Konusunu Oylayın.: Kadınların namaz hareketlerini ayrıntılı bir şekilde açıklarmısınız

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Kadınların namaz hareketlerini ayrıntılı bir şekilde açıklarmısınız
  1. 04.Mart.2011, 18:27
    1
    Misafir

    Kadınların namaz hareketlerini ayrıntılı bir şekilde açıklarmısınız






    Kadınların namaz hareketlerini ayrıntılı bir şekilde açıklarmısınız Mumsema Kadınların namaz hareketlerini ayrıntılı bir şekilde açıklar mısınız bir kadın nasıl namaz kılması gerekmektedir ?


  2. 04.Mart.2011, 18:56
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Kadınların namaz hareketlerini ayrıntılı bir şekilde açıklarmısınız




    KADINLARIN NAMAZ KILIŞ ŞEKLİ

    Gerek Kur’an’ın gerekse Sünnet’in, kadınların tesettürüne özel bir önem atfettiği hepimizin malumudur. Namazda kadınların bazı hareketlerinin erkeklerden –kısmî olarak– farklılık göstermesinin temel sebebi de budur. Zira namaz dışında mütesettir (tesettürlü, örtülü) olması hassasiyetle istenen müslüman kadının, Rabbinin huzurunda bu noktaya daha fazla dikkat göstermesi tabiidir. Bu sebeple İbn Hibbân, kadının evinin en gizli mekânında kıldığı namazın diğerlerine göre daha sevaplı olduğunu ifade eden hadisi (1) naklettiği babın başlığını aynen şöyle koymuştur: “Kadının Namazı Ne Kadar Gizli/Örtülü Olursa, Ecrinin de O Kadar Büyük Olacağının Beyanı.”(2)

    Ve yine bu sebeple İbn Abbâs (r.a)’a kadının namazının nasıl olması gerektiği sorulduğunda, “Derli toplu ve gizli” cevabını vermiştir. (3)

    Bilindiği gibi namazın rükünlerinde (namaz esnasında mutlaka yerine getirilmesi gereken hususlarda) kadın ile erkek arasında temelde herhangi bir farklılık yoktur. İftitah tekbiri, kıyam, kıraat, rükû.. vd. hususların farziyeti erkek için de kadın için de geçerlidir. Farklılık sadece kısmî olarak şeklî bazı noktalarda öne çıkmaktadır. İftitah tekbiri alırken ellerin nereye kadar kaldırılacağı, kıyamda ellerin bağlanış tarzı ve yeri, rükû ve secde ediş tarzı, teşehhütte oturuş biçimi… böyledir.

    Bildiğim kadarıyla kadınların namaz kılarken erkeklerden farklı olarak hangi noktalara riayet edecekleri, Efendimiz (s.a.v) tarafından tafsilatlı olarak açıklanmış değildir. Bu hususta, Sahabe’den ve sonraki nesillerden gelen uygulama ve fetvalar bulunmaktadır. Belli başlılarını zikredecek olursak:

    İftitah tekbiri: Kadınların, namaza başlarken ellerini kulakların hizasına kadar değil, sadece omuz veya göğüs hizasına kadar kaldıracağı konusunda Sahabe’den Vâil b. Hucr (r.a) kanalıyla nakledilmiş merfu (Efendimiz (s.a.v)’e dayanan) bir rivayet mevcut ise de (4) senedindeki Ümm Yahya bt.. (5) Dolayısıyla bu rivayet zayıftır. Ancak Sahabe’den Ümmü’d-Derdâ (r.anha) ve Tabiun’dan da Atâ, ez-Zührî, Hammâd… gibi isimlerden bu rivayetin delaletini destekleyen uygulama ve fetvalar nakledilmiştir. (6) Değindiğim zayıf hadisin bu uygulama ve fetvalarla kuvvet bulacağını ve kadınların iftitah tekbirindeki uygulamasının naklî bir temeli bulunduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

    Kıyam: Kadınların, kıyamda dururken ellerini göğüslerinin üstünde bağlayacağı konusunda herhangi bir rivayete muttali olabilmiş değilim. Araştırabildiğim kaynaklar kadınların erkeklerden farklı olarak ellerini göğüsleri üzerinde bağlayacağını belirtirken yalnızca bunun “tesettüre daha uygun” olacağını söylemekle yetinmektedirler.
    Rükû: Araştırabildiğim kadarıyla bu konuda da Efendimiz (s.a.v)’den nakledilmiş sahih bir rivayet mevcut değildir. Kadınların rükûda kollarını yana açmaksızın –erkeklere göre daha toplu bir şekilde– rükû edeceğini belirten ulema, bunu da “tesettüre uygunluk” ilkesine dayandırmıştır.(1)
    Secde: Kadınların secdede nasıl hareket edeceği konusunda Efendimiz (s.a.v)’den nakledilmiş iki rivayet vardır. el-Beyhakî bunların her ikisinin de zayıf olduğunu söylemiştir. (2)

    Bu rivayetlerden birinde Efendimiz (s.a.v)’in, kadın namaz kılarken (oturuşta) uyluklarını birbiri üzerine koyması ve secde ettiği zaman karnını uyluğu üzerine koymasını söylediği nakledilmiştir. el-Beyhakî –dipnotta belirttiğim yerde– bu rivayeti, senedindeki Ebû Mutî’ el-Hakem b. Abdillah el-Belhî sebebiyle taz’if etmiş (zayıf olduğunu söylemiş) tir.

    Bu zat, İmam-ı Azam’ın Beş Eseri adıyla dilimize çevrilmiş olan risalelerden el-Fıkhu’l-Ebsat’ın ravisidir. Hadis tenkitçileri, onun hakkında oldukça ağır cerh ifadeleri kullanmıştır.(3) Bununla birlikte dipnotta belirttiğim yerde ez-Zehebî onun hakkında şöyle der: “İbnu’l-Mübârek onu, dindarlığı ve ilmi mevkii sebebiyle ta’zim ve tebcil ederdi. (…) Re’y konusunda basiret sahibi, şanı büyük bir allame idi.”

    Cerh-ta’dil alimlerinin Ebû Mutî’ el-Belhî hakkındaki ağır sözlerinde –ki birçoğunun onun hakkında “Cehmî idi”, “Mürcii idi” gibi ifadeler kullandığı dikkat çekiyor– itikadî meşrep farklılığının etkisini görmemek mümkün değil… Değil mi ki İmam Ebû Hanîfe ve Hanefî mezhebinin diğer büyük imamları dahi benzeri bir saikle taz’if edilmiştir?

    Sonuç olarak söz konusu rivayetin Ebû Mutî’ el-Belhî hakkındaki yanlı cerh ifadeleri sebebiyle zayıf sayıldığını söylemek mümkün ise, hadisin bu konuda ihticaca elverişli olduğunu söylemek de mümkündür… el-Beyhakî’nin taz’if ettiği diğer rivayet ise, zayıfı olduğu konusunda Cerh-Ta’dil otoritelerinin ittifak ettiği Atâ b. Aclân isimli ravi kanalıyla gelmiştir. Bu ravinin durumu sebebiyle o rivayetin zikrinden sarf-ı nazar edeceğim…

    Kadının secde ediş tarzı hakkında ayrıca aşağıdaki nakilleri görüyoruz:

    Hz. Ali (r.a)’ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Kadın secde ettiği zaman yere kapansın ve uyluklarını toplasın (vücuduna bitiştirsin).”(4)

    İmam Ebû Hanîfe’nin hocasının hocası İbrahim en-Neha’î de (Tabiun’dandır) aynı tarzda hüküm vermiş, “Kadın secde ettiği zaman uyluklarını toplasın ve karnını uylukları üzerine koysun” demiştir. (5) Kendisinden bu konuda yapılan bir diğer nakil de şöyledir: “Kadın secde ettiği zaman karnını uyluklarına yapıştırsın; kalçasını yukarı kaldırmasın ve erkeğin kollarını açıp yayıldığı gibi yayılmasın.”(6)

    Yine Tabiun’dan Mücâhid’in de, erkeğin, secde ederken karnını kadınların yaptığı gibi uylukları üzerine koymasını mekruh gördüğü nakledilmiştir.(7)

    Bu konuda Tabiun’dan ve daha sonraki kuşakların imamlarından, bunlara benzer hayli kaviller nakledilmiş ise de bu kadarı maksadı ifadede yeterlidir.

    el-Beyhakî, şöyle der: “Kadının namaz ahkâmında erkekten ayrıldığı yerler, kadının tesettüre riayeti ilkesine racidir. Kadın, her durumda kendisi için tesettüre en uygun şeyi yapmakla memur ve mükelleftir…”(8)


    1- Bkz. en-Nevevî, el-Mecmû’, III, 409.
    2- el-Beyhakî, es-Sünenu’l-Kübrâ, II, 222-3.
    3- Bkz. İbn Hacer, Lisânu’l-Mîzân, II, 334 vd.
    4- Abdürrezzâk, el-Musannef, III, 138; İbn Ebî Şeybe, el-Musannef, I, 302.
    5- İbn Ebî Şeybe, a.y.
    6- İbn Ebî Şeybe, I, 303.
    7- İbn Ebî Şeybe, I, 302..
    8- el-Beyhakî, es-Sünenu’l-Kübrâ, II, 222. Abdilcebbâr isimli kadın hakkında el-Heysemî herhangi bir bilgi bulamadığını söylemiştir
    ARŞİVDEN ALINTI...


  3. 04.Mart.2011, 18:56
    2
    Silent and lonely rains



    KADINLARIN NAMAZ KILIŞ ŞEKLİ

    Gerek Kur’an’ın gerekse Sünnet’in, kadınların tesettürüne özel bir önem atfettiği hepimizin malumudur. Namazda kadınların bazı hareketlerinin erkeklerden –kısmî olarak– farklılık göstermesinin temel sebebi de budur. Zira namaz dışında mütesettir (tesettürlü, örtülü) olması hassasiyetle istenen müslüman kadının, Rabbinin huzurunda bu noktaya daha fazla dikkat göstermesi tabiidir. Bu sebeple İbn Hibbân, kadının evinin en gizli mekânında kıldığı namazın diğerlerine göre daha sevaplı olduğunu ifade eden hadisi (1) naklettiği babın başlığını aynen şöyle koymuştur: “Kadının Namazı Ne Kadar Gizli/Örtülü Olursa, Ecrinin de O Kadar Büyük Olacağının Beyanı.”(2)

    Ve yine bu sebeple İbn Abbâs (r.a)’a kadının namazının nasıl olması gerektiği sorulduğunda, “Derli toplu ve gizli” cevabını vermiştir. (3)

    Bilindiği gibi namazın rükünlerinde (namaz esnasında mutlaka yerine getirilmesi gereken hususlarda) kadın ile erkek arasında temelde herhangi bir farklılık yoktur. İftitah tekbiri, kıyam, kıraat, rükû.. vd. hususların farziyeti erkek için de kadın için de geçerlidir. Farklılık sadece kısmî olarak şeklî bazı noktalarda öne çıkmaktadır. İftitah tekbiri alırken ellerin nereye kadar kaldırılacağı, kıyamda ellerin bağlanış tarzı ve yeri, rükû ve secde ediş tarzı, teşehhütte oturuş biçimi… böyledir.

    Bildiğim kadarıyla kadınların namaz kılarken erkeklerden farklı olarak hangi noktalara riayet edecekleri, Efendimiz (s.a.v) tarafından tafsilatlı olarak açıklanmış değildir. Bu hususta, Sahabe’den ve sonraki nesillerden gelen uygulama ve fetvalar bulunmaktadır. Belli başlılarını zikredecek olursak:

    İftitah tekbiri: Kadınların, namaza başlarken ellerini kulakların hizasına kadar değil, sadece omuz veya göğüs hizasına kadar kaldıracağı konusunda Sahabe’den Vâil b. Hucr (r.a) kanalıyla nakledilmiş merfu (Efendimiz (s.a.v)’e dayanan) bir rivayet mevcut ise de (4) senedindeki Ümm Yahya bt.. (5) Dolayısıyla bu rivayet zayıftır. Ancak Sahabe’den Ümmü’d-Derdâ (r.anha) ve Tabiun’dan da Atâ, ez-Zührî, Hammâd… gibi isimlerden bu rivayetin delaletini destekleyen uygulama ve fetvalar nakledilmiştir. (6) Değindiğim zayıf hadisin bu uygulama ve fetvalarla kuvvet bulacağını ve kadınların iftitah tekbirindeki uygulamasının naklî bir temeli bulunduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

    Kıyam: Kadınların, kıyamda dururken ellerini göğüslerinin üstünde bağlayacağı konusunda herhangi bir rivayete muttali olabilmiş değilim. Araştırabildiğim kaynaklar kadınların erkeklerden farklı olarak ellerini göğüsleri üzerinde bağlayacağını belirtirken yalnızca bunun “tesettüre daha uygun” olacağını söylemekle yetinmektedirler.
    Rükû: Araştırabildiğim kadarıyla bu konuda da Efendimiz (s.a.v)’den nakledilmiş sahih bir rivayet mevcut değildir. Kadınların rükûda kollarını yana açmaksızın –erkeklere göre daha toplu bir şekilde– rükû edeceğini belirten ulema, bunu da “tesettüre uygunluk” ilkesine dayandırmıştır.(1)
    Secde: Kadınların secdede nasıl hareket edeceği konusunda Efendimiz (s.a.v)’den nakledilmiş iki rivayet vardır. el-Beyhakî bunların her ikisinin de zayıf olduğunu söylemiştir. (2)

    Bu rivayetlerden birinde Efendimiz (s.a.v)’in, kadın namaz kılarken (oturuşta) uyluklarını birbiri üzerine koyması ve secde ettiği zaman karnını uyluğu üzerine koymasını söylediği nakledilmiştir. el-Beyhakî –dipnotta belirttiğim yerde– bu rivayeti, senedindeki Ebû Mutî’ el-Hakem b. Abdillah el-Belhî sebebiyle taz’if etmiş (zayıf olduğunu söylemiş) tir.

    Bu zat, İmam-ı Azam’ın Beş Eseri adıyla dilimize çevrilmiş olan risalelerden el-Fıkhu’l-Ebsat’ın ravisidir. Hadis tenkitçileri, onun hakkında oldukça ağır cerh ifadeleri kullanmıştır.(3) Bununla birlikte dipnotta belirttiğim yerde ez-Zehebî onun hakkında şöyle der: “İbnu’l-Mübârek onu, dindarlığı ve ilmi mevkii sebebiyle ta’zim ve tebcil ederdi. (…) Re’y konusunda basiret sahibi, şanı büyük bir allame idi.”

    Cerh-ta’dil alimlerinin Ebû Mutî’ el-Belhî hakkındaki ağır sözlerinde –ki birçoğunun onun hakkında “Cehmî idi”, “Mürcii idi” gibi ifadeler kullandığı dikkat çekiyor– itikadî meşrep farklılığının etkisini görmemek mümkün değil… Değil mi ki İmam Ebû Hanîfe ve Hanefî mezhebinin diğer büyük imamları dahi benzeri bir saikle taz’if edilmiştir?

    Sonuç olarak söz konusu rivayetin Ebû Mutî’ el-Belhî hakkındaki yanlı cerh ifadeleri sebebiyle zayıf sayıldığını söylemek mümkün ise, hadisin bu konuda ihticaca elverişli olduğunu söylemek de mümkündür… el-Beyhakî’nin taz’if ettiği diğer rivayet ise, zayıfı olduğu konusunda Cerh-Ta’dil otoritelerinin ittifak ettiği Atâ b. Aclân isimli ravi kanalıyla gelmiştir. Bu ravinin durumu sebebiyle o rivayetin zikrinden sarf-ı nazar edeceğim…

    Kadının secde ediş tarzı hakkında ayrıca aşağıdaki nakilleri görüyoruz:

    Hz. Ali (r.a)’ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Kadın secde ettiği zaman yere kapansın ve uyluklarını toplasın (vücuduna bitiştirsin).”(4)

    İmam Ebû Hanîfe’nin hocasının hocası İbrahim en-Neha’î de (Tabiun’dandır) aynı tarzda hüküm vermiş, “Kadın secde ettiği zaman uyluklarını toplasın ve karnını uylukları üzerine koysun” demiştir. (5) Kendisinden bu konuda yapılan bir diğer nakil de şöyledir: “Kadın secde ettiği zaman karnını uyluklarına yapıştırsın; kalçasını yukarı kaldırmasın ve erkeğin kollarını açıp yayıldığı gibi yayılmasın.”(6)

    Yine Tabiun’dan Mücâhid’in de, erkeğin, secde ederken karnını kadınların yaptığı gibi uylukları üzerine koymasını mekruh gördüğü nakledilmiştir.(7)

    Bu konuda Tabiun’dan ve daha sonraki kuşakların imamlarından, bunlara benzer hayli kaviller nakledilmiş ise de bu kadarı maksadı ifadede yeterlidir.

    el-Beyhakî, şöyle der: “Kadının namaz ahkâmında erkekten ayrıldığı yerler, kadının tesettüre riayeti ilkesine racidir. Kadın, her durumda kendisi için tesettüre en uygun şeyi yapmakla memur ve mükelleftir…”(8)


    1- Bkz. en-Nevevî, el-Mecmû’, III, 409.
    2- el-Beyhakî, es-Sünenu’l-Kübrâ, II, 222-3.
    3- Bkz. İbn Hacer, Lisânu’l-Mîzân, II, 334 vd.
    4- Abdürrezzâk, el-Musannef, III, 138; İbn Ebî Şeybe, el-Musannef, I, 302.
    5- İbn Ebî Şeybe, a.y.
    6- İbn Ebî Şeybe, I, 303.
    7- İbn Ebî Şeybe, I, 302..
    8- el-Beyhakî, es-Sünenu’l-Kübrâ, II, 222. Abdilcebbâr isimli kadın hakkında el-Heysemî herhangi bir bilgi bulamadığını söylemiştir
    ARŞİVDEN ALINTI...


  4. 04.Mart.2011, 19:01
    3
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Kadınların namaz hareketlerini ayrıntılı bir şekilde açıklarmısınız

    NAMAZ KILIŞ ŞEKİLLERİ

    Gözler secde yerine bakıyor. Ellerin içi kıbleye dönük, başparmak kulak yumuşağına değiyor. İki ayak birbirine paralel, ayaklar arasında 4 parmak sığacak kadar mesafe var.

    Gözler secde yerine bakıyor. Eller göğüs hizasında, parmak uçları omuz hizasını geçmiyor.

    Gözler secde yerine bakıyor. Eller göbek altında bağlanmış vaziyette. Sağ elin küçük parmağıyla başparmak, sol elin bileğini halka gibi kavramış şekilde. İki ayak arası 4 parmak kadar açık ve birbirine paralel.

    Gözler secde yerine bakıyor. Eller göğüs üstünde ve sağ el sol elin üzerinde.


    Gözler iki ayak ucuna bakıyor. Baş ile arka aynı hizada, sırt düz vaziyette ve yere paralel durumda. Bacak ve kollar gergin. Parmaklar açık, sıkıca dizkapaklarını kavramış vaziyette.

    Gözler iki ayak ucuna bakıyor. Baş ile sırt aynı hizada olmayıp, baş daha yukarda. Parmaklar, araları kapalı olarak hafiften dizkapakları üzerinde.

    Baş iki el arasında. Alın ve burun yere değiyor. Parmaklar kıbleye doğru. Dirsekler yere değmiyor ve vücuda yapışık değil. Karın, oyluklardan ayrı. Ayak parmakları kıbleye dönük, topuklar
    Alın ve burun yere değiyor. Baş iki el arasında, parmaklar kıbleye doğru. Dirsekler yere değiyor ve vücuda yapışık," oyluklar da karna bitişik vaziyette. Ayakların üstü yere gelmiş şekilde ve her iki ayak sağa yatık.



    Gözler oyluklara bakıyor. Eller oyluklar üzerinde, parmaklar kendi halinde. Sol ayak yatık ve üzerinde oturulmuş. Sağ ayak dik ve başparmağı kıbleye dönük.

    Gözler oyluklara bakıyor Eller oyluklar üzerinde, parmaklar kendi halinde Her iki ayak sağa çıkarılmış, sol ayak üzerine değil, yere oturulmuş vaziyette



    Eller oyluklar üzennde, parmaklar kendi halinde. Sağ ayak dik, başparmak kıbleye dönük. Baş sağa çevrilmiş ve gözler omuza bakıyor.

    Eller oyluklar üzerinde, parmaklar kendi halinde.' Her iki ayak sağa çıkarılmış vaziyette. Baş sağa çevrilmiş ve gözler omuza bakıyor.



    Eller oyluklar üzerinde, parmaklar kendi halinde. Sağ ayak dik, başparmak kıbleye dönük. Baş sola çevrilmiş ve gözler omuza bakıyor.

    Eller oyluklar üzerinde, parmaklar kendi halinde. Her iki ayak sağa çıkarılmış vaziyette. Baş sola çevrilmiş ve gözler omuza bakıyor.

    İki el birleştirilmiş, parmak uçları omuz hizasında. Avuçlar semaya doğru açık ve yüze meyilli tutulmuş. Başparmak diğer parmaklara bitişik değil.

    İki el birleştirilmiş, parmak uçları omuz hizasında. Avuçlar semaya doğru açık ve yüze meyilli tututmuş. Başparmak diğer parmaklara bitişik değil.


  5. 04.Mart.2011, 19:01
    3
    Silent and lonely rains
    NAMAZ KILIŞ ŞEKİLLERİ

    Gözler secde yerine bakıyor. Ellerin içi kıbleye dönük, başparmak kulak yumuşağına değiyor. İki ayak birbirine paralel, ayaklar arasında 4 parmak sığacak kadar mesafe var.

    Gözler secde yerine bakıyor. Eller göğüs hizasında, parmak uçları omuz hizasını geçmiyor.

    Gözler secde yerine bakıyor. Eller göbek altında bağlanmış vaziyette. Sağ elin küçük parmağıyla başparmak, sol elin bileğini halka gibi kavramış şekilde. İki ayak arası 4 parmak kadar açık ve birbirine paralel.

    Gözler secde yerine bakıyor. Eller göğüs üstünde ve sağ el sol elin üzerinde.


    Gözler iki ayak ucuna bakıyor. Baş ile arka aynı hizada, sırt düz vaziyette ve yere paralel durumda. Bacak ve kollar gergin. Parmaklar açık, sıkıca dizkapaklarını kavramış vaziyette.

    Gözler iki ayak ucuna bakıyor. Baş ile sırt aynı hizada olmayıp, baş daha yukarda. Parmaklar, araları kapalı olarak hafiften dizkapakları üzerinde.

    Baş iki el arasında. Alın ve burun yere değiyor. Parmaklar kıbleye doğru. Dirsekler yere değmiyor ve vücuda yapışık değil. Karın, oyluklardan ayrı. Ayak parmakları kıbleye dönük, topuklar
    Alın ve burun yere değiyor. Baş iki el arasında, parmaklar kıbleye doğru. Dirsekler yere değiyor ve vücuda yapışık," oyluklar da karna bitişik vaziyette. Ayakların üstü yere gelmiş şekilde ve her iki ayak sağa yatık.



    Gözler oyluklara bakıyor. Eller oyluklar üzerinde, parmaklar kendi halinde. Sol ayak yatık ve üzerinde oturulmuş. Sağ ayak dik ve başparmağı kıbleye dönük.

    Gözler oyluklara bakıyor Eller oyluklar üzerinde, parmaklar kendi halinde Her iki ayak sağa çıkarılmış, sol ayak üzerine değil, yere oturulmuş vaziyette



    Eller oyluklar üzennde, parmaklar kendi halinde. Sağ ayak dik, başparmak kıbleye dönük. Baş sağa çevrilmiş ve gözler omuza bakıyor.

    Eller oyluklar üzerinde, parmaklar kendi halinde.' Her iki ayak sağa çıkarılmış vaziyette. Baş sağa çevrilmiş ve gözler omuza bakıyor.



    Eller oyluklar üzerinde, parmaklar kendi halinde. Sağ ayak dik, başparmak kıbleye dönük. Baş sola çevrilmiş ve gözler omuza bakıyor.

    Eller oyluklar üzerinde, parmaklar kendi halinde. Her iki ayak sağa çıkarılmış vaziyette. Baş sola çevrilmiş ve gözler omuza bakıyor.

    İki el birleştirilmiş, parmak uçları omuz hizasında. Avuçlar semaya doğru açık ve yüze meyilli tutulmuş. Başparmak diğer parmaklara bitişik değil.

    İki el birleştirilmiş, parmak uçları omuz hizasında. Avuçlar semaya doğru açık ve yüze meyilli tututmuş. Başparmak diğer parmaklara bitişik değil.





+ Yorum Gönder