Konusunu Oylayın.: Ali Rıza Demircan - Cenaze Namazı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Ali Rıza Demircan - Cenaze Namazı
  1. 09.Nisan.2011, 14:59
    1
    Misafir

    Ali Rıza Demircan - Cenaze Namazı

  2. 09.Nisan.2011, 21:49
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Ali Rıza Demircan - Cenaze Namazı




    Cenaze Namazı

    İnsan, Rabbimiz tarafından en güzel kıvamda yaratılmış ve ebediliğe erdirilmiş mükellef varlıktır.
    İnsan için konulmuş hayat düzeni olan İslâm, insanın dirisini yücelttiği gibi ölüsünü de değerlendirir, öldüğünde yıkanılmasını, kefenlenip kokulandırmasını ve üzerinde cenaze namazı kılınarak dualarla ebedi yolculuğuna çıkarılmasını emreder.
    • Cenaze namazı Peygamberimizin açıklamasına göre müminlerin birbirlerinin üzerindeki haklarından biridir.
    Ebû Hüreyre (r.a.) anlatıyor:

    Allah’ın Resûlü ‘Müslüman’ın Müslüman üzerindeki hakları altıdır’
    buyurdu. (Bu açıklama üzerine sahabiler tarafından) soruldu:

    -Bu haklar nelerdir Ya Resûlallah?

    Cevab olarak şöyle buyurdular:

    -Onunla karşılaştığın zaman ona selam ver. Seni davet ettiği zaman davetine katıl, öğüt istediği zaman ona öğüt ver. Aksırıp da Allah’a hamd ettiği zaman ona ‘Allah sana merhamet etsin’ duasında bulun. Hastalandığı
    zaman onu ziyaret et. Öldüğü zaman da cenazesine katıl.1

    • Müslüman’ın Müslüman üzerindeki haklarından biri olan cenazesine katılma dini ifadesiyle farz-ı kifâye bir görevdir. Yani ölünün içinde yaşadığı toplumun mümin erkekleri veya kadınlarından bir topluluğun veya bir ferdin üstlenmesi gereken bir vazifedir. Aksi takdirde bütün toplum günahkâr olur.
    • Cenaze namazı, abdest alma, gereğince örtünme ve kıbleye yönelme gibi gerekli şartlara uyularak, erkekler, kadınlar ve çocuklar tarafından kılınabilir bir namazdır. Cenaze namazına yetişilemeyecek durumda kılınırsa teyemmüm yapılarak veya abdestsiz olarak da kılınabilir. Çünkü
    bo bir duadır.* Peygamberimizin açıklamasına göre, kılanlar için bir öğüt
    ve Uhud Dağı kadar sevap kazanma vesilesidir.

    Bir öğütlerinde Allah’ın Resulü (s.a.v.) söyle buyurdu:

    -Bir cenazede bulunup da cenaze namazını kılan kimse bir kırat (sevab) kazanır. Cenaze namazını kılıp da kabrine götürülerek defn oluncaya kadar cenaze cemâatine katılan kişi ise iki kırat (sevab) kazanır.
    (Ashab-ı Kiram tarafından) soruldu.

    -Ya Resûlallah! iki kırat (sevab) ne kadardır, (anlayamadık, açıklar mısınız?) Allah’ın Resulü söyle buyurdu:



    -İki kırat’ın sağlayacağı sevab, küçüğü Uhud Dağı benzeri olan iki büyük dağ gibidir.2
    • Cenaze namazı, kılanlar için sevab kazanma vesilesi olduğu gibi, cenaze namazı kılınanlar için de bir duadır. Bağışlanma sebebidir, şefaate uğrama vesilesidir. Cenaze namazını kılan müminler tarafından içten duygularla hayırla yad edilmesi halinde ise kişinin Cennet’e yolcu edildiğinin bir müjdesidir.
    Bu gerçek Enes Îbn-u Malik’in rivayet ettiği hadiste şöylece dile
    getiriliyor:

    (Günün birinde) Hz. Peygamber’in yanından bir cenaze ile geçtiler. Sahabiler onu ‘hayırlı bir cemiyet insanıydı’ diyerek övdüler.
    Allah’ın Resulü (s.a.v.) üç defa ard arda ‘Gerekli oldu’ buyurdu. Sonra diğer bir cenaze ile daha geçtiler. Sahabiler onu da ‘fena, cemiyete zararlı bir kişi’ olduğunu ifade ederek yerdiler.
    Allah’ın Resulü (s.a.v.) (aynı şekilde) üç defa ‘Gerekli oldu’ buyurdu.

    Hz. Ömer sordu:

    -(Anam-babam sana feda olsun. Ya Resûlallah! Haklarındaki görüşlerimizi açıkladığımızda her bir cenaze için ‘Gerekli oldu’ buyurdunuz.) Ne
    ‘Gerekli oldu?’

    -(Ya Ömer!) İlkini hayırla andınız. (Toplumun sevgisini kazandığı için)
    ona Cennet gerekli oldu; Cennet’e girmeyi hak etti.

    İkincisinin fenalığında birleştiniz. (Toplumun nefretini kazandığı
    için) ona da Cehennem gerekli oldu.

    (Allah’ın Resulü (s.a.v.) daha sonra sözlerini sahabiler topluluğuna
    yönelterek söyle buyurdu:)

    -Ey müminler! Sizler yeryüzünde Allah’ın şahitleri (ve değer ölçüleri)
    siniz.3

    • Cenaze namazı cemaat halinde kılındığı gibi tek tek olarak da kılınabilir. Peygamberimizin cenaze namazı erkekler, kadınlar ve çocuklar tarafından küçük saflar halinde imamsız olarak kılınmıştır.4
    Bir anda birden fazla cenazenin bulunması halinde sıra ile önce erkeklerin, sonra kadınların, daha sonra da çocukların cenaze namazı ayrı ayrı kılınabildiği gibi bütün cenazeler bir arada bir defada toplu olarak
    da kılınabilir.5

    Cenaze namazı hazır cenaze için definden önce kılınabildiği gibi definden sonra kabir üzerinde de kılınabilir. Ebû Hüreyre (r.a.) Peygamber (s.a.v.) mescidini süpürüp temizlemekte olan siyahi bir kadınla alâkalı olarak şu olayı dile getirdi.
    Hz. Peygamber (bu kadıncağızı göremeyince) durumunu soruşturdu. ‘Öldü’
    dediler. Sahabiler ölümünü nedense önemsememiş gibiydiler.

    Hz. Peygamber:

    -Bana bildirmeniz gerekmez miydi? diyerek serzenişte bulundular. Sonra
    da:



    -Kabrini bana gösteriniz, buyurdular. Gösterdiler. (Kabri başında)
    cenaze namazını kıldılar ve şu açıklamayı yaptılar:

    -Bu kabirler yatanları için karanlıklarla doludur. Namazlarını kılmam
    sebebiyle Allah onların kabirlerini ışıklandırır.6

    • Cenaze namazı dünyanın herhangi bir bölgesinde ölen bir mümin için gıyabında da kılınabilir. Zira Peygamberimiz, Müslüman olarak can veren Habeş Kralı Necaşi’nin cenaze namazını Medine’de, gıyabında kıldırmıştır.7
    • Peygamberimizin açıklamalarına göre can taşıdıkları, ölüm büyük bir olay olduğu ve aslında canı alan Allah’a tazim olacağı için Müslüman olsun veya olmasın bütün cenazeler için ayağa kalkılabilir. Değinildiği üzere cenaze için ayağa kalkma Peygamberimizin sünnetindendir.
    Abdullah ibn-ü Ömer (r.a.) şöyle anlatıyor. Bir sahabi Allah’ın Resûlü’ne sordu:
    -Ya Resûlallah! (Bazen) yanımızdan kâfirlerin cenazeleri geçiyor. Onların cenazeleri için ayağa kalkalım mı?
    -Evet, kâfirlerin cenazeleri için de kalkınız. Çünkü siz onların ölüleri için ayağa kalkmış olmuyorsunuz. Siz canları alan Allah’ı yüceltmek için ayağa kalkıyorsunuz.8
    • İslâm, insanın dirisini ve ölüsünü kuşatan bir hayat nizamıdır. Bu itibarla koyduğu kurallara uyulmasını ister. Bu sebeple cenaze namazının kılınmasını emreder. Ancak cenaze merasiminin feryadı figana boğulmasını, cenazenin müzik esliğinde, resimler taşınarak, sloganlar atılarak ve de alkışlar tutularak kabre götürülmesini şiddetli bir dille yasaklar. İslâm dinine zahiren veya kalben iman etmemiş bulunan insanların cenaze namazlarını kılmak, saygı duyularak kabirlerini ziyaret edip bağışlanmaları için dualar yapmak da İslâm’ın Kur’ân kaynaklı yasaklarındandır.
    Rabbimiz Tevbe Sûresi’nin 84. âyetinde söyle buyuruyor:

    “Kâfirler ve münafıklardan ölen hiçbir kişinin asla cenaze namazını kılma. (Defin veya ziyaret için) kabri başında durma. Çünkü onlar Allah’ı
    ve Peygamberini tanımayıp kâfir oldular ve Hak’tan sapmış adamlar olarak
    öldüler. Onların ne malları ne de evlattarı seni imrendirmesin...”

    İslâm dininde erkeklere veya kadınlara özgü olduğu açıkça belirtilmemiş bütün görevler ve yasaklar, erkekler gibi kadınları da yükümlü kılar. Cenaze namazı da böyledir. Kadınlar da cenaze namazı ile mükelleftirler.
    Ne var ki periyodik rahatsızlıktan, hamilelik ve emziklilik gibi
    mazeretler sebebiyle beş vakit cemâat namazlarına ve de cuma namazına olduğu gibi cenaze namazına da katılmayabilirler. Ancak tesettürlü olarak katılmaları asıldır. Mazeretleri yokken özellikle de akrabadan olan fertlerin cenaze namazlarına katılmalıdırlar.
    • Beş vakit namazlar, cuma namazı ve bayram namazında olduğu gibi cemaat halinde kılınması durumunda cenaze namazlarında da kadınların erkeklerin arkasında veya ayrı bir grup olarak erkeklerin paralelinde saf



    tutmaları gerekir. Ancak, özellikle büyük kalabalıklarda karmaşık halde kılınması da caizdir.
    Cenaze namazlarının erkeklerden sonra imamlı veya imamsız olarak kadınlar tarafından kılınması da caizdir. Hz. Peygamber döneminden beri sürdürülen meşru uygulama budur.


    Cenaze Namazı nasıl kılınır?
    Cenaze namazı ayakta9 kılınır. Eller kaldırılarak ilk tekbir alındıktan sonra Fatiha Sûresi okunur, onun ardından ikinci tekbir alınarak Allahümme Salli-Allahümme Barik şeklinde başlayan salâtlar getirilir ve üçüncü tekbir alınarak Peygamberimizin öğrettiği cenaze duâlarından biri
    okunur** Dördüncü tekbir alındıktan sonra önce sağa ve sonra da sola selam
    verilerek namaz bitirilir.10

    Cenaze duasını bilmeyenler ilk tekbir alındıktan sonra Sübhaneke Duâsı’nı, üçüncü tekbir alındıktan sonra ise Fatiha Sûresi’ni okuyabilirler.
    Cenaze namazı dini bir uygulamadır. Kılınması bir ibâdettir. Kılan ve kılınan için hayır vesilesidir. Cenazenin hazırlanma, kılınma, taşınma ve defin adabı Peygamberimiz tarafından öğretilmiştir. Müslümanlar olarak görevimiz, öğrenmek ve uygulamaktır. Yüce Mevlamız cümlemizi ölümden ibret alarak, ölüm ötesi için iyice hazırlanabilen ve cenazelerini İslâm adabına göre kaldıran kulları zümresine ilhak buyursun.
    Ali Rıza Demircan...


  3. 09.Nisan.2011, 21:49
    2
    Silent and lonely rains



    Cenaze Namazı

    İnsan, Rabbimiz tarafından en güzel kıvamda yaratılmış ve ebediliğe erdirilmiş mükellef varlıktır.
    İnsan için konulmuş hayat düzeni olan İslâm, insanın dirisini yücelttiği gibi ölüsünü de değerlendirir, öldüğünde yıkanılmasını, kefenlenip kokulandırmasını ve üzerinde cenaze namazı kılınarak dualarla ebedi yolculuğuna çıkarılmasını emreder.
    • Cenaze namazı Peygamberimizin açıklamasına göre müminlerin birbirlerinin üzerindeki haklarından biridir.
    Ebû Hüreyre (r.a.) anlatıyor:

    Allah’ın Resûlü ‘Müslüman’ın Müslüman üzerindeki hakları altıdır’
    buyurdu. (Bu açıklama üzerine sahabiler tarafından) soruldu:

    -Bu haklar nelerdir Ya Resûlallah?

    Cevab olarak şöyle buyurdular:

    -Onunla karşılaştığın zaman ona selam ver. Seni davet ettiği zaman davetine katıl, öğüt istediği zaman ona öğüt ver. Aksırıp da Allah’a hamd ettiği zaman ona ‘Allah sana merhamet etsin’ duasında bulun. Hastalandığı
    zaman onu ziyaret et. Öldüğü zaman da cenazesine katıl.1

    • Müslüman’ın Müslüman üzerindeki haklarından biri olan cenazesine katılma dini ifadesiyle farz-ı kifâye bir görevdir. Yani ölünün içinde yaşadığı toplumun mümin erkekleri veya kadınlarından bir topluluğun veya bir ferdin üstlenmesi gereken bir vazifedir. Aksi takdirde bütün toplum günahkâr olur.
    • Cenaze namazı, abdest alma, gereğince örtünme ve kıbleye yönelme gibi gerekli şartlara uyularak, erkekler, kadınlar ve çocuklar tarafından kılınabilir bir namazdır. Cenaze namazına yetişilemeyecek durumda kılınırsa teyemmüm yapılarak veya abdestsiz olarak da kılınabilir. Çünkü
    bo bir duadır.* Peygamberimizin açıklamasına göre, kılanlar için bir öğüt
    ve Uhud Dağı kadar sevap kazanma vesilesidir.

    Bir öğütlerinde Allah’ın Resulü (s.a.v.) söyle buyurdu:

    -Bir cenazede bulunup da cenaze namazını kılan kimse bir kırat (sevab) kazanır. Cenaze namazını kılıp da kabrine götürülerek defn oluncaya kadar cenaze cemâatine katılan kişi ise iki kırat (sevab) kazanır.
    (Ashab-ı Kiram tarafından) soruldu.

    -Ya Resûlallah! iki kırat (sevab) ne kadardır, (anlayamadık, açıklar mısınız?) Allah’ın Resulü söyle buyurdu:



    -İki kırat’ın sağlayacağı sevab, küçüğü Uhud Dağı benzeri olan iki büyük dağ gibidir.2
    • Cenaze namazı, kılanlar için sevab kazanma vesilesi olduğu gibi, cenaze namazı kılınanlar için de bir duadır. Bağışlanma sebebidir, şefaate uğrama vesilesidir. Cenaze namazını kılan müminler tarafından içten duygularla hayırla yad edilmesi halinde ise kişinin Cennet’e yolcu edildiğinin bir müjdesidir.
    Bu gerçek Enes Îbn-u Malik’in rivayet ettiği hadiste şöylece dile
    getiriliyor:

    (Günün birinde) Hz. Peygamber’in yanından bir cenaze ile geçtiler. Sahabiler onu ‘hayırlı bir cemiyet insanıydı’ diyerek övdüler.
    Allah’ın Resulü (s.a.v.) üç defa ard arda ‘Gerekli oldu’ buyurdu. Sonra diğer bir cenaze ile daha geçtiler. Sahabiler onu da ‘fena, cemiyete zararlı bir kişi’ olduğunu ifade ederek yerdiler.
    Allah’ın Resulü (s.a.v.) (aynı şekilde) üç defa ‘Gerekli oldu’ buyurdu.

    Hz. Ömer sordu:

    -(Anam-babam sana feda olsun. Ya Resûlallah! Haklarındaki görüşlerimizi açıkladığımızda her bir cenaze için ‘Gerekli oldu’ buyurdunuz.) Ne
    ‘Gerekli oldu?’

    -(Ya Ömer!) İlkini hayırla andınız. (Toplumun sevgisini kazandığı için)
    ona Cennet gerekli oldu; Cennet’e girmeyi hak etti.

    İkincisinin fenalığında birleştiniz. (Toplumun nefretini kazandığı
    için) ona da Cehennem gerekli oldu.

    (Allah’ın Resulü (s.a.v.) daha sonra sözlerini sahabiler topluluğuna
    yönelterek söyle buyurdu:)

    -Ey müminler! Sizler yeryüzünde Allah’ın şahitleri (ve değer ölçüleri)
    siniz.3

    • Cenaze namazı cemaat halinde kılındığı gibi tek tek olarak da kılınabilir. Peygamberimizin cenaze namazı erkekler, kadınlar ve çocuklar tarafından küçük saflar halinde imamsız olarak kılınmıştır.4
    Bir anda birden fazla cenazenin bulunması halinde sıra ile önce erkeklerin, sonra kadınların, daha sonra da çocukların cenaze namazı ayrı ayrı kılınabildiği gibi bütün cenazeler bir arada bir defada toplu olarak
    da kılınabilir.5

    Cenaze namazı hazır cenaze için definden önce kılınabildiği gibi definden sonra kabir üzerinde de kılınabilir. Ebû Hüreyre (r.a.) Peygamber (s.a.v.) mescidini süpürüp temizlemekte olan siyahi bir kadınla alâkalı olarak şu olayı dile getirdi.
    Hz. Peygamber (bu kadıncağızı göremeyince) durumunu soruşturdu. ‘Öldü’
    dediler. Sahabiler ölümünü nedense önemsememiş gibiydiler.

    Hz. Peygamber:

    -Bana bildirmeniz gerekmez miydi? diyerek serzenişte bulundular. Sonra
    da:



    -Kabrini bana gösteriniz, buyurdular. Gösterdiler. (Kabri başında)
    cenaze namazını kıldılar ve şu açıklamayı yaptılar:

    -Bu kabirler yatanları için karanlıklarla doludur. Namazlarını kılmam
    sebebiyle Allah onların kabirlerini ışıklandırır.6

    • Cenaze namazı dünyanın herhangi bir bölgesinde ölen bir mümin için gıyabında da kılınabilir. Zira Peygamberimiz, Müslüman olarak can veren Habeş Kralı Necaşi’nin cenaze namazını Medine’de, gıyabında kıldırmıştır.7
    • Peygamberimizin açıklamalarına göre can taşıdıkları, ölüm büyük bir olay olduğu ve aslında canı alan Allah’a tazim olacağı için Müslüman olsun veya olmasın bütün cenazeler için ayağa kalkılabilir. Değinildiği üzere cenaze için ayağa kalkma Peygamberimizin sünnetindendir.
    Abdullah ibn-ü Ömer (r.a.) şöyle anlatıyor. Bir sahabi Allah’ın Resûlü’ne sordu:
    -Ya Resûlallah! (Bazen) yanımızdan kâfirlerin cenazeleri geçiyor. Onların cenazeleri için ayağa kalkalım mı?
    -Evet, kâfirlerin cenazeleri için de kalkınız. Çünkü siz onların ölüleri için ayağa kalkmış olmuyorsunuz. Siz canları alan Allah’ı yüceltmek için ayağa kalkıyorsunuz.8
    • İslâm, insanın dirisini ve ölüsünü kuşatan bir hayat nizamıdır. Bu itibarla koyduğu kurallara uyulmasını ister. Bu sebeple cenaze namazının kılınmasını emreder. Ancak cenaze merasiminin feryadı figana boğulmasını, cenazenin müzik esliğinde, resimler taşınarak, sloganlar atılarak ve de alkışlar tutularak kabre götürülmesini şiddetli bir dille yasaklar. İslâm dinine zahiren veya kalben iman etmemiş bulunan insanların cenaze namazlarını kılmak, saygı duyularak kabirlerini ziyaret edip bağışlanmaları için dualar yapmak da İslâm’ın Kur’ân kaynaklı yasaklarındandır.
    Rabbimiz Tevbe Sûresi’nin 84. âyetinde söyle buyuruyor:

    “Kâfirler ve münafıklardan ölen hiçbir kişinin asla cenaze namazını kılma. (Defin veya ziyaret için) kabri başında durma. Çünkü onlar Allah’ı
    ve Peygamberini tanımayıp kâfir oldular ve Hak’tan sapmış adamlar olarak
    öldüler. Onların ne malları ne de evlattarı seni imrendirmesin...”

    İslâm dininde erkeklere veya kadınlara özgü olduğu açıkça belirtilmemiş bütün görevler ve yasaklar, erkekler gibi kadınları da yükümlü kılar. Cenaze namazı da böyledir. Kadınlar da cenaze namazı ile mükelleftirler.
    Ne var ki periyodik rahatsızlıktan, hamilelik ve emziklilik gibi
    mazeretler sebebiyle beş vakit cemâat namazlarına ve de cuma namazına olduğu gibi cenaze namazına da katılmayabilirler. Ancak tesettürlü olarak katılmaları asıldır. Mazeretleri yokken özellikle de akrabadan olan fertlerin cenaze namazlarına katılmalıdırlar.
    • Beş vakit namazlar, cuma namazı ve bayram namazında olduğu gibi cemaat halinde kılınması durumunda cenaze namazlarında da kadınların erkeklerin arkasında veya ayrı bir grup olarak erkeklerin paralelinde saf



    tutmaları gerekir. Ancak, özellikle büyük kalabalıklarda karmaşık halde kılınması da caizdir.
    Cenaze namazlarının erkeklerden sonra imamlı veya imamsız olarak kadınlar tarafından kılınması da caizdir. Hz. Peygamber döneminden beri sürdürülen meşru uygulama budur.


    Cenaze Namazı nasıl kılınır?
    Cenaze namazı ayakta9 kılınır. Eller kaldırılarak ilk tekbir alındıktan sonra Fatiha Sûresi okunur, onun ardından ikinci tekbir alınarak Allahümme Salli-Allahümme Barik şeklinde başlayan salâtlar getirilir ve üçüncü tekbir alınarak Peygamberimizin öğrettiği cenaze duâlarından biri
    okunur** Dördüncü tekbir alındıktan sonra önce sağa ve sonra da sola selam
    verilerek namaz bitirilir.10

    Cenaze duasını bilmeyenler ilk tekbir alındıktan sonra Sübhaneke Duâsı’nı, üçüncü tekbir alındıktan sonra ise Fatiha Sûresi’ni okuyabilirler.
    Cenaze namazı dini bir uygulamadır. Kılınması bir ibâdettir. Kılan ve kılınan için hayır vesilesidir. Cenazenin hazırlanma, kılınma, taşınma ve defin adabı Peygamberimiz tarafından öğretilmiştir. Müslümanlar olarak görevimiz, öğrenmek ve uygulamaktır. Yüce Mevlamız cümlemizi ölümden ibret alarak, ölüm ötesi için iyice hazırlanabilen ve cenazelerini İslâm adabına göre kaldıran kulları zümresine ilhak buyursun.
    Ali Rıza Demircan...





+ Yorum Gönder