Konusunu Oylayın.: Namaz cemaatle kılınmalı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Namaz cemaatle kılınmalı
  1. 22.Nisan.2011, 11:46
    1
    Misafir

    Namaz cemaatle kılınmalı






    Namaz cemaatle kılınmalı Mumsema Namaz cemaatle kılınmalı mıdır Namaz cemaatle kılınmasını gerektiği hakkında bilgiler verir misiniz ?


  2. 22.Nisan.2011, 11:46
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 22.Nisan.2011, 12:02
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Namaz Cemaatle Kilinmali




    Ömer, sabah namazında, câmide Süleyman isimli bir genci göremeyince, nerede olduğunu annesine sordu. Annesi dedi ki: (O, gece pek uyumaz. Teheccüd ve benzeri nâfile ibâdetle meşgûl olur, belki şimdi uykuya dalmıştır.)
    Hazret-i Ömer buyurdu ki: (Eğer bütün gece uyuyup da sabah namazını cemâat ile kılsaydı daha iyi olurdu.) [İmâm-ı Mâlik] Cemâatle namaz kılmak Sünnet-i hüdâ, yanî İslâmın şiârı olan mühim sünnettir. Cemâatle kılınan namaz, yalnız kılınan namazdan 25 veya 27 derece daha fazîletlidir. Cemâatle namaz kılmanın önemi hakkında bildirilen hadîs-i şerîf meâllerinden birkaçı şöyle: (Beş vakit namazı cemâatle kılan, Sırat köprüsünü şimşek gibi geçer.) [Taberânî] (Bir kimse, kırk gün sabah namazının ilk tekbîrine yetişirse, kendisine iki berât yazılır: Cehennemden kurtuluş berâtı ile münâfıklıktan eminlik berâtı.) [Ebûş-şeyh] (Beş vakit namazı, ilk tekbîre yetişecek şekilde, kırk gün cemâatle kılana Cennet vâcib olur.) [Ebû ya’lâ] (Bir kimse, cemâatle namaz kılmak için câmide beklediği müddetçe, hep namaz kılıyormuş gibi sevâb kazanır.) [Buhârî] (Evi mescide uzak olanın [her adımına sevâb verileceği için] sevâbı daha fazladır.) [Buhârî]
    (Cemâati terkedip evde namaz kılan sünneti terketmiş, sapıtmış olur.) [Müslim] (Gece kâim, gündüz sâim olan cemâate gelmezse cehenneme gider.) [Tirmizi] (Peygamberin sünnetini [önem vermeyerek] terkeden kâfir olur.) [Ebû Dâvüd] (Ezânı duyup da cemâate gitmemek bir mü’minin âsi ve bedbaht olmasına kâfidir.) [Taberânî]
    (Bir cemaat toplanıp da, bir kısmı duâ eder, ötekiler de âmin derse, o duâ kabûl olur.) [Hâkim] (İmâm, namazı tamamlayıp cemaate yüzünü döndürünceye kadar onunla bulunan, gece ibâdet etmiş gibi sevâba kavuşurlar.) [Tirmizî] (Namazlarını cemaatle kılanları Allahü teâlâ sever.) [Taberânî] (En kıymetli yer mescidlerdir. Câmi ehlinin en efdali, ilk girip son çıkandır. Cemaate ilk gelen ilk müslüman olan gibi kıymetlidir.) [İ.Râfi’î] (Ezânı işitip de, câmideki cemaate gitmemek, münâfıklık alâmetidir, dört kitapta da lanetlenmiştir.) [İmâd-ül-islâm] [Bilhassa yatsı ve sabah namazının cemaatini kaçırmamalıdır!] (Emekliyerek de olsa, yatsı ve sabahı cemaatle kılmaya çalışın!) [Taberânî] (Yatsıyı cemaatle kılan, gecenin yarısını, sabahı da cemaatle kılan, gecenin tamamını ibâdetle geçirmiş olur.) [Müslim] (Sabah namazını cemaatle kılan Allahın himâyesindedir.) [İ.Mâce] (Yatsıyı cemaatle kılan kadir gecesinden hisse almış olur.) [Taberânî] (Sabahı cemaatle kılmak, yatsıyı cemaatle kılmaktan iki misli fâziletlidir.) [İ.Huzeyme]
    Yatsı ile sabah namazını cemaatle kılmamak münâfıklık alâmetidir. Nasıl ki, yalan söylemek münâfıklık alâmeti ise, cemâate gelmemek de münâfıklık alâmetidir. Bu demek, cemâate gelmiyen münâfık demek değildir. Kendisinde münâfıklık alâmetinden bir alâmet var demektir. Verdiği sözde durmamak da münâfıklık alâmetidir. Sözünde durmıyana münâfık denmez. Fakat münâfıklık alâmetinden birini işlemiş olur. Bu konudaki hadîs-i şerîflerin meâlleri de şöyle:
    (Bizimle münâfıkları ayıran alâmet, yatsı ile sabah namazını cemaatle kılmaktır.) [Beyhekî] (Yatsı ile sabah namazını cemaatle kılmak, münâfıklara çok ağır gelir. Eğer bundaki ecri bilselerdi, sürünerek de olsa, cemâate gelirlerdi. Namaza gelmiyenlerin evlerini yakmak istedim.) [Buhârî]
    (Kadın ve çocuklar olmasaydı, cemâate gelmiyen erkeklerin evinin yakılmasını emrederdim.) [İ.Ahmed, İ.Mâce] (Yemîn ederim ki, [sabah namazı için, mazereti dışında] cemâate iştirak etmiyenlerin evlerini yakılmasını emredeyim diye hatırımdan geçti.) [Müslim] Fıkıh kitaplarında cemâate gitmemeyi mubâh kılan mazeretler vardır. Böyle bir mazereti olmadan cemâate gitmemek câiz değildir. Bunlar evleri yakılmaya müstehak olan ve kendilerinde münâfıklık alâmeti bulunan kimselerdir. Böyle kimselerden olmamaya dikkat etmeliyiz!


  4. 22.Nisan.2011, 12:02
    2
    Silent and lonely rains



    Ömer, sabah namazında, câmide Süleyman isimli bir genci göremeyince, nerede olduğunu annesine sordu. Annesi dedi ki: (O, gece pek uyumaz. Teheccüd ve benzeri nâfile ibâdetle meşgûl olur, belki şimdi uykuya dalmıştır.)
    Hazret-i Ömer buyurdu ki: (Eğer bütün gece uyuyup da sabah namazını cemâat ile kılsaydı daha iyi olurdu.) [İmâm-ı Mâlik] Cemâatle namaz kılmak Sünnet-i hüdâ, yanî İslâmın şiârı olan mühim sünnettir. Cemâatle kılınan namaz, yalnız kılınan namazdan 25 veya 27 derece daha fazîletlidir. Cemâatle namaz kılmanın önemi hakkında bildirilen hadîs-i şerîf meâllerinden birkaçı şöyle: (Beş vakit namazı cemâatle kılan, Sırat köprüsünü şimşek gibi geçer.) [Taberânî] (Bir kimse, kırk gün sabah namazının ilk tekbîrine yetişirse, kendisine iki berât yazılır: Cehennemden kurtuluş berâtı ile münâfıklıktan eminlik berâtı.) [Ebûş-şeyh] (Beş vakit namazı, ilk tekbîre yetişecek şekilde, kırk gün cemâatle kılana Cennet vâcib olur.) [Ebû ya’lâ] (Bir kimse, cemâatle namaz kılmak için câmide beklediği müddetçe, hep namaz kılıyormuş gibi sevâb kazanır.) [Buhârî] (Evi mescide uzak olanın [her adımına sevâb verileceği için] sevâbı daha fazladır.) [Buhârî]
    (Cemâati terkedip evde namaz kılan sünneti terketmiş, sapıtmış olur.) [Müslim] (Gece kâim, gündüz sâim olan cemâate gelmezse cehenneme gider.) [Tirmizi] (Peygamberin sünnetini [önem vermeyerek] terkeden kâfir olur.) [Ebû Dâvüd] (Ezânı duyup da cemâate gitmemek bir mü’minin âsi ve bedbaht olmasına kâfidir.) [Taberânî]
    (Bir cemaat toplanıp da, bir kısmı duâ eder, ötekiler de âmin derse, o duâ kabûl olur.) [Hâkim] (İmâm, namazı tamamlayıp cemaate yüzünü döndürünceye kadar onunla bulunan, gece ibâdet etmiş gibi sevâba kavuşurlar.) [Tirmizî] (Namazlarını cemaatle kılanları Allahü teâlâ sever.) [Taberânî] (En kıymetli yer mescidlerdir. Câmi ehlinin en efdali, ilk girip son çıkandır. Cemaate ilk gelen ilk müslüman olan gibi kıymetlidir.) [İ.Râfi’î] (Ezânı işitip de, câmideki cemaate gitmemek, münâfıklık alâmetidir, dört kitapta da lanetlenmiştir.) [İmâd-ül-islâm] [Bilhassa yatsı ve sabah namazının cemaatini kaçırmamalıdır!] (Emekliyerek de olsa, yatsı ve sabahı cemaatle kılmaya çalışın!) [Taberânî] (Yatsıyı cemaatle kılan, gecenin yarısını, sabahı da cemaatle kılan, gecenin tamamını ibâdetle geçirmiş olur.) [Müslim] (Sabah namazını cemaatle kılan Allahın himâyesindedir.) [İ.Mâce] (Yatsıyı cemaatle kılan kadir gecesinden hisse almış olur.) [Taberânî] (Sabahı cemaatle kılmak, yatsıyı cemaatle kılmaktan iki misli fâziletlidir.) [İ.Huzeyme]
    Yatsı ile sabah namazını cemaatle kılmamak münâfıklık alâmetidir. Nasıl ki, yalan söylemek münâfıklık alâmeti ise, cemâate gelmemek de münâfıklık alâmetidir. Bu demek, cemâate gelmiyen münâfık demek değildir. Kendisinde münâfıklık alâmetinden bir alâmet var demektir. Verdiği sözde durmamak da münâfıklık alâmetidir. Sözünde durmıyana münâfık denmez. Fakat münâfıklık alâmetinden birini işlemiş olur. Bu konudaki hadîs-i şerîflerin meâlleri de şöyle:
    (Bizimle münâfıkları ayıran alâmet, yatsı ile sabah namazını cemaatle kılmaktır.) [Beyhekî] (Yatsı ile sabah namazını cemaatle kılmak, münâfıklara çok ağır gelir. Eğer bundaki ecri bilselerdi, sürünerek de olsa, cemâate gelirlerdi. Namaza gelmiyenlerin evlerini yakmak istedim.) [Buhârî]
    (Kadın ve çocuklar olmasaydı, cemâate gelmiyen erkeklerin evinin yakılmasını emrederdim.) [İ.Ahmed, İ.Mâce] (Yemîn ederim ki, [sabah namazı için, mazereti dışında] cemâate iştirak etmiyenlerin evlerini yakılmasını emredeyim diye hatırımdan geçti.) [Müslim] Fıkıh kitaplarında cemâate gitmemeyi mubâh kılan mazeretler vardır. Böyle bir mazereti olmadan cemâate gitmemek câiz değildir. Bunlar evleri yakılmaya müstehak olan ve kendilerinde münâfıklık alâmeti bulunan kimselerdir. Böyle kimselerden olmamaya dikkat etmeliyiz!


  5. 22.Nisan.2011, 12:05
    3
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Namaz Cemaatle Kilinmali

    Cemaatle Namaz Kılmanın Önemi

    İslâm dini birlik ve beraberliğe, uhuvvete çok önem vermiştir. Günde beş vakit namazın bir arada kılınmasının teşvik edilmesi, hafta da bir Cuma namazının ve senede iki kez olan bayram namazlarının topluca kılınmasının gerekli görülmesi, Müslümanların birbiriyle görüşmesine, bir birinin hal ve hatırını sormasına, birbirleriyle yardımlaşmalarına vesile olması gibi birçok hayati hikmetleri vardır.

    Kur'an-ı Kerim'de şu ayette: "Ey Resulüm! Sen müminlerin içinde olup da onlara namaz kıldıracak olursan, onlardan bir kısmı sana tâbi olarak namaza dursun ve silahlarını yanlarına alsınlar." (Nisa, 4/102) cephede cihad ederken, en tehlikeli bir yerde ve zaman da bile cemaatle namaz kılmaktan bahsedilmektedir. Cephede savaşırken bile cemaatle namaz kılmanın teşvik edilmesi, normal zamanlarda cemaate riayet edilmesinin daha öncelikli ve önemli olduğuna vurgu yapılmış olmaktadır.

    Cemaata devam etmek, cemaatle namaz kılmak sünneti müekkededir. Aynı zamanda Peygamber Efendimizin sünnetlerinin en kuvvetlisidir. Resul-i Ekrem, her zaman cemaate devam etmişlerdir. Resul-i Ekrem bu konuda cemaatle kılınan namaz, yalnız kılınan namazdan yirmiyedi derece daha faziletlidir. Eğer müminler yatsı ve sabah namazlarının cemaatle kılınmasının sevabını bilseler emekliyerek camilere koşarlardı.1,2.

    Yatsı namazını cemaatle kılanlar yarı geceye kadar namaz kılmış sayılırlar. Sabah namazını cemaatle kılanların ise, bütün geceyi ibadetle geçirmiş gibi olacaklarını haber vermiştir.3

    Bir gün sabah namazını kıldıran Hazreti Ömer, cemaatten birinin gelmediğini görünce, o kimsenin neden gelmediğini sormuştur. Demişler ki O zatı muhterem geceleri yatmaz devamlı ibadet eder, ihtimal ki sabaha yakın uyuya kalmış ve bu yüzden cemaate gelememiştir. Hazreti Ömer, eğer O kimse gece uyumuş olsa da, sabah cemaatından geri kalmamış olsa onun için daha hayırlı olurdu, demiştir.4

    Yine Peygamberimiz, eğer müslümanlar birinci saftaki fazileti bilseler orada yer bulabilmek için aralarında kur’a çekmek zorunda kalırlardı, eğer camiye erken gitmenin sevabını bilseler, önce gidebilmek için yarışırlardı.5

    Gece karanlıklarında, evlerinden kalkarak namaz kılmak üzere camiye gidenler tam bir aydınlık içinde bulunacaklardır.6

    Camilere devam edenleri görürseniz onların cennetlik olduklarına şahitlik ediniz, buyurmuştur.7

    Cemaate devam etmek derecemizin yükselmesine, günahlarımızın bağışlanmasına vesile olur. Nitekim Resul-i Ekrem; günahların bağışlanmasını, derecelerin yükselmesini sağlayan iyiliklerden biri de camiye giderken atılan adımlardır.

    8 Kıyamet günü arşialanın gölgesinde istirahat edeceklerden biri de; camilere gönül veren, cemaate devam eden müslümanlardır, buyurarak cemaatin önemini belirtmiştir.9 Yukarıda okunan ayeti kerimede namazı doğru dürüst kılınız, zekatı veriniz, rükü edenlerle beraber rüku ediniz, buyurulmuştur.

    Müslümanların günde beş defa bir araya gelmeleri, huşu ve huzurla namaz kılmaları Cenab-ı Hakk’a kemal tazimde bulunmak üzere rüku ve secdeye eğilmeleri, davranışların en güzeli, ibadetlerin en mükemmelidir. Müslümanların bir arada bulunması, safların düzgün tutulması, namazların kabulüne ve ruhların tekamülüne bir sebepdir. Cemaatin özelliği, safların düzenliliği Allah’ın rızasının kazanılmasına bir vesiledir. Cemaate devam edenlerin en çok sevap alanı, en uzak yerden gelendir.10

    Cuma ve Bayram namazlarında cemaatın şart kılınması, cemaatle namaz kılmanın fazilet ve önemini belirtmektedir. Cemaatle yalnız farz namazları, bir de ramazanda Vitir ve Teravih namazları kılınır. Diğer namazlar cemaatle kılınmaz.

    Cemaate devam etmek, zaruret olmadıkça terk edilmemelidir. Hastalık, ihtiyarlık gibi meşru mazeretler bulunmadıkça, şiddetli soğuklar, sel ve fırtınalar, çamur ve yağmurlu havalar engel olmadıkça cemaate devam edilmelidir. Resul-i Ekrem, cennete girmek için ne yapmalıyım diye soran kişiye: İmam ol. İmamlığa gücüm yetmez, Müezzin ol. Müezzinliği de beceremem. O halde cemaate devam et. Ön safta yer almaya gayret eyle, buyurmuştur. Her zaman namazı cemaatle kılmaya gayret edelim, birlik ve düzenimizi bozmayalım, yekdiğerimizden ayrılmayalım, birbirimize karşı saygılı olalım, yekvücut olduğumuzu her yerde gösterelim. Böylelikle Allah’ın rahmetinden, ibadetlerin feyzinden yararlanalım. Resul-i Ekrem ve Eshab-ı Kiramın yolundan ayrılmayalım.

    1) Riyazu’s Salih”n, c. 2, H.1058.

    2) Aynı eser, c. 2. H. 1076.

    3) Aynı eser, c. 2, H. 1075.

    4) İmam-ı Rabban”’nin Mektubatı.

    5) Riyazu’s Salihin, c. 2, H. 1037.

    6) Aynı eser, c. 2. H. 1061.

    7) Aynı eser, c. 2, H. 1054.

    8) Aynı eser, c. 2, 1063.

    9) Aynı eser, c. 1, H. 377.

    10) Aynı eser, c. 2, H. 1061.


  6. 22.Nisan.2011, 12:05
    3
    Moderatör
    Cemaatle Namaz Kılmanın Önemi

    İslâm dini birlik ve beraberliğe, uhuvvete çok önem vermiştir. Günde beş vakit namazın bir arada kılınmasının teşvik edilmesi, hafta da bir Cuma namazının ve senede iki kez olan bayram namazlarının topluca kılınmasının gerekli görülmesi, Müslümanların birbiriyle görüşmesine, bir birinin hal ve hatırını sormasına, birbirleriyle yardımlaşmalarına vesile olması gibi birçok hayati hikmetleri vardır.

    Kur'an-ı Kerim'de şu ayette: "Ey Resulüm! Sen müminlerin içinde olup da onlara namaz kıldıracak olursan, onlardan bir kısmı sana tâbi olarak namaza dursun ve silahlarını yanlarına alsınlar." (Nisa, 4/102) cephede cihad ederken, en tehlikeli bir yerde ve zaman da bile cemaatle namaz kılmaktan bahsedilmektedir. Cephede savaşırken bile cemaatle namaz kılmanın teşvik edilmesi, normal zamanlarda cemaate riayet edilmesinin daha öncelikli ve önemli olduğuna vurgu yapılmış olmaktadır.

    Cemaata devam etmek, cemaatle namaz kılmak sünneti müekkededir. Aynı zamanda Peygamber Efendimizin sünnetlerinin en kuvvetlisidir. Resul-i Ekrem, her zaman cemaate devam etmişlerdir. Resul-i Ekrem bu konuda cemaatle kılınan namaz, yalnız kılınan namazdan yirmiyedi derece daha faziletlidir. Eğer müminler yatsı ve sabah namazlarının cemaatle kılınmasının sevabını bilseler emekliyerek camilere koşarlardı.1,2.

    Yatsı namazını cemaatle kılanlar yarı geceye kadar namaz kılmış sayılırlar. Sabah namazını cemaatle kılanların ise, bütün geceyi ibadetle geçirmiş gibi olacaklarını haber vermiştir.3

    Bir gün sabah namazını kıldıran Hazreti Ömer, cemaatten birinin gelmediğini görünce, o kimsenin neden gelmediğini sormuştur. Demişler ki O zatı muhterem geceleri yatmaz devamlı ibadet eder, ihtimal ki sabaha yakın uyuya kalmış ve bu yüzden cemaate gelememiştir. Hazreti Ömer, eğer O kimse gece uyumuş olsa da, sabah cemaatından geri kalmamış olsa onun için daha hayırlı olurdu, demiştir.4

    Yine Peygamberimiz, eğer müslümanlar birinci saftaki fazileti bilseler orada yer bulabilmek için aralarında kur’a çekmek zorunda kalırlardı, eğer camiye erken gitmenin sevabını bilseler, önce gidebilmek için yarışırlardı.5

    Gece karanlıklarında, evlerinden kalkarak namaz kılmak üzere camiye gidenler tam bir aydınlık içinde bulunacaklardır.6

    Camilere devam edenleri görürseniz onların cennetlik olduklarına şahitlik ediniz, buyurmuştur.7

    Cemaate devam etmek derecemizin yükselmesine, günahlarımızın bağışlanmasına vesile olur. Nitekim Resul-i Ekrem; günahların bağışlanmasını, derecelerin yükselmesini sağlayan iyiliklerden biri de camiye giderken atılan adımlardır.

    8 Kıyamet günü arşialanın gölgesinde istirahat edeceklerden biri de; camilere gönül veren, cemaate devam eden müslümanlardır, buyurarak cemaatin önemini belirtmiştir.9 Yukarıda okunan ayeti kerimede namazı doğru dürüst kılınız, zekatı veriniz, rükü edenlerle beraber rüku ediniz, buyurulmuştur.

    Müslümanların günde beş defa bir araya gelmeleri, huşu ve huzurla namaz kılmaları Cenab-ı Hakk’a kemal tazimde bulunmak üzere rüku ve secdeye eğilmeleri, davranışların en güzeli, ibadetlerin en mükemmelidir. Müslümanların bir arada bulunması, safların düzgün tutulması, namazların kabulüne ve ruhların tekamülüne bir sebepdir. Cemaatin özelliği, safların düzenliliği Allah’ın rızasının kazanılmasına bir vesiledir. Cemaate devam edenlerin en çok sevap alanı, en uzak yerden gelendir.10

    Cuma ve Bayram namazlarında cemaatın şart kılınması, cemaatle namaz kılmanın fazilet ve önemini belirtmektedir. Cemaatle yalnız farz namazları, bir de ramazanda Vitir ve Teravih namazları kılınır. Diğer namazlar cemaatle kılınmaz.

    Cemaate devam etmek, zaruret olmadıkça terk edilmemelidir. Hastalık, ihtiyarlık gibi meşru mazeretler bulunmadıkça, şiddetli soğuklar, sel ve fırtınalar, çamur ve yağmurlu havalar engel olmadıkça cemaate devam edilmelidir. Resul-i Ekrem, cennete girmek için ne yapmalıyım diye soran kişiye: İmam ol. İmamlığa gücüm yetmez, Müezzin ol. Müezzinliği de beceremem. O halde cemaate devam et. Ön safta yer almaya gayret eyle, buyurmuştur. Her zaman namazı cemaatle kılmaya gayret edelim, birlik ve düzenimizi bozmayalım, yekdiğerimizden ayrılmayalım, birbirimize karşı saygılı olalım, yekvücut olduğumuzu her yerde gösterelim. Böylelikle Allah’ın rahmetinden, ibadetlerin feyzinden yararlanalım. Resul-i Ekrem ve Eshab-ı Kiramın yolundan ayrılmayalım.

    1) Riyazu’s Salih”n, c. 2, H.1058.

    2) Aynı eser, c. 2. H. 1076.

    3) Aynı eser, c. 2, H. 1075.

    4) İmam-ı Rabban”’nin Mektubatı.

    5) Riyazu’s Salihin, c. 2, H. 1037.

    6) Aynı eser, c. 2. H. 1061.

    7) Aynı eser, c. 2, H. 1054.

    8) Aynı eser, c. 2, 1063.

    9) Aynı eser, c. 1, H. 377.

    10) Aynı eser, c. 2, H. 1061.





+ Yorum Gönder