Konusunu Oylayın.: Nefse sabah namazı terbiyesi

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Nefse sabah namazı terbiyesi
  1. 06.Nisan.2011, 20:35
    1
    Misafir

    Nefse sabah namazı terbiyesi

  2. 06.Nisan.2011, 20:54
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Nefse sabah namazı terbiyesi




    Nefse sabah namazı terbiyesi


    Sabah namazı için nefsi yenmek
    “Sabah namazını kaçırmamak için, zamanında uyanmak ve namazı zamanında kılmak için ne yapmalıyım?”
    Sabah namazı süre itibariyle en az, şekil ve uygulama bakımından en kolay ve en rahat olan, aslında eğer mesele yalnız bizi kötülüklere sürüklemesine rağmen nefsimizde bitse yine de hiçbir problem yaşanmaması gereken bir sabah ibadetidir. Bir abdest ve dört rek’âtlık bir namaz. Allah aşkına nazlanmaya değer mi ey nefsim? Zorlanmaya, darlanmaya, rehavete, tembelliğe değer mi? Hepsi, hepsi beş dakikalık bir ibadet! Yazık sana! Haşir uyanışına benzer her sabah uyanışında beş dakikalık bir ibadetle Rabb’ine dönmek sana neden zor geliyor? Neden tembelleşiyorsun? Neden rehavet basıyor? Kılmamakla ve rehavetle ne kazanıyorsun?
    Ama yok; iş nefsimizde bitmiyor. Bu konuda nefsimiz de kukla; birisinden emir alıyor! Şeytanından... Yoksa sabahın o günahlardan uzak vaktinde, o temiz ve Allah’a yakın saatlerinde, o uyanış ve diriliş zamanında, kolayca da kılınabilecek bir uyanış ve diriliş namazı olan sabah namazı, her ne kadar kötülükleri emredici de olsa, nefse neden zor gelsin? Allah’ın kulu olduğunu idrak eden nefisler için bunun problem olmaktan çıkması lâzım!
    Ama demek kazın ayağı öyle değil ki, bu iş şeytanın ağzına bakan nefse zor geliyor. Çünkü bu beş dakikalık ibadette Allah’ın öylesine rızası ve hoşnutluğu gizli ki, Allah’ın öylesine rahmeti ve mükâfatları gizli ki, şeytan bunu hissettikçe çıldırıyor, çıldırıyor, çıldırıyor! Nefsimizi de aldatıyor ve baştan çıkarıyor.
    Nefis zaten his ve duygularıyla birlikte öyle yarını göremiyor, geleceğe akıl erdiremiyor, uzakları düşünemiyor; günübirlik yaşıyor. Günübirlik yaşadığı için de, şeytanın verdiği küçük bir rehavet hakkından geliyor.
    Oysa bu küçük rehaveti yeniversek, alarm çaldığında fırlayıp kalkıversek ve Allah’ın huzurunda el pençe divan dursak, o sabah namazının az olan şekilleri, kolay olan hareketleri ve rahatça yapılabilen rükünleri içinde öyle bir rızaya, öyle bir hoşnutluğa, öyle bir mağfirete, öyle bir merhamete ereceğiz ki, derecesini, mertebesini, makamını, ne göz görmüş, ne kulak işitmiş, ne hayal yetişmiş!
    İşte bu şeytanı baştan çıkartıyor, şeytanı çıldırtıyor, şeytanı kudurtuyor! Az bir ibadete, sonsuz bir sevap ve feyiz şeytanın aklını başından alıyor. Onun için nefsimize rehavet veriyor, yatağı daha sıcak, uykuyu daha cazip göstermeye ve bizi namazdan alıkoymaya çalışıyor.
    Biz akl-ı selimle düşünerek, sabır ve sebatla hareket ederek bu rehavetin üstesinden gelebiliriz. Hiç ümitsiz olmayalım. Kendimizden emin olalım. Nefsin hiçbir tembelliğine kulak asmayarak ve haklılık da vermeyerek alarm çaldığında yorganı tepelim. Kalkalım ve Allah emrini yerine getirelim. Nefsin hiçbir bahanesini dinlemeyelim.
    Israrcı olursak, işin peşini bırakmazsak, şeytanımızdan gelen ibadet karşıtı taleplere kulaklarımızı sıkı sıkıya kapatırsak, nefsimizin ve şeytanın şerrinden her vakit Allah’a sığınırsak, İnşAllah bu vartayı Allah’ın izniyle, yardımıyla, rahmetiyle, tevfîk ve hidayetiyle aşabilir ve Allah’a kul olabiliriz.
    Sabah Namazına Kalkmak İçin




    Ebû Hüreyre -radıyAllahu anh-dan rivâyet olunduğuna göre Nebiyy-i Ekrem -sallAllahu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:
    'Sizden herhangi biriniz uykuda iken şeytan ense kökünüze üç düğüm atar. Her bir düğümü bağladıkça: "Sen yat yat, daha gece uzundur" diyerek attığı düğümün üzerine eliyle vurur. Eğer bir kimse uykudan uyanır da Allah'ı zikreder, hatırlarsa bu düğümlerden biri çözülür, abdest alırsa biri daha çözülür, namaz kılarsa birisi daha çözülür ve zinde ve neş'eli olarak ve tertemiz bulunarak, sıklet ve tenbellik gibi şeylerden uzak olarak sabaha çıkmış olur. Böyle yapmayıp da güneş doğuncaya kadar gaflet üzere yatarsa vücûdu habîs ve tenbel olarak sabaha çıkmış olur.' (32)


    Abdullah bin Mes'ud -radıyAllahu anh-dan gelen rivayette ise Nebiyy-i Ekrem -sallAllahu aleyhi ve sellem- Efendimiz'in huzurunda geceden uykuya dalarak tâ güneş doğuncaya kadar uyuyup sabah namazına kalkmayan kimse zikredilse:
    "O kimsenin kulağına şeytan işemişdir" buyururlardı." (33)

    Nebiyy-i Ekrem -sallAllahu aleyhi ve sellem-Efendimiz:

    "Muhakkak sabah namazı ile güneş doğması arasında bulunan rızık taksimi zamanını uykuda geçirmek rızkın bir kısmına mani olur," buyurmuşlardır. (34)

    (32) Buharı, Teheccüd, 12 Müslim, Müsâfirîn, 207; Ebû Dâvud, Tatavvu', 18.
    (33)-Buharî, Teheccüd,13.
    (34) Ibn Hanbel, Müsned, 1/73.



  3. 06.Nisan.2011, 20:54
    2
    Silent and lonely rains



    Nefse sabah namazı terbiyesi


    Sabah namazı için nefsi yenmek
    “Sabah namazını kaçırmamak için, zamanında uyanmak ve namazı zamanında kılmak için ne yapmalıyım?”
    Sabah namazı süre itibariyle en az, şekil ve uygulama bakımından en kolay ve en rahat olan, aslında eğer mesele yalnız bizi kötülüklere sürüklemesine rağmen nefsimizde bitse yine de hiçbir problem yaşanmaması gereken bir sabah ibadetidir. Bir abdest ve dört rek’âtlık bir namaz. Allah aşkına nazlanmaya değer mi ey nefsim? Zorlanmaya, darlanmaya, rehavete, tembelliğe değer mi? Hepsi, hepsi beş dakikalık bir ibadet! Yazık sana! Haşir uyanışına benzer her sabah uyanışında beş dakikalık bir ibadetle Rabb’ine dönmek sana neden zor geliyor? Neden tembelleşiyorsun? Neden rehavet basıyor? Kılmamakla ve rehavetle ne kazanıyorsun?
    Ama yok; iş nefsimizde bitmiyor. Bu konuda nefsimiz de kukla; birisinden emir alıyor! Şeytanından... Yoksa sabahın o günahlardan uzak vaktinde, o temiz ve Allah’a yakın saatlerinde, o uyanış ve diriliş zamanında, kolayca da kılınabilecek bir uyanış ve diriliş namazı olan sabah namazı, her ne kadar kötülükleri emredici de olsa, nefse neden zor gelsin? Allah’ın kulu olduğunu idrak eden nefisler için bunun problem olmaktan çıkması lâzım!
    Ama demek kazın ayağı öyle değil ki, bu iş şeytanın ağzına bakan nefse zor geliyor. Çünkü bu beş dakikalık ibadette Allah’ın öylesine rızası ve hoşnutluğu gizli ki, Allah’ın öylesine rahmeti ve mükâfatları gizli ki, şeytan bunu hissettikçe çıldırıyor, çıldırıyor, çıldırıyor! Nefsimizi de aldatıyor ve baştan çıkarıyor.
    Nefis zaten his ve duygularıyla birlikte öyle yarını göremiyor, geleceğe akıl erdiremiyor, uzakları düşünemiyor; günübirlik yaşıyor. Günübirlik yaşadığı için de, şeytanın verdiği küçük bir rehavet hakkından geliyor.
    Oysa bu küçük rehaveti yeniversek, alarm çaldığında fırlayıp kalkıversek ve Allah’ın huzurunda el pençe divan dursak, o sabah namazının az olan şekilleri, kolay olan hareketleri ve rahatça yapılabilen rükünleri içinde öyle bir rızaya, öyle bir hoşnutluğa, öyle bir mağfirete, öyle bir merhamete ereceğiz ki, derecesini, mertebesini, makamını, ne göz görmüş, ne kulak işitmiş, ne hayal yetişmiş!
    İşte bu şeytanı baştan çıkartıyor, şeytanı çıldırtıyor, şeytanı kudurtuyor! Az bir ibadete, sonsuz bir sevap ve feyiz şeytanın aklını başından alıyor. Onun için nefsimize rehavet veriyor, yatağı daha sıcak, uykuyu daha cazip göstermeye ve bizi namazdan alıkoymaya çalışıyor.
    Biz akl-ı selimle düşünerek, sabır ve sebatla hareket ederek bu rehavetin üstesinden gelebiliriz. Hiç ümitsiz olmayalım. Kendimizden emin olalım. Nefsin hiçbir tembelliğine kulak asmayarak ve haklılık da vermeyerek alarm çaldığında yorganı tepelim. Kalkalım ve Allah emrini yerine getirelim. Nefsin hiçbir bahanesini dinlemeyelim.
    Israrcı olursak, işin peşini bırakmazsak, şeytanımızdan gelen ibadet karşıtı taleplere kulaklarımızı sıkı sıkıya kapatırsak, nefsimizin ve şeytanın şerrinden her vakit Allah’a sığınırsak, İnşAllah bu vartayı Allah’ın izniyle, yardımıyla, rahmetiyle, tevfîk ve hidayetiyle aşabilir ve Allah’a kul olabiliriz.
    Sabah Namazına Kalkmak İçin




    Ebû Hüreyre -radıyAllahu anh-dan rivâyet olunduğuna göre Nebiyy-i Ekrem -sallAllahu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:
    'Sizden herhangi biriniz uykuda iken şeytan ense kökünüze üç düğüm atar. Her bir düğümü bağladıkça: "Sen yat yat, daha gece uzundur" diyerek attığı düğümün üzerine eliyle vurur. Eğer bir kimse uykudan uyanır da Allah'ı zikreder, hatırlarsa bu düğümlerden biri çözülür, abdest alırsa biri daha çözülür, namaz kılarsa birisi daha çözülür ve zinde ve neş'eli olarak ve tertemiz bulunarak, sıklet ve tenbellik gibi şeylerden uzak olarak sabaha çıkmış olur. Böyle yapmayıp da güneş doğuncaya kadar gaflet üzere yatarsa vücûdu habîs ve tenbel olarak sabaha çıkmış olur.' (32)


    Abdullah bin Mes'ud -radıyAllahu anh-dan gelen rivayette ise Nebiyy-i Ekrem -sallAllahu aleyhi ve sellem- Efendimiz'in huzurunda geceden uykuya dalarak tâ güneş doğuncaya kadar uyuyup sabah namazına kalkmayan kimse zikredilse:
    "O kimsenin kulağına şeytan işemişdir" buyururlardı." (33)

    Nebiyy-i Ekrem -sallAllahu aleyhi ve sellem-Efendimiz:

    "Muhakkak sabah namazı ile güneş doğması arasında bulunan rızık taksimi zamanını uykuda geçirmek rızkın bir kısmına mani olur," buyurmuşlardır. (34)

    (32) Buharı, Teheccüd, 12 Müslim, Müsâfirîn, 207; Ebû Dâvud, Tatavvu', 18.
    (33)-Buharî, Teheccüd,13.
    (34) Ibn Hanbel, Müsned, 1/73.



  4. 06.Nisan.2011, 21:50
    3
    musab.b.umeyr
    Hamım, pişme yolunda.

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Mart.2011
    Üye No: 85969
    Mesaj Sayısı: 477
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5
    Yaş: 28

    Cevap: Nefse sabah namazı terbiyesi

    Alıntı
    "Muhakkak sabah namazı ile güneş doğması arasında bulunan rızık taksimi zamanını uykuda geçirmek rızkın bir kısmına mani olur," buyurmuşlardır. (34)
    Bu hangi vakitlerde yatmamak gerekiyor yani.Kerahat vaktinde mi. Yoksa takvimde yazan güneş vakti yani sabah namazını en son kılınabilme vaktine kadar mı?
    Bir de sabahleyin kerahat vaktinde yatmak kötümü olur?


  5. 06.Nisan.2011, 21:50
    3
    Hamım, pişme yolunda.
    Alıntı
    "Muhakkak sabah namazı ile güneş doğması arasında bulunan rızık taksimi zamanını uykuda geçirmek rızkın bir kısmına mani olur," buyurmuşlardır. (34)
    Bu hangi vakitlerde yatmamak gerekiyor yani.Kerahat vaktinde mi. Yoksa takvimde yazan güneş vakti yani sabah namazını en son kılınabilme vaktine kadar mı?
    Bir de sabahleyin kerahat vaktinde yatmak kötümü olur?


  6. 06.Nisan.2011, 22:28
    4
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,512
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: Nefse sabah namazı terbiyesi

    Alıntı
    Bu hangi vakitlerde yatmamak gerekiyor yani.Kerahat vaktinde mi. Yoksa takvimde yazan güneş vakti yani sabah namazını en son kılınabilme vaktine kadar mı?
    Bir de sabahleyin kerahat vaktinde yatmak kötümü olur?
    Sabah namazından sonra, güneş çıktıktan 45 dk sonraya kadar uyumamak gerekir.


  7. 06.Nisan.2011, 22:28
    4
    Üye
    Alıntı
    Bu hangi vakitlerde yatmamak gerekiyor yani.Kerahat vaktinde mi. Yoksa takvimde yazan güneş vakti yani sabah namazını en son kılınabilme vaktine kadar mı?
    Bir de sabahleyin kerahat vaktinde yatmak kötümü olur?
    Sabah namazından sonra, güneş çıktıktan 45 dk sonraya kadar uyumamak gerekir.


  8. 06.Nisan.2011, 22:41
    5
    mustafaocak61
    Kabristana Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Eylül.2008
    Üye No: 31817
    Mesaj Sayısı: 315
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Bulunduğu yer: Kabristan

    Cevap: Nefse sabah namazı terbiyesi

    Alıntı
    Bu hangi vakitlerde yatmamak gerekiyor yaniKerahat vaktinde mi Yoksa takvimde yazan güneş vakti yani sabah namazını en son kılınabilme vaktine kadar mı?
    Bir de sabahleyin kerahat vaktinde yatmak kötümü olur?
    Bildiğim kadarıyla: Takvimde yazan İmsak vakti sabah namazının başlangıcı oluyor. Ancak cami imamları, cemaat hazırlanıp camiye gelsinler diye 35-50 dakika sonra ezan okuyor. Ben daha önce keharet vaktinde uyunmaz biliyordum. Ancak Hadis-i Şerif e göre sabah namazını kıldıktan sonra güneş doğana kadar uyumamak gerekiyor. Keharet vakti ise güneşin doğuşundan başlar, yaklaşık 36-42 dakika boyunca devam eder. Tabi ki bir günde 3 adet keharet vakti var.


  9. 06.Nisan.2011, 22:41
    5
    Kabristana Üye
    Alıntı
    Bu hangi vakitlerde yatmamak gerekiyor yaniKerahat vaktinde mi Yoksa takvimde yazan güneş vakti yani sabah namazını en son kılınabilme vaktine kadar mı?
    Bir de sabahleyin kerahat vaktinde yatmak kötümü olur?
    Bildiğim kadarıyla: Takvimde yazan İmsak vakti sabah namazının başlangıcı oluyor. Ancak cami imamları, cemaat hazırlanıp camiye gelsinler diye 35-50 dakika sonra ezan okuyor. Ben daha önce keharet vaktinde uyunmaz biliyordum. Ancak Hadis-i Şerif e göre sabah namazını kıldıktan sonra güneş doğana kadar uyumamak gerekiyor. Keharet vakti ise güneşin doğuşundan başlar, yaklaşık 36-42 dakika boyunca devam eder. Tabi ki bir günde 3 adet keharet vakti var.





+ Yorum Gönder