Konusunu Oylayın.: Cemaatle Namaz Hadisleri Cemaatle Namaz Hadislerinin Açıklamaları

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Cemaatle Namaz Hadisleri Cemaatle Namaz Hadislerinin Açıklamaları
  1. 22.Nisan.2011, 11:47
    1
    Misafir

    Cemaatle Namaz Hadisleri Cemaatle Namaz Hadislerinin Açıklamaları

  2. 22.Nisan.2011, 12:09
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul



    Cemaatle namaz hakkında Hadisler
    48) Hz. Ebû Hûreyre radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Peygamber Efen­dimiz sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki;
    “Sesinin ulaştığı yere kadar müezzinin gü­nahları affolunur. (Yani müezzinin günahları sesinin ulaştığı mesafeyi dolduracak kadar da olsa hepsi af olunur.) Canlı ve cansız ne varsa hepsi kıyamet günü mü­ezzin için şahitlik ederler. (Müezzinin ezanını duyup da) namaza gelenlere 25 na­maz sevabı yazılır. İki namaz arasındaki günahları affolunur.” [354]
    İzah: Bazı alimlere göre 25 namaz sevabı müezzinler içindir. Ayrıca onun bir ezanı ile önceki ezanı arasındaki günahları affolunur. [355]
    49) Hz. Abdullah İbni Ömer radıyallahu anhuma’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah aleyhi vesellem buyurdu ki: “Sesinin ulaştığı yere kadar müezzinin günahları agışlanır. Onun ezanını işiten her canlı ve cansız varlık onun için istiğfar eder.”
    Bir rivayette şöyle geçmektedir:
    “Her canlı ve cansız varlık onun ezanına verir.” [356]
    50) Hz. Ebû Sa’sae radıyallahu anh diyor ki: Hz. Ebu Saîd radıyallahu anh bana dedi ki;
    “Sen arazide ve kırlarda olduğun zaman yüksek sesle ezan oku. Çünkü ben Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in şöyle buyurduğunu işittim:
    “Müezzinin se­sini duyan ağaç, toprak yığını, taş, cin ve insanlar, hepsi kıyamet günü müezzin için şahitük edeceklerdir.” [357]
    51) Hz. Berâ bin Âzib radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur;
    “Şüphesiz Allahu Teâlâ, ilk saftakilere rahmet eder. Melekler de onlar için rahmet duası ederler. Müezzinin, sesinin ulaştığı yere kadar günahları bağışlanır. Ezan sesini duyan canlı ve cansız varlıklar, onu tasdik ederler. Ona, kendisiyle beraber namaz kılanların ecri kadar ecir verilir.”
    İzah: Bazı alimler yukarıdaki hadisin ikinci cümlesinin manasını şöyle açıklamışlardır: Müezzinin ezan okuduğu yerden, sesinin ulaştığı yere kadar olan mesafede işlemiş olduğu günahları affedilir. Bir başka açıklamada ise şöyle geç­mektedir: Müezzinin sesinin ulaştığı mesafede oturan insanların günahları, mü­ezzinin şefaatiyle affedilecektir. [358]
    52) Hz. Muaviye radıyallahu anh diyor ki: Ben Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in şöyle buyurduğunu işittim;
    “Kıyamet günü en uzun boyunlu olanlar, müez­zinlerdir.” [359]
    İzah: Alimler bu hadisin manasını birkaç türlü açıklamışlardır:
    İnsanlar müezzinin ezanını işitince namaz kılmak için giderler. O halde müezzin asıl, namaz kılanlar ona tabidir. Asıl olan, önder olduğu için boynu uzun olur.
    Müezzine çok fazla sevab verileceğinden, o kendi sevabının verdiği şevkten dolayı başını yukarı kaldırarak bakar. Bu nedenle boynu uzun görünür.
    Müezzinin boynunun uzun olması pişman olacak ameller işlemesindendir. Çünkü pişman olan kimsenin boynu eğik olur.
    Boynunun uzun olmasından kasıt; müezzinin mahşer meydanında en seçkin kimse olarak görünmesidir.
    Bazı alimlere göre de bu hadisin manası şudur; Kıyamet günü müez­zinler Cennet’e süratli bir şekilde gideceklerdir. [360]
    53) Hz. Abdullah bin Ömer radıyallahu anhuma’dan rivayet edilmiştir: Peygam­ber sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki; “Kim 12 sene ezan okursa, Cennet ona vacib olur. Her ezana karşılık kendisine 60 iyilik yazılır. Her kametine karşılık 30 iyilik yazılır. [361]
    54) Hz. Abdullah bin Ömer radıyallahu anhuma’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki;
    “Üç çeşit insan vardır ki, onları kıyamet gününün büyük dehşeti kaplamayacaktır. Onlar hesab verme durumuna düşmeyeceklerdir. Mahlukât hesablarını verene kadar, onlar miskten tepeler üzerinde (gezip) dola­şacaklardır. (Bunlar;)
    1. Allah rızası için Kur’an okuyan ve cemaati kendisinden razı olduğu halde onlara imamlık yapan kimse,
    2. Sadece Allah rızası için insan-arı namaza çağıran kimse,
    3. Rabbiyle ve eli altında bulunan kimselerle iyi geçi­nen kimse.” [362]
    55) Hz. Abdullah bin Ömer radıyallahu anhuma’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah satiaiiahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu;
    Üç çeşit insan vardır ki, kıyamet günü onlar misk tepeleri üzerinde olacaklardır. Önceki ve sonraki bütün insanlar onlara gıbta edeceklerdir:
    1. Gece ve gündüz beş vakit namaz için ezan okuyan kimse,
    2. Cemaati kendinden razı olduğu halde onlara imamlık yapan kimse,
    3. Allah’ın hakkını ve sahibinin hakkını eda eden köle.” [363]
    56) Hz. Ebû Hûreyre radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki; “İmam mes’uldür. Müezzin güvenilir kişidir. Allah’ım! İmamlara doğru yolu göster, müezzinleri bağışla!” [364]
    İzah: İmamın mes’ul olmasından kasıt şudur; imam hem kendi namazın­dan hem de cemaatin namazından sorumludur. O halde imam mümkün olduğu kadar zahirî ve bâtınî yönüyle güzel namaz kılmaya gayret etmelidir. Bundan dolayı Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem bu hadiste onlar için duâ buyurmuştur. Müezzinin güvenilir kişi olmasından maksat ise şudur; halk namaz ve oruç vakitleri hususunda müezzine güvenmektedir. O halde müezzine düşen görev, ezanı tam vaktinde okumaktır. Şüphesiz bazı defa müezzin ezan vakitlerini şaşırıp hata edebilir. Bun­dan dolayı Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem onlar için mağfiret dilemiştir. [365]
    ___________________________
    [354] Ebû Dâvûd

    [355] Bezi'ül Mechûd

    [356] Müsned'i Ahmed, Taberâni, Bezzar, Mecma'uz Zevâid

    [357] İbni Huzeyme

    [358] Bezl'ül Mechûd

    [359] Müslim

    [360] Nevevî

    [361] Müstedrek'i Hakim

    [362] Tirmizi, Taberâni, Mecma'uz Zevâid

    [363] Tirmizi

    [364] Ebû Dâvûd

    [365] Bezl'ül Mechüd


  3. 22.Nisan.2011, 12:09
    2
    Silent and lonely rains



    Cemaatle namaz hakkında Hadisler
    48) Hz. Ebû Hûreyre radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Peygamber Efen­dimiz sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki;
    “Sesinin ulaştığı yere kadar müezzinin gü­nahları affolunur. (Yani müezzinin günahları sesinin ulaştığı mesafeyi dolduracak kadar da olsa hepsi af olunur.) Canlı ve cansız ne varsa hepsi kıyamet günü mü­ezzin için şahitlik ederler. (Müezzinin ezanını duyup da) namaza gelenlere 25 na­maz sevabı yazılır. İki namaz arasındaki günahları affolunur.” [354]
    İzah: Bazı alimlere göre 25 namaz sevabı müezzinler içindir. Ayrıca onun bir ezanı ile önceki ezanı arasındaki günahları affolunur. [355]
    49) Hz. Abdullah İbni Ömer radıyallahu anhuma’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah aleyhi vesellem buyurdu ki: “Sesinin ulaştığı yere kadar müezzinin günahları agışlanır. Onun ezanını işiten her canlı ve cansız varlık onun için istiğfar eder.”
    Bir rivayette şöyle geçmektedir:
    “Her canlı ve cansız varlık onun ezanına verir.” [356]
    50) Hz. Ebû Sa’sae radıyallahu anh diyor ki: Hz. Ebu Saîd radıyallahu anh bana dedi ki;
    “Sen arazide ve kırlarda olduğun zaman yüksek sesle ezan oku. Çünkü ben Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in şöyle buyurduğunu işittim:
    “Müezzinin se­sini duyan ağaç, toprak yığını, taş, cin ve insanlar, hepsi kıyamet günü müezzin için şahitük edeceklerdir.” [357]
    51) Hz. Berâ bin Âzib radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur;
    “Şüphesiz Allahu Teâlâ, ilk saftakilere rahmet eder. Melekler de onlar için rahmet duası ederler. Müezzinin, sesinin ulaştığı yere kadar günahları bağışlanır. Ezan sesini duyan canlı ve cansız varlıklar, onu tasdik ederler. Ona, kendisiyle beraber namaz kılanların ecri kadar ecir verilir.”
    İzah: Bazı alimler yukarıdaki hadisin ikinci cümlesinin manasını şöyle açıklamışlardır: Müezzinin ezan okuduğu yerden, sesinin ulaştığı yere kadar olan mesafede işlemiş olduğu günahları affedilir. Bir başka açıklamada ise şöyle geç­mektedir: Müezzinin sesinin ulaştığı mesafede oturan insanların günahları, mü­ezzinin şefaatiyle affedilecektir. [358]
    52) Hz. Muaviye radıyallahu anh diyor ki: Ben Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in şöyle buyurduğunu işittim;
    “Kıyamet günü en uzun boyunlu olanlar, müez­zinlerdir.” [359]
    İzah: Alimler bu hadisin manasını birkaç türlü açıklamışlardır:
    İnsanlar müezzinin ezanını işitince namaz kılmak için giderler. O halde müezzin asıl, namaz kılanlar ona tabidir. Asıl olan, önder olduğu için boynu uzun olur.
    Müezzine çok fazla sevab verileceğinden, o kendi sevabının verdiği şevkten dolayı başını yukarı kaldırarak bakar. Bu nedenle boynu uzun görünür.
    Müezzinin boynunun uzun olması pişman olacak ameller işlemesindendir. Çünkü pişman olan kimsenin boynu eğik olur.
    Boynunun uzun olmasından kasıt; müezzinin mahşer meydanında en seçkin kimse olarak görünmesidir.
    Bazı alimlere göre de bu hadisin manası şudur; Kıyamet günü müez­zinler Cennet’e süratli bir şekilde gideceklerdir. [360]
    53) Hz. Abdullah bin Ömer radıyallahu anhuma’dan rivayet edilmiştir: Peygam­ber sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki; “Kim 12 sene ezan okursa, Cennet ona vacib olur. Her ezana karşılık kendisine 60 iyilik yazılır. Her kametine karşılık 30 iyilik yazılır. [361]
    54) Hz. Abdullah bin Ömer radıyallahu anhuma’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki;
    “Üç çeşit insan vardır ki, onları kıyamet gününün büyük dehşeti kaplamayacaktır. Onlar hesab verme durumuna düşmeyeceklerdir. Mahlukât hesablarını verene kadar, onlar miskten tepeler üzerinde (gezip) dola­şacaklardır. (Bunlar;)
    1. Allah rızası için Kur’an okuyan ve cemaati kendisinden razı olduğu halde onlara imamlık yapan kimse,
    2. Sadece Allah rızası için insan-arı namaza çağıran kimse,
    3. Rabbiyle ve eli altında bulunan kimselerle iyi geçi­nen kimse.” [362]
    55) Hz. Abdullah bin Ömer radıyallahu anhuma’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah satiaiiahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu;
    Üç çeşit insan vardır ki, kıyamet günü onlar misk tepeleri üzerinde olacaklardır. Önceki ve sonraki bütün insanlar onlara gıbta edeceklerdir:
    1. Gece ve gündüz beş vakit namaz için ezan okuyan kimse,
    2. Cemaati kendinden razı olduğu halde onlara imamlık yapan kimse,
    3. Allah’ın hakkını ve sahibinin hakkını eda eden köle.” [363]
    56) Hz. Ebû Hûreyre radıyallahu anh’dan rivayet edilmiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem buyurdu ki; “İmam mes’uldür. Müezzin güvenilir kişidir. Allah’ım! İmamlara doğru yolu göster, müezzinleri bağışla!” [364]
    İzah: İmamın mes’ul olmasından kasıt şudur; imam hem kendi namazın­dan hem de cemaatin namazından sorumludur. O halde imam mümkün olduğu kadar zahirî ve bâtınî yönüyle güzel namaz kılmaya gayret etmelidir. Bundan dolayı Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem bu hadiste onlar için duâ buyurmuştur. Müezzinin güvenilir kişi olmasından maksat ise şudur; halk namaz ve oruç vakitleri hususunda müezzine güvenmektedir. O halde müezzine düşen görev, ezanı tam vaktinde okumaktır. Şüphesiz bazı defa müezzin ezan vakitlerini şaşırıp hata edebilir. Bun­dan dolayı Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem onlar için mağfiret dilemiştir. [365]
    ___________________________
    [354] Ebû Dâvûd

    [355] Bezi'ül Mechûd

    [356] Müsned'i Ahmed, Taberâni, Bezzar, Mecma'uz Zevâid

    [357] İbni Huzeyme

    [358] Bezl'ül Mechûd

    [359] Müslim

    [360] Nevevî

    [361] Müstedrek'i Hakim

    [362] Tirmizi, Taberâni, Mecma'uz Zevâid

    [363] Tirmizi

    [364] Ebû Dâvûd

    [365] Bezl'ül Mechüd


  4. 22.Nisan.2011, 12:12
    3
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Cemaatle Namaz Hadisleri Cemaatle Namaz Hadislerinin Açıklamaları

    191) Cemaatle Namaz Kılmanın Fazileti


    Bu bölümdeki 7 Hadis-i Şeriften; cemaatle kılınana namazın tek başına kılınandan 27 kat daha faziletli oluşunu, ezanın okunuşu işitilirse mutlaka cemaate gitmenin gerekli oluşunu, cemaate gelmeyenlerin Peygamberimiz tarafından evlerinin yakılması isteğini içinden geçirdiğini, cemaate devam etmenin peygamberimizin sünneti olduğunu münafıkların cemaatı terk ettiklerini, kırda ve yolda da olsa üç kişi cemaatle namaz kılmazlarsa şeytana mağlup olabileceklerini öğreneceğiz. [1]



    1066. İbni Ömer radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan yirmi yedi derece daha faziletlidir.”[2]



    1067. Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Bir kimsenin cemaatle kıldığı namazın sevabı, evinde ve çarşı pazarda kıldığı namazdan yirmi beş kat daha fazladır. O kimse abdestini güzelce alıp, sonra sadece namaz kılmak maksadıyla mescide giderse attığı her adım sebebiyle bir derece yükseltilir, bir hatası da silinir. Namazını kıldıktan sonra abdestini bozmadan namaz kıldığı yerde kaldığı müddetçe, melekler ona:

    Allahım! Ona rahmetinle muamele et, ona acı! diyerek dua etmeye devam ederler. O kimse namazı beklediği sürece namazda imiş gibidir.”[3]



    1068. Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e âmâ bir adam gelip:

    – Yâ Resûlallah! Beni mescide götürecek bir kimsem yok, diyerek namazı evinde kılabilmek için Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den kendisine müsaade etmesini istedi. Peygamber Efendimiz de müsaade etti. Âmâ dönüp giderken Resûl–i Ekrem onu çağırarak:

    – “Sen namaz için ezan okunduğunu işitiyor musun?” diye sordu. Âmâ:

    –Evet, cevabını verdi. Peygamber aleyhisselâm:

    – “O halde davete icâbet et, cemaate gel” buyurdular.[4]



    1069. Kendisine Amr İbni Kays da denilen meşhur müezzin Abdullah İbni Ümmü Mektûm radıyallahu anh :

    –Yâ Resûlallah! Muhakkak ki Medine’nin zehirli haşereleri ve yırtıcı hayvanları çoktur, dedi. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:

    – “Hayye ‘ale’s–salâh, hayye ‘ale’l–felâh’ı işitiyor musun? Öyleyse mescide gel” buyurdu.[5]



    * İslam toplumunda devlet başkanı veya yetkili bir makamdan namazın evde kılınabileceğine dair (aşırı soğuk ve yağmur gibi sebepler) bildiri yapılmadığı taktirde namaz mutlaka camilerde cemaatle kılınacaktır. [6]



    1070. Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Canımı gücü ve kudretiyle elinde tutan Allah’a yemin ederek söylüyorum, içimden öyle geçiyor ki, odun toplamayı emredeyim, odun yığılsın. Sonra namazı emredeyim, ezan okunsun. Daha sonra bir adama cemaate imam olmasını emredeyim. En sonunda cemaate gelmeyen adamlara gidip onlar içindeyken evlerini yakayım.”[7]



    * Hadisin tamamından anlayacağımız şudur ki, camilere ve cemaate gelmeyenler dünya malını ve menfaatini arttırmayı düşünüyorlar da ahireti hiç hesaba katmıyorlar paça ve etli kemik hesabı basit menfaatler olduğunu sezseler buraya da gelirlerdi denmek suretiyle insan oğlunun aşırı bir şekilde dünyaya meylettiği gözlenilmektedir. (Kıyame: 75/20-21 A'la: 87/16-17 ve benzeri ayetlerde olduğu gibi) [8]



    1071. İbni Mes’ûd radıyallahu anh şöyle dedi:

    “Yarın Allah’a müslüman olarak kavuşmak isteyen kimse, şu namazlara ezan okunan yerde devam etsin. Şüphesiz ki Allah Teâlâ sizin peygamberinize hidayet yollarını açıklamıştır. Bu namazlar da hidayet yollarındandır. Şayet siz de cemaati terkedip namazı evinde kılan şu adam gibi namazları evinizde kılacak olursanız, peygamberinizin sünnetini terketmiş olursunuz. Peygamberinizin sünnetini terkederseniz sapıklığa düşmüş olursunuz. Vallahi ben, nifakı bilinen bir münafıktan başka namazdan geri kalanımız olmadığını görmüşümdür. Allah’a yemin ederim ki, bir adam iki kişi arasında sallanarak namaza getirilir ve safa durdurulurdu”.

    Müslim’in bir rivayetinde İbni Mes’ûd şöyle demiştir: “Şüphesiz Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bize hidayet yollarını öğretmiştir. İçinde ezan okunan mescidde namaz kılmak da hidayet yollarındandır”.[9]



    1072. Ebu’d–Derdâ radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i:

    “Bir köy veya kırda üç kişi birlikte bulunur da namazı aralarında cemaatle kılmazlarsa, şeytan onları kuşatıp yener. Şu halde cemaate devam ediniz. Muhakkak ki sürüden ayrılan koyunu kurt yer” buyururken işittim.[10]



    --------------------------------------------------------------------------------

    [1] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 320.

    [2] Buhârî, Ezân 30; Müslim, Mesâcid 249. Ayrıca bk. Nesâî, İmâmet 42; İbni Mâce, Mesâcid 16.

    [3] Buhârî, Ezân 30; Müslim, Mesâcid 272. Ayrıca bk. Buhârî, Salât 87, Büyû‘ 49; Ebû Dâvûd, Salât 48; İbni Mâce, Tahâret 6, Mesâcid 14.

    10 ve 1056’da benzeri geçmişti.

    [4] Müslim, Mesâcid 255. Ayrıca bk. Nesâî, İmâmet 50.

    [5] Ebû Dâvûd, Salât 47. Ayrıca bk. Nesâî, İmâmet 50.

    [6] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 321.

    [7] Buhârî, Ahkâm 52, Ezân 29; Müslim, Mesâcid 251–254. Ayrıca bk. Tirmizî, Salât 48; Nesâî, İmâmet 49.

    [8] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 321.

    [9] Müslim, Mesâcid 256–257. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Salât 46; Nesâî, İmâmet 50; İbni Mâce, Mesâcid 14.

    [10] Ebû Dâvûd, Salât 46. Ayrıca bk. Nesâî, İmâmet 48.


  5. 22.Nisan.2011, 12:12
    3
    Moderatör
    191) Cemaatle Namaz Kılmanın Fazileti


    Bu bölümdeki 7 Hadis-i Şeriften; cemaatle kılınana namazın tek başına kılınandan 27 kat daha faziletli oluşunu, ezanın okunuşu işitilirse mutlaka cemaate gitmenin gerekli oluşunu, cemaate gelmeyenlerin Peygamberimiz tarafından evlerinin yakılması isteğini içinden geçirdiğini, cemaate devam etmenin peygamberimizin sünneti olduğunu münafıkların cemaatı terk ettiklerini, kırda ve yolda da olsa üç kişi cemaatle namaz kılmazlarsa şeytana mağlup olabileceklerini öğreneceğiz. [1]



    1066. İbni Ömer radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Cemaatle kılınan namaz, tek başına kılınan namazdan yirmi yedi derece daha faziletlidir.”[2]



    1067. Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Bir kimsenin cemaatle kıldığı namazın sevabı, evinde ve çarşı pazarda kıldığı namazdan yirmi beş kat daha fazladır. O kimse abdestini güzelce alıp, sonra sadece namaz kılmak maksadıyla mescide giderse attığı her adım sebebiyle bir derece yükseltilir, bir hatası da silinir. Namazını kıldıktan sonra abdestini bozmadan namaz kıldığı yerde kaldığı müddetçe, melekler ona:

    Allahım! Ona rahmetinle muamele et, ona acı! diyerek dua etmeye devam ederler. O kimse namazı beklediği sürece namazda imiş gibidir.”[3]



    1068. Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e âmâ bir adam gelip:

    – Yâ Resûlallah! Beni mescide götürecek bir kimsem yok, diyerek namazı evinde kılabilmek için Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den kendisine müsaade etmesini istedi. Peygamber Efendimiz de müsaade etti. Âmâ dönüp giderken Resûl–i Ekrem onu çağırarak:

    – “Sen namaz için ezan okunduğunu işitiyor musun?” diye sordu. Âmâ:

    –Evet, cevabını verdi. Peygamber aleyhisselâm:

    – “O halde davete icâbet et, cemaate gel” buyurdular.[4]



    1069. Kendisine Amr İbni Kays da denilen meşhur müezzin Abdullah İbni Ümmü Mektûm radıyallahu anh :

    –Yâ Resûlallah! Muhakkak ki Medine’nin zehirli haşereleri ve yırtıcı hayvanları çoktur, dedi. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:

    – “Hayye ‘ale’s–salâh, hayye ‘ale’l–felâh’ı işitiyor musun? Öyleyse mescide gel” buyurdu.[5]



    * İslam toplumunda devlet başkanı veya yetkili bir makamdan namazın evde kılınabileceğine dair (aşırı soğuk ve yağmur gibi sebepler) bildiri yapılmadığı taktirde namaz mutlaka camilerde cemaatle kılınacaktır. [6]



    1070. Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Canımı gücü ve kudretiyle elinde tutan Allah’a yemin ederek söylüyorum, içimden öyle geçiyor ki, odun toplamayı emredeyim, odun yığılsın. Sonra namazı emredeyim, ezan okunsun. Daha sonra bir adama cemaate imam olmasını emredeyim. En sonunda cemaate gelmeyen adamlara gidip onlar içindeyken evlerini yakayım.”[7]



    * Hadisin tamamından anlayacağımız şudur ki, camilere ve cemaate gelmeyenler dünya malını ve menfaatini arttırmayı düşünüyorlar da ahireti hiç hesaba katmıyorlar paça ve etli kemik hesabı basit menfaatler olduğunu sezseler buraya da gelirlerdi denmek suretiyle insan oğlunun aşırı bir şekilde dünyaya meylettiği gözlenilmektedir. (Kıyame: 75/20-21 A'la: 87/16-17 ve benzeri ayetlerde olduğu gibi) [8]



    1071. İbni Mes’ûd radıyallahu anh şöyle dedi:

    “Yarın Allah’a müslüman olarak kavuşmak isteyen kimse, şu namazlara ezan okunan yerde devam etsin. Şüphesiz ki Allah Teâlâ sizin peygamberinize hidayet yollarını açıklamıştır. Bu namazlar da hidayet yollarındandır. Şayet siz de cemaati terkedip namazı evinde kılan şu adam gibi namazları evinizde kılacak olursanız, peygamberinizin sünnetini terketmiş olursunuz. Peygamberinizin sünnetini terkederseniz sapıklığa düşmüş olursunuz. Vallahi ben, nifakı bilinen bir münafıktan başka namazdan geri kalanımız olmadığını görmüşümdür. Allah’a yemin ederim ki, bir adam iki kişi arasında sallanarak namaza getirilir ve safa durdurulurdu”.

    Müslim’in bir rivayetinde İbni Mes’ûd şöyle demiştir: “Şüphesiz Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bize hidayet yollarını öğretmiştir. İçinde ezan okunan mescidde namaz kılmak da hidayet yollarındandır”.[9]



    1072. Ebu’d–Derdâ radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i:

    “Bir köy veya kırda üç kişi birlikte bulunur da namazı aralarında cemaatle kılmazlarsa, şeytan onları kuşatıp yener. Şu halde cemaate devam ediniz. Muhakkak ki sürüden ayrılan koyunu kurt yer” buyururken işittim.[10]



    --------------------------------------------------------------------------------

    [1] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 320.

    [2] Buhârî, Ezân 30; Müslim, Mesâcid 249. Ayrıca bk. Nesâî, İmâmet 42; İbni Mâce, Mesâcid 16.

    [3] Buhârî, Ezân 30; Müslim, Mesâcid 272. Ayrıca bk. Buhârî, Salât 87, Büyû‘ 49; Ebû Dâvûd, Salât 48; İbni Mâce, Tahâret 6, Mesâcid 14.

    10 ve 1056’da benzeri geçmişti.

    [4] Müslim, Mesâcid 255. Ayrıca bk. Nesâî, İmâmet 50.

    [5] Ebû Dâvûd, Salât 47. Ayrıca bk. Nesâî, İmâmet 50.

    [6] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 321.

    [7] Buhârî, Ahkâm 52, Ezân 29; Müslim, Mesâcid 251–254. Ayrıca bk. Tirmizî, Salât 48; Nesâî, İmâmet 49.

    [8] Abdullah Parlıyan, Açıklamalı Tam Riyazu’s-Salihin Tercümesi: 321.

    [9] Müslim, Mesâcid 256–257. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Salât 46; Nesâî, İmâmet 50; İbni Mâce, Mesâcid 14.

    [10] Ebû Dâvûd, Salât 46. Ayrıca bk. Nesâî, İmâmet 48.





+ Yorum Gönder