Konusunu Oylayın.: Namaz kılan biriyim eşim namaz kılmadığı halde alkol alan biri ben eşimi alkol alıyor diye boşayabilirmiyim

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Namaz kılan biriyim eşim namaz kılmadığı halde alkol alan biri ben eşimi alkol alıyor diye boşayabilirmiyim
  1. 18.Haziran.2011, 02:27
    1
    Misafir

    Namaz kılan biriyim eşim namaz kılmadığı halde alkol alan biri ben eşimi alkol alıyor diye boşayabilirmiyim






    Namaz kılan biriyim eşim namaz kılmadığı halde alkol alan biri ben eşimi alkol alıyor diye boşayabilirmiyim Mumsema ben beş vakit namaz kılan biriyim eşim namaz kılmadığı halde alkol alan biri ben eşimi alkol alıyor diye boşayabilirmiyim


  2. 18.Haziran.2011, 20:42
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: namaz kılan biriyim eşim namaz kılmadığı halde alkol alan biri ben eşimi alkol alıyor diye boşayabilirmiyim




    İslam boşama hakkını erkeğe vermiştir. İslam hukukuna göre normal zamanlarda bu hakkı ancak erkek kullanabilir. Eğer kadın da aynı hakka sahip olsaydı, yaratılışı gereği hataya düşe≠bilirdi. Çünkü kadın duygusaldır, his ve heyecanı erkeğe göre daha baskın ve hâkimdir.

    Erkek ise, kadına nispeten hislerine daha hâkim, irade ve kararlarında daha temkinlidir. Basit bir kızgınlık sonucu, öfkesine kapılarak yetkisini hemen kullanmaz.


    Öte yandan türlü masraflara girerek aile yuvasını kuran erkektir. Çoluk çocuğunun uğruna çeşitli meşakkatlere girer. Bütün gününü onların geleceği için harcar.

    İslâm’ın, bu kadar zahmetlere katlanan erkeğe boşama hakkını vermesi normal karşılanmalıdır. Bununla birlikte erkek, çok haklı bir sebep olmadığı sürece boşamaya yanaşmaz. Güçlükle kurduğu ve yaşatmaya çalıştığı yuvayı dağıtmaya yanaşmaz. Çocuğu da bulunuyorsa, onları annesiz yetiştirme zahmetini göze alamaz.



    İşte bu ve buna benzer sebeplerden dolayı, İslâm hukuku boşama hakkını erkeğe vermiştir. Ancak bazı durumlarda ve bazı sözlerin kullanılması halinde boşama hakkı kadına da geçebilir.

    Erkek, kadının kendi kendisini boşama hakkını ona nikâh esnasında verebileceği gibi, daha sonra da verebilir. Buna fıkıh dilinde bir terim olarak “tefviz/ havale” denir.

    Bu esnada erkek boşamanın şekil ve sayısını belirtir. Kadın da tespit edilen şartlara göre bu hakkını isterse kullanabilir.

    Mesela, erkek eşine “İşin senin elindedir” gibi bir söz söyler de, bununla üç talak niyet etmişse, hanım da kendini üç talakla boşarsa, boşama gerçekleşmiş olur. Çünkü erkek boşama işini bir sınır koymadan mutlak olarak ona bırakmıştır.

    Erkek eşine verdiği boşama yetkisini tekrar kadından alamaz. Fakat ayrıca boşama hakkı kendinde de kalır.

    Bununla birlikte bazı boşanma sebepleri vardır ki; kadının da mahkemeye başvurarak evliliğe son verdirmesi mümkündür. Evliliğin bu şekilde sona erdirilmesine “fesih” denir.

    Fesih, bir şeyi elden atmak, bir akdi ve ahdi bozmak gibi manaları ifade eder. Bir nikâh terimi olarak da, kadın tarafından oluşmasına sebep olan bir ayrılıktır. Bundan başka bir diğer boşama şekli de “müfarakat” olarak tanımlanan karı-kocanın birbirinden ayrılmasıdır.



    İslâm hukukuna göre hakimin ayırması “talak/boşama” niteliğinde olabileceği gibi evliliği temelden yok sayan “fesih” niteliğinde de olabilir. Söz gelimi hastalık gibi sebepler “talak/boşama” sayılırken, eşlerden birisinin dinden çıkması gibi sebepler “fesih” sayılır.

    Ancak boşanmada hakimin devreye girmesi, genellikle kadının müracaatı üzerine olur. Çünkü kocanın her zaman doğrudan boşama yetkisi bulunduğu için mahkemeye başvurma ihtiyacı duymaz.

    Mahkeme kararıyla boşanmanın sebepleri şunlardır:

    1. Kocanın hastalıklı ve özürlü olması.
    2. Kocanın nafakayı sağlamaması.
    3. Kocanın evi terk etmesi.
    4. Kocanın hapsedilmesi.
    5. Şiddetli geçimsizlik ve kötü muamele.
    Kadın yukarıdaki sebeplerden dolayı mahkemeye başvurabilir. Evliliğin sona erdirilmesini isteyebilir. Bu İslâm’ın kadına verdiği haklardan biridir. Ama asıl mesele fedakârca aileyi yaşatmaktır.

    Mehmet Paksu

    1 — Erkek, karısına boşama yetkisi verebilir. "Tefviz-i talâk" denilen bu müessese, fıkıh kitaplarında uzun uzadıya anlatılmıştır.

    2 — Kadın, evlenme akdi yapılırken, boşama hakkının kendisine de tanınmasını şart koşabilir. Hukuk-ı Aile Kararnamesi, bu görüşü kanunlaştırmıştır.

    3 — Kocanın cinsi iktidarsızlığı, akıl hastası olması veya bulaşıcı hastalıkları bulunması gibi evlilik hayatını çekilmez hale getiren sebeplerin varlığı halinde, kadın, evliliğin sona erdirilmesi için hâkime başvurabilir. Hâkim de karı—kocayı ayırır. Buna "tefrik" adı verilir.



  3. 18.Haziran.2011, 20:42
    2
    Silent and lonely rains



    İslam boşama hakkını erkeğe vermiştir. İslam hukukuna göre normal zamanlarda bu hakkı ancak erkek kullanabilir. Eğer kadın da aynı hakka sahip olsaydı, yaratılışı gereği hataya düşe≠bilirdi. Çünkü kadın duygusaldır, his ve heyecanı erkeğe göre daha baskın ve hâkimdir.

    Erkek ise, kadına nispeten hislerine daha hâkim, irade ve kararlarında daha temkinlidir. Basit bir kızgınlık sonucu, öfkesine kapılarak yetkisini hemen kullanmaz.


    Öte yandan türlü masraflara girerek aile yuvasını kuran erkektir. Çoluk çocuğunun uğruna çeşitli meşakkatlere girer. Bütün gününü onların geleceği için harcar.

    İslâm’ın, bu kadar zahmetlere katlanan erkeğe boşama hakkını vermesi normal karşılanmalıdır. Bununla birlikte erkek, çok haklı bir sebep olmadığı sürece boşamaya yanaşmaz. Güçlükle kurduğu ve yaşatmaya çalıştığı yuvayı dağıtmaya yanaşmaz. Çocuğu da bulunuyorsa, onları annesiz yetiştirme zahmetini göze alamaz.



    İşte bu ve buna benzer sebeplerden dolayı, İslâm hukuku boşama hakkını erkeğe vermiştir. Ancak bazı durumlarda ve bazı sözlerin kullanılması halinde boşama hakkı kadına da geçebilir.

    Erkek, kadının kendi kendisini boşama hakkını ona nikâh esnasında verebileceği gibi, daha sonra da verebilir. Buna fıkıh dilinde bir terim olarak “tefviz/ havale” denir.

    Bu esnada erkek boşamanın şekil ve sayısını belirtir. Kadın da tespit edilen şartlara göre bu hakkını isterse kullanabilir.

    Mesela, erkek eşine “İşin senin elindedir” gibi bir söz söyler de, bununla üç talak niyet etmişse, hanım da kendini üç talakla boşarsa, boşama gerçekleşmiş olur. Çünkü erkek boşama işini bir sınır koymadan mutlak olarak ona bırakmıştır.

    Erkek eşine verdiği boşama yetkisini tekrar kadından alamaz. Fakat ayrıca boşama hakkı kendinde de kalır.

    Bununla birlikte bazı boşanma sebepleri vardır ki; kadının da mahkemeye başvurarak evliliğe son verdirmesi mümkündür. Evliliğin bu şekilde sona erdirilmesine “fesih” denir.

    Fesih, bir şeyi elden atmak, bir akdi ve ahdi bozmak gibi manaları ifade eder. Bir nikâh terimi olarak da, kadın tarafından oluşmasına sebep olan bir ayrılıktır. Bundan başka bir diğer boşama şekli de “müfarakat” olarak tanımlanan karı-kocanın birbirinden ayrılmasıdır.



    İslâm hukukuna göre hakimin ayırması “talak/boşama” niteliğinde olabileceği gibi evliliği temelden yok sayan “fesih” niteliğinde de olabilir. Söz gelimi hastalık gibi sebepler “talak/boşama” sayılırken, eşlerden birisinin dinden çıkması gibi sebepler “fesih” sayılır.

    Ancak boşanmada hakimin devreye girmesi, genellikle kadının müracaatı üzerine olur. Çünkü kocanın her zaman doğrudan boşama yetkisi bulunduğu için mahkemeye başvurma ihtiyacı duymaz.

    Mahkeme kararıyla boşanmanın sebepleri şunlardır:

    1. Kocanın hastalıklı ve özürlü olması.
    2. Kocanın nafakayı sağlamaması.
    3. Kocanın evi terk etmesi.
    4. Kocanın hapsedilmesi.
    5. Şiddetli geçimsizlik ve kötü muamele.
    Kadın yukarıdaki sebeplerden dolayı mahkemeye başvurabilir. Evliliğin sona erdirilmesini isteyebilir. Bu İslâm’ın kadına verdiği haklardan biridir. Ama asıl mesele fedakârca aileyi yaşatmaktır.

    Mehmet Paksu

    1 — Erkek, karısına boşama yetkisi verebilir. "Tefviz-i talâk" denilen bu müessese, fıkıh kitaplarında uzun uzadıya anlatılmıştır.

    2 — Kadın, evlenme akdi yapılırken, boşama hakkının kendisine de tanınmasını şart koşabilir. Hukuk-ı Aile Kararnamesi, bu görüşü kanunlaştırmıştır.

    3 — Kocanın cinsi iktidarsızlığı, akıl hastası olması veya bulaşıcı hastalıkları bulunması gibi evlilik hayatını çekilmez hale getiren sebeplerin varlığı halinde, kadın, evliliğin sona erdirilmesi için hâkime başvurabilir. Hâkim de karı—kocayı ayırır. Buna "tefrik" adı verilir.






+ Yorum Gönder