Konusunu Oylayın.: Uçakta namaz nasıl kılınır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Uçakta namaz nasıl kılınır?
  1. 25.Haziran.2011, 14:14
    1
    Misafir

    Uçakta namaz nasıl kılınır?






    Uçakta namaz nasıl kılınır? Mumsema Uçakta namaz namaz nasıl kılınır Uçak içerisinde namazın nasıl kılınması gerekmektedir açıklar mısınız ?


  2. 25.Haziran.2011, 14:14
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 25.Haziran.2011, 18:46
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: uçakta namaz nasıl kılınır




    Bu yolculuk esnasında hangi ülkede akşam olursa orada ve oranın takvimine göre iftar edilir. Orucu tutmaya başlanılan yerin takvimine göre iftar edilmez. Mesela; Türkiyeden Amerikaya uçarken Almanya üzerine gelindiğinde akşam olsa orada iftar edilir. Bu konuda havadaki duruma değil hangi meridyen üzerindeyseniz o yerin durumuna göre iftar ve sahur yapılır.
    Bu durum sadece oruç için değil aynı zamanda namaz vakitleri için de geçerlidir.
    Bu iki konuyu özetlemeye çalışalım:
    1. Bir kişi yolculuğa çıkınca seferi olacağından orucunu açabilir. Sonra gününe gün oruç tutar.
    2. Normal günlerin ve vakitlerin gerçekleşmediği yerlerde (kutuplarda, havada, uzayda) oraya en yakın yer, meridyen ve ülke esas alınır ona göre orucunu tutar ve namazını kılar.
    3. Orucunu ulaştığı yerin durumuna göre ayarlar. Çıktığı yere göre değil vardığı yere göre ayarlar. Buna göre türkiyeden amerikaya giden birisi orucunu, nerede akşam olursa orada açacaktır.
    Bu üç ayrı fikir ve düşünceden birincisinde orucu tercih edip tutmak daha hayırlıdır. Çünkü Allah yolcu iken oruç tutmamızın daha hayırlı olacağını söylüyor. Ancak orucu açmakta caizdir.
    İkinci fikir ve anlayışın uygulamaya daha uygun olduğu görülüyor. Çünkü, bu metodu hem oruç hem de namaz için uyguladığımız zaman üzerinde bulunduğunuz meridyene göre oruç ve namaz vakitleri ayarlanır, böylece namaz vakitleri geçmemiş, oruç ta da zorluk olmamış olur. Hangi meridyen veya ülke üzerindeysek onların takvim anlayışına göre hareket edilmiş olur.
    Üçüncü anlayışı benimsemek bazen namazların kaçmasına ve orucun da sıkıntıya girmesine neden olacağı kesindir. Zaten bu gibi konularda nasıl hareket edileceğini soran sahabeye Peygamberimiz: “takdir ediniz” buyurarak kolaylık yönünü göstermiştir. Bu nedenlerle üçüncü fikre uyanlara saygı duymakla beraber, tercih etmiyoruz. İkinci maddeyi uygulamanın daha isabetli ve daha kolay olduğunu düşünüyoruz.
    Sonuç: Bulunduğu yerden herhangi bir ülkeye giden kişi hangi meridyen veya ülke üzerinde olursa ona göre orucuna başlayacak ve açacaktır. Namazını da üzerinde bulunduğu meridyenlere göre kılacaktır. Böylece hiçbir namazı kaçırmamış, orucunu da sıkıntıya girmeden tutmuş olur.
    Uçakla sürekli batıya doğru gidilen yolculuklarda, bazen hiç bir meridyenin iftar vaktine denk gelmediği de oluyor. Varılan ülkede iftar vaktine daha çok zaman da olduğundan oruca devam etmek mi gerekir, yoksa ayrıldığı ülkeye göre iftar edilebilir mi?
    Namaz, oruç gibi ibadetlerin vakitleri, kişinin bulunduğu yere göredir. Uçakla yolculuk yapanlar da üzerinde bulundukları ülkenin veya meridyenin durumuna göre hareket ederler.
    Ancak bazen, yolculuk süresince hiç bir yerde iftar olmadığı durumlar da olabiliyor. Böyle bir durumda zaman kısa ise varacağı yere göre hareket etmek daha iyi olur. Ancak zor durumda kalacaksa ayrıldığı yerin zamanına göre hareket edebilir.

    namazlar, herhangi bir zaruret olmaksızın hayvan üzerinde kılınabilir. Hayvan üzerinde kılınan namaz, îma ile kılınır. Ve hayvanın yürüdüğü istikamete doğru yönelerek namaza durulur. Secde rükû'dan biraz fazla eğilerek yapılır. Farz ve vâcib olan namazlar, zaruret olmadıkça hayvan üzerinde kılınmazlar. Hayvan üzerinde namaz kılmak, ancak şehir, yani, meskûn bölgeler dışında câiz olur. Şehir hükmünde sayılan bir yerde, ne nafile, ne farz, ne de vâcib hiçbir namaz câiz olmaz. Taksi, otobüs, tren, uçak ve benzeri nakil vasıtalarında namaz kılmakta hüküm, hayvan üzerinde kılınan namaz gibidir. Şehrin dışına çıkıldıktan sonra, vasıta içinde, oturduğu yerde îma ile nafile namaz kılınabilir. Nakil vasıtaları üzerinde farz veya vâcib namazlar ancak zaruret halinde kılınabilir. Zaruret ve bir özür hâli bulunmadıkça farz ve vâcib namazlar vasıta içinde kılınmazlar. Farz namazlarla vâcib namazların hayvan üzerinde veya nakil vasıtaları içinde kılınmasını mübah kılan özürler şunlardır: 1 - Vasıtadan inildiği takdirde can ve mal güvenliğinin kaybolmasından korkmak. 2 - Eşkıyadan, yırtıcı hayvandan, düşmandan korkmak. 3 - Vasıtadan inince, bir daha vasıtaya yetişip binememekten korkmak. 4 - Arazinin çamur olması, namaz kılacak müsait bir yer bulunmaması. Bu şartlar altında vasıta içinde oturarak îma ile namaz kılınması sahihtir. Bu şekilde kılınan namaz, imkân bulunduğu zaman iade edilmez. Şayet uçak ve tren ve benzeri vasıtalarda ayakta namaz kılma imkânı bulunur ve dışarı çıkamayacak hal olursa, vasıta da duruyorsa, namazı ayakta kılmak icab eder. Vasıta sürücüsünün, vasıtadan dışarı çıkıp namaz kılmasına mâni bir özür varsa, vasıtayı durdurup namazı vasıta içinde kılmalıdır. Vasıtayı bekletme imkânı varken, bekletmeyerek hareket etmesi câiz olmaz. Hayvan ve vasıtalarda necaset olması namaza mâni olmaz. Hareket hâlinde bulunan vasıtalarda namaz kılarken kıbleye yönelmek mecburiyeti yoktur. Vasıta istikametine doğru oturulan yerde îma ile kılınır.


  4. 25.Haziran.2011, 18:46
    2
    Silent and lonely rains



    Bu yolculuk esnasında hangi ülkede akşam olursa orada ve oranın takvimine göre iftar edilir. Orucu tutmaya başlanılan yerin takvimine göre iftar edilmez. Mesela; Türkiyeden Amerikaya uçarken Almanya üzerine gelindiğinde akşam olsa orada iftar edilir. Bu konuda havadaki duruma değil hangi meridyen üzerindeyseniz o yerin durumuna göre iftar ve sahur yapılır.
    Bu durum sadece oruç için değil aynı zamanda namaz vakitleri için de geçerlidir.
    Bu iki konuyu özetlemeye çalışalım:
    1. Bir kişi yolculuğa çıkınca seferi olacağından orucunu açabilir. Sonra gününe gün oruç tutar.
    2. Normal günlerin ve vakitlerin gerçekleşmediği yerlerde (kutuplarda, havada, uzayda) oraya en yakın yer, meridyen ve ülke esas alınır ona göre orucunu tutar ve namazını kılar.
    3. Orucunu ulaştığı yerin durumuna göre ayarlar. Çıktığı yere göre değil vardığı yere göre ayarlar. Buna göre türkiyeden amerikaya giden birisi orucunu, nerede akşam olursa orada açacaktır.
    Bu üç ayrı fikir ve düşünceden birincisinde orucu tercih edip tutmak daha hayırlıdır. Çünkü Allah yolcu iken oruç tutmamızın daha hayırlı olacağını söylüyor. Ancak orucu açmakta caizdir.
    İkinci fikir ve anlayışın uygulamaya daha uygun olduğu görülüyor. Çünkü, bu metodu hem oruç hem de namaz için uyguladığımız zaman üzerinde bulunduğunuz meridyene göre oruç ve namaz vakitleri ayarlanır, böylece namaz vakitleri geçmemiş, oruç ta da zorluk olmamış olur. Hangi meridyen veya ülke üzerindeysek onların takvim anlayışına göre hareket edilmiş olur.
    Üçüncü anlayışı benimsemek bazen namazların kaçmasına ve orucun da sıkıntıya girmesine neden olacağı kesindir. Zaten bu gibi konularda nasıl hareket edileceğini soran sahabeye Peygamberimiz: “takdir ediniz” buyurarak kolaylık yönünü göstermiştir. Bu nedenlerle üçüncü fikre uyanlara saygı duymakla beraber, tercih etmiyoruz. İkinci maddeyi uygulamanın daha isabetli ve daha kolay olduğunu düşünüyoruz.
    Sonuç: Bulunduğu yerden herhangi bir ülkeye giden kişi hangi meridyen veya ülke üzerinde olursa ona göre orucuna başlayacak ve açacaktır. Namazını da üzerinde bulunduğu meridyenlere göre kılacaktır. Böylece hiçbir namazı kaçırmamış, orucunu da sıkıntıya girmeden tutmuş olur.
    Uçakla sürekli batıya doğru gidilen yolculuklarda, bazen hiç bir meridyenin iftar vaktine denk gelmediği de oluyor. Varılan ülkede iftar vaktine daha çok zaman da olduğundan oruca devam etmek mi gerekir, yoksa ayrıldığı ülkeye göre iftar edilebilir mi?
    Namaz, oruç gibi ibadetlerin vakitleri, kişinin bulunduğu yere göredir. Uçakla yolculuk yapanlar da üzerinde bulundukları ülkenin veya meridyenin durumuna göre hareket ederler.
    Ancak bazen, yolculuk süresince hiç bir yerde iftar olmadığı durumlar da olabiliyor. Böyle bir durumda zaman kısa ise varacağı yere göre hareket etmek daha iyi olur. Ancak zor durumda kalacaksa ayrıldığı yerin zamanına göre hareket edebilir.

    namazlar, herhangi bir zaruret olmaksızın hayvan üzerinde kılınabilir. Hayvan üzerinde kılınan namaz, îma ile kılınır. Ve hayvanın yürüdüğü istikamete doğru yönelerek namaza durulur. Secde rükû'dan biraz fazla eğilerek yapılır. Farz ve vâcib olan namazlar, zaruret olmadıkça hayvan üzerinde kılınmazlar. Hayvan üzerinde namaz kılmak, ancak şehir, yani, meskûn bölgeler dışında câiz olur. Şehir hükmünde sayılan bir yerde, ne nafile, ne farz, ne de vâcib hiçbir namaz câiz olmaz. Taksi, otobüs, tren, uçak ve benzeri nakil vasıtalarında namaz kılmakta hüküm, hayvan üzerinde kılınan namaz gibidir. Şehrin dışına çıkıldıktan sonra, vasıta içinde, oturduğu yerde îma ile nafile namaz kılınabilir. Nakil vasıtaları üzerinde farz veya vâcib namazlar ancak zaruret halinde kılınabilir. Zaruret ve bir özür hâli bulunmadıkça farz ve vâcib namazlar vasıta içinde kılınmazlar. Farz namazlarla vâcib namazların hayvan üzerinde veya nakil vasıtaları içinde kılınmasını mübah kılan özürler şunlardır: 1 - Vasıtadan inildiği takdirde can ve mal güvenliğinin kaybolmasından korkmak. 2 - Eşkıyadan, yırtıcı hayvandan, düşmandan korkmak. 3 - Vasıtadan inince, bir daha vasıtaya yetişip binememekten korkmak. 4 - Arazinin çamur olması, namaz kılacak müsait bir yer bulunmaması. Bu şartlar altında vasıta içinde oturarak îma ile namaz kılınması sahihtir. Bu şekilde kılınan namaz, imkân bulunduğu zaman iade edilmez. Şayet uçak ve tren ve benzeri vasıtalarda ayakta namaz kılma imkânı bulunur ve dışarı çıkamayacak hal olursa, vasıta da duruyorsa, namazı ayakta kılmak icab eder. Vasıta sürücüsünün, vasıtadan dışarı çıkıp namaz kılmasına mâni bir özür varsa, vasıtayı durdurup namazı vasıta içinde kılmalıdır. Vasıtayı bekletme imkânı varken, bekletmeyerek hareket etmesi câiz olmaz. Hayvan ve vasıtalarda necaset olması namaza mâni olmaz. Hareket hâlinde bulunan vasıtalarda namaz kılarken kıbleye yönelmek mecburiyeti yoktur. Vasıta istikametine doğru oturulan yerde îma ile kılınır.





+ Yorum Gönder