Konusunu Oylayın.: Peygamber Efendimiz zamanında namazlar nasıl kılınıyordu

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Peygamber Efendimiz zamanında namazlar nasıl kılınıyordu
  1. 30.Eylül.2010, 16:55
    1
    Misafir

    Peygamber Efendimiz zamanında namazlar nasıl kılınıyordu






    Peygamber Efendimiz zamanında namazlar nasıl kılınıyordu Mumsema Camide sabah namazı kılmaya, sünnetler evde kılınarak gidiliyor.Sebebini peygamberimizin bu şekilde yaptığı için diye biliyoruz.Teravih namazlarının peygamberimiz döneminde 8 rekat olduğunu,Hz. Ömer döneminde 20 rekata çıkarıldığını biliyorum.Bunların doğruluğunu merak ediyorum.Özellikle namazlarda o dönemde bir farklı uygulama varmıydı.


  2. 30.Eylül.2010, 16:55
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Camide sabah namazı kılmaya, sünnetler evde kılınarak gidiliyor.Sebebini peygamberimizin bu şekilde yaptığı için diye biliyoruz.Teravih namazlarının peygamberimiz döneminde 8 rekat olduğunu,Hz. Ömer döneminde 20 rekata çıkarıldığını biliyorum.Bunların doğruluğunu merak ediyorum.Özellikle namazlarda o dönemde bir farklı uygulama varmıydı.


    Benzer Konular

    - Peygamber Efendimiz zamanında zikir tesbihi var mıydı ?

    - Peygamber Efendimiz (S.A.V.) zamanında sesli tesbihat var mıydı ?

    - Peygamber Efendimiz (S.A.V.) zamanında cami kubbeleri var mıydı ?

    - Peygamber Efendimiz zamanında Teravih namazı var mıydı ?

    - Peygamber Efendimiz zamanında yazı var mıydı ?

  3. 30.Eylül.2010, 17:10
    2
    YaZaROW
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Temmuz.2010
    Üye No: 77650
    Mesaj Sayısı: 1,125
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    --->: Peygamber Efendimiz zamanında namazlar nasıl kılınıyordu




    Peygamberimiz Teravih namazını camide 3 defa 20 rekat olarak kıldırmış. Ben de böyle biliyorum. Fakat daha sonra farz olmasın diye (çünkü yaşlılar var. 20 rekat + 13 de yatsı namazı 33 rekat ağır gelebilir. Herkes kaldıramaz diye evinden çıkmamıştır. Vahiyler devam ettiği için.)
    Fakat Hz.Ömer r.a çok şükür namazı sürdürmüş.



  4. 30.Eylül.2010, 17:10
    2
    YaZaROW - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Emekli



    Peygamberimiz Teravih namazını camide 3 defa 20 rekat olarak kıldırmış. Ben de böyle biliyorum. Fakat daha sonra farz olmasın diye (çünkü yaşlılar var. 20 rekat + 13 de yatsı namazı 33 rekat ağır gelebilir. Herkes kaldıramaz diye evinden çıkmamıştır. Vahiyler devam ettiği için.)
    Fakat Hz.Ömer r.a çok şükür namazı sürdürmüş.



  5. 30.Eylül.2010, 17:12
    3
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    --->: Peygamber Efendimiz zamanında namazlar nasıl kılınıyordu

    Resulullah nafile ibadetlerin hemen hepsini evinde yerine getirmiştir diye biliyorum
    -oruc vb nafile ibadetler haric, mecburen-
    bunun hikmetleri
    farz zannedilmesin, ümmetime meşakkat olmasın, içine riya karışmasın
    sevabı daha çok olsun diye olabilir Allahu Alem

    hatta tesbihatı dahi Resulullah sav hep evinde yaparmış
    sadece bir kere
    kalabalık bir şekilde gelen ve geri memleketine dönecek olan bir grup
    namaz tesbihatını öğrensin diye
    mescidde yapmış diye biliyorum

    şimdi camilerde tesbihat insanların birbirlerini ve belki de Allah'ı kandırmaya çalıştıkları bir bidat olmuş ne yazıkki
    mesela siz inanıyor musunuz ki
    15-20 saniye içinde 99 tesbihat gerçekten de yapılıyor olsun?
    bence çoğu kişi 33 defa süb süb süb vb deyip geçiyor
    bazılarının dudakları bile kımıldamıyor
    sadece tesbihi hızlı hızlı sayıyor o kadar

    teravihe gelince
    buyur bunlar bulduklarım:

    Aişe radıyallahu anha’dan: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ne Ramazan'da ne de Ramazan'dan başka gecelerde on bir rekâttan fazla namaz kılmış değildir. Önce dört rekât kılardı ki onların güzelliğini ve uzunluğunu sorma. Sonra dört rekât daha kılardı. Onların da güzelliğini ve uzunluğunu sorma. Sonra üç rekât namaz kılardı.

    ...

    Bedreddin el-Aynî de kesin bir şekilde şunu söylüyor: “Aişe radıyallahu anha'nın, "Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Ramazan'ın son on gününe ulaşınca diğer zamanlarda görülmeyen bir ibadet gayreti içerisine girerdi" şeklindeki ifadesinde anlatılmak istenen şey, namaz rekâtlarında bir artırma olmayıp, O'nun son on gündeki namazların rukûlarını, secdelerini, kıyam ve ka'desini uzun yapmasıdır”

    Teravih Namazının Yirmi Rekat Olduğuna Dair Rivayetin Zayıflığı

    Teravih namazının yirmi rekât olduğunu savunan görüşün sahipleri Ömer radıyallahu anh'den nakledilen, "Onun cemaati Ubey b. Kâb'ın arkasında yirmi rekât teravih kılmak için bir araya getirdiğini” bildiren habere ve zayıf olduğu hususunda ittifak bulunan merfû bir hadise istinat ettiler. Merfû hadis zayıf olduğu için İbn Kudâme ve benzeri muhakkik âlimler, görüşlerine delil getirmek konusunda bu hadisi zikretmemişlerdir.

    Eğer bu hadis sahih olsaydı, birinci görüş sahipleri aleyhine kesin delil olurdu ve muhakkik âlimler mutlaka onu zikrederlerdi. Bununla birlikte biz, önce bu hadisi zikredeceğiz, sonra Ömer b. el-Hattâb'dan bu konuda rivayet edilen haberleri nakledeceğiz.

    İbn Abbas radıyallahu anhuma şöyle söylemiştir: Nebi sallallahu aleyhi ve sellem, Ramazan'da yirmi rekât namaz ve vitir kıldırdı".

    Hafız Zeylaî şöyle diyor: Hadis, İmam Ebû Bekir b. Ebû Şeybe'nin dedesi olan Ebû Şeybe İbrahim b. Osman sebebiyle illetlidir. Ebû Şeybe'nin zayıf olduğunda ittifak vardır. İbn Adiy el-Kâmil’de, onu gevşek addetmiştir. Ayrıca hadis, Ebû Seleme b. Abdurrahman'dan nakledilen sahih hadise muhalifir. Zeyla'î sonra da Aişe radıyallahu anha'nın sahih hadisini zikrediyor.

    Heysemî’de şöyle diyor: Hadisi Taberânî, el-Kebîr ve el-Evsat’ta nakletmiştir ki, isnadında Ebû Şeybe vardır ve zayıftır

    Hafız İbn Hacer el-Takrib’de Ebû Şeybe İbrahim b. Osman'ın metruk olduğunu, Şeyh İbnu'l-Humam da onun zayıf olduğunu söylemişlerdir

    Beyhakî de diyor ki: Hadisi Ebû Şeybe İbrahim b. Osman el-Absî el-Kûfî tek başına rivayet etmiştir, o da zayıftır

    Bu hadisin senedi Ebû Şeybe üzerinde dönüp duruyor. Çünkü hadisi kitabına alanların hepsinin isnadı ona dayanıyor. Birisi kalkar da hadisin başka bir isnadının daha olduğunu söylerse sakın bu seni yanıltmasın. Çünkü Taberânî ve Beyhakî hadisin isnadında Ebû Şeybe'nin tek kaldığını açıkça ifade etmişlerdir. Hafız Zehebî de el-Mîzân'da bu hadisin, Ebû Şeybe'nin münkerlerinden biri olduğunu söylemiştir. Hafız İbn Hacer ise geniş ilmine rağmen hadisin başka isnadını bulamamış ve kesin bir ifadeyle şöyle demiştir:

    “Ebû Şeybe'nin İbn Abbas'dan naklettiği hadise gelince, onun isnadı zayıftır ve hadis, Aişe radıyallahu anha'nın, Sahîhân'da rivayet edilen hadisine aykırıdır. Halbuki Aişe radıyallahu anha Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'in gece halini başkalarından daha iyi bilir"

    ...

    Teravih namazının rekâtları hususunda Ömer b. el-Hattâb'dan rivayet edilen haberler

    Buhârî’nin Sahîh'inde , İbn Şihâb'dan, onun da Urve b. Zübeyr’den rivayet ettiğine göre Abdurrahman b. Abdulkârî şöyle demiş: Bir Ramazan gecesi Ömer b. el-Hattâb'la birlikte mescide çıktık. Bir de baktık ki halk gurup gurup orada burada toplanmış, kimi kendi kendine, kimileri başkasına uyarak namaz kılıyorlar. Ömer dedi ki:

    "Şüphesiz bunları iyi okuyan birinin arkasında toplarsam daha güzel olacağını sanıyorum." Sonra karar verip onları Ubey b. Kâb'ın arkasında topladı. Bir başka gece onunla birlikte yine çıkmıştık. Halk imamlarının arkasında namaz kılıyorlardı. Ömer,'"Bu ne güzel yeniliktir" dedi. Oradaki cemaat gecenin başlangıcında namaz kılıyorlardı. Ömer, gecenin sonuna doğru kılanları kastederek şöyle devam etti. "Şu anda namaz kılmayıp uyuyanlar, kılanlardan daha üstündür."


    İmam Buhârî’nin İbn Şihâb'dan muallak olarak naklettiği bu hadis gerçekte, önceki isnada atfedilmiştir. İmam Mâlik de Muvatta'ında kendi senediyle hadisi benzer bir şekilde rivayet etmiştir.

    Ömer b. el-Hattâb, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in birkaç gece kendisine uyarak namaz kılanlara manî olmayışından hüküm çıkarmıştı. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem, onların böyle yapmalarını hoş karşılamamışsa bile, bu hoşlanmayış, onlara teravih farz kılınır endişesiyle olmuştur. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem vefat ettikten sonra artık farz kılınır endişesi ortadan kalkmıştır. Herhalde Ömer radıyallahu anh, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in "Onlara, Allah'ın kitabını en iyi okuyan imamlık yapsın" hadisiyle amel ederek Ubey'i seçmiştir. Çünkü Ömer, "En güzel okuyanımız Ubey'dir demiştir.

    "Sonra başka bir gecede onunla birlikte yine çıktık". Bu ifadede Ömer radıyallahu anh'in cemaatle birlikte Ubey'in arkasında namaz kılmadığına işaret vardır. Çünkü onun kanaatine göre, namazı gecenin sonunda evde kılmak daha faziletlidir. Nitekim hadisin sonunda, "Şu anda namaz kılmayıp uyuyanlar daha üstündür" demiştir.

    Muhammed b. Nasr, Tavus vasıtasıyla İbn Abbas'dan şöyle naklediyor: İbn Abbas demiş ki: Mescitte Ömer'in yanında duruyordum. Cemaatin gürültüsünü işitti. "Nedir bu?" dedi. "Cemaat camiden çıktı" dediler. Bu olay Ramazanda olmuştu. Bunun üzerine dedi ki: Gecenin kalan kısmı bence geçen kısmından daha efdaldir".

    İmam Buhârî, Ömer radıyallahu anh'in bir araya getirdiği cemaatin kıldığı rekâtların sayısını bildirmemiştir. Buhârînin sayı zikretmeyişinde, rekât sayısını belirten haberlerin ona göre sahih olmadığına işaret vardır. Yahut da o, Ömer radıyallahu anh'in sekizden fazla kılmadığı kanaatindedir. Bu sebeble Ömer olayının hemen ardından Aişe radıyallahu anh'nın, "Rasûlullah ne Ramazanda ne Ramazan dışında (ki gecelerde) sekiz rekâttan fazla namaz kılmadı. (Önce) dört rekât daha kılardı ki bu¬nun da güzelliğini ve uzunluğunu sorma. Sonra dört rekât daha kılardı" mealindeki hadisini zikretmiştir.

    Bundan dolayı rekâtların sayısı konusunda râvîler arasında ihtilaf meydana gelmiştir.


  6. 30.Eylül.2010, 17:12
    3
    âb ü kil
    Resulullah nafile ibadetlerin hemen hepsini evinde yerine getirmiştir diye biliyorum
    -oruc vb nafile ibadetler haric, mecburen-
    bunun hikmetleri
    farz zannedilmesin, ümmetime meşakkat olmasın, içine riya karışmasın
    sevabı daha çok olsun diye olabilir Allahu Alem

    hatta tesbihatı dahi Resulullah sav hep evinde yaparmış
    sadece bir kere
    kalabalık bir şekilde gelen ve geri memleketine dönecek olan bir grup
    namaz tesbihatını öğrensin diye
    mescidde yapmış diye biliyorum

    şimdi camilerde tesbihat insanların birbirlerini ve belki de Allah'ı kandırmaya çalıştıkları bir bidat olmuş ne yazıkki
    mesela siz inanıyor musunuz ki
    15-20 saniye içinde 99 tesbihat gerçekten de yapılıyor olsun?
    bence çoğu kişi 33 defa süb süb süb vb deyip geçiyor
    bazılarının dudakları bile kımıldamıyor
    sadece tesbihi hızlı hızlı sayıyor o kadar

    teravihe gelince
    buyur bunlar bulduklarım:

    Aişe radıyallahu anha’dan: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ne Ramazan'da ne de Ramazan'dan başka gecelerde on bir rekâttan fazla namaz kılmış değildir. Önce dört rekât kılardı ki onların güzelliğini ve uzunluğunu sorma. Sonra dört rekât daha kılardı. Onların da güzelliğini ve uzunluğunu sorma. Sonra üç rekât namaz kılardı.

    ...

    Bedreddin el-Aynî de kesin bir şekilde şunu söylüyor: “Aişe radıyallahu anha'nın, "Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Ramazan'ın son on gününe ulaşınca diğer zamanlarda görülmeyen bir ibadet gayreti içerisine girerdi" şeklindeki ifadesinde anlatılmak istenen şey, namaz rekâtlarında bir artırma olmayıp, O'nun son on gündeki namazların rukûlarını, secdelerini, kıyam ve ka'desini uzun yapmasıdır”

    Teravih Namazının Yirmi Rekat Olduğuna Dair Rivayetin Zayıflığı

    Teravih namazının yirmi rekât olduğunu savunan görüşün sahipleri Ömer radıyallahu anh'den nakledilen, "Onun cemaati Ubey b. Kâb'ın arkasında yirmi rekât teravih kılmak için bir araya getirdiğini” bildiren habere ve zayıf olduğu hususunda ittifak bulunan merfû bir hadise istinat ettiler. Merfû hadis zayıf olduğu için İbn Kudâme ve benzeri muhakkik âlimler, görüşlerine delil getirmek konusunda bu hadisi zikretmemişlerdir.

    Eğer bu hadis sahih olsaydı, birinci görüş sahipleri aleyhine kesin delil olurdu ve muhakkik âlimler mutlaka onu zikrederlerdi. Bununla birlikte biz, önce bu hadisi zikredeceğiz, sonra Ömer b. el-Hattâb'dan bu konuda rivayet edilen haberleri nakledeceğiz.

    İbn Abbas radıyallahu anhuma şöyle söylemiştir: Nebi sallallahu aleyhi ve sellem, Ramazan'da yirmi rekât namaz ve vitir kıldırdı".

    Hafız Zeylaî şöyle diyor: Hadis, İmam Ebû Bekir b. Ebû Şeybe'nin dedesi olan Ebû Şeybe İbrahim b. Osman sebebiyle illetlidir. Ebû Şeybe'nin zayıf olduğunda ittifak vardır. İbn Adiy el-Kâmil’de, onu gevşek addetmiştir. Ayrıca hadis, Ebû Seleme b. Abdurrahman'dan nakledilen sahih hadise muhalifir. Zeyla'î sonra da Aişe radıyallahu anha'nın sahih hadisini zikrediyor.

    Heysemî’de şöyle diyor: Hadisi Taberânî, el-Kebîr ve el-Evsat’ta nakletmiştir ki, isnadında Ebû Şeybe vardır ve zayıftır

    Hafız İbn Hacer el-Takrib’de Ebû Şeybe İbrahim b. Osman'ın metruk olduğunu, Şeyh İbnu'l-Humam da onun zayıf olduğunu söylemişlerdir

    Beyhakî de diyor ki: Hadisi Ebû Şeybe İbrahim b. Osman el-Absî el-Kûfî tek başına rivayet etmiştir, o da zayıftır

    Bu hadisin senedi Ebû Şeybe üzerinde dönüp duruyor. Çünkü hadisi kitabına alanların hepsinin isnadı ona dayanıyor. Birisi kalkar da hadisin başka bir isnadının daha olduğunu söylerse sakın bu seni yanıltmasın. Çünkü Taberânî ve Beyhakî hadisin isnadında Ebû Şeybe'nin tek kaldığını açıkça ifade etmişlerdir. Hafız Zehebî de el-Mîzân'da bu hadisin, Ebû Şeybe'nin münkerlerinden biri olduğunu söylemiştir. Hafız İbn Hacer ise geniş ilmine rağmen hadisin başka isnadını bulamamış ve kesin bir ifadeyle şöyle demiştir:

    “Ebû Şeybe'nin İbn Abbas'dan naklettiği hadise gelince, onun isnadı zayıftır ve hadis, Aişe radıyallahu anha'nın, Sahîhân'da rivayet edilen hadisine aykırıdır. Halbuki Aişe radıyallahu anha Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'in gece halini başkalarından daha iyi bilir"

    ...

    Teravih namazının rekâtları hususunda Ömer b. el-Hattâb'dan rivayet edilen haberler

    Buhârî’nin Sahîh'inde , İbn Şihâb'dan, onun da Urve b. Zübeyr’den rivayet ettiğine göre Abdurrahman b. Abdulkârî şöyle demiş: Bir Ramazan gecesi Ömer b. el-Hattâb'la birlikte mescide çıktık. Bir de baktık ki halk gurup gurup orada burada toplanmış, kimi kendi kendine, kimileri başkasına uyarak namaz kılıyorlar. Ömer dedi ki:

    "Şüphesiz bunları iyi okuyan birinin arkasında toplarsam daha güzel olacağını sanıyorum." Sonra karar verip onları Ubey b. Kâb'ın arkasında topladı. Bir başka gece onunla birlikte yine çıkmıştık. Halk imamlarının arkasında namaz kılıyorlardı. Ömer,'"Bu ne güzel yeniliktir" dedi. Oradaki cemaat gecenin başlangıcında namaz kılıyorlardı. Ömer, gecenin sonuna doğru kılanları kastederek şöyle devam etti. "Şu anda namaz kılmayıp uyuyanlar, kılanlardan daha üstündür."


    İmam Buhârî’nin İbn Şihâb'dan muallak olarak naklettiği bu hadis gerçekte, önceki isnada atfedilmiştir. İmam Mâlik de Muvatta'ında kendi senediyle hadisi benzer bir şekilde rivayet etmiştir.

    Ömer b. el-Hattâb, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in birkaç gece kendisine uyarak namaz kılanlara manî olmayışından hüküm çıkarmıştı. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem, onların böyle yapmalarını hoş karşılamamışsa bile, bu hoşlanmayış, onlara teravih farz kılınır endişesiyle olmuştur. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem vefat ettikten sonra artık farz kılınır endişesi ortadan kalkmıştır. Herhalde Ömer radıyallahu anh, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in "Onlara, Allah'ın kitabını en iyi okuyan imamlık yapsın" hadisiyle amel ederek Ubey'i seçmiştir. Çünkü Ömer, "En güzel okuyanımız Ubey'dir demiştir.

    "Sonra başka bir gecede onunla birlikte yine çıktık". Bu ifadede Ömer radıyallahu anh'in cemaatle birlikte Ubey'in arkasında namaz kılmadığına işaret vardır. Çünkü onun kanaatine göre, namazı gecenin sonunda evde kılmak daha faziletlidir. Nitekim hadisin sonunda, "Şu anda namaz kılmayıp uyuyanlar daha üstündür" demiştir.

    Muhammed b. Nasr, Tavus vasıtasıyla İbn Abbas'dan şöyle naklediyor: İbn Abbas demiş ki: Mescitte Ömer'in yanında duruyordum. Cemaatin gürültüsünü işitti. "Nedir bu?" dedi. "Cemaat camiden çıktı" dediler. Bu olay Ramazanda olmuştu. Bunun üzerine dedi ki: Gecenin kalan kısmı bence geçen kısmından daha efdaldir".

    İmam Buhârî, Ömer radıyallahu anh'in bir araya getirdiği cemaatin kıldığı rekâtların sayısını bildirmemiştir. Buhârînin sayı zikretmeyişinde, rekât sayısını belirten haberlerin ona göre sahih olmadığına işaret vardır. Yahut da o, Ömer radıyallahu anh'in sekizden fazla kılmadığı kanaatindedir. Bu sebeble Ömer olayının hemen ardından Aişe radıyallahu anh'nın, "Rasûlullah ne Ramazanda ne Ramazan dışında (ki gecelerde) sekiz rekâttan fazla namaz kılmadı. (Önce) dört rekât daha kılardı ki bu¬nun da güzelliğini ve uzunluğunu sorma. Sonra dört rekât daha kılardı" mealindeki hadisini zikretmiştir.

    Bundan dolayı rekâtların sayısı konusunda râvîler arasında ihtilaf meydana gelmiştir.





+ Yorum Gönder