Konusunu Oylayın.: Lebbeyk Duasını namazın arkasından yaptığımız duada söyleyebilir miyiz?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Lebbeyk Duasını namazın arkasından yaptığımız duada söyleyebilir miyiz?
  1. 01.Aralık.2010, 11:33
    1
    Misafir

    Lebbeyk Duasını namazın arkasından yaptığımız duada söyleyebilir miyiz?






    Lebbeyk Duasını namazın arkasından yaptığımız duada söyleyebilir miyiz? Mumsema Lebbeyk duasini namaz aminlerimizde söyliyebilir miyiz? Lebbeyk Duasını namazın arkasından yaptığımız duada söyleyebilir miyiz açıklar mısınız ?


  2. 01.Aralık.2010, 11:33
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 01.Aralık.2010, 13:05
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Yanıt: Lebbeyk Duasini namazın arkasından yaptığımız duada söyleyebilir miyiz?




    İcabet etmek. Hac sırasında lebbeyk demek anlamında kullanılır.

    Hac veya umreye niyetlenen kimse ihrama girdiği zaman ve daha sonra hac veya umrenin bir takım vecibelerini tamamlayıncaya kadar "lebbeyk zikri"ni okur.

    Telbiye Şekli

    Abdullah b. Ömer (r.a)'dan naklen gelen bir hadis telbiyenin şeklini şöyle belirler:

    ...Abdullah b. Ömer (r.a)'dan; şöyle demiştir:

    Ben telbiyeyi Rasûlüllah (s.a.v)'in (mübarek ağzından) aldım (öğrendim). O şöyle buyuruyordu:

    "Lebbeyk, Allahümme lebbeyk, Lebbeyke lâ şerike leke lebbeyk. İnne'l-hamde ve'n-ni'mete leke ve'lmülke lâ şerike leke"

    "Tekrar tekrar icabet sana Ya Rabbi, tekrar icabet sana, tekrar icabet sana. Senin ortağın yoktur. Her emrini ifaya hazırım. Hiç şüphe yok ki, hamd ve nimet sana mahsustur. Mülk (kâinatın mutlak hükümranlığı) senindir. (Bunların hiç birinde) senin ortağın (ve benzerin) yoktur" (Müslim, Sahih, Kitabü'l-Hacc, 3; İbn Mâce, Sünen, Menasik, 15; Ebû Dâvud, Menasik, 26).

    Telbiyede Allah'ın davetine icabet edilmekten söz edilmektedir. Nitekim ihrama giren bir kimse Allah'ın davetine icabet etmiş olmaktadır.

    Telbiyenin hikmeti

    İnsanların Kâbe'ye misafir olarak gelmelerinin Allah'ın kendilerine büyük bir lütuf ve ihsanı olduğuna; zira buraya ancak Allah'ın kendilerini davet etmesiyle gelebildiklerine dikkatlerini çekmektir (Ebû Dâvud, Sünen, terc. heyet, Kitabü'l-Menasik, 7/110).

    Bu sebeple telbiye eden bu lütuf ve ihsana karşı sanki, "Hamd ancak sana mahsustur, çünkü nimet ancak senden gelir" demiş gibi olur.

    Telbiyenin yapılışı

    Telbiye dille ve erkeklerde yüksek sesle yapılır.

    ... Zeyd b. Halid'ten rivayet edildiğine göre; Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu, demiştir:

    "Cebrail bana geldi ve "Ya Muhammed, ashabına telbiyeyi yüksek sesle yapmalarını emret, çünkü telbiye haccın alâmetlerindendir." dedi (İbn Mâce, Sünen, Menâsik, 16; Tirmizî, Sünen, Hac, 15; Mâlik, Muvatta, Hac, 34) (Abdurrahman el-Benna, el-Fethu'r-Rabbanî, XI, 180).

    Ulema, kadının ancak kendi duyacağı kadar kısık bir sesle telbiye getireceğinde ittifak etmişlerdir. Zira, İbn Ebî Seybe'nin rivayetine göre Hz. Abbas, "Kadın yüksek sesle telbiye getiremez"demiştir (Aynî, Umdetü'l Kâri, IX, 171).

    İbn Ömer hadisi de şöyledir: "Telbiye esnasında kadınların seslerini yükseltmeleri gerekmez" (Beyhâkî, es-Sünenü'l-Kübra, V, 46).

    Telbiyenin şartı

    Telbiyenin şartı dille yapılmasıdır. Kalp ile telbiye getirmek telbiye sayılmaz.

    Telbiyenin hükmü

    Telbiyenin hükmü konusunda başlıca üç görüş vardır:

    1) Hanefilere göre telbiye, ihrama girmenin şartlarındandır. Telbiyesiz ihram sahih olamaz.

    Ümmü Seleme (r.a)'dan rivayet edilen bir hadiste şöyle deniyor:

    "Ben Resulullah (s.a.v)'i; -Ey Muhammed ailesi, sizden kim hac yapacak olursa kesinlikle telbiye getirsin!" derken işittim (Abdurrahman el-Benna, el-Fethu'r-Rabbanî, XI, 178).

    İhrama girildiğinde telbiyeyi bir kez okumak farzdır. Bundan fazlası (hal ve hareketlerin değişikliğinde tekrarlamak) sünnettir. Her sabah ve her akşam, telbiyeyi sık sık okumak müstehabtır.

    2) Mâlikîlere göre telbiye vacibtir. Terk edilirse kurban kesmek icâb eder. Mâlikîler telbiyeyi ihramın rüknü kabul ederler. Telbiyesiz ihram olmaz (İbn Mâce, Sünen, terc. Haydar Hatiboğlu, Menasik, VIII, 107).

    İmam Şafiî ile İmam Ahmed'e göre telbiye sünnettir. Bu imamlara göre Resul-u Ekrem (s.a.v)'in bir işi sadece yapmış olması, o işi yapmanın farziyyetine delâlet etmez.

    Telbiyede ilave

    1) İmam Ebû Hanife ve İmam Ahmed'e göre Resulullah (s.a.v)'in öğretmiş olduğu telbiyeye başka kelimeler ilave etmekte bir sakınca yoktur.

    Nitekim Resulullah (s.a.v)'den şöyle rivayet edilir:

    ...Cabir b. Abdillah'dan; şöyle demiştir:

    Resulullah telbiye getirerek sesini yükseltti. (Hz. Câbir, Resulullah (s.a.v)'in okuduğu) telbiyeyi İbn Ömer hadisinde anlatıldığı gibi anlattı. Dedi ki: Halk, "Yüksek dereceler sahibi (Allah'ım)" gibi kelimeler ilave ediyorlardı. Peygamber de (söylenenleri) işittiği halde ses çıkarmıyordu" (İbn Mâce, Sünen, Kitabü'l-Menasik, 5; Ahmed b. Hanbel, III, 320; Ebû Davud, Sünen, Menasik 26).

    2) Hanefi imamlarından Ebû Yusuf'a göre Resulullah (s.a.v)'in öğrettiği telbiyeye başka kelimeler ilave etmek mekruhtur. İmam Şafiî de eklenmemesi görüşündedir (Mübârekfûrî, Tuhfetü'l-Ahvezî, II, 74).

    Hanefî ulemasından Tahavî de Amir bin Said bin Ebî Vakkas'ın rivayet ettiği şu hadise dayanarak bu görüşü tercih etmiştir:

    "Sa'id b. Ebî Vakkas (r.a), "Ey yüksek dereceler sahibi (olan Allah'ım), emrine tekrar tekrar icabet ediyorum, emret" şeklinde telbiye getirmekte olan bir adamı görünce, "Biz Resul-u Ekrem zamanında telbiyeyi böyle getirmezdik" demiştir" (Tahavî, Şerhu Meâni'l-Âsâr, II, 125).

    Ancak şu hadîs-i şerifler telbiyeye ta'zim ifade eden başka kelimeler ilave etmekte bir sakınca bulunmadığını gösteriyorlar:

    Peygamber (s.a.v) Arafat'ta iken telbiye getirdiği zaman, "Hayır, ancak ahiret hayrıdır." sözlerini de ekledi (Hâkim, Müstedrek, I, 465).

    Peygamber (s.a.v)'in telbiyesi; "Gerçekten hac yaparak ve kulluk ederek tekrar emrine icâbet ediyorum." şeklinde idi (Mecmaü'z-Zevâid, III, 223).

    Ebû Hureyre (r.a)'den rivayet olunmuştur. Dedi ki: Resulullah (s.a.v)'in telbiyesi: "Ey Ma 'bud-u Hakiki olan Allah'ım! Emrine tekrar tekrar icâbet ediyorum. " şeklinde idi (Dârekutnî, Sünen, II, 225; Beyhâkî, Sünenü'l Kübra, V, 145)

    Telbiyeye son vermek

    Hacı adayının Akabe Cemresini taşlayıncaya kadar telbiyeye devam etmesi gerekir.

    "...Fadl b. Abbâs'tan rivayet edildiğine göre Resulullah (s.a.v), Cemre-i Akabe'de taşları atıncaya kadar telbiyeye devam etmiştir (Buharî, Sahih, Hac, 101; Müslim, Sahih, Hac, 267).

    Nesâî'nin rivayetinde de, "(Taşları) atıncaya kadar telbiyeyi devam etti. Taşları atınca telbiyeyi de kesti" deniliyor (İbn Hacer, Telhîsü'l-Hâbîr, 218).

    Abdulmelik ERDOĞAN

    Not Telbiyenin yeri Hacf farizası ve umredir.
    devamlı okunması hakkında Sünnet-i delil yoktur.


  4. 01.Aralık.2010, 13:05
    2
    Silent and lonely rains



    İcabet etmek. Hac sırasında lebbeyk demek anlamında kullanılır.

    Hac veya umreye niyetlenen kimse ihrama girdiği zaman ve daha sonra hac veya umrenin bir takım vecibelerini tamamlayıncaya kadar "lebbeyk zikri"ni okur.

    Telbiye Şekli

    Abdullah b. Ömer (r.a)'dan naklen gelen bir hadis telbiyenin şeklini şöyle belirler:

    ...Abdullah b. Ömer (r.a)'dan; şöyle demiştir:

    Ben telbiyeyi Rasûlüllah (s.a.v)'in (mübarek ağzından) aldım (öğrendim). O şöyle buyuruyordu:

    "Lebbeyk, Allahümme lebbeyk, Lebbeyke lâ şerike leke lebbeyk. İnne'l-hamde ve'n-ni'mete leke ve'lmülke lâ şerike leke"

    "Tekrar tekrar icabet sana Ya Rabbi, tekrar icabet sana, tekrar icabet sana. Senin ortağın yoktur. Her emrini ifaya hazırım. Hiç şüphe yok ki, hamd ve nimet sana mahsustur. Mülk (kâinatın mutlak hükümranlığı) senindir. (Bunların hiç birinde) senin ortağın (ve benzerin) yoktur" (Müslim, Sahih, Kitabü'l-Hacc, 3; İbn Mâce, Sünen, Menasik, 15; Ebû Dâvud, Menasik, 26).

    Telbiyede Allah'ın davetine icabet edilmekten söz edilmektedir. Nitekim ihrama giren bir kimse Allah'ın davetine icabet etmiş olmaktadır.

    Telbiyenin hikmeti

    İnsanların Kâbe'ye misafir olarak gelmelerinin Allah'ın kendilerine büyük bir lütuf ve ihsanı olduğuna; zira buraya ancak Allah'ın kendilerini davet etmesiyle gelebildiklerine dikkatlerini çekmektir (Ebû Dâvud, Sünen, terc. heyet, Kitabü'l-Menasik, 7/110).

    Bu sebeple telbiye eden bu lütuf ve ihsana karşı sanki, "Hamd ancak sana mahsustur, çünkü nimet ancak senden gelir" demiş gibi olur.

    Telbiyenin yapılışı

    Telbiye dille ve erkeklerde yüksek sesle yapılır.

    ... Zeyd b. Halid'ten rivayet edildiğine göre; Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu, demiştir:

    "Cebrail bana geldi ve "Ya Muhammed, ashabına telbiyeyi yüksek sesle yapmalarını emret, çünkü telbiye haccın alâmetlerindendir." dedi (İbn Mâce, Sünen, Menâsik, 16; Tirmizî, Sünen, Hac, 15; Mâlik, Muvatta, Hac, 34) (Abdurrahman el-Benna, el-Fethu'r-Rabbanî, XI, 180).

    Ulema, kadının ancak kendi duyacağı kadar kısık bir sesle telbiye getireceğinde ittifak etmişlerdir. Zira, İbn Ebî Seybe'nin rivayetine göre Hz. Abbas, "Kadın yüksek sesle telbiye getiremez"demiştir (Aynî, Umdetü'l Kâri, IX, 171).

    İbn Ömer hadisi de şöyledir: "Telbiye esnasında kadınların seslerini yükseltmeleri gerekmez" (Beyhâkî, es-Sünenü'l-Kübra, V, 46).

    Telbiyenin şartı

    Telbiyenin şartı dille yapılmasıdır. Kalp ile telbiye getirmek telbiye sayılmaz.

    Telbiyenin hükmü

    Telbiyenin hükmü konusunda başlıca üç görüş vardır:

    1) Hanefilere göre telbiye, ihrama girmenin şartlarındandır. Telbiyesiz ihram sahih olamaz.

    Ümmü Seleme (r.a)'dan rivayet edilen bir hadiste şöyle deniyor:

    "Ben Resulullah (s.a.v)'i; -Ey Muhammed ailesi, sizden kim hac yapacak olursa kesinlikle telbiye getirsin!" derken işittim (Abdurrahman el-Benna, el-Fethu'r-Rabbanî, XI, 178).

    İhrama girildiğinde telbiyeyi bir kez okumak farzdır. Bundan fazlası (hal ve hareketlerin değişikliğinde tekrarlamak) sünnettir. Her sabah ve her akşam, telbiyeyi sık sık okumak müstehabtır.

    2) Mâlikîlere göre telbiye vacibtir. Terk edilirse kurban kesmek icâb eder. Mâlikîler telbiyeyi ihramın rüknü kabul ederler. Telbiyesiz ihram olmaz (İbn Mâce, Sünen, terc. Haydar Hatiboğlu, Menasik, VIII, 107).

    İmam Şafiî ile İmam Ahmed'e göre telbiye sünnettir. Bu imamlara göre Resul-u Ekrem (s.a.v)'in bir işi sadece yapmış olması, o işi yapmanın farziyyetine delâlet etmez.

    Telbiyede ilave

    1) İmam Ebû Hanife ve İmam Ahmed'e göre Resulullah (s.a.v)'in öğretmiş olduğu telbiyeye başka kelimeler ilave etmekte bir sakınca yoktur.

    Nitekim Resulullah (s.a.v)'den şöyle rivayet edilir:

    ...Cabir b. Abdillah'dan; şöyle demiştir:

    Resulullah telbiye getirerek sesini yükseltti. (Hz. Câbir, Resulullah (s.a.v)'in okuduğu) telbiyeyi İbn Ömer hadisinde anlatıldığı gibi anlattı. Dedi ki: Halk, "Yüksek dereceler sahibi (Allah'ım)" gibi kelimeler ilave ediyorlardı. Peygamber de (söylenenleri) işittiği halde ses çıkarmıyordu" (İbn Mâce, Sünen, Kitabü'l-Menasik, 5; Ahmed b. Hanbel, III, 320; Ebû Davud, Sünen, Menasik 26).

    2) Hanefi imamlarından Ebû Yusuf'a göre Resulullah (s.a.v)'in öğrettiği telbiyeye başka kelimeler ilave etmek mekruhtur. İmam Şafiî de eklenmemesi görüşündedir (Mübârekfûrî, Tuhfetü'l-Ahvezî, II, 74).

    Hanefî ulemasından Tahavî de Amir bin Said bin Ebî Vakkas'ın rivayet ettiği şu hadise dayanarak bu görüşü tercih etmiştir:

    "Sa'id b. Ebî Vakkas (r.a), "Ey yüksek dereceler sahibi (olan Allah'ım), emrine tekrar tekrar icabet ediyorum, emret" şeklinde telbiye getirmekte olan bir adamı görünce, "Biz Resul-u Ekrem zamanında telbiyeyi böyle getirmezdik" demiştir" (Tahavî, Şerhu Meâni'l-Âsâr, II, 125).

    Ancak şu hadîs-i şerifler telbiyeye ta'zim ifade eden başka kelimeler ilave etmekte bir sakınca bulunmadığını gösteriyorlar:

    Peygamber (s.a.v) Arafat'ta iken telbiye getirdiği zaman, "Hayır, ancak ahiret hayrıdır." sözlerini de ekledi (Hâkim, Müstedrek, I, 465).

    Peygamber (s.a.v)'in telbiyesi; "Gerçekten hac yaparak ve kulluk ederek tekrar emrine icâbet ediyorum." şeklinde idi (Mecmaü'z-Zevâid, III, 223).

    Ebû Hureyre (r.a)'den rivayet olunmuştur. Dedi ki: Resulullah (s.a.v)'in telbiyesi: "Ey Ma 'bud-u Hakiki olan Allah'ım! Emrine tekrar tekrar icâbet ediyorum. " şeklinde idi (Dârekutnî, Sünen, II, 225; Beyhâkî, Sünenü'l Kübra, V, 145)

    Telbiyeye son vermek

    Hacı adayının Akabe Cemresini taşlayıncaya kadar telbiyeye devam etmesi gerekir.

    "...Fadl b. Abbâs'tan rivayet edildiğine göre Resulullah (s.a.v), Cemre-i Akabe'de taşları atıncaya kadar telbiyeye devam etmiştir (Buharî, Sahih, Hac, 101; Müslim, Sahih, Hac, 267).

    Nesâî'nin rivayetinde de, "(Taşları) atıncaya kadar telbiyeyi devam etti. Taşları atınca telbiyeyi de kesti" deniliyor (İbn Hacer, Telhîsü'l-Hâbîr, 218).

    Abdulmelik ERDOĞAN

    Not Telbiyenin yeri Hacf farizası ve umredir.
    devamlı okunması hakkında Sünnet-i delil yoktur.


  5. 02.Aralık.2010, 12:51
    3
    ZEHRA027
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 09.Ekim.2008
    Üye No: 34921
    Mesaj Sayısı: 149
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2

    Yanıt: Lebbeyk Duasini namazın arkasından yaptığımız duada söyleyebilir miyiz?

    Paylaşımınız için saol rose bacım..
    Bende cok sık tekrarlıoyorum bu duayı..
    Hoşuma Gidio sölemek
    Bilgilendik saolasın..


  6. 02.Aralık.2010, 12:51
    3
    Devamlı Üye
    Paylaşımınız için saol rose bacım..
    Bende cok sık tekrarlıoyorum bu duayı..
    Hoşuma Gidio sölemek
    Bilgilendik saolasın..


  7. 03.Aralık.2010, 00:49
    4
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Yanıt: Lebbeyk Duasini namazın arkasından yaptığımız duada söyleyebilir miyiz?

    Alıntı
    Paylaşımınız için saol rose bacım..
    Bende cok sık tekrarlıoyorum bu duayı..
    Hoşuma Gidio sölemek
    Bilgilendik saolasın..
    amin sende sağolasın değerli kardeşim
    Allah c.c cümlemizin amellerini makbul kılsın....


  8. 03.Aralık.2010, 00:49
    4
    Silent and lonely rains
    Alıntı
    Paylaşımınız için saol rose bacım..
    Bende cok sık tekrarlıoyorum bu duayı..
    Hoşuma Gidio sölemek
    Bilgilendik saolasın..
    amin sende sağolasın değerli kardeşim
    Allah c.c cümlemizin amellerini makbul kılsın....





+ Yorum Gönder