Konusunu Oylayın.: İki namaz arasındaki günahlar affedilir mi? Affedilirse hangileri affedilir, hangileri affedilmez?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
İki namaz arasındaki günahlar affedilir mi? Affedilirse hangileri affedilir, hangileri affedilmez?
  1. 30.Mayıs.2011, 11:52
    1
    Misafir

    İki namaz arasındaki günahlar affedilir mi? Affedilirse hangileri affedilir, hangileri affedilmez?






    İki namaz arasındaki günahlar affedilir mi? Affedilirse hangileri affedilir, hangileri affedilmez? Mumsema İki namaz arasındaki günahlar affedilir mi? Affedilirse hangileri affedilir, hangileri affedilmez?


  2. 30.Mayıs.2011, 11:52
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 30.Mayıs.2011, 12:04
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: İki namaz arasındaki günahlar affedilir mi? Affedilirse hangileri affedilir, hangileri affedilmez?




    Değerli kardeşimiz;



    Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Müezzin, sesinin gittiği yer boyunca mağfiret olunur. Yaş ve kuru herşey onun lehinde şehadet eder, namaza katılan kimseye yirmibeş kat namaz yazılır ve iki namaz arasındaki (günahları) affedilir." [Ebû Dâvud, Salât 31, (515); Nesâî, Ezân 14, (2, 13); İbnu Mâce, Ezân 5, (724).]
    Ebu Ümame anlatıyor: Hz. Peygamber (asv) ile birlikte mescitte oturduğumuz bir sırada, adamın biri “Ya Rasulallah! Bana had tatbik et." (İbn Hacer’in belirttiğine göre, adam -kadınlarla ilgili- zinanın dışındaki günahların da karşılığını had sanıyordu). Hz. Peygamber (a.s.m) ona bir cevap vermedi. Bir daha sözünü tekrar etti, yine cevap alamadı. Hz. Peygamber (a.s.m) kalkıp giderken, adam da arkasından gitti. Ben de onları takip ettim, Hz. Peygamber (a.s.m)’in nasıl bir cevap vereceğini merak ediyordum. Nihayet adam Hz. Peygamber (a.s.m)’e kavuşup daha önce söylediklerini tekrarladı. Bunun üzerine Hz. Peygamber (a.s.m): “Evden çıkarken güzelce abdest almadın mı?”diye sordu. Adam “Evet” deyince, “Sonra bizimle birlikte namaz kılmadın mı?”diye buyurdu. Adam buna da “Evet" cevabını verince, Hz. Peygamber (a.s.m): “Öyleyse Allah senin günahını bağışladı.” diye buyurdu.(Müslim, Tevbe, 45).

    Söz konusu hadisi -değişik varyantlarıyla, Buharî (Tefsir, suretu 11/6), Müslim (Tevbe, 39-45) İmam Ahmed ve diğer sünen kitapları rivayet etmiştir.

    Alimler bu gibi hadisleri “Eğer size yasaklanan günahların büyüklerinden sakınırsanız, sizin öbür küçük günahlarınızı örtüp affederiz ve sizi değerli bir mevkie/cennete yerleştiririz.”(Nisa, 4/31), “Gündüzün iki tarafında, gecenin gündüze yakın saatlerinde namaz kıl. Şüphesiz böyle güzel işler -insandan uzak olmayan- günahları silip giderir.”(Hud, 11/114) mealindeki ayetlerin ışığında değerlendirmişlerdir.

    Genel olarak alimlerin büyük çoğunluğu tarafından kabul gören görüşe göre, büyük günahlardan kaçınıldığı takdirde, küçük günahlar, namaz kılmak gibi ibadetler sayesinde affolunur. Büyük günahların affı ise, samimi bir tövbeye bağlıdır.

    Cümhur-u ulema/âlimlerin büyük çoğunluğu, bu görüşlerini şu sahih hadisle desteklemişlerdir:

    “Büyük günahlardan kaçınıldığı takdirde, iki namaz arasında yapılan küçük günahlar affolunur.” (bk. İbn Hacer, 8/357).

    Ayrıca Enam Sûresi 160. Ayette: “Bir kimse bir iyilik getirirse ona on misli sevap vardır. Bir kötülük getiren ise bir misli ile ceza görür, onlar haksızlığa uğratılmazlar.” buyurulmaktadır. Ebû Zer (r.a)’den rivayet edilen başka bir hadîs-i şerîfte ise Rasûlullah Efendimiz (asv): “Nerede ve ne halde olursan ol, Allah’tan kork ve kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki onu yok etsin.”(İhyâ, 4/65.) buyurmuştur.

    Öyle anlaşılıyor ki, hasbel beşer / bir insan olarak nefis ve şeytana uyup küçük günahlar işleyenlerin günahları beş vakit namazla affa uğrar. Veya başka bir hayır işledikleri zaman, bu onlara bir kefaret olur. Ancak, şu noktaya dikkat etmek gerekir ki, “Nasıl olsa, iki namaz arasında küçük günahlar of olunur.” diyerek pervasızca günah işlemeye devam edenlerin günahları af kapsamına girmeyebilir. Çünkü, bu gibi adamlarda Allah’a karşı saygı diye bir şey yok demektir.

    Cumhûr-ı ulemaya göre; günahlar büyük ve küçük olmak üzere ikiye ayrılır. Beş vakit namaz, Ramazan orucu, hac, umre, abdest gibi hayırlı amellerin kendilerine keffaret olabileceği günahlar "küçük günah"; bu tür ibadetlerin keffâret olamadığı günahlar ise "büyük günah"lardır.

    Mesela: "İki umre, aralarında yapılan günahlara keffarettir." (Ahmed İbn Hanbel, II, 461).

    "Kabul edilmiş bir hac, o yıl ki hatalara keffarettir. " (Ahmed İbn Hanbel, II, 348),

    "Şehidden akan ilk damla kan, onun bütün günahları için keffarettir." (Ahmed İbn Hanbel, IV, 300),

    "Allah, cuma'yı kılanın iki cuma arasındaki günahlarını örter." (Ahmed İbn Hanbel, V, 181).

    Hadislerde, başka ibadetlerin kendilerine keffaret olduğu bildirilen cinsten günahlar küçük günahtır. Ancak herhangi bir ibadetin, kendisi hakkında keffaret kabul edilmediği günahlar ise büyük günahlardır.

    Meselâ: hiç bir ibadet adam öldürmeye, zina yapmaya, içki içmeye ve benzeri günahlara keffaret olarak kabul edilmez; bunlara ancak Şerîat'ın, haklarında takdir ettiği cezalar tatbik edilir.



  4. 30.Mayıs.2011, 12:04
    2
    Editör



    Değerli kardeşimiz;



    Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Müezzin, sesinin gittiği yer boyunca mağfiret olunur. Yaş ve kuru herşey onun lehinde şehadet eder, namaza katılan kimseye yirmibeş kat namaz yazılır ve iki namaz arasındaki (günahları) affedilir." [Ebû Dâvud, Salât 31, (515); Nesâî, Ezân 14, (2, 13); İbnu Mâce, Ezân 5, (724).]
    Ebu Ümame anlatıyor: Hz. Peygamber (asv) ile birlikte mescitte oturduğumuz bir sırada, adamın biri “Ya Rasulallah! Bana had tatbik et." (İbn Hacer’in belirttiğine göre, adam -kadınlarla ilgili- zinanın dışındaki günahların da karşılığını had sanıyordu). Hz. Peygamber (a.s.m) ona bir cevap vermedi. Bir daha sözünü tekrar etti, yine cevap alamadı. Hz. Peygamber (a.s.m) kalkıp giderken, adam da arkasından gitti. Ben de onları takip ettim, Hz. Peygamber (a.s.m)’in nasıl bir cevap vereceğini merak ediyordum. Nihayet adam Hz. Peygamber (a.s.m)’e kavuşup daha önce söylediklerini tekrarladı. Bunun üzerine Hz. Peygamber (a.s.m): “Evden çıkarken güzelce abdest almadın mı?”diye sordu. Adam “Evet” deyince, “Sonra bizimle birlikte namaz kılmadın mı?”diye buyurdu. Adam buna da “Evet" cevabını verince, Hz. Peygamber (a.s.m): “Öyleyse Allah senin günahını bağışladı.” diye buyurdu.(Müslim, Tevbe, 45).

    Söz konusu hadisi -değişik varyantlarıyla, Buharî (Tefsir, suretu 11/6), Müslim (Tevbe, 39-45) İmam Ahmed ve diğer sünen kitapları rivayet etmiştir.

    Alimler bu gibi hadisleri “Eğer size yasaklanan günahların büyüklerinden sakınırsanız, sizin öbür küçük günahlarınızı örtüp affederiz ve sizi değerli bir mevkie/cennete yerleştiririz.”(Nisa, 4/31), “Gündüzün iki tarafında, gecenin gündüze yakın saatlerinde namaz kıl. Şüphesiz böyle güzel işler -insandan uzak olmayan- günahları silip giderir.”(Hud, 11/114) mealindeki ayetlerin ışığında değerlendirmişlerdir.

    Genel olarak alimlerin büyük çoğunluğu tarafından kabul gören görüşe göre, büyük günahlardan kaçınıldığı takdirde, küçük günahlar, namaz kılmak gibi ibadetler sayesinde affolunur. Büyük günahların affı ise, samimi bir tövbeye bağlıdır.

    Cümhur-u ulema/âlimlerin büyük çoğunluğu, bu görüşlerini şu sahih hadisle desteklemişlerdir:

    “Büyük günahlardan kaçınıldığı takdirde, iki namaz arasında yapılan küçük günahlar affolunur.” (bk. İbn Hacer, 8/357).

    Ayrıca Enam Sûresi 160. Ayette: “Bir kimse bir iyilik getirirse ona on misli sevap vardır. Bir kötülük getiren ise bir misli ile ceza görür, onlar haksızlığa uğratılmazlar.” buyurulmaktadır. Ebû Zer (r.a)’den rivayet edilen başka bir hadîs-i şerîfte ise Rasûlullah Efendimiz (asv): “Nerede ve ne halde olursan ol, Allah’tan kork ve kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki onu yok etsin.”(İhyâ, 4/65.) buyurmuştur.

    Öyle anlaşılıyor ki, hasbel beşer / bir insan olarak nefis ve şeytana uyup küçük günahlar işleyenlerin günahları beş vakit namazla affa uğrar. Veya başka bir hayır işledikleri zaman, bu onlara bir kefaret olur. Ancak, şu noktaya dikkat etmek gerekir ki, “Nasıl olsa, iki namaz arasında küçük günahlar of olunur.” diyerek pervasızca günah işlemeye devam edenlerin günahları af kapsamına girmeyebilir. Çünkü, bu gibi adamlarda Allah’a karşı saygı diye bir şey yok demektir.

    Cumhûr-ı ulemaya göre; günahlar büyük ve küçük olmak üzere ikiye ayrılır. Beş vakit namaz, Ramazan orucu, hac, umre, abdest gibi hayırlı amellerin kendilerine keffaret olabileceği günahlar "küçük günah"; bu tür ibadetlerin keffâret olamadığı günahlar ise "büyük günah"lardır.

    Mesela: "İki umre, aralarında yapılan günahlara keffarettir." (Ahmed İbn Hanbel, II, 461).

    "Kabul edilmiş bir hac, o yıl ki hatalara keffarettir. " (Ahmed İbn Hanbel, II, 348),

    "Şehidden akan ilk damla kan, onun bütün günahları için keffarettir." (Ahmed İbn Hanbel, IV, 300),

    "Allah, cuma'yı kılanın iki cuma arasındaki günahlarını örter." (Ahmed İbn Hanbel, V, 181).

    Hadislerde, başka ibadetlerin kendilerine keffaret olduğu bildirilen cinsten günahlar küçük günahtır. Ancak herhangi bir ibadetin, kendisi hakkında keffaret kabul edilmediği günahlar ise büyük günahlardır.

    Meselâ: hiç bir ibadet adam öldürmeye, zina yapmaya, içki içmeye ve benzeri günahlara keffaret olarak kabul edilmez; bunlara ancak Şerîat'ın, haklarında takdir ettiği cezalar tatbik edilir.






+ Yorum Gönder