Konusunu Oylayın.: Vefat etmiş annem için namaz kıllabilirmiyim

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Vefat etmiş annem için namaz kıllabilirmiyim
  1. 27.Kasım.2011, 00:38
    1
    Misafir

    Vefat etmiş annem için namaz kıllabilirmiyim






    Vefat etmiş annem için namaz kıllabilirmiyim Mumsema allahın rahmetine kavuşan annem için namaz kıllabilirmiyim.şu an beş vakit namazımı kılıyorum ve aynı zamandabir gün içinde iki günlük kaza farzlarımı kılıyorum . kaza namazlarım olduğu,halde evvabin,duha,teheccüd, namazları kıla bilirmiyim allaha emanet olun


  2. 27.Kasım.2011, 00:38
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    allahın rahmetine kavuşan annem için namaz kıllabilirmiyim.şu an beş vakit namazımı kılıyorum ve aynı zamandabir gün içinde iki günlük kaza farzlarımı kılıyorum . kaza namazlarım olduğu,halde evvabin,duha,teheccüd, namazları kıla bilirmiyim allaha emanet olun


    Benzer Konular

    - Rüyada vefat etmiş eski başbakanı namaz kılarken görmek nedir?

    - Ölen kişinin üç kızı bir vefat etmiş oğlunun kızı bir vefat etmiş kızının kızı var taksimat nasıl ya

    - Vefat etmiş üç kişi için bir hatim yapılabilirmi?

    - Vefat etmiş birkaç kişi için bir hatim yapabilirmiyiz?

    - Annem yüksek ateşten vefat etti şehitlik mertebesindemi vefat etmiş olur?

  3. 27.Kasım.2011, 05:35
    2
    gökhanagt
    Sorma neden?

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 15.Ekim.2010
    Üye No: 79664
    Mesaj Sayısı: 215
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3

    Cevap: Vefat etmiş annem için namaz kıllabilirmiyim




    Oruç ve namaz gibi ibadetler mükellef olan her Müslümanın yapması gereken şahsi farzlardır Bunun için her Müslüman bizzat namazı kılmak, Ramazan orucunu tutmak sûretiyle ancak borcunu eda etmiş olurÖlmeden önce hayatta iken bu ibadetlerini kendi yerine yakını veya bir başkası yapamaz Öldükten sonra da durum aynıdır

    Bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz bu hususu şöyle ifade ederler:

    “Hiç kimse başkası adına oruç tutamaz, kimse de başka biri adına namaz kılamaz; ancak onun adına yemek yedirebilir”(1)


    “Yemek yedirme” meselesi ise Bakara Sûresinin 184 ayet-i kerimesinde ve bazı hadislerde beyan edildiği gibi, tutulamayan her oruç için her gün bir fakiri doyuracak şekilde yemek yedirmektir

    İbni Ömer’in rivayet ettiği bir hadiste Peygamberimiz (asm) şöyle buyururlar:

    “Bir Müslüman ölür de, üzerinde bir aylık oruç borcu kalırsa, her gün bir fakiri doyurmak üzere onun yerine yakınları yemek yedirsin” (2)

    Yine İbni Abbas’ın bir rivayetine göre Resul-i Ekrem Efendimiz şöyle buyururlar:

    “Bir kimse Ramazan’da hastalanır, sonra ölürse, oruçlarını tutamamış olursa, onun adına yemek yedirilir, kaza edilmez Fakat adarsa velisi onun yerine kaza eder”(3)

    Bu hadis-i şerifler, hayatta iken oruç tutamayanların mirasçılarının onun malından her orucu için fidye verebileceklerini bildirmektedir Bunun için mirasçılarına vasiyette bulunurBu bir ibadet olduğu için ancak kendisinin vasiyet etmesi halinde yapılması gerekir Kendisi bir vasiyette bulunmamışsa, mirasçı durumunda olan evlat ve yakınları onun adına fidye vermek mecburiyetinde değildir Fakat kendiliklerinden fidye verirlerse bu caizdir ve sevabı kendisine ulaşır Bu ihtiyaridir, yakınlarının onun adına bir ikramı sayılır(4)

    Ölen Müslümanın tutamadığı Ramazan gibi farz oruçları, adayıp da tutamadığı nezir oruçları ve nafile olarak başlayıp bozduğu, daha sonra tutamadığı vacip oruçlar için birer fidye ayrılır “Fidye” yukarıda da belirtildiği gibi bir fakiri bir gün doyuracak şekilde yemek yedirmek veya onun bedelini vermektir Bu da Ramazan’da verdiğimiz “fitre” miktarıdırHanefi, Şafii ve Maliki alimlerinin görüşleri bu istikamettedir Oruç şahsi bir ibadet olduğu için bir başkasının onun yerine oruç tutması caiz olmaz Üç mezhebin alimleri, içtihatlarına yukarıdaki mealini verdiğimiz hadisleri delil olarak zikrederler
    Başta Ahmed bin Hanbel olmak üzere Hanbeli mezhebi alimleri ve tabiin ve bazı Sahabiler ise Buhari ve Müslim gibi hadis kitaplarında geçen şu hadis-i şerifi zikrederler
    Resulullahın huzuruna bir Sahabi geldi ve şöyle dedi:
    “Ya Resulullah, annem öldü, üzerinde bir aylık oruç borcu var Onun yerine kaza edebilir miyim?”Resulullah (asm) sordu: “Annenin borcu olsaydı, onu öder miydin?”
    Sahabi, “Evet” diye cevap verdiBunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz şöyle buyurdu: “Allah, borcu ödenmeye daha layıktır”(5)

    Fakat bu meselede, içinde Hanefi alimlerinin de bulunduğu mezhep alimlerinin çoğunun içtihadına göre amel etmek daha isabetli olacaktırOruç için “fidye” vermek, hususunda ayet ve hadisler delil olarak getirilirken, namaz için de kıyas yoluyla aynı şekilde kılınamayan her namaz için bir fidye verilmesi bazı Hanefi alimlerince uygun görülmüştür Yani ölen kimse kılamadığı namazlar için malından fidye verilmesini vasiyet etmişse, mirasçıları bu arzusunu yerine getirirler Her namaz için bir fidye verirler(6)

    1 Nesei
    2 et-Tac, 2:78
    3Age
    4 el-İhtiyar, 1:135
    5 et-Tac, 2:78
    6 Nimet-i İslam, s 964

    Mehmed Paksu Çağın Getirdiği Sorular



    Namaz borcu olan kimselerin, sünnet yerine kaza namazı kılmaları mı,
    yoksa sünnetleri terketmemeleri mi daha iyidir?


    Hanefi mezhebine göre, üzerinde namaz borcu olan kimselerin, kaza namazı kılmaları beş vakit namazın farzlarından önce ve sonra kılınmakta olan revatib sünnetleri ile, teravih, duha ve tesbih namazı gibi kılınması hakkında Rasulüllah (SAV)'in emir ve tavsiyesi olan namazlar müstesna- diğer nafile namazları kılmalarından efdaldir

    Yani üzerinde namaz borcu olanlar, üzerimde kaza namazım var diye revatip olan sünnetleri terketmezlerHem bu sünnetleri eda ederler, hem de fırsat buldukça vaktinde kılamadıkları namazları kaza ederler
    Rasulüllah (SAV) bir hadis-i şeriflerinde:

    "Kulun kıyamet günü ilk hesaba çekileceği konu, farz namazlardır Eğer bu tamamsa işi kolaylaşmıştır Aksi halde, "bakın bakalım, nafileden, bir şeyi var mı?" denir Nafile ile farz eksikleri tamamlanır"buyurmuştur

    Malikî, Şafiî ve Hanbeli mezheplerine göre ise namaz borcu olan kimselerin sabah namazının sünneti dışında, revatip'ten olsun, olmasın, nafile namaz ile meşgul olmaları uygun değildir Bir an önce borçlarını kaza etmeleri gerekir


  4. 27.Kasım.2011, 05:35
    2
    Sorma neden?



    Oruç ve namaz gibi ibadetler mükellef olan her Müslümanın yapması gereken şahsi farzlardır Bunun için her Müslüman bizzat namazı kılmak, Ramazan orucunu tutmak sûretiyle ancak borcunu eda etmiş olurÖlmeden önce hayatta iken bu ibadetlerini kendi yerine yakını veya bir başkası yapamaz Öldükten sonra da durum aynıdır

    Bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz bu hususu şöyle ifade ederler:

    “Hiç kimse başkası adına oruç tutamaz, kimse de başka biri adına namaz kılamaz; ancak onun adına yemek yedirebilir”(1)


    “Yemek yedirme” meselesi ise Bakara Sûresinin 184 ayet-i kerimesinde ve bazı hadislerde beyan edildiği gibi, tutulamayan her oruç için her gün bir fakiri doyuracak şekilde yemek yedirmektir

    İbni Ömer’in rivayet ettiği bir hadiste Peygamberimiz (asm) şöyle buyururlar:

    “Bir Müslüman ölür de, üzerinde bir aylık oruç borcu kalırsa, her gün bir fakiri doyurmak üzere onun yerine yakınları yemek yedirsin” (2)

    Yine İbni Abbas’ın bir rivayetine göre Resul-i Ekrem Efendimiz şöyle buyururlar:

    “Bir kimse Ramazan’da hastalanır, sonra ölürse, oruçlarını tutamamış olursa, onun adına yemek yedirilir, kaza edilmez Fakat adarsa velisi onun yerine kaza eder”(3)

    Bu hadis-i şerifler, hayatta iken oruç tutamayanların mirasçılarının onun malından her orucu için fidye verebileceklerini bildirmektedir Bunun için mirasçılarına vasiyette bulunurBu bir ibadet olduğu için ancak kendisinin vasiyet etmesi halinde yapılması gerekir Kendisi bir vasiyette bulunmamışsa, mirasçı durumunda olan evlat ve yakınları onun adına fidye vermek mecburiyetinde değildir Fakat kendiliklerinden fidye verirlerse bu caizdir ve sevabı kendisine ulaşır Bu ihtiyaridir, yakınlarının onun adına bir ikramı sayılır(4)

    Ölen Müslümanın tutamadığı Ramazan gibi farz oruçları, adayıp da tutamadığı nezir oruçları ve nafile olarak başlayıp bozduğu, daha sonra tutamadığı vacip oruçlar için birer fidye ayrılır “Fidye” yukarıda da belirtildiği gibi bir fakiri bir gün doyuracak şekilde yemek yedirmek veya onun bedelini vermektir Bu da Ramazan’da verdiğimiz “fitre” miktarıdırHanefi, Şafii ve Maliki alimlerinin görüşleri bu istikamettedir Oruç şahsi bir ibadet olduğu için bir başkasının onun yerine oruç tutması caiz olmaz Üç mezhebin alimleri, içtihatlarına yukarıdaki mealini verdiğimiz hadisleri delil olarak zikrederler
    Başta Ahmed bin Hanbel olmak üzere Hanbeli mezhebi alimleri ve tabiin ve bazı Sahabiler ise Buhari ve Müslim gibi hadis kitaplarında geçen şu hadis-i şerifi zikrederler
    Resulullahın huzuruna bir Sahabi geldi ve şöyle dedi:
    “Ya Resulullah, annem öldü, üzerinde bir aylık oruç borcu var Onun yerine kaza edebilir miyim?”Resulullah (asm) sordu: “Annenin borcu olsaydı, onu öder miydin?”
    Sahabi, “Evet” diye cevap verdiBunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz şöyle buyurdu: “Allah, borcu ödenmeye daha layıktır”(5)

    Fakat bu meselede, içinde Hanefi alimlerinin de bulunduğu mezhep alimlerinin çoğunun içtihadına göre amel etmek daha isabetli olacaktırOruç için “fidye” vermek, hususunda ayet ve hadisler delil olarak getirilirken, namaz için de kıyas yoluyla aynı şekilde kılınamayan her namaz için bir fidye verilmesi bazı Hanefi alimlerince uygun görülmüştür Yani ölen kimse kılamadığı namazlar için malından fidye verilmesini vasiyet etmişse, mirasçıları bu arzusunu yerine getirirler Her namaz için bir fidye verirler(6)

    1 Nesei
    2 et-Tac, 2:78
    3Age
    4 el-İhtiyar, 1:135
    5 et-Tac, 2:78
    6 Nimet-i İslam, s 964

    Mehmed Paksu Çağın Getirdiği Sorular



    Namaz borcu olan kimselerin, sünnet yerine kaza namazı kılmaları mı,
    yoksa sünnetleri terketmemeleri mi daha iyidir?


    Hanefi mezhebine göre, üzerinde namaz borcu olan kimselerin, kaza namazı kılmaları beş vakit namazın farzlarından önce ve sonra kılınmakta olan revatib sünnetleri ile, teravih, duha ve tesbih namazı gibi kılınması hakkında Rasulüllah (SAV)'in emir ve tavsiyesi olan namazlar müstesna- diğer nafile namazları kılmalarından efdaldir

    Yani üzerinde namaz borcu olanlar, üzerimde kaza namazım var diye revatip olan sünnetleri terketmezlerHem bu sünnetleri eda ederler, hem de fırsat buldukça vaktinde kılamadıkları namazları kaza ederler
    Rasulüllah (SAV) bir hadis-i şeriflerinde:

    "Kulun kıyamet günü ilk hesaba çekileceği konu, farz namazlardır Eğer bu tamamsa işi kolaylaşmıştır Aksi halde, "bakın bakalım, nafileden, bir şeyi var mı?" denir Nafile ile farz eksikleri tamamlanır"buyurmuştur

    Malikî, Şafiî ve Hanbeli mezheplerine göre ise namaz borcu olan kimselerin sabah namazının sünneti dışında, revatip'ten olsun, olmasın, nafile namaz ile meşgul olmaları uygun değildir Bir an önce borçlarını kaza etmeleri gerekir





+ Yorum Gönder