Konusunu Oylayın.: Namaz ile ilgili hikayeler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Namaz ile ilgili hikayeler
  1. 20.Aralık.2011, 03:19
    1
    Misafir

    Namaz ile ilgili hikayeler






    Namaz ile ilgili hikayeler Mumsema Namazla ilgili hikayelere ihtiyacım var bana namaz hakkında hikaye örneği paylaşabilir misiniz ?


  2. 20.Aralık.2011, 03:19
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Namazla ilgili hikayelere ihtiyacım var bana namaz hakkında hikaye örneği paylaşabilir misiniz ?


    Benzer Konular

    - Din ile ilgili hikayeler

    - Dua ile ilgili hikayeler

    - Cinler ile ilgili hikayeler

    - Hac ile ilgili hikayeler

    - Namaz ibadeti ile ilgili hikayeler

  3. 20.Aralık.2011, 05:15
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: namaz ile ilgili hikayeler




    Namaz ile ilgili kıssalar
    Namaz ile ilgili öyküler



    Yeşil Elbise

    Yolda karşılaştığımızda ezan okunuyordu.
    “-Gel seni camiye götüreyim”, dedim. “Bugün Cuma biliyorsun.”
    “-Sen de benim camiye gitmediğimi biliyorsun,” dedi
    “-Biliyorum ama, sebebini gerçekten merak ediyorum.”
    “-Ne bileyim olmuyor işte”, dedi. “Hem pantolonumun ütüsü bozulup, dizleri çıkar diye endişe ediyorum.” Gayri ihtiyari gülmeye başladım.

    “-Herhalde şaka yapıyorsun”, dedim. “Bunun için cami terk edilir mi?”

    “-Ciddi söylüyorum”, dedi. “Giyimime ve özellikle yeşile düşkün olduğumu bilirsin.”

    Gerçekten öyleydi. Giydiği birbirinden güzel elbiseleri mutlaka yeşilin bir başka tonundan seçer ve her zaman ütülü tutardı.

    “-Peki”, dedim. “Hayatında hiç camiye gitmedin mi?”
    “-Çocukken dedemle birkaç kere gitmiştim”, dedi. “Hem o yaşlarda dizlerim aşınacak diye herhalde endişe etmiyordum. Fakat artık camiye gidebileceğimi zannetmiyorum.”

    Söyledikleri beni son derece şaşırtmış ve bu konuyu açtığıma pişman etmişti. Daha sonra el sıkışıp ayrıldık. Onunla konuşmamızdan 2 ay sonra, kendisinin camide olduğunu söylediler. Hemen gittim. Bahçedeki namaz saflarının en önünde duruyordu ve üzerinde yine yeşiller vardı. Yavaşça yanına yaklaştım ve kısık bir sesle:

    “-Hani”, dedim. “Camiye gelmeyecektin?” Hiç sesini çıkarmadı. Çünkü musalla taşının üzerinde, yeşil örtülü bir tabut içinde yatıyordu.


    Yazarı: Bilinmiyor


    NAMAZ

    ADAM, bineceği otobüsün kalkmasına bir saatten fazla süre olduğu için, terminalin yarı aydınlık koridorlarını arşınlıyordu. Ellerini yıkamak üzere biraz ilerideki mescide yanaştığında, iş tulumları giymiş bir genç ona doğru gelerek:

    — Herhalde namaz kılacaksınız, dedi. Abdest alma yerimiz de mevcuttur.

    Adam, elindeki sigaranın külünü delikanlının ayakları dibine silkelerken:

    — Sen herhalde görevlisin, diye diklendi. Ne iş yaparsın burda?

    Delikanlı, köşedeki süpürgeye işaret ederek:

    — Temizlikçiyim efendim, diye kekeledi. Lavabo ve tuvaleti temizliyorum.

    Adam, onu alaycı gözlerle süzerken:

    — Ben, namazı senin gibi çulsuzlara bıraktım, diye sırıttı. Bu iş size öyle yakışıyor ki…

    Temizlikçi genç, adamın hakaretine aldırmayacak kadar olgundu. Fakat namaza karşı yapılan saygısızlık, canını çok sıkmıştı. Vereceği cevabı bir süre düşündükten sonra, susmayı tercih ederek işine döndü.

    Adam, mağrur adımlarla oradan uzaklaşırken, başının döndüğünü hissetti. Sırtından çıkartarak koluna aldığı kaşe paltonun ağırlığını da ilk defa farkediyordu. Biraz önce yediği iki porsiyon kebap, herhalde tansiyonunu yükseltmiş ve kendisini hâlsiz bırakmıştı. Birkaç adım daha attığında âniden fenalaşarak dizleri üzerine çöktü. Allah’tan ki kolundaki palto ondan önce yere serilmiş ve yeni aldığı takım elbisenin kirlenmesini engellemişti. Adam, çömelmiş vaziyette olmasına rağmen fırıldak gibi dönen başını yere dayayarak bir müddet dinlendi ve tekrar doğrulduğunda, aynı rahatsızlığı duyarak hareketini tekrarladı. Fakat, başkaları tarafından görülmüş olmaktan endişe ediyordu. Bunun için başını yerden kaldırıp sağa sola bakındığında, terminalin çaycısı olduğu anlaşılan bir gençle burun buruna geldi. Delikanlı, adamı saygılı bir ifadeyle selâmlarken:

    — Allah kabul etsin bey amca, dedi. Ama kıble biraz daha sağa doğruydu.

    Cüneyd Suavi


  4. 20.Aralık.2011, 05:15
    2
    Özel Üye



    Namaz ile ilgili kıssalar
    Namaz ile ilgili öyküler



    Yeşil Elbise

    Yolda karşılaştığımızda ezan okunuyordu.
    “-Gel seni camiye götüreyim”, dedim. “Bugün Cuma biliyorsun.”
    “-Sen de benim camiye gitmediğimi biliyorsun,” dedi
    “-Biliyorum ama, sebebini gerçekten merak ediyorum.”
    “-Ne bileyim olmuyor işte”, dedi. “Hem pantolonumun ütüsü bozulup, dizleri çıkar diye endişe ediyorum.” Gayri ihtiyari gülmeye başladım.

    “-Herhalde şaka yapıyorsun”, dedim. “Bunun için cami terk edilir mi?”

    “-Ciddi söylüyorum”, dedi. “Giyimime ve özellikle yeşile düşkün olduğumu bilirsin.”

    Gerçekten öyleydi. Giydiği birbirinden güzel elbiseleri mutlaka yeşilin bir başka tonundan seçer ve her zaman ütülü tutardı.

    “-Peki”, dedim. “Hayatında hiç camiye gitmedin mi?”
    “-Çocukken dedemle birkaç kere gitmiştim”, dedi. “Hem o yaşlarda dizlerim aşınacak diye herhalde endişe etmiyordum. Fakat artık camiye gidebileceğimi zannetmiyorum.”

    Söyledikleri beni son derece şaşırtmış ve bu konuyu açtığıma pişman etmişti. Daha sonra el sıkışıp ayrıldık. Onunla konuşmamızdan 2 ay sonra, kendisinin camide olduğunu söylediler. Hemen gittim. Bahçedeki namaz saflarının en önünde duruyordu ve üzerinde yine yeşiller vardı. Yavaşça yanına yaklaştım ve kısık bir sesle:

    “-Hani”, dedim. “Camiye gelmeyecektin?” Hiç sesini çıkarmadı. Çünkü musalla taşının üzerinde, yeşil örtülü bir tabut içinde yatıyordu.


    Yazarı: Bilinmiyor


    NAMAZ

    ADAM, bineceği otobüsün kalkmasına bir saatten fazla süre olduğu için, terminalin yarı aydınlık koridorlarını arşınlıyordu. Ellerini yıkamak üzere biraz ilerideki mescide yanaştığında, iş tulumları giymiş bir genç ona doğru gelerek:

    — Herhalde namaz kılacaksınız, dedi. Abdest alma yerimiz de mevcuttur.

    Adam, elindeki sigaranın külünü delikanlının ayakları dibine silkelerken:

    — Sen herhalde görevlisin, diye diklendi. Ne iş yaparsın burda?

    Delikanlı, köşedeki süpürgeye işaret ederek:

    — Temizlikçiyim efendim, diye kekeledi. Lavabo ve tuvaleti temizliyorum.

    Adam, onu alaycı gözlerle süzerken:

    — Ben, namazı senin gibi çulsuzlara bıraktım, diye sırıttı. Bu iş size öyle yakışıyor ki…

    Temizlikçi genç, adamın hakaretine aldırmayacak kadar olgundu. Fakat namaza karşı yapılan saygısızlık, canını çok sıkmıştı. Vereceği cevabı bir süre düşündükten sonra, susmayı tercih ederek işine döndü.

    Adam, mağrur adımlarla oradan uzaklaşırken, başının döndüğünü hissetti. Sırtından çıkartarak koluna aldığı kaşe paltonun ağırlığını da ilk defa farkediyordu. Biraz önce yediği iki porsiyon kebap, herhalde tansiyonunu yükseltmiş ve kendisini hâlsiz bırakmıştı. Birkaç adım daha attığında âniden fenalaşarak dizleri üzerine çöktü. Allah’tan ki kolundaki palto ondan önce yere serilmiş ve yeni aldığı takım elbisenin kirlenmesini engellemişti. Adam, çömelmiş vaziyette olmasına rağmen fırıldak gibi dönen başını yere dayayarak bir müddet dinlendi ve tekrar doğrulduğunda, aynı rahatsızlığı duyarak hareketini tekrarladı. Fakat, başkaları tarafından görülmüş olmaktan endişe ediyordu. Bunun için başını yerden kaldırıp sağa sola bakındığında, terminalin çaycısı olduğu anlaşılan bir gençle burun buruna geldi. Delikanlı, adamı saygılı bir ifadeyle selâmlarken:

    — Allah kabul etsin bey amca, dedi. Ama kıble biraz daha sağa doğruydu.

    Cüneyd Suavi





+ Yorum Gönder