Konusunu Oylayın.: Vitir namazında veya herhangi bir namaz kılarken, kaçıncı rekatta olduğunu unutan kişi namazı nasıl tamamlar?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Vitir namazında veya herhangi bir namaz kılarken, kaçıncı rekatta olduğunu unutan kişi namazı nasıl tamamlar?
  1. 29.Mayıs.2011, 07:29
    1
    Misafir

    Vitir namazında veya herhangi bir namaz kılarken, kaçıncı rekatta olduğunu unutan kişi namazı nasıl tamamlar?






    Vitir namazında veya herhangi bir namaz kılarken, kaçıncı rekatta olduğunu unutan kişi namazı nasıl tamamlar? Mumsema Vitir namazında veya herhangi bir namaz kılarken, kaçıncı rekatta olduğunu unutan kişi namazı nasıl tamamlar?


  2. 29.Mayıs.2011, 07:35
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Vitir namazında veya herhangi bir namaz kılarken, kaçıncı rekatta olduğunu unutan kişi namazı nasıl tamamlar?




    Öncelikle namazda iken veya namazı bitirdiken sonra, aklınıza namazı eksik kılmakla ilgili düşünceler vesvese olduğundan, bunlara ittiba edilmez. Namazda iken kaçıncı rakatta olduğunuzu unuttuysanız, o zaman güçlü tahmininiz hangisi ise ona göre hareket edersiniz.
    Vitir namazında iki ile üç rek'at arasında şüpheye düşerse, ayak­ta bulunuyorsa o takdirde içinde bulunduğu rek'ati tamamlayıp Kunût okur ve oturur, selâm vermeden kalkıp bir rek'at daha kılar ve tekrar Kunût okuyarak namazım tamamlar, sonunda Yanılma Sec­desi yapar.
    Tabii, iki ile üç rek'at arasında şüphe ederken bir tercih yapamadığı takdirde böyledir. Gönlü üç rek'at kıldığına yatışırsa, bu takdirde üçüncü rek'ate kalkmaya gerek yoktur. Muhtar olan da bu­dur.
    Bu hususta Bahrirâik sahibi ile Fethülkadir sahibi şu genel kaideyi belirtmişlerdir:
    Namazda rek'at sayısında şüphe edildiğinde, ister bir tercih ya­pılsın az rek'at esas kabul edilsin, ister çok rek'ate kalb yatıştığı için o esas kabul edilsin, her iki surette de namaz sonunda Yanılma Sec­desi yapmak vâcibdir. Ne var ki fukahanın bir kısmı böyle genel bir kaaideyi benimsememiştir.
    Buna bir misal verelim:
    Dört rek'atli bir namazda üç ile dört rek'at arasında şüpheye düşer, biraz düşündükten sonra üç rek'at kıldığını hatırlarsa, -eğer düşünme süresi bir rükün edâ edilecek kadar bir süre almamışsa- o takdirde yanılma secdesine gerek yoktur. Ama bir rükün edâ edile­cek kadar bir süre geçmişse, farzı geciktirmeden dolayı Yanılma Secdesi vâcib olur. 1
    Namaz kılarken mukim ve misafir (eyleşik ve yolcu) olduğun­da şüpheye düşerse, kesin bir sonuca varamıyorsa, o takdirde ikin­ci rek'atin,sonunda oturup farz ve vâcib olanı ihtiyaten yerine geti­rip öylece namazını tamamlar. 2
    İmam dört rek'atli namaz kıldırırken ikinci secdede iki rek'at ile üç rek'at kıldırdığı arasında şüphe eder ve bir tercih yapma duru­munda olmaz, sadece cemaatin, secdeden kalkıldığında ne yapaca­ğına bakıp onlara uymayı düşünürse, o takdirde cemaat, secdeden kalkıldığında oturursa, o da oturur, kalkarsa, o da kalkar ve bu du­rumda Yanılma Secdesi gerekmez. Çünkü şüphe, cemaatin hareke­tiyle giderilmiş ve farz da geciktirilmemiştir.3
    İmam namazda şüpheye düşer ve kalbinin yatıştığı ölçüde na­mazını kılıp tamamladıktan sonra, doğruluğuna güvenilen iki adam ona kaç rek'at kıldığını haber verirse, onların sözüne uyarak nama­zını ona göre düzenler; noksan kılmışsa iade eder.
    Ama yalnız bir kişi kendisine farzedelim, üç rek'at kıldığını ha­ber verirse, artık onun sözüne itibar etmez. Çünkü kendisi bir tercih kullanmıştı. Haber veren de bir kişi olduğuna göre bu tercih bozulmaz.4
    Ne var ki İmam Muhammed'den yapılan rivayete göre, haber veren doğru ile yalan arasında söz söyleyeceği şüphesi hasıl olursa, o takdirde kılınan namaz ihtiyaten iade edilir.5
    Dipnotlar:

    1. El-Muhit / Radıyüddin Serahsî - Fetâva-yi Hindiyye.
    2. Tatarhaniyye - Fetâvâ-yi Hindiyye.
    3. El-Muhit / Radıyüddin Serahsî.
    4. Fetâvâ-yi Hindiyye - El-Muhit / Serahsi.
    5. Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslam Fıkhı, Uysal Kitabevi: 1/432-434.


  3. 29.Mayıs.2011, 07:35
    2
    Editör



    Öncelikle namazda iken veya namazı bitirdiken sonra, aklınıza namazı eksik kılmakla ilgili düşünceler vesvese olduğundan, bunlara ittiba edilmez. Namazda iken kaçıncı rakatta olduğunuzu unuttuysanız, o zaman güçlü tahmininiz hangisi ise ona göre hareket edersiniz.
    Vitir namazında iki ile üç rek'at arasında şüpheye düşerse, ayak­ta bulunuyorsa o takdirde içinde bulunduğu rek'ati tamamlayıp Kunût okur ve oturur, selâm vermeden kalkıp bir rek'at daha kılar ve tekrar Kunût okuyarak namazım tamamlar, sonunda Yanılma Sec­desi yapar.
    Tabii, iki ile üç rek'at arasında şüphe ederken bir tercih yapamadığı takdirde böyledir. Gönlü üç rek'at kıldığına yatışırsa, bu takdirde üçüncü rek'ate kalkmaya gerek yoktur. Muhtar olan da bu­dur.
    Bu hususta Bahrirâik sahibi ile Fethülkadir sahibi şu genel kaideyi belirtmişlerdir:
    Namazda rek'at sayısında şüphe edildiğinde, ister bir tercih ya­pılsın az rek'at esas kabul edilsin, ister çok rek'ate kalb yatıştığı için o esas kabul edilsin, her iki surette de namaz sonunda Yanılma Sec­desi yapmak vâcibdir. Ne var ki fukahanın bir kısmı böyle genel bir kaaideyi benimsememiştir.
    Buna bir misal verelim:
    Dört rek'atli bir namazda üç ile dört rek'at arasında şüpheye düşer, biraz düşündükten sonra üç rek'at kıldığını hatırlarsa, -eğer düşünme süresi bir rükün edâ edilecek kadar bir süre almamışsa- o takdirde yanılma secdesine gerek yoktur. Ama bir rükün edâ edile­cek kadar bir süre geçmişse, farzı geciktirmeden dolayı Yanılma Secdesi vâcib olur. 1
    Namaz kılarken mukim ve misafir (eyleşik ve yolcu) olduğun­da şüpheye düşerse, kesin bir sonuca varamıyorsa, o takdirde ikin­ci rek'atin,sonunda oturup farz ve vâcib olanı ihtiyaten yerine geti­rip öylece namazını tamamlar. 2
    İmam dört rek'atli namaz kıldırırken ikinci secdede iki rek'at ile üç rek'at kıldırdığı arasında şüphe eder ve bir tercih yapma duru­munda olmaz, sadece cemaatin, secdeden kalkıldığında ne yapaca­ğına bakıp onlara uymayı düşünürse, o takdirde cemaat, secdeden kalkıldığında oturursa, o da oturur, kalkarsa, o da kalkar ve bu du­rumda Yanılma Secdesi gerekmez. Çünkü şüphe, cemaatin hareke­tiyle giderilmiş ve farz da geciktirilmemiştir.3
    İmam namazda şüpheye düşer ve kalbinin yatıştığı ölçüde na­mazını kılıp tamamladıktan sonra, doğruluğuna güvenilen iki adam ona kaç rek'at kıldığını haber verirse, onların sözüne uyarak nama­zını ona göre düzenler; noksan kılmışsa iade eder.
    Ama yalnız bir kişi kendisine farzedelim, üç rek'at kıldığını ha­ber verirse, artık onun sözüne itibar etmez. Çünkü kendisi bir tercih kullanmıştı. Haber veren de bir kişi olduğuna göre bu tercih bozulmaz.4
    Ne var ki İmam Muhammed'den yapılan rivayete göre, haber veren doğru ile yalan arasında söz söyleyeceği şüphesi hasıl olursa, o takdirde kılınan namaz ihtiyaten iade edilir.5
    Dipnotlar:

    1. El-Muhit / Radıyüddin Serahsî - Fetâva-yi Hindiyye.
    2. Tatarhaniyye - Fetâvâ-yi Hindiyye.
    3. El-Muhit / Radıyüddin Serahsî.
    4. Fetâvâ-yi Hindiyye - El-Muhit / Serahsi.
    5. Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslam Fıkhı, Uysal Kitabevi: 1/432-434.





+ Yorum Gönder