+ Yorum Gönder
Soru ve Cevaplar ve Namaz Soruları Kategorisinden Namaz abdesti alırken özrüm olan (yellenme )devam ediyor bu durumda abdestime kaldıgım yerden devammı edecegim tekrar ba Konusununa Bakıyorsunuz..
  1. Misafir

    Namaz abdesti alırken özrüm olan (yellenme )devam ediyor bu durumda abdestime kaldıgım yerden devammı edecegim tekrar ba

    Reklam





  2. ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah

    --->: namaz abdesti alırken özrüm olan (yellenme )devam ediyor bu durumda abdestime kaldıgım yerden devammı edecegim tek


    Reklam



    Cevap: Namazda yel kaçıran
    Sual:
    Bir kimse her namazda yel kaçırdığını hissediyor. Başka zaman olmuyor, ne yapmak lazım?
    Cevap
    Bu konuda hadis-i şerif var. Bunu şeytan yapıyormuş. Dübür kısmını üflüyor, insanı şüpheye düşürüyormuş. Onun için Peygamber efendimiz, (Bir ses ve koku duymadıkça abdestiniz bozulmuş olmaz) buyuruyor. Demek ki bu vesvesedir, önem vermemek gerekir. Eğer, elinde olmadan gerçekten yel çıkıyorsa, o zaman Maliki mezhebini taklit eder. Maliki mezhebinde elde olmadan gelen gaz abdesti bozmaz

  3. ehli-sunnet
    Feseyekfikehumullah
    Ayrıca:
    ,
    Sürekli devam eden abdest bozucu hallere özür denir. Meselâ, idrarını tutamama, devamlı gaz çıkarma, sık sık burnu kanama, yarasından devamlı su akma gibi haller, birer özür hâlidir. Kendisinde bu gibi abdest bozucu bir özür bulunan kimseye ise, sâhib-i özür (özür sâhibi) veya ma'zur (özürlü) denir.
    Kişinin özürlü sayılabilmesi için, abdest bozucu bir hâlin, tam bir namaz vakti boyunca devam etmesi, yani, abdest alıp namaz kılacak kadar kısa bir süre dahi olsun kesilmemesi şarttır. (Bu özrün başlamasının şartıdır.) Bundan sonra da, her namaz vaktinde, en az bir kere aynı hâl ortaya çıkmalıdır. (Bu da özrün devamının şartıdır.)

    Bunu bir misalle îzah edelim: Bir kimsenin burnu, öğle vaktinin başlangıcından itibaren kanamaya başlasa ve bu hal, öğle vakti geçinceye kadar hiç kesilmeden devam etse, bu kişi için özür hâlinin başlama şartı gerçekleşmiş olur. Artık bundan sonraki her namaz vakti içinde en az bir kere bu kanama hâli görülse, o kimse "ÖZÜRLÜ" sayılır.

    Çünkü, her namaz vakti içinde özür hâli tekerrür ettiği için, özrün devam ettiği ortaya çıkmış, özürlü sayılmanın ikinci şartı da böylece gerçekleşmiştir. Özür durumunun ortadan kalkması için, özür hâlinin bir namaz vakti içinde tamamen ortadan kalkması, hiç görülmemesi gereklidir. Böyle olan kimse, artık özürlü sayılmaktan çıkmış olur.

    Özür sâhipleri için, dînimiz büyük bir kolaylık göstermiştir. Bunların abdestleri, abdest bozucu özürleri devam ettiği halde bozulmaz. Bu halde iken namazlarını kılarlar. Abdest bozucu kan, irin, idrar gibi akıntıların kirlettiği yeri tekrar temizlemekle de mükellef tutulmazlar. Çünkü, bu kirler temizlendikten hemen sonra yeniden vâki olmaktadır.

    Meselâ, devamlı idrarı gelen bir kimsenin, abdestini idrar akıntısı bozmadığı gibi, gelen bu idrarın kirlettiği yeri yıkamak mecburiyeti de yoktur. İdrar kirletmesi mevcut olduğu halde namazını kılar.Dînimizin özür sâhiplerine sağladığı bu kolaylığa karşı, onların da dikkat edecekleri bir husus vardır. O da şudur:

    Özürlü olduğunu tesbit eden kimse, her namaz vakti için, ayrı abdest alır, o vakit için aldığı bu abdestle dilediği kadar nafile veya kaza namazı kılabilir. Vitir ve cenaze namazlarını edâ edebilir. Özür sâhibinin aldığı abdest, sadece içinde bulunduğu namaz vakti süresince geçerlidir. Bir namaz vaktinin çıkıp diğer vaktin girmesiyle abdesti bozulur. Giren yeni vakit namazı için, yeniden abdest alması gerekir.

    Meselâ; bir özür sâhibi sabah namazı için vaktinde abdest alsa, bu abdesti sabah namazının vaktinin çıkmasına kadar muteberdir. Vaktin çıkmasıyla, yani, güneş doğmasıyla abdest bozulur, hükmü kalmaz. Artık bu abdestle hiçbir namaz kılamaz.

    2- Şeytan insanı ibadetten uzaklaştırmak için, dübürüne üfürür. insan da "yellendim ve abdetim bozuldu" deyip, abdestini tekrar almaya çalışır. Oysa abdesti bozulmamıştır. İşte bu duruma mani olmak için hadiste " sesini veya kokusunu almadığınız şeylerden dolayı abdest almayınız" buyurulmuştur. Fakat kesin bir şekilde yellendiğini bildiği halde, "sesini ve kokusunu almadım" deyip, abdest almamak ta tehlikelidir.

    Eğer abdestinizin bozulmadığından eminseniz bu vesvesedir. Vesveselere ise dikkat etmeme gerekir. Çünkü vesvesenin üzerine gittikçe büyür. Ehemmiyet vermediğin zaman kaybolur gider.

    Ayrıca kan akmıyorsa ve sadece yaranın üzerinde kalıyorsa bu da abdesti bozmaz. Diğer taraftan yaranın üzerindeki kan etrafa akmadan bir beze veya kağıta bulaşıyorsa bu da abdesti bozmaz. Özellikle vesveseli insanlar bu fetvalardan yararlanarak vesveseden kurulabilir.
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet


  4. YaZaROW
    Emekli
    İlettiğin bilgiler için Allah razı olsun ehli sünnet kardeş.

  5. Dzapsh
    Üye
    ALLAH razi olsun bir cok kisi bu konudan habersiz....


  6. şaf_ak
    ...MüPteLaNıM...
    Dinimiz ne kadar güzel..Rabbimiz ne kadar merhametli...

  7. YaZaROW
    Emekli
    Bu lütfu görüp de faydalanamayan bizler ne nankörüz. Böyle sonsuz merhametli ve anlayışlı Rabbimiz olduğu için ne şanslıyız.



    Not: Yanlış anlaşılabileceği gerekçesiyle eklemek istiyorum. Nankörüz kelimesi ile hiçbir şekilde kimse hakkında zan etmiyorum. Hepimiz günahkar kullarız. Masumlar Peygamberlerdir. (En azından ben bu kadarını biliyorum.) Herkes günah işliyordur. Nankörlük kelimesini işlediğimiz günahları belirtmek için kullandım. Bunu da söyleyeyim çünkü sonradan cevaplar geliyor alınan arkadaşlarımız oluyor.
    Selametle


  8. Misafir
    "Özür abdesti bütün namaz vakitlerinde alınır." şeklinde biliniyor. Bundan kasıt beş vakit midir? Nafile vakitlerinde durum nedir? İşrak vakti çıkıp Duha vakti girice özür abdestini tekrar almak gerekir mi?

  9. arifselim
    Yönetici
    Özür abdesti demek her vakit namaz için bir abdest almaktır. Yani öğle vakti girdiğinde ikindiye kadar o abdesti geçerlidir. Sabah güneş doğduktan öğlene kadar tekrar bir abdest almalıdır ve öğle girdiğinde yeniden abdest alması gerekir.

+ Yorum Gönder
şeytanın dübüre üflemesi,  şeytanın insanın dübürüne üflemesi,  seytanin makata uflemesi,  seytanin dubure üflemesi