Konusunu Oylayın.: Mekke döneminde Resulullah (sav) kabede namaz kılarken elbisesiyle onu boğmaya calışan kafir kim kimdir ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Mekke döneminde Resulullah (sav) kabede namaz kılarken elbisesiyle onu boğmaya calışan kafir kim kimdir ?
  1. 14.Aralık.2010, 14:55
    1
    Misafir

    Mekke döneminde Resulullah (sav) kabede namaz kılarken elbisesiyle onu boğmaya calışan kafir kim kimdir ?






    Mekke döneminde Resulullah (sav) kabede namaz kılarken elbisesiyle onu boğmaya calışan kafir kim kimdir ? Mumsema 1.mekke döneminde resulullah kabede namaz kılarken elbisesiyle onu bogmaya calışan kafir kim kimdir
    2.peygamber efendimiz ''allah'a hicsecde'' etmedigi halde cennet hurilerinin 2sini onunbas ucunda gördüm buyurdugu habeşli köle kimdir

    ilgi alakanıza teşekkür ederim saygılar XD


  2. 14.Aralık.2010, 14:55
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    1.mekke döneminde resulullah kabede namaz kılarken elbisesiyle onu bogmaya calışan kafir kim kimdir
    2.peygamber efendimiz ''allah'a hicsecde'' etmedigi halde cennet hurilerinin 2sini onunbas ucunda gördüm buyurdugu habeşli köle kimdir

    ilgi alakanıza teşekkür ederim saygılar XD


    Benzer Konular

    - Efendimizi boğmaya çalışan ve Bedir Savaşında öldürülen müşriğin adı nedir?

    - Kabede Namaz Kılarken Kâbe’ye Mi Bakılır?

    - Kabede namaz kılarken kabeye bakmak

    - Mekke döneminde kadın

    - Çalışan bayanın namaz kılarken kıyafet değiştirmesi gerekir mi?

  3. 15.Aralık.2010, 13:23
    2
    ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 19.Eylül.2010
    Üye No: 79032
    Mesaj Sayısı: 2,015
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Uzaklardan..

    Yanıt: Mekke döneminde Resulullah (sav) kabede namaz kılarken elbisesiyle onu boğmaya calışan kafir kim kimdir ?




    Alıntı
    1.mekke döneminde resulullah kabede namaz kılarken elbisesiyle onu bogmaya calışan kafir kim kimdir
    1-Ukbe bin Ebi Muayt


    Alıntı
    2.peygamber efendimiz ''allah'a hicsecde'' etmedigi halde cennet hurilerinin 2sini onunbas ucunda gördüm buyurdugu habeşli köle kimdir
    2-Okuyup Öğrenelim Kimmiş

    Bu sırada önüne davarlarını katmış birinin İslâm ordusuna doğru geldiği görüldü. Bu adam, Hayber Yahudilerinden Âmir'in Yesâr adını taşıyan Habeşli kölesi idi. Davarlarını güder dururdu. Hayber kalelerinin kuşatıldığı sırada, Yahudilerin silahlarına sarılmak istediklerini görünce, "Ne yapmak istiyorsunuz?" diye sormuştu.

    Yahudiler, "Şu kendini 'Resûl' diye ilân eden adamı öldürmek istiyoruz" cevabını vermişlerdi. "Resûl" kelimesini duyan Habeşli Yesâr, bir an duraklamış, bu kelimenin âdeta şefkatli bir el gibi kalbini kapladığını hisseder olmuştu.

    Yesâr sadece, Yahudilerin beyanlarıyla iktifa etmek istemiyor, meseleyi kaynağından öğrenmek istiyordu.

    İşte bunun için davarlarını önüne katarak, Hz. Resûlullahın huzuruna çıkageldi:
    "Sen neler söylüyor ve nelere dâvet ediyorsun?" diye sordu. Resûl-i Ekrem, "İslâmiyete dâvet ediyorum. Allah'tan başka ilâh bulunmadığına ve benim de O'nun Resûlü olduğuma şehâdete, Allah'tan başkasına ibâdet etmemeye çağırıyorum" buyurdu.

    Yesâr, bu sefer, "Peki, ben, dediğin gibi iman eder ve şehadette bulunursam bana ne var?"

    Resûl-i Ekrem, "Eğer bu iman ve bu şehadet üzere olursan Cennet var!"1 dedi.

    Bunun üzerine Yesâr, hemen orada Müslüman oldu.

    Resûl-i Ekrem, ona bu iman ve şehadet üzere ölürse Cennete gireceğini söylemişti. Amma Yesâr müteredditti. Yaşadığı muhitte insanlar makam ve mevkilerine, zenginlik ve fakirliklerine, güzellik ve çirkinliklerine göre muamele görüyorlardı. Güzel olmayana, hele köleye kimse itibar etmezdi.

    Bu sebeple, "Yâ Resûlallah!" dedi. "Ben Habeşî (siyah tenli) çirkin yüzlü ve fakir bir adamım, bir köleyim! Bu halimle Yahudilerle çarpışır ve ölürsem yine Cennete girer miyim?"

    Resûl-i Ekremden Yesâr'ı sevince boğan bir cevap geldi:

    "Evet, Cennete girersin!"2

    Yesâr bu sefer, "Yâ Resûlallah" dedi, "şu davarlar bana emânettir. Şimdi ben onları ne yapayım?" diye sordu.

    Peygamberimiz, "Onları karargâhtan çıkar. Onlara doğru ufak taşlar at ve bağır! Onlar, sahiplerinin yanına dönecektir" diyerek Yesâr'a yol gösterdi.

    Yesâr hemen kalktı. Yerden bir avuç kum alıp davarlara doğru savurdu:

    "Haydi, artık sahibinize dönünüz."Davarlar, sanki biri tarafından güdülüyormuş gibi, topluca gidip sahiplerinin yanına vardılar.3

    İslâmiyetle şereflenen Yesâr, artık o andan itibaren Allah yolunda çarpışan bir mücahid olmuştu. Mücahidler safında düşman arasına cesurca dalıyordu. Çok geçmeden kalelerinden atılan taşlarla şehid oldu. Böylece, bir vakit namaz kılma fırsatını bulamadan Cennete uçan Müslüman ünvanını aldı.4

    Üzeri örtülü idi. Yerde uzatılmıştı. Cenazeye bakan Hz. Resûlullahın bir ara yüzünü çevirdiğini farkeden Sahabîler merakla, "Yâ Resûlallah! Ondan yüzünüzü niçin çevirdiniz?" diye sordular.

    Resûl-i Ekrem Efendimiz sebebini şöyle izah etti:
    "Şehid, vurulup yere düştüğü zaman Cennet hurilerinden iki zevcesi gelip yüzünden tozları silerler ve 'Allah, seni toza toprağa bulayanın da yüzünü toza toprağa bulasın! Seni öldüreni, öldürsün!' derler.

    "Allah, bu kuluna ikram edip, onu hayra sevk etti. Allah'a hiç secde etmediği halde, Cennet hurilerinden ikisini, onun başucunda gördüm!"5
    İşte, ihlaslı az amel ve işte ebedî saadet, sonsuz mükafat ve ecir!

    Bu hadise bize, hal, hareket ve sözlerimizde en mühim unsurun ihlas ve samimiyet olduğu dersini veriyor.


  4. 15.Aralık.2010, 13:23
    2
    Feseyekfikehumullah



    Alıntı
    1.mekke döneminde resulullah kabede namaz kılarken elbisesiyle onu bogmaya calışan kafir kim kimdir
    1-Ukbe bin Ebi Muayt


    Alıntı
    2.peygamber efendimiz ''allah'a hicsecde'' etmedigi halde cennet hurilerinin 2sini onunbas ucunda gördüm buyurdugu habeşli köle kimdir
    2-Okuyup Öğrenelim Kimmiş

    Bu sırada önüne davarlarını katmış birinin İslâm ordusuna doğru geldiği görüldü. Bu adam, Hayber Yahudilerinden Âmir'in Yesâr adını taşıyan Habeşli kölesi idi. Davarlarını güder dururdu. Hayber kalelerinin kuşatıldığı sırada, Yahudilerin silahlarına sarılmak istediklerini görünce, "Ne yapmak istiyorsunuz?" diye sormuştu.

    Yahudiler, "Şu kendini 'Resûl' diye ilân eden adamı öldürmek istiyoruz" cevabını vermişlerdi. "Resûl" kelimesini duyan Habeşli Yesâr, bir an duraklamış, bu kelimenin âdeta şefkatli bir el gibi kalbini kapladığını hisseder olmuştu.

    Yesâr sadece, Yahudilerin beyanlarıyla iktifa etmek istemiyor, meseleyi kaynağından öğrenmek istiyordu.

    İşte bunun için davarlarını önüne katarak, Hz. Resûlullahın huzuruna çıkageldi:
    "Sen neler söylüyor ve nelere dâvet ediyorsun?" diye sordu. Resûl-i Ekrem, "İslâmiyete dâvet ediyorum. Allah'tan başka ilâh bulunmadığına ve benim de O'nun Resûlü olduğuma şehâdete, Allah'tan başkasına ibâdet etmemeye çağırıyorum" buyurdu.

    Yesâr, bu sefer, "Peki, ben, dediğin gibi iman eder ve şehadette bulunursam bana ne var?"

    Resûl-i Ekrem, "Eğer bu iman ve bu şehadet üzere olursan Cennet var!"1 dedi.

    Bunun üzerine Yesâr, hemen orada Müslüman oldu.

    Resûl-i Ekrem, ona bu iman ve şehadet üzere ölürse Cennete gireceğini söylemişti. Amma Yesâr müteredditti. Yaşadığı muhitte insanlar makam ve mevkilerine, zenginlik ve fakirliklerine, güzellik ve çirkinliklerine göre muamele görüyorlardı. Güzel olmayana, hele köleye kimse itibar etmezdi.

    Bu sebeple, "Yâ Resûlallah!" dedi. "Ben Habeşî (siyah tenli) çirkin yüzlü ve fakir bir adamım, bir köleyim! Bu halimle Yahudilerle çarpışır ve ölürsem yine Cennete girer miyim?"

    Resûl-i Ekremden Yesâr'ı sevince boğan bir cevap geldi:

    "Evet, Cennete girersin!"2

    Yesâr bu sefer, "Yâ Resûlallah" dedi, "şu davarlar bana emânettir. Şimdi ben onları ne yapayım?" diye sordu.

    Peygamberimiz, "Onları karargâhtan çıkar. Onlara doğru ufak taşlar at ve bağır! Onlar, sahiplerinin yanına dönecektir" diyerek Yesâr'a yol gösterdi.

    Yesâr hemen kalktı. Yerden bir avuç kum alıp davarlara doğru savurdu:

    "Haydi, artık sahibinize dönünüz."Davarlar, sanki biri tarafından güdülüyormuş gibi, topluca gidip sahiplerinin yanına vardılar.3

    İslâmiyetle şereflenen Yesâr, artık o andan itibaren Allah yolunda çarpışan bir mücahid olmuştu. Mücahidler safında düşman arasına cesurca dalıyordu. Çok geçmeden kalelerinden atılan taşlarla şehid oldu. Böylece, bir vakit namaz kılma fırsatını bulamadan Cennete uçan Müslüman ünvanını aldı.4

    Üzeri örtülü idi. Yerde uzatılmıştı. Cenazeye bakan Hz. Resûlullahın bir ara yüzünü çevirdiğini farkeden Sahabîler merakla, "Yâ Resûlallah! Ondan yüzünüzü niçin çevirdiniz?" diye sordular.

    Resûl-i Ekrem Efendimiz sebebini şöyle izah etti:
    "Şehid, vurulup yere düştüğü zaman Cennet hurilerinden iki zevcesi gelip yüzünden tozları silerler ve 'Allah, seni toza toprağa bulayanın da yüzünü toza toprağa bulasın! Seni öldüreni, öldürsün!' derler.

    "Allah, bu kuluna ikram edip, onu hayra sevk etti. Allah'a hiç secde etmediği halde, Cennet hurilerinden ikisini, onun başucunda gördüm!"5
    İşte, ihlaslı az amel ve işte ebedî saadet, sonsuz mükafat ve ecir!

    Bu hadise bize, hal, hareket ve sözlerimizde en mühim unsurun ihlas ve samimiyet olduğu dersini veriyor.


  5. 15.Aralık.2010, 13:24
    3
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Yanıt: Mekke döneminde Resulullah (sav) kabede namaz kılarken elbisesiyle onu boğmaya calışan kafir kim kimdir ?

    Ukbe b. Ebî Muayt" saldırıp boğmak istemiş, Hz. Ebû Bekir kurtarmıştır.


    (77) el-Buharî, 4/240; Tecrid Tercemesi 10/45-48
    (Hadis No : 1544); İbnül Esîr, a.g.e. 2/279)



  6. 15.Aralık.2010, 13:24
    3
    Silent and lonely rains
    Ukbe b. Ebî Muayt" saldırıp boğmak istemiş, Hz. Ebû Bekir kurtarmıştır.


    (77) el-Buharî, 4/240; Tecrid Tercemesi 10/45-48
    (Hadis No : 1544); İbnül Esîr, a.g.e. 2/279)






+ Yorum Gönder