Konusunu Oylayın.: Vakit olduğu halde arabanın içinde namaz kılmak caiz mi yoksa eve mi gidilmeli dir?

5 üzerinden 4.00 | Toplam : 3 kişi
Vakit olduğu halde arabanın içinde namaz kılmak caiz mi yoksa eve mi gidilmeli dir?
  1. 26.Eylül.2011, 22:24
    1
    Misafir

    Vakit olduğu halde arabanın içinde namaz kılmak caiz mi yoksa eve mi gidilmeli dir?






    Vakit olduğu halde arabanın içinde namaz kılmak caiz mi yoksa eve mi gidilmeli dir? Mumsema namaz vakti girdi ve ben disardayim ve namaz kilacak yer yok ama eve de yetisip namaz kilmavaktim var acaba arabada oturarakmi kilsam veya eve gidip ayakta kiyamla kilmak daha mi dogru olur hangisi dinimize uygun cevap yazabilirmisiniz bu konuda ben vakit denilice hemen kiliyorum bazen yanimda insanlar oluyor onlari birakip namaz kiliyorum arabada (not:bu arkadaslarimda namazli abdestli ama icim rahat etmiyor ben gidip kiliyorum onlari bekletiyorum acaba onlarin hakkina mi girmis oluyorum dogrusu hep beraber eve gidip evde mi kilmak yoksa onlarida namazlari icin bekletmemis olurum?


  2. 26.Eylül.2011, 22:24
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    namaz vakti girdi ve ben disardayim ve namaz kilacak yer yok ama eve de yetisip namaz kilmavaktim var acaba arabada oturarakmi kilsam veya eve gidip ayakta kiyamla kilmak daha mi dogru olur hangisi dinimize uygun cevap yazabilirmisiniz bu konuda ben vakit denilice hemen kiliyorum bazen yanimda insanlar oluyor onlari birakip namaz kiliyorum arabada (not:bu arkadaslarimda namazli abdestli ama icim rahat etmiyor ben gidip kiliyorum onlari bekletiyorum acaba onlarin hakkina mi girmis oluyorum dogrusu hep beraber eve gidip evde mi kilmak yoksa onlarida namazlari icin bekletmemis olurum?


    Benzer Konular

    - Günde iki vakit namaz kılmak

    - Vakit Gelmediği Halde Namaz Kılmak

    - 5 vakit namaz içinde sunnet namazlarını terk etmek tehlikelimidir?

    - Mescid-i Nebevi’de kırk vakit namaz kılmak ile ilgili hadis sahih mi, zayıf mı yoksa mevzu mu

    - Maide suresi 44. ayet: Biz, içinde doğruya rehberlik ve nur olduğu halde Tevrat'ı indirdik. Kendiler

  3. 27.Eylül.2011, 00:24
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Vakit olduğu halde arabanın içinde namaz kılmak caiz mi yoksa eve mi gidilmeli dir?




    Sağlam bir kimsenin, gemi, tren, uçak ve otobüs gibi vasıtalarda, farzları oturarak kılması caiz değildir Ancak teyemmüm yapmak için gereken özürler varsa caizdir (Halebi, Redd-ül Muhtar)

    Zaruri özürler şunlardır:
    Malın, canın, hayvanın tehlikede olması, inince hayvanın veya hayvandaki veya yanındaki eşyanın, malın çalınması, yırtıcı hayvan, düşman, yerde çamur olması, yağmur olması, hastanın, inerken, binerken iyi olmasının gecikmesi veya hastalığının artması, arkadaşlarının beklemeyip tehlikede kalması, indikten sonra hayvana yardımcısız binememek gibi sebepler birer özür olur

    Böyle bir özürle vasıta içinde ima ile namaz kılmak caiz olur Namazda oturur gibi yere veya koltuğun üzerine oturarak ve kıbleye dönerek namaz kılınır

    Bildirilen özürler yoksa, oturarak vasıtada namaz kılınmaz Otobüslerin verdiği molalarda kılınabilir Yahut otobüsü durdurup namaz kılınır Durdurulamazsa, inilir, namaz kılındıktan sonra başka vasıta ile gidilir İlk otobüse binerken, (Namaz vakitlerinde yolda duruyorsanız sizden bilet alayım) diye pazarlık ederek binmelidir

    Bu da yapılamazsa, diğer üç mezhepten biri taklit edilerek iki namaz cem edilir

    Giden gemide farzları, özürsüz oturarak kılmak, iki imama göre caiz değildir Baş dönmesi özürdür

    Deniz ortasında demirli gemi, rüzgarla çok sallanıyorsa, giden gemi gibidir Çok sallanmıyorsa, sahile yanaşmışsa, farz namazları oturarak kılmak caiz olmaz

    Giden gemide, namaza başlarken kıbleye karşı durmak ve gemi dönünce, kıbleye dönmek gerekir

    Misafir, vapurda ve trende, farz namaza, kıbleye karşı durup, secde yeri yanına pusula koyarak, vapur ve tren döndükçe, kendisi kıbleye karşı dönmelidir Yahut başka birisi, sağa sola onu döndürmelidir (S Ebediyye) Namazda göğsü kıbleden ayrılırsa, namazı bozulur Çünkü, vapur ve tren ev gibidir Hayvan gibi değildir

    Otobüste, trende, dalgalı denizde kıbleye dönemeyenin, farz namazları caiz olmaz Bunlar yolda seferi oldukları müddetçe Maliki, Şafii veya Hanbeli’yi taklit ederek, iki namazı cem ederek kılabilir

    Alauddın es-Semerkandî, Tuhfetu’l-Fukahâ isimli eserinde şöyle der:

    Binek üzerinde kılınabilecek üç ayrı namaz vardır

    A Farz namazlar:
    Farz namazın binek üzerinde kılınabilmesi-nin cevazı iki şartın mevcut olmasına bağlıdır Bunlar;

    Şehir dışında olması; yolcu/seferî olsun veya yitirdiği bir şeyi aramak için çıkmış olsun fark etmez

    Binekten inmesine mani olacak bir özrün bulunması Söz ge-limi; ağrısının veya hastalığının artacağını umması, düşman veya zarar verecek hayvanlardan korkması, ineceği yerde inmesine mani çamur, batak bulunması gibi özürler sayılabilir

    Ayrıca inmeye gücü var, fakat rükû-secde yapamıyorsa inmeli ve ayakta ima ile kılmalıdır Yine inip ayakta duramayacaksa, iner ve oturup namazını kılar Hatta oturarak dahi namazını kılamaya-caksa yine de bineğinden iner ve ima ederek kılar

    Bir üçüncü şart olarak da bineği durdurmak ve kıbleye yönel-mekten bahsedilebilir Şöyle ki; namazın farzlarını mümkün mer-tebe zaruret olmadıkça terk etmemek gerekir Ve namaza aykırı durumlardan sakınmak gerekir

    Binek üzerinde kılınacak farz namazda anlatılanlara ilave edil-mesi gereken iki önemli husus daha vardır

    Birincisi; hayvanı durdurmaya mani bir özür yoksa seyir halin-deki hayvanın üzerinde farz namaz kılmak caiz değildir

    İkincisi: mümkünse kıbleye yönelmelidir Aksi halde namaz sa-hih olmaz

    Buna göre; söz gelimi düşman korkusu emsali bir özürden do-layı bineği üzerinde namaz kılmak zorunda kalan kişinin, bineğini durdurmadan kılması caiz olacağı gibi, kıbleye yönelmeden kılması da caizdir Ayrıca böyle bir durumda namaza başlarken yani iftitah tekbirini alırken kıbleye yönelsin şeklinde bir şart da koşulmaz

    Fakat söz gelimi çamur-batak emsali bir özürden dolayı bineği üzerinde namaz kılmak zorunda kalan kişinin, bineğini durdurma-dan kılması caiz değildir Bineğini durdurmalı ve mümkün olduğu kadar kıbleye yönelerek namazını kılmalıdır

    b Vacip namazlar; bunların durumu da farz namazlar gibi-dir Binek üzerinde değilken nezredilen namazlar, yine binek üze-rinde değilken nafile olarak başlanıp tamamlanmadığı için vacip olan namazlar ve binek üzerinde değilken vacip olan tilavet secde-leri gibi Bu sayılanlar binek üzerindeyken vacip olurlarsa edaları-nın da binek üzerinde yapılması caiz[1]olacaktır[2] Ayrıca vitir na-mazı İmam Ebu Hanife (Allah ona rahmet etsin)’ye göre vacip ol-duğu için bu iki şart, vitir namazının binek üzerinde kılınabilmesi için de gereklidir İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammed (Allah onlara rahmet etsin)’e göre de sünnet-i müekkede olduğu için iki şart bulunmadan binek üzerinde kılınması caiz değildir Yine Hasan b Ziyad’ın,İmam Ebu Hanife (Allah onlara rahmet etsin)'den yap-tığı rivayete göre[3]; hakkında ruhsat sebebini sağlayacak özrü bulun-mayan kişilerin sabah namazının sünnetini binek üzerinde kılmaları caiz değildirZira sabah namazının sünneti vacibe yakın yani vacip manasında müekket bir sünnettir[4]

    c Nafile namazlar; Bunlar, şehir dışında olduktan sonra her türlü yani zaruret olsun olmasın, seferi olsun olmasın binek üze-rinde kılınabilirler[5] Şehir içinde ise binek üzerinde nafile kılmak caiz değildir Ancak İmam Ebu Yusuf (Allah ona rahmet etsin)’tan bu hususta istihsan yolunu tutarak caiz dediği rivayet olunmuştur[6]



  4. 27.Eylül.2011, 00:24
    2
    Silent and lonely rains



    Sağlam bir kimsenin, gemi, tren, uçak ve otobüs gibi vasıtalarda, farzları oturarak kılması caiz değildir Ancak teyemmüm yapmak için gereken özürler varsa caizdir (Halebi, Redd-ül Muhtar)

    Zaruri özürler şunlardır:
    Malın, canın, hayvanın tehlikede olması, inince hayvanın veya hayvandaki veya yanındaki eşyanın, malın çalınması, yırtıcı hayvan, düşman, yerde çamur olması, yağmur olması, hastanın, inerken, binerken iyi olmasının gecikmesi veya hastalığının artması, arkadaşlarının beklemeyip tehlikede kalması, indikten sonra hayvana yardımcısız binememek gibi sebepler birer özür olur

    Böyle bir özürle vasıta içinde ima ile namaz kılmak caiz olur Namazda oturur gibi yere veya koltuğun üzerine oturarak ve kıbleye dönerek namaz kılınır

    Bildirilen özürler yoksa, oturarak vasıtada namaz kılınmaz Otobüslerin verdiği molalarda kılınabilir Yahut otobüsü durdurup namaz kılınır Durdurulamazsa, inilir, namaz kılındıktan sonra başka vasıta ile gidilir İlk otobüse binerken, (Namaz vakitlerinde yolda duruyorsanız sizden bilet alayım) diye pazarlık ederek binmelidir

    Bu da yapılamazsa, diğer üç mezhepten biri taklit edilerek iki namaz cem edilir

    Giden gemide farzları, özürsüz oturarak kılmak, iki imama göre caiz değildir Baş dönmesi özürdür

    Deniz ortasında demirli gemi, rüzgarla çok sallanıyorsa, giden gemi gibidir Çok sallanmıyorsa, sahile yanaşmışsa, farz namazları oturarak kılmak caiz olmaz

    Giden gemide, namaza başlarken kıbleye karşı durmak ve gemi dönünce, kıbleye dönmek gerekir

    Misafir, vapurda ve trende, farz namaza, kıbleye karşı durup, secde yeri yanına pusula koyarak, vapur ve tren döndükçe, kendisi kıbleye karşı dönmelidir Yahut başka birisi, sağa sola onu döndürmelidir (S Ebediyye) Namazda göğsü kıbleden ayrılırsa, namazı bozulur Çünkü, vapur ve tren ev gibidir Hayvan gibi değildir

    Otobüste, trende, dalgalı denizde kıbleye dönemeyenin, farz namazları caiz olmaz Bunlar yolda seferi oldukları müddetçe Maliki, Şafii veya Hanbeli’yi taklit ederek, iki namazı cem ederek kılabilir

    Alauddın es-Semerkandî, Tuhfetu’l-Fukahâ isimli eserinde şöyle der:

    Binek üzerinde kılınabilecek üç ayrı namaz vardır

    A Farz namazlar:
    Farz namazın binek üzerinde kılınabilmesi-nin cevazı iki şartın mevcut olmasına bağlıdır Bunlar;

    Şehir dışında olması; yolcu/seferî olsun veya yitirdiği bir şeyi aramak için çıkmış olsun fark etmez

    Binekten inmesine mani olacak bir özrün bulunması Söz ge-limi; ağrısının veya hastalığının artacağını umması, düşman veya zarar verecek hayvanlardan korkması, ineceği yerde inmesine mani çamur, batak bulunması gibi özürler sayılabilir

    Ayrıca inmeye gücü var, fakat rükû-secde yapamıyorsa inmeli ve ayakta ima ile kılmalıdır Yine inip ayakta duramayacaksa, iner ve oturup namazını kılar Hatta oturarak dahi namazını kılamaya-caksa yine de bineğinden iner ve ima ederek kılar

    Bir üçüncü şart olarak da bineği durdurmak ve kıbleye yönel-mekten bahsedilebilir Şöyle ki; namazın farzlarını mümkün mer-tebe zaruret olmadıkça terk etmemek gerekir Ve namaza aykırı durumlardan sakınmak gerekir

    Binek üzerinde kılınacak farz namazda anlatılanlara ilave edil-mesi gereken iki önemli husus daha vardır

    Birincisi; hayvanı durdurmaya mani bir özür yoksa seyir halin-deki hayvanın üzerinde farz namaz kılmak caiz değildir

    İkincisi: mümkünse kıbleye yönelmelidir Aksi halde namaz sa-hih olmaz

    Buna göre; söz gelimi düşman korkusu emsali bir özürden do-layı bineği üzerinde namaz kılmak zorunda kalan kişinin, bineğini durdurmadan kılması caiz olacağı gibi, kıbleye yönelmeden kılması da caizdir Ayrıca böyle bir durumda namaza başlarken yani iftitah tekbirini alırken kıbleye yönelsin şeklinde bir şart da koşulmaz

    Fakat söz gelimi çamur-batak emsali bir özürden dolayı bineği üzerinde namaz kılmak zorunda kalan kişinin, bineğini durdurma-dan kılması caiz değildir Bineğini durdurmalı ve mümkün olduğu kadar kıbleye yönelerek namazını kılmalıdır

    b Vacip namazlar; bunların durumu da farz namazlar gibi-dir Binek üzerinde değilken nezredilen namazlar, yine binek üze-rinde değilken nafile olarak başlanıp tamamlanmadığı için vacip olan namazlar ve binek üzerinde değilken vacip olan tilavet secde-leri gibi Bu sayılanlar binek üzerindeyken vacip olurlarsa edaları-nın da binek üzerinde yapılması caiz[1]olacaktır[2] Ayrıca vitir na-mazı İmam Ebu Hanife (Allah ona rahmet etsin)’ye göre vacip ol-duğu için bu iki şart, vitir namazının binek üzerinde kılınabilmesi için de gereklidir İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammed (Allah onlara rahmet etsin)’e göre de sünnet-i müekkede olduğu için iki şart bulunmadan binek üzerinde kılınması caiz değildir Yine Hasan b Ziyad’ın,İmam Ebu Hanife (Allah onlara rahmet etsin)'den yap-tığı rivayete göre[3]; hakkında ruhsat sebebini sağlayacak özrü bulun-mayan kişilerin sabah namazının sünnetini binek üzerinde kılmaları caiz değildirZira sabah namazının sünneti vacibe yakın yani vacip manasında müekket bir sünnettir[4]

    c Nafile namazlar; Bunlar, şehir dışında olduktan sonra her türlü yani zaruret olsun olmasın, seferi olsun olmasın binek üze-rinde kılınabilirler[5] Şehir içinde ise binek üzerinde nafile kılmak caiz değildir Ancak İmam Ebu Yusuf (Allah ona rahmet etsin)’tan bu hususta istihsan yolunu tutarak caiz dediği rivayet olunmuştur[6]






+ Yorum Gönder