Konusunu Oylayın.: Namaz konusunda zihin eğitimini kalp eğitimini ve nefis eğitimini birlikte vermeyi esas alan bir hutbe

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Namaz konusunda zihin eğitimini kalp eğitimini ve nefis eğitimini birlikte vermeyi esas alan bir hutbe
  1. 23.Ekim.2010, 10:47
    1
    Misafir

    Namaz konusunda zihin eğitimini kalp eğitimini ve nefis eğitimini birlikte vermeyi esas alan bir hutbe






    Namaz konusunda zihin eğitimini kalp eğitimini ve nefis eğitimini birlikte vermeyi esas alan bir hutbe Mumsema Namaz konusunda zihin eğitimini kalp eğitimini ve nefis eğitimini birlikte vermeyi esas alan bir hutbe bu konuda bir hutbe yazıp göndermem gerekiyor bu bir ödev konusudur


  2. 23.Ekim.2010, 10:47
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Namaz konusunda zihin eğitimini kalp eğitimini ve nefis eğitimini birlikte vermeyi esas alan bir hutbe bu konuda bir hutbe yazıp göndermem gerekiyor bu bir ödev konusudur


    Benzer Konular

    - Hutbe namaz konusunda zihin kalp ve nefs egitimi

    - Kalp eğitimini, zihin eğitimini nefis, eğitimini birlikte veren hutbe

    - Kalp, zihin, nefis eğitimi ile ilgili hutbe

    - Zekat Konusunda Zihin Kalp Ve Nefis Eğitimi

    - Çocukların Manevi Eğitimini Sünnetleri Uygulayarak Kolaylaştıralım

  3. 24.Ekim.2013, 14:01
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,654
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: namaz konusunda zihin eğitimini kalp eğitimini ve nefis eğitimini birlikte vermeyi esas alan




    Namaz ve nefs konusunda bir hutbe

    İmandan sonra, Allah’ın kullarına emrettiği en kıymetli ve en büyük ibadet, namazdır. Namaz, farz ibadetlerin en başta geleni ve mümini Allah’a en çok yaklaştıranıdır. Namaz Müminin miracı, ruhun kuvveti, imanın en güçlü bekçisi, İslam davetinin temeli, dinin esasıdır. Namaz, göz bebeği, insan vicdanının huzuru, nefsin dostu, kalbin sevinci, kul ile Rabbi arasındaki bağıdır. Namaz, ruhların yüce mertebelere yükselmeleri için bir vasıtadır. Namaz, onu iyice düşünenin nefsinde parlayan bir ışık; tezahürlerinin tadını alan kimse için de tatlı bir lezzettir.
    İslam'ın temel şartlarından biri ve dinin direği olan namaz; akıllı, ergenlik çağına gelmiş, her Müslümana farzdır.
    Yüce Rabbimiz Kuran-ı Kerim’de şöyle buyuruyor: “(Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı biliyor.”
    DEĞERLİ MÜSLÜMANLAR!
    İhlasla kılınan namaz, günahlara ve kötülüklere bir kalkandır, ruhu yüceltir, insanı cehennem azabından kurtarır, ömrü bereketlendirir, ruhu dinlendirir. Hz. Peygamber (sav) namazın dinlendirici oluşuna işaret ederek “Ya Bilal! Kalk kamet getir, namaz kılalım, rahatlayalım” derdi.
    Huşû ve ihlâsla namaz kılan kimsenin hayatı tazelenir, enerjisi artar, dinlenmiş olarak işine döner, daha başarılı ve daha verimli olur. Namaz öfkeyi dindirir, sıkıntıyı dağıtır, üzüntüyü giderir. Hz. Aişe (r.a) annemiz “Rasulüllah (s.a.v) üzücü ve sıkıcı bir şey olduğunda hemen namaz kılardı” diye bildirmiştir.
    AZİZ MÜMİNLER!
    Hangi kontrol mekanizması, insanı günde beş defa Allah’ı zikretmeye çağırabilir? Hangi şey, kişinin Allah’ın kulu olduğunu ve Allah’ın onun yaptığı gizli açık her şeyden, hatta gönlünden geçirdiği gizli niyet ve amaçlardan bile haberdar olduğunu bildirebilir? İşte namaz, kişiye bunların hepsini hatırlatır. Namaz, Mümine sadece bunları hatırlatmakla kalmaz; aynı zamanda ona, Allah’ın hiçbir emrine gizli de olsa isyan etmemesi gerektiğini de hatırlatır.
    MUHTEREM CEMAAT!
    Maddi ve manevi hayatımızı düzene koyan, sayılamayacak kadar hikmetlerle donatılmış olan namazlarımızı ihmal etmeyelim. Kulun kıyamet günü ilk sorgusunun namazla ilgili olacağını asla unutmayalım. Kısaca dünya ve ahiret mutluluğumuz için namazlarımıza gereken önemi verelim.
    Hutbemi Hz. Peygamber (s.a.v.)’ in şu hadislerini okuyarak bitiriyorum: “Beş vakit namaz ve Cuma namazı diğer namazlara ve Cuma namazına kadar (büyük günahlardan kaçınıldığı takdirde), aralarında işlenen küçük günahlara keffarettir.” ve “Kulun kıyamet gününde hesabı ilk önce sorulacak ameli, namazdır. Kul eğer namaz ibadetini, hakkıyla ifa etmişse kurtulmuş ve kazanmıştır. Eğer namazını hakkıyla ifa etmemişse kaybetmiştir.”
    Yaşar ÇAPÇI


  4. 24.Ekim.2013, 14:01
    2
    Moderatör



    Namaz ve nefs konusunda bir hutbe

    İmandan sonra, Allah’ın kullarına emrettiği en kıymetli ve en büyük ibadet, namazdır. Namaz, farz ibadetlerin en başta geleni ve mümini Allah’a en çok yaklaştıranıdır. Namaz Müminin miracı, ruhun kuvveti, imanın en güçlü bekçisi, İslam davetinin temeli, dinin esasıdır. Namaz, göz bebeği, insan vicdanının huzuru, nefsin dostu, kalbin sevinci, kul ile Rabbi arasındaki bağıdır. Namaz, ruhların yüce mertebelere yükselmeleri için bir vasıtadır. Namaz, onu iyice düşünenin nefsinde parlayan bir ışık; tezahürlerinin tadını alan kimse için de tatlı bir lezzettir.
    İslam'ın temel şartlarından biri ve dinin direği olan namaz; akıllı, ergenlik çağına gelmiş, her Müslümana farzdır.
    Yüce Rabbimiz Kuran-ı Kerim’de şöyle buyuruyor: “(Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı biliyor.”
    DEĞERLİ MÜSLÜMANLAR!
    İhlasla kılınan namaz, günahlara ve kötülüklere bir kalkandır, ruhu yüceltir, insanı cehennem azabından kurtarır, ömrü bereketlendirir, ruhu dinlendirir. Hz. Peygamber (sav) namazın dinlendirici oluşuna işaret ederek “Ya Bilal! Kalk kamet getir, namaz kılalım, rahatlayalım” derdi.
    Huşû ve ihlâsla namaz kılan kimsenin hayatı tazelenir, enerjisi artar, dinlenmiş olarak işine döner, daha başarılı ve daha verimli olur. Namaz öfkeyi dindirir, sıkıntıyı dağıtır, üzüntüyü giderir. Hz. Aişe (r.a) annemiz “Rasulüllah (s.a.v) üzücü ve sıkıcı bir şey olduğunda hemen namaz kılardı” diye bildirmiştir.
    AZİZ MÜMİNLER!
    Hangi kontrol mekanizması, insanı günde beş defa Allah’ı zikretmeye çağırabilir? Hangi şey, kişinin Allah’ın kulu olduğunu ve Allah’ın onun yaptığı gizli açık her şeyden, hatta gönlünden geçirdiği gizli niyet ve amaçlardan bile haberdar olduğunu bildirebilir? İşte namaz, kişiye bunların hepsini hatırlatır. Namaz, Mümine sadece bunları hatırlatmakla kalmaz; aynı zamanda ona, Allah’ın hiçbir emrine gizli de olsa isyan etmemesi gerektiğini de hatırlatır.
    MUHTEREM CEMAAT!
    Maddi ve manevi hayatımızı düzene koyan, sayılamayacak kadar hikmetlerle donatılmış olan namazlarımızı ihmal etmeyelim. Kulun kıyamet günü ilk sorgusunun namazla ilgili olacağını asla unutmayalım. Kısaca dünya ve ahiret mutluluğumuz için namazlarımıza gereken önemi verelim.
    Hutbemi Hz. Peygamber (s.a.v.)’ in şu hadislerini okuyarak bitiriyorum: “Beş vakit namaz ve Cuma namazı diğer namazlara ve Cuma namazına kadar (büyük günahlardan kaçınıldığı takdirde), aralarında işlenen küçük günahlara keffarettir.” ve “Kulun kıyamet gününde hesabı ilk önce sorulacak ameli, namazdır. Kul eğer namaz ibadetini, hakkıyla ifa etmişse kurtulmuş ve kazanmıştır. Eğer namazını hakkıyla ifa etmemişse kaybetmiştir.”
    Yaşar ÇAPÇI





+ Yorum Gönder