Konusunu Oylayın.: Namaz kılınan yerin temizliği

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Namaz kılınan yerin temizliği
  1. 29.Kasım.2011, 14:39
    1
    Misafir

    Namaz kılınan yerin temizliği






    Namaz kılınan yerin temizliği Mumsema Bazı komşularımızın evlerinde ayakkabı ile bastıkları yere biz de çorap ile basarsak sonra da kendi evimizde bu kirli çorap ile gezip namaz kılarsak hükmü ne olur? Kuru kirli yere basarsak sonra kıyafetimiz necis mi olur?


  2. 29.Kasım.2011, 14:39
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 29.Kasım.2011, 15:23
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: namaz kılınan yerin temizliği




    Halı üzerindeki necaset tam olarak tespit edilemiyorsa şüphe varsa bu durumda bir seccade serip namaz kılınabilir. Halıda necaset bulunması temiz bir seccade ile namaz kılmaya mani değildir.

    Üzerinde namaz kıldığı seccade ya da yaygıya namaza engel olacak kadar necaset dokunduğunu biliyor, fakat yerini belirleyemiyorsa, temiz olduğuna kanaat getirdiği kısmın üzerinde namaz kılabilir. Buna cevaz verilmiştir. (Tatarhaniyye - Fetâvâ-yi Hindiyye.)

    Namaza mani olan necaset miktarı...

    Namaz kılan kişinin bedeni, elbisesi ve namaz kılacağı yerin necasetten temizlenmesi farzdır. Ancak buralarda bulunan necasetin, namaza engel olacak kadar olması dikkatten uzak bulundurulmamalıdır. Aynı zamanda giderilmesi fazla bir sıkıntı ve külfete girmeden mümkün olmalıdır.

    Necasetin Türü Ve Miktarı:

    Belirtilen üç yerden birine dokunan necaset galiz ve bir dirhem miktarından çok ise, onu yıkayıp dokunduğu yeri temizlemek farzdır. Yıkanmadan namaz kılınacak olursa, o namaz hükümsüzdür. Bir dirhem miktarı olursa yıkanması ve dokunduğu yerin temizlenmesi vâcibdir. Yıkanıp temizlenmediği takdirde namaz kerahetle caiz olur. Bir dirhem miktarından az ise, yıkanması sünnettir. Yıkanmadan o vaziyette namaz kılmak tenzihen mekruhtur.

    Dokunan necaset galiz (ağır) değil de hafif sayılan türden ise, bu aşırı derecede dokunmamışsa, namazın cevazına engel olmaz. (Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslam Fıkhı, Uysal Kitabevi: 1/202.)

    Namaz kılınan yerde hangi ölçüde necaset bulunursa namaza mani olur?

    Secde yerinde necaset bulunursa :

    Namaz kılarken secde yerinde necaset bulunur da hemen giderilmesi mümkün olmazsa, sadece burnun geldiği yerde bulunuyor, alının geldiği yerde yoksa, kıldığı namaz caizdir. Bunda görüş farkı olmamıştır.

    Hem alın, hem burun konulacak yer necis olursa, Ebû Hanife'ye göre hemen giderilmesi mümkün değilse, sadece burnu ile secde yaparsa kıldığı namaz caiz olur. İsterse alnında bir özür bulunmasın. İmameyn'e göre, alnında bir özür bulunursa, namazı caiz olur, bulunmazsa caiz olmaz. (El-Muhit / Radiyüddin Serahsi.)

    Necaset iki ayağın konulduğu yerde bulunur ve giderilmeyerek o vaziyette namaz kılınırsa, kılınan namaz caiz olmaz. Sadece bir ayağın konulduğu yer necis olursa, farklı görüşlere rağmen namazı sahih değildir.

    Necaset iki elin, ya da iki dizin konulduğu yerde bulunursa, zahir rivayette namazı bozulmuş sayılmaz. Ebû Leys'e göre, bu meselede muhtar olan kavil, namazın bozulmuş olmasıdır. El-Uyûn sahibi de bu görüşün sahih olduğunu kaydetmiştir. (Siracülvehhac - Fetavâ-yi Hindiyye.)

    Temiz bir yer üzerinde namaz kılarken üstlüğü ya da üzerinde bulunan benzeri bir giysisi secdeye varırken kurumuş bir necisin bulunduğu yere dokunuyor ya da yanı başındaki necis bir elbiseyle temas ediyorsa, namazı caizdir. (El-Bedayi1 - El-Muhit / Serahsi.)

    Namaz kılanın elbisesiyle beraber namaz kıldığı yerde dirhem miktarından az ölçüde necaset bulunur, fakat hepsi bir araya getirildiğinde dirhem miktarını aşarsa, sahih kavle göre namazın cevazına mani' sayılmaz. (El-Hulftsa - İbn Abidin.)

    Namaz kılan kimse önce temiz bir yer üzerinde durur ve hemen sonra necis bir yere kayarsa, burada en kısa bir rükün miktarı duracak olursa namazı caiz olmaz. Bu kadar zaman beklemeden tekrar temiz yere kayarsa, namazı caiz olur. (Fetavâ-yi Kaadıhan.)

    Necis bir yer üzerinde niyet getirip namaza durur, sonra temiz bir yere kayarsa, namaza başlamış sayılmaz.

    Yağmurlu ve çamurlu bir havada hayvan üzerinde -yolculuk halinde iken- namaz kılar fakat bineğinin semeri üzerinde dirhem miktarından fazla kan ya da hayvan tersi gibi bir necis bulunursa, namazı caiz değildir. Ancak bu konuda El-Muhit sahibi İmam Serahsi, kılınan namazın sahih kavle göre caiz olduğunu kaydetmiştir.

    Üzerinde namaz kıldığı yaygı (seccade) nin bir ucunda necaset bulunur, ama namaz kıldığı kısımda bulunmazsa, sahih olan kavle göre kıldığı namaz caizdir. Yaygı ister büyük- olsun, ister küçük olsun fark etmez. (EI-Hulasa.)

    Üzerinde namaz kıldığı seccade ya da yaygıya namaza engel olacak kadar necaset dokunduğunu biliyor, fakat yerini belirleyemiyorsa, temiz olduğuna kanaat getirdiği kısmın üzerinde namaz kılabilir. Buna cevaz verilmiştir. (Tatarhaniyye - Fetâvâ-yi Hindiyye.)

    Namaz kıldığı seccadenin astarında namaza engel olacak kadar necaset bulunur ve hemen giderilmesi mümkün olmazsa, İmam Muhammed’e göre, -astar dikili vaziyette bile olsa- kılınan namaz caizdir. İmam Ebû Yusuf'a göre, astar dikili, bitişik vaziyette ise caiz değildir. (El-Muhit / Serahsi - Fetâvâ-yi Kaadıhan.) Ebu Yusuf'un görüşü, ihtiyata daha uygundur.

    S.İslamiyet/Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslam Fıkhı, Uysal Kitabevi: 1/214



  4. 29.Kasım.2011, 15:23
    2
    Silent and lonely rains



    Halı üzerindeki necaset tam olarak tespit edilemiyorsa şüphe varsa bu durumda bir seccade serip namaz kılınabilir. Halıda necaset bulunması temiz bir seccade ile namaz kılmaya mani değildir.

    Üzerinde namaz kıldığı seccade ya da yaygıya namaza engel olacak kadar necaset dokunduğunu biliyor, fakat yerini belirleyemiyorsa, temiz olduğuna kanaat getirdiği kısmın üzerinde namaz kılabilir. Buna cevaz verilmiştir. (Tatarhaniyye - Fetâvâ-yi Hindiyye.)

    Namaza mani olan necaset miktarı...

    Namaz kılan kişinin bedeni, elbisesi ve namaz kılacağı yerin necasetten temizlenmesi farzdır. Ancak buralarda bulunan necasetin, namaza engel olacak kadar olması dikkatten uzak bulundurulmamalıdır. Aynı zamanda giderilmesi fazla bir sıkıntı ve külfete girmeden mümkün olmalıdır.

    Necasetin Türü Ve Miktarı:

    Belirtilen üç yerden birine dokunan necaset galiz ve bir dirhem miktarından çok ise, onu yıkayıp dokunduğu yeri temizlemek farzdır. Yıkanmadan namaz kılınacak olursa, o namaz hükümsüzdür. Bir dirhem miktarı olursa yıkanması ve dokunduğu yerin temizlenmesi vâcibdir. Yıkanıp temizlenmediği takdirde namaz kerahetle caiz olur. Bir dirhem miktarından az ise, yıkanması sünnettir. Yıkanmadan o vaziyette namaz kılmak tenzihen mekruhtur.

    Dokunan necaset galiz (ağır) değil de hafif sayılan türden ise, bu aşırı derecede dokunmamışsa, namazın cevazına engel olmaz. (Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslam Fıkhı, Uysal Kitabevi: 1/202.)

    Namaz kılınan yerde hangi ölçüde necaset bulunursa namaza mani olur?

    Secde yerinde necaset bulunursa :

    Namaz kılarken secde yerinde necaset bulunur da hemen giderilmesi mümkün olmazsa, sadece burnun geldiği yerde bulunuyor, alının geldiği yerde yoksa, kıldığı namaz caizdir. Bunda görüş farkı olmamıştır.

    Hem alın, hem burun konulacak yer necis olursa, Ebû Hanife'ye göre hemen giderilmesi mümkün değilse, sadece burnu ile secde yaparsa kıldığı namaz caiz olur. İsterse alnında bir özür bulunmasın. İmameyn'e göre, alnında bir özür bulunursa, namazı caiz olur, bulunmazsa caiz olmaz. (El-Muhit / Radiyüddin Serahsi.)

    Necaset iki ayağın konulduğu yerde bulunur ve giderilmeyerek o vaziyette namaz kılınırsa, kılınan namaz caiz olmaz. Sadece bir ayağın konulduğu yer necis olursa, farklı görüşlere rağmen namazı sahih değildir.

    Necaset iki elin, ya da iki dizin konulduğu yerde bulunursa, zahir rivayette namazı bozulmuş sayılmaz. Ebû Leys'e göre, bu meselede muhtar olan kavil, namazın bozulmuş olmasıdır. El-Uyûn sahibi de bu görüşün sahih olduğunu kaydetmiştir. (Siracülvehhac - Fetavâ-yi Hindiyye.)

    Temiz bir yer üzerinde namaz kılarken üstlüğü ya da üzerinde bulunan benzeri bir giysisi secdeye varırken kurumuş bir necisin bulunduğu yere dokunuyor ya da yanı başındaki necis bir elbiseyle temas ediyorsa, namazı caizdir. (El-Bedayi1 - El-Muhit / Serahsi.)

    Namaz kılanın elbisesiyle beraber namaz kıldığı yerde dirhem miktarından az ölçüde necaset bulunur, fakat hepsi bir araya getirildiğinde dirhem miktarını aşarsa, sahih kavle göre namazın cevazına mani' sayılmaz. (El-Hulftsa - İbn Abidin.)

    Namaz kılan kimse önce temiz bir yer üzerinde durur ve hemen sonra necis bir yere kayarsa, burada en kısa bir rükün miktarı duracak olursa namazı caiz olmaz. Bu kadar zaman beklemeden tekrar temiz yere kayarsa, namazı caiz olur. (Fetavâ-yi Kaadıhan.)

    Necis bir yer üzerinde niyet getirip namaza durur, sonra temiz bir yere kayarsa, namaza başlamış sayılmaz.

    Yağmurlu ve çamurlu bir havada hayvan üzerinde -yolculuk halinde iken- namaz kılar fakat bineğinin semeri üzerinde dirhem miktarından fazla kan ya da hayvan tersi gibi bir necis bulunursa, namazı caiz değildir. Ancak bu konuda El-Muhit sahibi İmam Serahsi, kılınan namazın sahih kavle göre caiz olduğunu kaydetmiştir.

    Üzerinde namaz kıldığı yaygı (seccade) nin bir ucunda necaset bulunur, ama namaz kıldığı kısımda bulunmazsa, sahih olan kavle göre kıldığı namaz caizdir. Yaygı ister büyük- olsun, ister küçük olsun fark etmez. (EI-Hulasa.)

    Üzerinde namaz kıldığı seccade ya da yaygıya namaza engel olacak kadar necaset dokunduğunu biliyor, fakat yerini belirleyemiyorsa, temiz olduğuna kanaat getirdiği kısmın üzerinde namaz kılabilir. Buna cevaz verilmiştir. (Tatarhaniyye - Fetâvâ-yi Hindiyye.)

    Namaz kıldığı seccadenin astarında namaza engel olacak kadar necaset bulunur ve hemen giderilmesi mümkün olmazsa, İmam Muhammed’e göre, -astar dikili vaziyette bile olsa- kılınan namaz caizdir. İmam Ebû Yusuf'a göre, astar dikili, bitişik vaziyette ise caiz değildir. (El-Muhit / Serahsi - Fetâvâ-yi Kaadıhan.) Ebu Yusuf'un görüşü, ihtiyata daha uygundur.

    S.İslamiyet/Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslam Fıkhı, Uysal Kitabevi: 1/214






+ Yorum Gönder