Konusunu Oylayın.: Namazların farzının iki rekat olduğunu, dört rekat kılmanın sünnet olduğunu duydum. Bu konu hakkında bilgi verir misiniz

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Namazların farzının iki rekat olduğunu, dört rekat kılmanın sünnet olduğunu duydum. Bu konu hakkında bilgi verir misiniz
  1. 17.Mayıs.2011, 11:39
    1
    Misafir

    Namazların farzının iki rekat olduğunu, dört rekat kılmanın sünnet olduğunu duydum. Bu konu hakkında bilgi verir misiniz






    Namazların farzının iki rekat olduğunu, dört rekat kılmanın sünnet olduğunu duydum. Bu konu hakkında bilgi verir misiniz Mumsema Namazların farzının iki rekat olduğunu, dört rekat kılmanın sünnet olduğunu duydum. Bu konu hakkında bilgi verir misiniz?


  2. 17.Mayıs.2011, 11:45
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Namazların farzının iki rekat olduğunu, dört rekat kılmanın sünnet olduğunu duydum. Bu konu hakkında bilgi verir




    Hz. Âişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor:
    "Allah namazı (ilk defa farz ettiği zaman iki rek'at olarak farz etmişti. Sonra onu hazer için (dörde) tamamladı. Yolcu namazı ilk farz edildiği şekilde sabit tutuldu." [Buhârî, Salât 1, Taksîru's-Salât 5, Menâkıbu'l-Ensâr 47; Müslim, Salâtu'-Müsâfirîn 2, (685); Muvatta, Kasru's-Salât 8, (1, 146); Ebû Dâvud, Salât 270, (1198); Nesâî, Salât 3, (1, 225).]
    AÇIKLAMA:
    1. Namaz farz edildiği zaman, bütün vakitler ikişer rek'at olarak farz edilmiştir. Ahmed İbnu Hanbel'in bir rivayetinde akşam namazı istisna edilir ve onun üç rek'at olarak farz edildiği belirtilir.
    Buhârî'nin kaydettiği bir başka rivayette, namazların hicretten sonra dört rek'ate çıkarıldığı belirtilir. Bu hususu İbnu Huzeyme, Beyhakî ve İbnu Hibbân tarafından tahriç edilmiş olan bir rivayette Hz. Âişe (r.anha) şöyle açar:
    "Hazer ve sefer namazı (Mi'râc'ta) ikişer rek'at olarak farz kılınmıştı. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Medîne'ye gelip, itminan bulunca, hazer namazlarına ikişer rek'at daha ilave edildi. Sadece sabah namazı, kıraatinin uzunluğu sebebiyle iki rek'at olarak bırakıldı. Akşam namazı da eski hâli üzere üç rek'at olarak bırakıldı, çünkü bu gündüzün vitridir."
    Namazlar bu şekilde dört rek'ata çıkarıldıktan sonra:
    "Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman, eğer kâfirlerin size fenalık yapacağından endişe ederseniz, namazdan kısaltmanızda üzerinize bir vebal yoktur..." (Nisâ, 4/101)
    âyeti nâzil olmuştur. İbnu'l-Esîr'in, Şerhu'l-Müsned'de kaydettiğine göre, namazın kısaltılması hadisesi hicretin dördüncü yılında teşri edilmiştir. Mamafih ilgili âyetin, hicretin ikinci yılında nâzil olduğu da söylenmiştir.
    2. Hanefîler, sadedinde olduğumuz Hz. Âişe (r.anha) hadisini esas alarak, seferde namazın kasredilmesini ruhsat değil, azimet telakki etmiştir. Muhalifleri ve bu meyanda Şâfiîler yukarıda kaydettiğimiz âyeti esas alarak namazı seferde kasretmeyi (iki kılmayı) ruhsat telakki etmiştir.
    (Prof. Dr. İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte)


  3. 17.Mayıs.2011, 11:45
    2
    Editör



    Hz. Âişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor:
    "Allah namazı (ilk defa farz ettiği zaman iki rek'at olarak farz etmişti. Sonra onu hazer için (dörde) tamamladı. Yolcu namazı ilk farz edildiği şekilde sabit tutuldu." [Buhârî, Salât 1, Taksîru's-Salât 5, Menâkıbu'l-Ensâr 47; Müslim, Salâtu'-Müsâfirîn 2, (685); Muvatta, Kasru's-Salât 8, (1, 146); Ebû Dâvud, Salât 270, (1198); Nesâî, Salât 3, (1, 225).]
    AÇIKLAMA:
    1. Namaz farz edildiği zaman, bütün vakitler ikişer rek'at olarak farz edilmiştir. Ahmed İbnu Hanbel'in bir rivayetinde akşam namazı istisna edilir ve onun üç rek'at olarak farz edildiği belirtilir.
    Buhârî'nin kaydettiği bir başka rivayette, namazların hicretten sonra dört rek'ate çıkarıldığı belirtilir. Bu hususu İbnu Huzeyme, Beyhakî ve İbnu Hibbân tarafından tahriç edilmiş olan bir rivayette Hz. Âişe (r.anha) şöyle açar:
    "Hazer ve sefer namazı (Mi'râc'ta) ikişer rek'at olarak farz kılınmıştı. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Medîne'ye gelip, itminan bulunca, hazer namazlarına ikişer rek'at daha ilave edildi. Sadece sabah namazı, kıraatinin uzunluğu sebebiyle iki rek'at olarak bırakıldı. Akşam namazı da eski hâli üzere üç rek'at olarak bırakıldı, çünkü bu gündüzün vitridir."
    Namazlar bu şekilde dört rek'ata çıkarıldıktan sonra:
    "Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman, eğer kâfirlerin size fenalık yapacağından endişe ederseniz, namazdan kısaltmanızda üzerinize bir vebal yoktur..." (Nisâ, 4/101)
    âyeti nâzil olmuştur. İbnu'l-Esîr'in, Şerhu'l-Müsned'de kaydettiğine göre, namazın kısaltılması hadisesi hicretin dördüncü yılında teşri edilmiştir. Mamafih ilgili âyetin, hicretin ikinci yılında nâzil olduğu da söylenmiştir.
    2. Hanefîler, sadedinde olduğumuz Hz. Âişe (r.anha) hadisini esas alarak, seferde namazın kasredilmesini ruhsat değil, azimet telakki etmiştir. Muhalifleri ve bu meyanda Şâfiîler yukarıda kaydettiğimiz âyeti esas alarak namazı seferde kasretmeyi (iki kılmayı) ruhsat telakki etmiştir.
    (Prof. Dr. İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte)





+ Yorum Gönder