidal hâlinde ittifakla mutmain olmaya dikkat edilir. Hanefîlere göre ancak iftitah tekbiri esnasında eller kaldırılır.

    Sonra Malikiler dışındaki muçtehidere göre, secde için eğilinir. Önce dizler, sonra eller, sonra alın yere konulur. Malikîlere göre önce eller yere konulur, ayak-lar dikilir, ayak parmaklan kıbleye karşı döndürülür. Hanefi'lere göre, yüz iki avuç arasına konulur, kann uyluklardan uzaklaştırılır, pazılar da böğürlerden açıkta tu-tulur. Kadınlar ise bunu yapmazlar. Çünkü onlann bunu yapmam al an daha iyi ör-tünmelerine sebeptir. Hanefîler dışındaki muctehidere göre, iki avuç iki omuz hiza-sına konulur, eller kıbleye karşı açılmış ve birbirine bitiştirilmiş olarak konulur. Secdede iki elin avuçları üzerine dayanılır ve secdede mutmain olarak üç kere "Subhane rabbiyel-âlâ" denilir. Hanefîler dışındakilere göre "ve bihamdihî" keli-mesi de buna ilâve edilir.

    Sonra tekbir getirilerek baş secdeden kaldırılır, iki secde arasında mutmain ola-cak şekilde oturulur, bu esnada sol ayak yere yatırılıp onun üzerine oturulur, sağ ayak dikilir, iki el iki uyluk üzerine konulur. Hanefîler dışındaki müetehitlere göre "rabbiğfir li' diyerek dua edilir, sonra secde için tekbir getirilir ve ikinci kere sec-deye gidilir.
    Sonra ikinci rekâta kalkmak için tekbir getirilir. Hanelilere göre iki ayağın önü üzerine kalkılır, (Bu da, ayağa kalkarken ayaklar secdedeki durumunda bulunduğu halde kalkmaktır) oturulmaz, iki el ile yere dayanılarak kalkılmaz. Onlara göre an-cak iki diz üzerine dayanılarak kalkılır. Fakat kalkmakta zorluk çekilirse o takdirde yere dayanılarak kalkılabilir. Şâfifler dışındaki muctehidlere göre istirahat için otu-rulmaz. Şâfifler ile Hanbelîlere göre, iki el ile yere dayanılır. Şâfiîlere göre, istirahat oturuşu yapılır ve kalkılırken iki el kaldırılır.

    Ayağa kalkıldığı zaman ittifakla istiftah duası okunmaz. Ancak, Şâfiîler ile Hanbelîlere göre, gizli olarak eûzü çekilir. Hanefîler ile Malikîlere göre eûzü çekil-mez. Malikîlere göre besmele çekilmez, cumhura göre besmele çekilir. Fatiha ve sûre okunur, ikinci rekâtın okuyuşu, birinci rekâttan daha kısa yapılır.

    Sonra birinci rekâtta olduğu gibi, rukû ve secde edilir. Sabah namazında rukû-dan önce kunut duası okunur. Bu hüküm Malikîlere göre olup onlara göre bunu yap-mak daha faziletlidir. Rukûdan sonra da kunut caizdir. Şâfiîlere göre, kunut rukudan sonra yapılır Hanbclîlerc göre, vitir namazında bütünsünnetlerde rukûdan sonra kunut duası okunur. Nitekim bu hususu ileride açıklayacağız.

    İkinci rekâtın secdesi tamamlanınca, Malikîler dışındaki cumhura göre, iftiraş vaziyetinde, Malikîlere göre ise teverruk vaziyetinde teşehhud için oturulur. Nite-kim bu hususlar daha önce açıklanmıştır.
    Parmaklar kıbleye doğru yöneltilir, iki el iki uyluk üzerine konulur, Hanefi'lere göre parmaklar açık tutulur, Malikîlere göre, sol elin parmaklan açılır, işaret parmağı ile baş parmak dışındaki parmaklar yumu-lur, Şâfiîlere göre, sadece işaret parmağı açılır, diğerleri yumulur. Hanbelilere göre, baş parmak orta parmak ile halka yapılır. Hanefflere göre "lâ ilahe" sözü söylenir-ken işaret parmağı ile işaret edilir, "illallah" denilirken hareket ettirilmeksizin işa-ret parmağı ile işaret edilir. Malikîlere göre ise, teşehhudün başlangıcından itibaren hem işaret edilir, hem de hareket ettirilir.

    Sonra daha Önce metinleri geçmiş bulunan üç ayrı teşehhud sîga ve şeklinden biri "abduhû ve rasûluhû'"ya kadar okunur. (1)
    Şâfiîler dışındaki cumhura göre bı teşehhüde birinci oturuşta her hangi bir şey ilâve edilmez. Şâfiîlere göre sadece Hz. Peygamber (s.a.v.)'e salavat ilâve edilir. Son teşehhude gelince, buna İbrahimî salâvat ilâve edilir.

    Hanefiler dışındaki muctehidlere göre son teşehhutte teverruk şeklinde oturu-lur.
    Sonra Hanefîlere göre Kur'an ve Sünnetten varid olmuş dualarla Allah'a dua edilir. Cumhura göre ise dilenilen şekilde dua edilir. Sonra iki rekâtlı namazlarda sağa ve sola selâm verilir. Selâm lafzı şöyledir: "Esselâmu aleykum ve rahmetullah."

    Malikîlere göre buna "ve berekâtuhû" sözü de ilâve edilir. Bu sözler söylenir-ken uzatılmaz, seri olarak söylenir. Çünkü Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuş-tur: "Selâmı kısa kesmek sünnettir."
    ( Bu hadisi Ahmed, Ebu Davud rivayet ettiler. Tirmizî de mevkuf olarak rivayet etmiştir. Neylu'l-Evtar, II, 295)

    İbni Mubarek şöyle demiştir: Bunun manası uzatılmamasıdır
    Eğer namaz üç rekâtlı bir namaz ise bir rekât daha kılınır, sonra teşehhud yapılır ve selâm verilir. Eğer namaz dört rekâtlı namazlardan ise, iki rekât daha kılınır, son-ra teşehhud yapılarak selâm verilir. Farz namazlarda son iki rekâtta, yani üçüncü ve dördüncü rekâtlarda Fatiha'dan başka bir sûre okunmaz. Hanefîlcre göre ise nafile namazlarda son iki rekâtta, vitir namazının bütün rekâtlarında sûre okunur. Şâfiflere göre nafilelerde son iki rekâtta farzlar gibi sûre okunmaz

    ( Prof. Dr. Vehbe Zuhaylî ; İSLÂM FIKHI ANSİKLOPEDİSİ , Namzın Sünnetleri : S: 81 - 85






+ Yorum Gönder