Konusunu Oylayın.: Teravi Namazı Peyganber Efendimiz Döneminde Kılınıp kılınmadığı konusunda çeşitli söylentiler var

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Teravi Namazı Peyganber Efendimiz Döneminde Kılınıp kılınmadığı konusunda çeşitli söylentiler var
  1. 01.Ekim.2010, 11:52
    1
    Misafir

    Teravi Namazı Peyganber Efendimiz Döneminde Kılınıp kılınmadığı konusunda çeşitli söylentiler var






    Teravi Namazı Peyganber Efendimiz Döneminde Kılınıp kılınmadığı konusunda çeşitli söylentiler var Mumsema Teravi Namazı Peyganber Efendimiz Döneminde Kılınıp kılınmadığı konusunda çeşitli söylentiler var Bu konuda aydınlatırsanız sevinirim, Sünnetmi değilmi , Şayet Peyganber efendimiz zamanında kılınmadı ise Peyganberimizden sonra ayette gelmediğine göre sonradan bu namaz nasıl oluştu aydınlatırmısınız bizi.


  2. 01.Ekim.2010, 11:52
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Teravi Namazı Peyganber Efendimiz Döneminde Kılınıp kılınmadığı konusunda çeşitli söylentiler var Bu konuda aydınlatırsanız sevinirim, Sünnetmi değilmi , Şayet Peyganber efendimiz zamanında kılınmadı ise Peyganberimizden sonra ayette gelmediğine göre sonradan bu namaz nasıl oluştu aydınlatırmısınız bizi.


    Benzer Konular

    - 2. Abdulhamid hanla ilgili çeşitli söylentiler var hangisi dogru?

    - Sabah namazı vaktinde kılınmadığı hallerde nasıl bir yol izlenilmeli?

    - Vitrivacip namazı (Vitir namazı) kılınmadığı takdirde kaza edilmeli midir ?

    - Peyganber efendimiz vefat ettikten sonra kendisini kim yıkamıştır

    - Teravih namazı farzmıdır? kılınmadığı taktirde kefareti nedir

  3. 01.Ekim.2010, 12:48
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    --->: Teravi Namazı Peyganber Efendimiz Döneminde Kılınıp kılınmadığı konusunda çeşitli söylentiler var




    Teravih Namazı Peygamberimiz (s.a.v.) zamanında cemaatle mi kılındı?

    "Resulullah (s.a.s) Ramazanda mescitte gece bir namaz kıldı. Sahabenin çoğu da onunla birlikte o namazı kıldı. İkinci gece yine aynı namazı kıldı. Bu kez O'na tabi olarak aynı namazı kılan cemaat daha fazla oldu. Üçüncü gece Hz. Muhammed (s.a.s) mescit'e gitmedi. Orayı dolduran cemaat onu bekledi. Resulullah (s.a.s) ancak sabah olunca mescide çıktı ve cemaata şöyle buyurdu:

    "Sizin cemaatla teravih namazını kılmaya ne kadar arzulu olduğunuzu görüyorum. Benim çıkıp, size namazı kıldırmama engel olan bir husus da yoktu. Ancak ben size, teravih namazının farz olmasından korktuğum için çıkmadım." (Buharî, Teheccud, 57).

    Ebû Zer (r.a)'dan nakledildiğine göre, Resulullah (s.a.s) Ramazan ayının sonuna doğru bazı gecelerde ahsabına, gecenin üçte birini geçinceye kadar teravih namazını kıldırmıştır. (İbn Mâce, İkametu's-Salâ, 173).

    Ebû Hureyre (r.a)'nın naklettiği bir başka hadiste de Rasûlüllah (s.a.s)'in Ramazan ayında, ashabtan bir grubu, Ubey b. Kab (r.a)'ın arkasında cemaatle namaz kılarken gördü ve "Doğru yapıyorlar, yaptıkları şey ne güzeldir" diyerek tasvip ettikleri haber verilmiştir. (Ebû Dâvud, İkâmetu's-Salâ, 190; Nureddin TURGAY, Şamil İslam Ans.)

    Peygamber Efendimiz (sav) teravihi cemaatle kıldırdıkları zaman sekiz rek`at olarak kıldırmışlar, Ashâb da evlerinde bu namazı yirmi rek`ata tamamlamışlardır. Yirmi rek`atın tamamının mescidde kılınmaya başlaması, Hz. Ömer (ra) zamanından itibarendir. O zaman Sahâbeden buna muhalefet eden hiç kimse çıkmamış, bir nevi icma` hâsıl olmuştur. Zamanımıza kadar da bu şekilde kılınmaya devam edilmiştir. (Mehmet Dikmen, İslam İlmihali)

    Teravih namazının vakti, tercih edilen görüşe göre, yatsı namazından sonradır, sabah namazının vaktine kadar devam eder. Teravih, vitir namazından önce de, sonra da kılınabilir. Ancak yatsı namazı kılınmadan önce teravih namazı kılınsa, iadesi gerekir. Bayram namazlarının vakti, güneş doğup, kerahet vakti çıktıktan sonra başlar, güneşin gökyüzünde en yüksek noktaya çıkışına (istivâ) kadar devam eder. Ramazan bayramı namazı, bir özür sebebiyle birinci gün istivâ zamanından önce kılınamazsa, ikinci gün istivâ zamanına kadar kılınır, artık özür bulunmasa da üçüncü gün kılınamaz. Kurban bayramı namazı ise, bir özür sebebiyle, birinci gün kılınamazsa ikinci gün kılınır. Ikinci gün de bir özür sebebiyle kılınamazsa üçüncü gün istivâ zamanına kadar kılınır. Bu namazları bir özür bulunmaksızın böyle ikinci veya üçüncü güne bırakmak ise çirkin bir ameldir. Bu bayram namazları, istivâ zamanından veya zeval vaktinden sonra ise hiç bir halde kılınamaz. Kazaları da caiz değildir

    (namaz vakitleri için bk. Ibnül-Hümâm, Fethul-Kadîr, I, 151-160; Ibn Âbidîn, Reddül-Muhtâr, I, 321-342; el-Meydânî, el-Lübâb, I, 59-62; eş-Şîrâzî, el-Mûhezzeb, I, 51-54; Ibn Kudâme, el-Muğnî, I, 370-395; ez-Zühaylî, a.g.e., I, 506 vd.).


  4. 01.Ekim.2010, 12:48
    2
    Silent and lonely rains



    Teravih Namazı Peygamberimiz (s.a.v.) zamanında cemaatle mi kılındı?

    "Resulullah (s.a.s) Ramazanda mescitte gece bir namaz kıldı. Sahabenin çoğu da onunla birlikte o namazı kıldı. İkinci gece yine aynı namazı kıldı. Bu kez O'na tabi olarak aynı namazı kılan cemaat daha fazla oldu. Üçüncü gece Hz. Muhammed (s.a.s) mescit'e gitmedi. Orayı dolduran cemaat onu bekledi. Resulullah (s.a.s) ancak sabah olunca mescide çıktı ve cemaata şöyle buyurdu:

    "Sizin cemaatla teravih namazını kılmaya ne kadar arzulu olduğunuzu görüyorum. Benim çıkıp, size namazı kıldırmama engel olan bir husus da yoktu. Ancak ben size, teravih namazının farz olmasından korktuğum için çıkmadım." (Buharî, Teheccud, 57).

    Ebû Zer (r.a)'dan nakledildiğine göre, Resulullah (s.a.s) Ramazan ayının sonuna doğru bazı gecelerde ahsabına, gecenin üçte birini geçinceye kadar teravih namazını kıldırmıştır. (İbn Mâce, İkametu's-Salâ, 173).

    Ebû Hureyre (r.a)'nın naklettiği bir başka hadiste de Rasûlüllah (s.a.s)'in Ramazan ayında, ashabtan bir grubu, Ubey b. Kab (r.a)'ın arkasında cemaatle namaz kılarken gördü ve "Doğru yapıyorlar, yaptıkları şey ne güzeldir" diyerek tasvip ettikleri haber verilmiştir. (Ebû Dâvud, İkâmetu's-Salâ, 190; Nureddin TURGAY, Şamil İslam Ans.)

    Peygamber Efendimiz (sav) teravihi cemaatle kıldırdıkları zaman sekiz rek`at olarak kıldırmışlar, Ashâb da evlerinde bu namazı yirmi rek`ata tamamlamışlardır. Yirmi rek`atın tamamının mescidde kılınmaya başlaması, Hz. Ömer (ra) zamanından itibarendir. O zaman Sahâbeden buna muhalefet eden hiç kimse çıkmamış, bir nevi icma` hâsıl olmuştur. Zamanımıza kadar da bu şekilde kılınmaya devam edilmiştir. (Mehmet Dikmen, İslam İlmihali)

    Teravih namazının vakti, tercih edilen görüşe göre, yatsı namazından sonradır, sabah namazının vaktine kadar devam eder. Teravih, vitir namazından önce de, sonra da kılınabilir. Ancak yatsı namazı kılınmadan önce teravih namazı kılınsa, iadesi gerekir. Bayram namazlarının vakti, güneş doğup, kerahet vakti çıktıktan sonra başlar, güneşin gökyüzünde en yüksek noktaya çıkışına (istivâ) kadar devam eder. Ramazan bayramı namazı, bir özür sebebiyle birinci gün istivâ zamanından önce kılınamazsa, ikinci gün istivâ zamanına kadar kılınır, artık özür bulunmasa da üçüncü gün kılınamaz. Kurban bayramı namazı ise, bir özür sebebiyle, birinci gün kılınamazsa ikinci gün kılınır. Ikinci gün de bir özür sebebiyle kılınamazsa üçüncü gün istivâ zamanına kadar kılınır. Bu namazları bir özür bulunmaksızın böyle ikinci veya üçüncü güne bırakmak ise çirkin bir ameldir. Bu bayram namazları, istivâ zamanından veya zeval vaktinden sonra ise hiç bir halde kılınamaz. Kazaları da caiz değildir

    (namaz vakitleri için bk. Ibnül-Hümâm, Fethul-Kadîr, I, 151-160; Ibn Âbidîn, Reddül-Muhtâr, I, 321-342; el-Meydânî, el-Lübâb, I, 59-62; eş-Şîrâzî, el-Mûhezzeb, I, 51-54; Ibn Kudâme, el-Muğnî, I, 370-395; ez-Zühaylî, a.g.e., I, 506 vd.).





+ Yorum Gönder